Emekçinin Köşesi

Doğan Özdemir

<<Eski Yeni>>

 

Dünden bugüne


İktidara geldikleri ilk günden beri her olayı, her gelişmeyi kendi istedikleri gibi değerlendirip yorumladılar. Hakkını yememek gerek, bunda da çok başarılı oldular. Kendilerini iktidara getiren güçlerin istediklerini yerine getirmeyenlerin asla oralarda kalamayacağını çok iyi biliyorlar ve gereğini de yapıyorlar.


2002’den önce neler olmuştu? Ecevit’in çocuğu gibi sevdiği H. Özkan, sağ kolu sayılacak İ. Cem ve ekonomimizi düzeltip ülkemizi düze çıkarmak(!) için gönderilen K. Derviş, ne oldu da birden bire ayrılıp başka bir parti kuruverdiler? D. Bahçeli neden birden erken seçim diye tutturdu? Bu tetiği kim çekti? Seçimlerden önce “parti başkanı” olmaktan başka hiçbir sıfatı olmayan birini  (Devlet görevlilerine bile kolayca sıra vermeyen) ABD Başkanı makamında özel olarak niye kabul etti? O görüşmelere ait neden hiçbir resmi kayıt yok? Neler istendi, neler vaat edildi?


Demokrasi adına yasaklı birinin milletvekili seçilebilmesi için neden Siirt seçimleri iptal edildi? D. Baykal demokrasi adına niye bu kadar ısrarcı oldu? İptal gerçekten yasal mı idi? Hukuku zorlamayla ve “şiir mağduru” rolü ile adeta zorla başbakan yapılan kişinin TV’ de seçimlerden önceki ilk sözü ne idi; “dokunulmazlıkların kaldırılması”! Sonra? “Asla, ülkemizde böyle bir uygulama yapılamaz; buna razı olamayız” demedi mi? % 35 oyla meclisin % 65’i ele geçirilmedi mi? Bu antidemokratik seçim sisteminin düzenlenmesi ve seçim barajının indirilmesi konusunda bir adım atıldı mı?


Ya merkez sağdaki önceden kurgulanmış siyasi gelişmeler? Halkın büyük kesiminin çok büyük umutlarla beklediği, E. Mumcu ile M. Ağar’ ın sağdaki boşluğu dolduracak iki partiyi tam birleştirme aşamasında iken son dakikada ne oldu da vazgeçiliverdi? Hem de tam seçim arifesinde! Şimdi bu ikisi nerelerde, bilen var mı? Görevini tamamlayan bir kenara atılıyor, yerine yenileri her zaman hazır! Bu sömürgeci planları yıllardan beri ülkemizde yürürlükte; sadece roller ve aktörler değişiyor. Senarist aynı; ABD!


Yakın tarihimizde ülkemizde ve bölgemizde neler değişti? Bu değişim içinde bize verilen roller ne? Körfez savaşını naklen izledik. Bize 36.ncı paralelin aşağısına inmeme yasağını ve orada bir sözde devletin ilk temelleri atılana kadar ne olduğunu ya anlamadık; ya da önemsemedik! Irak’ın işgali ise ayakta alkışlanıp destek verilmedi mi? Irak’a demokrasi mi geldi, yoksa ABD’ nin BOP projesi adına işgalinde 1-2 milyon sivil halk öldürülürken ABD askerlerini kutlayanları unuttuk mu? Ne acıdır ki, Irak’ta ölen sivil ve Müslüman halk için parmağını oynatmayanlar, ne hikmetse Filistin’de ölen insanların Müslüman olduklarını anımsayıp “van minüt” çektiler! Bize Irak işgali ile verilen Büyük Ortadoğu Projesindeki “eş başkanlık” görevini taraftarlarının büyük alkış şovlarıyla TV’lerde bangır bangır bağırarak “biz bu projenin eş başkanıyız” diye gururla duyurdular, yüzleri bile kızarmadı! Şimdi BOP neymiş, hepimiz öğrendik mi? Buna paralel; aslı Kürt açılımı olan, ama bir türlü bunu açıkça söyleyemeyenler, ABD tarafından kendilerine verilen görevlerden sadece biri olan bu açılım adına ülkemizin iki kardeş halkını birbirine düşman etmediler mi? Bu açılımdan Habur rezaleti ve İmralı’daki katilin şovları çıkmadı mı?


