Söz Sizde

 

<<Eski Yeni>>

 

 

Empati kuruyor muyuz?


0116_NezliCoskun.JPG

 

   
Nezli Coşkun
nezlicoskun@hotmail.com


 
Değerli Okurlar,     

   
Tek başımıza yaşama imkanımız yok denecek gibidir. Toplum içerisinde  yaşamak zorundayız. Bu toplum, ailemizden başlıyor  komşu, okul, asker, iş arkadaşlığı hatta hastane, postane, çarşı, pazar, cami, park her yerde insanlarla beraberce yaşıyoruz.

Evcil hayvanları biz insanlar topluca yaşatırken; yabani hayvanları izliyoruz onlarda toplu yaşıyorlar. Demek ki  yalnızlık Allah’a mahsustur.

Bu beraberliklerimizde iyi ve güzel diyaloglar olduğu gibi  ister istemez nahoş hareketler de oluyor.

Hani bir atasözümüz var “Suç Samurdan Kürk Olmuş Kimse Giymemiş” Derken aklıma geldi “Kimse Yoğurdum Ekşi Demez”  ve  Deyimimiz “Zeytinyağı Gibi Üstüne çıkmak”  Nahoş bir hareketle karşı karşıya gelince bu özdeyişleri bilerek veya bilmeyerek içgüdüsel olarak aynen uyguluyoruz.

İnsanız, hepimizin bir beyni var. Parmak uçlarımız hatta bedenimiz hiçbirimizin aynı olmadığı gibi kafa yapılarımızda ayrı ayrı. Hepimizin beyninde ayrı bir dünya var. Artı bebeklik dönemi, çocukluk dönemi, ergenlik dönemi, ilk yetişkinlik dönemi, ileri yetişkinlik dönemi,  yaşlılık dönemi gibi her dönemlerimizde de fizyolojik, psikolojik  davranış değişiklikleri ve içsel sıkıntılarımız oluyor.

Aile içinden başlayalım. Aile arası kavgaya yine atalarımız  ailenin tuzu biberi demişler. Ancak, Peygamber Efendimizin sünneti olan istişareyi, görüş alışverişi yapmayı, kendi görüşümüz kabul görmeyince kavga ortamına da taşıyoruz. Karı koca arasında, çocuklar arasında hırgürsüz yaşayalım olmuyor. Olaya hemen kendi penceremizden bakıyoruz. Biz ne dersek o doğrudur tezi ile bu genç, ergenlik döneminde mi başka bir sorunumu var bizi ilgilendirmiyor. Sadece dediğimiz dedik. İşte burada empati kurmamız şart. Gencin yerine kendimizi koyacağız ve düşüneceğiz. Ergenlik çağımızı düşüneceğiz. Öğrenciliğimizin sorunları aklımıza gelecek arkadaş durumlarımızı hatırlayacağız. Şu hususu da dikkate almamız lazım. Ergenlik dönemindeki bir gencin belli ölçüde aile içi çatışmaları, ailesinin onu anlamadığını düşünmesi, isyankar tavırları sergilemesi bize göre olumsuz bir davranış biçimidir. Halbuki psikoloji bilimcilerinin tesbitine göre olumlu davranış ve  ergenlik döneminin normal ödevidir. Genç, kişilik oluşturmaktadır. Böyle davranmazsa ne olur? Hayatında pasif, pısırık, kendi düşüncelerini söyleyemeyen bir kişilik kazanır. Bunları düşünürsek  gence hak vereceğiz.

Tabii ki evin genci de empati kurup kendisini anne babasının yerine koyacak ve anne baba çabasının, duydukları ve gördükleri her çeşit olumsuzluklardan çocuklarını gözetme, koruma ve  kollama amaçlarında olduklarını düşünecek.

Empati dedim.  Karşılaştığımız her nahoş harekette empati kurmamız bizi rahatlatacaktır. Empati kurmak bir olay karşısında, kendimizi karşımızdakinin yerine koyup karşımızdakinin şartlarında düşünmek. Yoksa hiç düşünmeden zeytinyağı gibi üstüne çıkmak değil.

Komşular arasında da aynı durum. Ola ki komşumuzla bir sorunumuz oldu. Düşünmeden taşınmadan  Yoğurdum Ekşi Değil  demeyeceğiz. Hemen empati kuracağız ve kendimizi komşumuzun yerine koyacağız ve belki de komşumuzu haklı göreceğiz.

Dostlar arası pürüzlerde çıkabilecek. Yine empati kurmamız  ve dostumuzun yerine kendimizi koyup ince ince düşünmemiz gerekecek.  Bu davranış bize karşı yapılsaydı tutumumuz ne olurdu?  Bu durumda  belki de dostumuzu haklı göreceğiz ve hatadan dönmek erdemliktir tezi ile  özür dileyeceğiz.

Gelin kaynana arası çekişmelerde de empati kurmamız lazım.  Gelin elbebek gülbebek yetiştiği hiçbir sorumluluğu olmadığı televizyondaki programlara uygun yatıp kalktığı bir ortamdan hiçbir karakter ve davranışlarını tanımadığı  bilmediği bir ortama gelecek ve bir anda olgun ve sorumluluk sahibi bir hanım olacak. Kaynana bu durumda empati kuracak ve kendisinin gelin olduğu günleri hatırlayacak.  Gelinde kaynananın yerine kendini koyacak. Kaynananın da evine  gelin diye çocuk değil olgunlaşmış ev hanımı getirmeyi planladığını ve gelini ile birlikte  bazı olumlu davranışları ve güzellikleri  yaşama hayali olduğunu düşünecek.

