E-posta: boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com
Boytek Boyabat Kız Öğrenci Yurdu

Göğüşün Abdullah

Aşağıda aktardığım olaylar Babam Abdullah Çağlar’dan dinlediğim, onun da Babası Kolazlı’nın Mustafa Çağlar’dan dinlemiş olduğu yaşanmış gerçek bir kahramanlık hikayesidir. Sonuna kadar okumanızda büyük fayda vardır. Özellikle Sinop ve Boyabat’ lı hemşerilerimizin ilgisini çekecek ve çocuklarına aktaracağı bir kahramanlık hikâyesini sizlerle paylaşmak, kahraman ecdadımızla ilgili yaşanmış olayları öğrenmenize vesile olmak benim için son derece önemli bir kazanç olacaktır.

Hikayemiz İstanbul’un İngilizler tarafından işgal altında tutulduğu yıllarda geçmektedir. İşgalci İngiliz kuvvetlerine rahat yüzü göstermemek, İstanbul’u İngilizlere dar etmek ve İstanbul’un kurtuluşuna zemin hazırlamak maksadı ile Anadolu’dan 500 civarında yiğit, gözü kara, civanmert Türk evladı İstanbul’a getirilmiş ve İstanbul’un İstiklal mücadelesi başlamıştır.

Bu 500 yiğit guruplar halinde belli başlı kişilerin sorumluluğuna verilmiş bir kısım eylemlerinde serbest bırakılmışlardır. Başları dara düşecek olursa veya çözemedikleri bir hadise ile karşılaştıklarında emanet edildikleri kişi ile irtibat halinde olacaklardır. Bu 500 yiğit Türk evladı içerisinde Boyabatlı 4 vatan evladı da bulunmaktadır.

Lakapları ile anılan İsimleri sırası İle;
1) Göğüşün Abdullah, 2)
Altın diş Mehmet,
3) Parlak Mustafa (Torunu Murat benim sınıf arkadaşımdır) 4)
İsmini hatırlayamadığımız bir büyüğümüz.

Hikayemizim esas kahramanı Göğüşün Abdullah’tır. İngilizler Yıldız Parkı'nda bir eğlence tertip etmişlerdir. Bu eğlenceye de bir kısım Türkler ya da İstanbul’un yerli ahalisi de katılmakta ve İşgali önemsemeden günlerini keyif içerisinde devam ettirmektedirler. Bu eğlenceyi öğrenen Göğüşün Abdullah bu işten hiç haz etmez ve İngilizlere direnecek yerde birde onların eğlencelerine katılacak İstanbullulara bir ders vermek gerektiğine inanır. Bu fikrini hemşerisi Altın diş Mehmet’e aktarır ve “eğlenceyi basalım önümüze geleni öldürelim bu kahpe çocuklarına bir ders verelim” diyerek birlikte hareket etmeyi teklif eder.

Altın diş Mehmet “İyi güzel düşünüyorsun ama bizim daha yapacak çok işimiz var, oraya girince de sağ çıkmak mümkün olmaz, gel bu işten vaz geç” diyerek Göğüşün Abdullah’ı reddeder.

Göğüşün Abdullah kafaya koymuş bir kere işin sonu ölümde olsa vazgeçmeyecek ve “sen git tamam ben yalnız hallederim” der. Ayrıldıktan sonra bir yanındaki tabancasına birde cebindeki parasına bakar, cebindeki para ile bir tabanca daha alabilecektir, hemen bir silah satıcısı bulur ve parasının yeteceği bir tabanca ile tabancalarına mermi alır.

Şimdi yanında 2 tabancası ve yeterince de mermisi vardır. Eğlencenin yapılacağı yere yakın bir yerde akşamı bekler bu arada bir miktarda kafayı demler, keyfi yerindedir, türkü söyleyerek eğlencenin yapıldığı yere gelir ve İngiliz nöbetçiler ile karşılaşır. Onlar dur kimsin demeye kalmadan 8 İngiliz askerini orada vurur ve eğlencenin ortasına dalar, önüne gelene sıkar ve sonuçta o akşam orada 38 kişiyi öldürür ve kendisine hiçbir şey olmadan olay yerinden uzaklaşarak zor durumda yanına sığınması gereken İmam efendiye sığınır.