ABD’nin verdiği ödevler birer birer ortaya çıkıyor. Durup dururken kardeş Azerbaycan’ı küstürmek uğruna Ermenistan’a taviz vermek, sınır kapılarını açmak ne anlama geliyordu? Al sana taviz; her yıl nisan ayı gelmeden ABD kongresinde yaşamaktan bıktığımız senaryo yine devrede; sözde soykırım iddiası! Ne oldu? Bu tavizi niye verdik o zaman? BOP’ a eş başkan olmak kolay mı, Kürt açılımı ve asıl arkasından gelecek PKK’ yi meşrulaştırma, halkın tepkisi yüzünden geri çekilmek zorunda kaldı! Ama emir büyük yerden, sıkıysa yapma! İlk ders ABD’ deki yasa tasarısının geçirilmesi! Aba altından sopa gösterildi. İçini doldurmak değil de aslında gerçeği söylenemeyen açılıma devam etmek zorundalar. Buna kim engeldi? Hukuk mu, yok canım, o Habur’ da katledildi zaten! Halk mı, kahraman Valiler kamyonların şoför mahallerinde beyaz eşya, kömür, yiyecek-giyecek dağıtmak zorunda ve onlar tarafsız Devlet Valisi! Onları Baykal’a falan da yedirmezler. Ama çok şükür ki halen bağımsız ve tarafsız yargı var; ama o da yapılacak bir yargı reformu nedeniyle “var olma” savaşı veriyor!

 

İktidara geldiklerinde (sayın hocam denebilen!) Genel Kurmay Başkanı Hilmi Özkök ile şiir gibi geçiniyorlardı; onun döneminde darbe yapacağı söylenenler ise içeride! Hocanın köfte-ekmekli ziyaretinde söylediği “vardır da demem yoktur da demem” sözünden başka bir kanıt yok! Ondan sonra görev yapıp iki saat baş başa ne konuştuklarını sır olarak saklayan, ama ilk kez emekli olur olmaz altına zırhlı araç verilen paşamızdan da ses yok! Önceleri “benimde elimde belgeler var” diyen, göründüğü kadar askerlerine sahip çıkmaya çalışan yeni paşamızdan da ses yok! Gerçi istenen bu; paşanın konuşması, konuşsa siyaset yapıyorsun denecek, yeri hazır! Her kes sustu; (tıp) oynuyoruz! Koskoca anlı şanlı ordumuzu bu hallere gelmiş olarak göreceğim aklımdan bile geçmezdi. Neler oluyor? Niye susuyoruz? Suskun, yıpratılmış bir ordu, ilerisi için birileri suçlanarak sıralar karıştırılıp “komuta kademeleri ayarlanmış” bir ortam mı yaratılıyor? Her yanımız düşman kaynıyor; başta PKK ve yuvalandıkları sınır komşularımızı bir düşünün. Zayıflatılmış bir ordu ile bir yerlere hizmet mi ediliyor? Yıllardır hiç saklanmadan ortalarda gezdirilen sözde Kürdistan haritaları, “orta doğuda yirmiden çok ülkenin sınırlar ve rejimi değişecek” demeçleri aklınıza bir şey getiriyor mu? BOP’ un eş başkanları bu konuda hangi görevdeler ve ne düşünüyorlar?