Okul arkadaşları,  iş arkadaşları, asker arkadaşları vesaire aralarında illaki bir pürüz çıkacak. Hemen, suçsuzluk psikolojisine kapılmadan empati kuracağız ve arkadaşımızın şartlarını kendimize tatbik edeceğiz. Kesinlikle sonuç değişecektir.

Değerli Okurlar,

Nahoş bir hareket görünce ani kalkış yapmamamız lazım. “Bak şu çeşmeye su içecek tası yok. Kırma insan kalbini yapacak ustası yok.” İnsanoğlu kullandığı araçlara değişik değişik fren icat etmiş; fakat kendisini frenlemeyi bilememiş. Öfkelenmelerde de atalarımızın öğütleri olduğu halde. Öfkelenince üç sefer yutkunmak, vakti ikilemek, abdest almak gibi.

Empati kurmaya alışmak dileğiyle.
        

 

<<Eski Yeni>>
Tarih:08 03 2010 22:14(489)

Yorumcuların dikkatine! Yasal Uyarı!

  1. Yorumlarınızı anlaşılır bir dille ve dilbilgisi kurallarına uygun olarak özenle yazınız. BÜYÜK HARF kullanmayınız. Tekrar okuyarak yanlışlarınızı düzeltiniz.
  2. Anlaşılmaz kısaltmalar yapmayınız.
  3. Lütfen yorumlarınızda terbiye dışı sözler kullanmayınız.
  4. Yazılan yorumların sorumluluğu yazarına aittir. Sonradan pişman olunacak hukuki sorunlarla karşılaşmamak için kişi veya kurumlara yöneltilmiş olan eleştirileriniz hakarete varmasın.
  5. Yorumlar denetlendikten sonra yayına verilecektir.
  6. Yazılarımızda yanlış ya da kusurlu bir konu bulunursa bunu lütfen bize bildiriniz.

Yukarıdaki Sözleşmeyi/Uyarıları kabul ediyorum.
'Evet' Yazın:
İsim:
E-mail: (isteğe bağlı)

| Beni Unut
Boyabat Kalesi
DEMOKRAT PARTİ
HAYIR
Milliyetçi Hareket Partisi
HAYIR
Söz Sizde
Sinop ÜNİVERSİTEsi
Park yeri sorunu
Bundan sonra böyle…
Perde Arkasındakini Görebilmek
Sorgulayarak Nefes Almak
Kolaya Kaçmak
Kimlik Arayışı!
Hayatı Anlayarak Yaşamak!
Bu Devlet Kimin?
Türk Milleti Tanımı ve Gerçekler
Bu Düzen Böyle Gitmez!
Kocaman Yakıştı
Helal Olsun!
Babalar Günü!
Ahmedinejad’ın Kurnazlığı
Eksensiz Türkiye’nin Eksen Tartışm
Nasıl ölmüş?
Davos’un Sonuçları ve Adolf Hitler
Türkiye’nin Kurtuluşu
Değişen Dünya
Gandi Kemal Dönemi
Türkiye’deki Sosyolojik Değişim Süreci
Şampiyon Bursaspor
Serbest-i Entareli Mektebiye
Tümü
Karikatür
Aşkın Ayrancıoğlu

Düşünce...


Başköşe
İsmet Sezer

Bu gömlek kime dar geliyor?


Kenar Yazısı
Ahmet Küçükbaş

Adalet Mülkün Temelidir


Anılardan Kalanlar
İsa Kahraman

Osmanlı’da İlkler


Ertuğrul Mehmed
Ertuğrul Mehmed

Kardeşlik Bizim Ortak Yanımız Olmalı


Ankara Notları
Nezih Yıldırım

Niçin “hayır” diyemiyorum!....


Emekçinin Köşesi
Doğan Özdemir

Adalet bu mu?


Hayat Kısa
Celal Çatal

Çay Pazarı


Sportif Bakış
Ahmet Ağaoğlu

Kriterli deplasmanlı ligde kriterler hâla belli değil


Kuzeyden Esintiler
Sabri Apaydın

Rant mı? Kent mi?


Eğitimci Gözüyle
Tufan Bilgili

Dünyanın En Tuhaf Mahluku...


Sağlık Olsun
Dr.U. Bekir İnebeyli

Boğulmalarda İlkyardım


Düşünenlerin Düşüncesi
 

12 Eylül'de neyi oylayacağız


Misafir Kalemler
 

Seni andım referandum


Serbest Kürsü
 

Boyabat’ın yüzde yirmisi…


Gazetemizden
 

İHH ve Sefa Yalın neyi tekzip etti?


Ters Köşe
İsmail Mehmetoğlu

Üstad Necip Fazıl Ne Demişti?


Arama Takvimi
Eylül 2010
PztSalÇrşPrşCumCtsPzr
  1 2 3 4 5
6 7  8  9  10  11  12
13  14  15  16  17  18  19
20  21  22  23  24  25  26
27  28  29  30
Site İçi ve Arşiv Arama
Künye
Hakkı Küçükbaş
Adres:
Hükümet cad. No:40
BOYABAT-Sinop
E-posta:
haber@boyabatgazetesi.com
Ahmet Küçükbaş
E-Posta
moakbas@windowslive.com
Yazılarınız İçin:misafirkalemler
Haberler İçin:haberler
E-posta gönderebilirsiniz
Yankı Gazetesi
İsmet Sezer
0368 315 69 22
E-Posta

ismetsezer55@hotmail.com

Sitemizi 01 Ocak 2010'dan itibaren kişi ziyaret etti. Teşekkür Ederiz.

Tasarm:DtGaNi