Evet; dünden bu güne çoğumuzun salt siyasi körlüğümüz yüzünden göremediğimiz ya da görmek istemediğimiz bir şeyler oluyor. Dünya dönüyor, gündem hızla değişiyor. Dünümüzü iyi irdeleyip yarınımızı iyi planlamalıyız. Ne bu ordumuzdan, ne bağımsızlığımızdan, ne ülkemizin bir karış toprağından vazgeçeriz. Bunları kolay kazanmadık, kolay teslim etmeyiz. Evet; siyaset yapalım. Ama lütfen kendi özgür irademizi siyasetin dayatmalarına esir etmeyelim. Ülkemizde dünden bu güne kaç siyasi parti ve kaç siyasetçi geldi-geçti! Yarın da başkaları gelecek. Özgürlük ve bağımsızlık hava gibidir; insan nefes aldığının farkına bile varmaz. Ama nefesimizi kesecek bir şeyler olunca o havanın ne kadar vazgeçilmez olduğunu ancak anlarız. Umarım böyle bir ortamı asla yaşamayız. Konu vatan ise gerisi ayrıntıdır!

 


 

<<Eski Yeni>>
Tarih:09 03 2010 17:28(566)
11. Yorum: Aslan 13 03 2010 23:33
Tum insanligin Adem'in soyundan geldigine ve Adem'in de topraktan yaratildigina inandigimiza gore, Sayin Ozdemir'in dogrularina itiraz etmemeniz gerekir. Cunku, itiraza mahal vermeyecek sekilde, ayan ve beyan dogralari yazmis adigecen. Aslimizi sulandirip "camurlasmayalim" lutfen... Beyin hucrelerimizi daha fazla calistirmayi deneyelim...

10. Yorum: düzeltme 11 03 2010 16:32
1.yorumumda yazdığım üstünlük ancak takva iledir sözü hz.peygamberimizin veda hutbesindendir tüm okurlardan özür dilerim.7. yorumcu arkadaşıma uyarılarından dolayı teşekkür ederim.rabbim cümlemizi afetsin.

9. Yorum: yok 11 03 2010 09:33
4. yorumcu arkadaşıma
sevgili kardeşim.kardeşim diyorum ayete göre müslüman müslümanın kardeşidir. dil, mezhep, soy, ırk bunu ortadan kaldıramaz.ikincisi bizden imanımız alındı bunuda senin yazdığın yazı ile örneklendirelim. "ayet iyi de" diye bir söz yazmışsınız isterseniz bu yazdığınız sözün sizin imanınızı ne durumlara soktuğunu biraz düşünün.3.konuya gelince bu ülkede çalışmadan para kazanan insanların bir takım insanlar vasıtasıyla mağdur süsü verilmesinin ve bu insanları yılın belirli başlı günlerde çalışıp daha sonra yan gelip yatmalarına kimsenin sesinin neden çıkmadığının bu gibi işyerleri yüzünden bu ülkenin bu hale geldiğinin altını çizmek istiyorum.özelleştirmeye karşı çıkanların objektif olması gerekirken neden doğrular yerine siyasi birşeyler uğruna yanlış yazıldığını anlamış değilim .bunu bir örnekle çok yakınımızda bulunan Taşköprü sekada 800 işci çalışırken bu gün aynı işi 96 kişi ile yapabilen şirketin olması çok üzücü demekki 700 kişi bu fabrikada başka insanların sırtından geçinmiş.işte o basının bunlarıda yazmasından yanayım.bizler geçmişimize bakmadıkca asla gelecekte biryere varamayız.

8. Yorum: kemal 10 03 2010 22:01
öz57 arkadaşım çok doğru söylemişsin.bence bu meclisi kapatmalı bence hiç gereği yok buülkede benim ve her 2 kişiden birini %47 oy almış bir iktidar var, sakın parti içi demokrasi falan demeyin yokmillet vekillerini yukarı seçiyormuş gibi,kardeşim ben hür irademle oyumu kullanıyorum.ama malesef benim seçtiklerime yasa bile yaptırmıyorlar.ben ak partiye katsayı başörtüsü meselesini halletmesi için oy verdim ama malesef birleri hep engel oldular.söylermisiniz benim seçtiklerim yasa yapamayacaksa ne diye seçim yapıldı.hakimiyet milletindi hani 28 şubatda resimlerini gördük basında askerden birifing alırken o birifing alan yargıçların vesayetine kaldık.madem öyle onlar yönetsin seçim falan yapmayalım

7. Yorum: 1. yorumcu 10 03 2010 18:24
Şecaat arzederken sirkatin söylemiş.

Yazığın bir kere Ayet değildir. Peygamberin (S.A.V) Veda hutbesidir!

6. Yorum: ÖZ57 10 03 2010 17:07
Sayın köşe yazarlığına soyunan Doğan ÖZDEMİR efendi
sizin yazınızı okuyunca kendimi sanki başka bir memlekette yaşıyor zannettim her şeyi öyle bir abartarak kalem ustlığı ile anlatmışsınız ki
bu hükümetten önce herşey süt liman imişte bu hükümet gelince herşey mahvolmuş ülke yıkılmanın eşiğine gelmiş gibi anlatmışsınız
bu ülkede şimdiye kadar KRALLAR VE KÖLELERİN yönetim sistemi vardı
KRALLAR=ASKER,YARGI,DANIŞ
TAY,ANAYASA MAHKEMESİ,YÖK
KÖLELER=BUNLARIN EMİR VE TALİMATLARINA UYMAK MECBURİYETİNDE OLAN HALK
Bu memleket hepimizin ise hepimizin aynı hak ve hukuka sahip olmamız gerekir.Bu memlekette hangi eşitlikten ve hangi hak ve hukuktan bahsediyorsunuz,bu memlekette halkın istediği olmayacaksa ona nasıl demokrasi diyebiliyorsunuz,halka rağmen demokrasi olurmu
yazdığınız yazıları yanlı,partizanca yazmayın
gerçek ne ise onları yazın bizde sizleri alkışlayalım.
bu hükümetten önce bu memleketin nasıl yönetildiğini sizin kadar bizde biliyor ve görüyoruz
LÜTFEN ŞU KAFANIZDAKİ AT GÖZLÜĞÜNÜ ÇIKARIN VE YAZILARINIZI ÖYLE YAZIN

5. Yorum: ulukoye 10 03 2010 15:53
Kardeş yazar neyi yazacağını gazete patronuna mı sormalı yani.Yüce başbakanımızdan esinlendin galiba.Ne yazsaydı yani ,kuru fasulyeyi mi yazacaktı?

4. Yorum: köyden 10 03 2010 15:32
1. yorumcu arkadaşım ayet iyi de bize toprağınızı dış güçlere satın , zenginlik kaynaklarınızı satın, köylünün cebine harçlık koyun ekmesin.Herşeyi düşmanlardan alalım diye bir ayet var mı onu da yazıversen.

3. Yorum: ulukoy 10 03 2010 11:52
sayın özdemir sözü dolandırıp durmayın, ağzınızdaki baklayı çıkartın. ülkemizin selameti için oyumuzu kime verelim siz onu söyleyin. CHP'ye mi?

2. Yorum: tarıkali 10 03 2010 10:49
Sayın Doğan Özdemir, bu güzel yazınız için sizi tebrik ederim.On yıl içinde gelişen olayları bir sinama filmi gibi gözler önüne sermişsiniz.Bir zamanların büyük gazeteleri ve gazetecileri, şimdi sanki bu memlekette olup bitenlerden haberdar değillermiş gibi gözlerimizin içine baka baka,gerçeklerden uzak yayın yapıyorlar. Doğruların yazılmasında, sayfalarını açan Boyabat Gazetesi yetkililerinide onurlu ve dik duruş davranışlarından dolayı kutlarım.
Medyanın %90 nı (bu bile yeterli değil!)bir iktidar partisinin güdümündeyse halk doğruları nasıl öğrenecek.Ama artık öğrenmeli!
Ben neden geçinemiyorum?
Çoçuklarıma neden iş bulamıyorum?
Bu verimli topraklarda ben neden istediğim ürünleri yetiştiremiyorum?
Bu ülkede kimler daha zengin oluyor?
Emekli,işci,memur,esnaf haimizden memnunmuyuz?
Üniversite bitirmiş öğrenciler,iş bulabiliyor mu?
Ordumuzda, yargımızda neler oluyor?
Ve daha bir çok sorular,sorular!
Bu ülke öyle kolay kolay kazanılmadı!Bizlerin özgür ve bağımsız yaşayabilmemiz için,daha bıyıkları bile çıkmamaış binlerce genç sehit oldu,gazi oldu!Bu ülke kimsenin babasının çiftliği değildir!Hiç kimse istediği gibi at oynatamaz!
Bu cennet vatan içinde yaşayan herkes kardeştir,eşittir.
Eğer istenirse bu ülkede herkese iş var,aş var.Yeterki bizler,bizlere bu imkanları tanıyacak yöneticileri seçmemizde titiz olalım.

1. Yorum: yok 10 03 2010 08:54
Konu vatan ise gerisi ayrıntıdır!
çok güzel bir laf
o zaman lütfen bu vatan için canını vermiş ejdatların torunlarının haklarınında olduğunun unutulmaması adına ve bu vatanda yaşayan insanların ne kadar değerli,bu vatanda yaşamanın ne kadar değerli olduğunu bilen bir toplum yaratılmak adına yapılan her girişimin doğru olacağı kanısındayım, lütfen insan olan ve ben müslümanım diyen herkes başını iki elinin arasına alıp şimdi vereceğimin ayet-i kerime mealini okuyarak,kendisinin hangi saf'ta olduğunu nerede doğru nerede yanlış yapıldığını irdelesin...Bakalım insanlar birbirlerine nasıl üstün olurlarmış....

"Ashâbım! Bugün şeytan sizin şu topraklarınızda yeniden nüfûz ve saltanatını kurma gücünü ebedî olarak kaybetmiştir. Fakat size yasakladığım bu şeyler dışında, küçük gördüğünüz şeylerde ona uyarsanız, bu da onu sevindirir. ona cesâret verir. Dininizi korumak için bunlardan da uzak kalınız.Mü’minler! Sözümü iyi dinleyin, iyi belleyin. Rabbınız birdir, babanız birdir. Hepiniz Âdem’densiniz, Âdem de topraktan yaratılmıştır. Hiç kimsenin başkaları üzerinde soy sop üstünlüğü yoktur. Allah katında üstünlük, ancak takvâ iledir. Müslüman müslümanın kardeşidir. Böylece bütün müslümanlar kardeştir. Gönül hoşluğu ile kendisi vermedikçe, başkasının hakkına el uzatmak helâl değildir. Ashabım! Nefsinize de zulmetmeyin. Nefsinizin de üzerinizde hakkı vardır. Bu nasihatlarımı burada bulunanlar, bulunmayanlara tebliğ etsinler.


Yorumcuların dikkatine! Yasal Uyarı!

  1. Yorumlarınızı anlaşılır bir dille ve dilbilgisi kurallarına uygun olarak özenle yazınız. BÜYÜK HARF kullanmayınız. Tekrar okuyarak yanlışlarınızı düzeltiniz.
  2. Anlaşılmaz kısaltmalar yapmayınız.
  3. Lütfen yorumlarınızda terbiye dışı sözler kullanmayınız.
  4. Yazılan yorumların sorumluluğu yazarına aittir. Sonradan pişman olunacak hukuki sorunlarla karşılaşmamak için kişi veya kurumlara yöneltilmiş olan eleştirileriniz hakarete varmasın.
  5. Yorumlar denetlendikten sonra yayına verilecektir.
  6. Yazılarımızda yanlış ya da kusurlu bir konu bulunursa bunu lütfen bize bildiriniz.

Yukarıdaki Sözleşmeyi/Uyarıları kabul ediyorum.
'Evet' Yazın:
İsim:
E-mail: (isteğe bağlı)

| Beni Unut
Boyabat Kalesi
DEMOKRAT PARTİ
HAYIR
Milliyetçi Hareket Partisi
HAYIR
Emekçinin Köşesi
Adalet bu mu?
Hangi Demokrasiden Söz ediyoruz?
Garip İşler
Dertleşme
İlimizde Tarımsal Çalışmalar
Kötü Biten bir Akgöl – İnaltı Macerası
Eksenimiz mi kayıyor?
Terörist bir devlet; direnen bir halk
Başıboş Hayvanlarımız
Kaderim bu; böyle yazılmış yazım!
Ne Olacak Şimdi? (2)
Ne Olacak Şimdi?
Et İthalatı ve düşündürdükleri
Karışık bir gündem
Yolun Sonu Görünüyor mu?
İcraatın İçinden
Kısa bir tiyatro denemesi
Vatandaşlık Görevi
Akıl tutulması mı?
Bir Demokrasi Sınavı Yapalım mı?
Dünden bugüne
Sesimi duyan var mı?
Her Hataya Pardon Demek Yetmez!
Değişiklik nasıl yapılır?
Tümü
Karikatür
Aşkın Ayrancıoğlu

Düşünce...


Başköşe
İsmet Sezer

Bu gömlek kime dar geliyor?


Kenar Yazısı
Ahmet Küçükbaş

Acele mağduriyet aranıyor


Anılardan Kalanlar
İsa Kahraman

Saru Batu Savcı Beğ


Ertuğrul Mehmed
Ertuğrul Mehmed

Kardeşlik Bizim Ortak Yanımız Olmalı


Ankara Notları
Nezih Yıldırım

Niçin “hayır” diyemiyorum!....


Hayat Kısa
Celal Çatal

Çay Pazarı


Sportif Bakış
Ahmet Ağaoğlu

Kriterli deplasmanlı ligde kriterler hâla belli değil


Kuzeyden Esintiler
Sabri Apaydın

Rant mı? Kent mi?


Eğitimci Gözüyle
Tufan Bilgili

Dünyanın En Tuhaf Mahluku...


Sağlık Olsun
Dr.U. Bekir İnebeyli

Boğulmalarda İlkyardım


Düşünenlerin Düşüncesi
 

12 Eylül'de neyi oylayacağız


Misafir Kalemler
 

Seni andım referandum


Serbest Kürsü
 

Tuğlacının heykelini dikmek lazım


Söz Sizde
 

Park yeri sorunu


Gazetemizden
 

İHH ve Sefa Yalın neyi tekzip etti?


Ters Köşe
İsmail Mehmetoğlu

Evet-Hayır


Arama Takvimi
Eylül 2010
PztSalÇrşPrşCumCtsPzr
  1 2 3 4  5
 6  7  8  9  10  11  12
13  14  15  16  17  18  19
20  21  22  23  24  25  26
27  28  29  30
Site İçi ve Arşiv Arama
Künye
Hakkı Küçükbaş
Adres:
Hükümet cad. No:40
BOYABAT-Sinop
E-posta:
haber@boyabatgazetesi.com
Ahmet Küçükbaş
E-Posta
moakbas@windowslive.com
Yazılarınız İçin:misafirkalemler
Haberler İçin:haberler
E-posta gönderebilirsiniz
Yankı Gazetesi
İsmet Sezer
0368 315 69 22
E-Posta

ismetsezer55@hotmail.com

Sitemizi 01 Ocak 2010'dan itibaren kişi ziyaret etti. Teşekkür Ederiz.

Tasarm:DtGaNi