Olay İstanbul’da büyük bir şok etkisi yaratır, İngiliz kuvvetleri büyük bir yara almış ve her yerde bu eylemciyi aramaktadırlar. Göğüşün Abdullah sığındığı imamın evinde yaklaşık 15 gün kalır, ancak iyice sıkışmıştır, bir gün İmam kendi evininde aranacağını ve orayı terk etmesi gerektiğini kendisine söyler. Göğüşün Abdullah orayı terk eder bir süre başka bir yerde saklanır. İngilizler bir türlü Göğüşün Abdullah’ı ele geçiremezler ancak İngiliz de kalleşlik biter mi, bitmez, Göğüşün Abdullah’ın arkadaşlarını bir bir toplarlar ve ilan ederler, “Göğüşün Abdullah şu vakte kadar teslim olmaz ise onunla işbirliği yapan arkadaşları idam edilecek”.

Bu haberi alan Göğüşün Abdullah’ın içi içine sığmaz ve kendisini Anadolu’ya kaçırma tekliflerini de reddederek “benim yüzümden bir çok arkadaşım idam edilecekler, bir çok arkadaşım yerine bir tek benim idamım daha doğrudur” der ve teslim olur.

Sonuç itibarı ile yargılanır ve idama mahkum edilir, Sultanahmet meydanına 3 ayaklı dar ağacı kurulmuş, halk idamı seyretmeye gelmiştir, özellikle kadınlar çoğunluktadır. Kadınlarda ve ahalide büyük bir üzüntü hakimdir ama ellerinden de bir şey gelmemektedir. Göğüşün Abdullah idam sehpahasına kendisi çıkar, ona son sözü sorulur, halka döner ve şöyle seslenir “Üzülmeyin, ben üzülmüyorum İnşallah şehit olacağım, ancak size nasihatim olsun, şayet sizde benim gibi yapar bu zulme sessiz kalmaz iseniz bu kahpe çocukları bir daha bu meydana bu 3 ayaklıyı kuramazlar” der ve kelime-i şehadet getirerek sandalyeyi kendi altından düşürerek son nefesini verir.

İstiklalimiz yolunda can veren, kan veren Şehit ve gazilerimizden Allah (C.C) razı olsun. Bizlere kahraman ecdadımıza layık olmayı nasip etsin.

19.10.2015
Mustafa Meftun ÇAĞLAR

Tarih:20 10 2015 17:48(2406) Facebook'ta Paylaş

Boytek Boyabat Kız Öğrenci Yurdu
11. Yorum: boyabatlı 24 10 2015 22:11
meftun arkadaş, senin sınıf arkadaşın murat, parlak mustafa'nın torunu değildir. parlak mustafa'nın torunları yusuf ve baki dir.

10. Yorum: milat 22 10 2015 01:07
bir boyabatlı olarak guru duydum,olayın doğru olduğunada inanıyorum.ingilizin işgalinden sonra saidi nursi yazıları ile anadoludaki ve istanbuldaki hareketi desteklemiştir.daha sonra meclise çağırılarak teşekkür edilmiştir.tarih bilinmesede boyabat sadece istanbul işgalinde değil çanakkaledede adınından söz ettiren bir yerdir.çanakkale şiirini yazan boyabatlı ömer oğlu mustafa ve isimsiz binlerce kahrama çanakkalede savaşmıştır.boyabat o dönem yanılmıyorsam asker çanakkaleye gönderiliyordu.

9. Yorum: tarihçi 21 10 2015 22:12
sayın vekile tarih soranlar hikayenin başında tarih belli zaten istanbulun işgali sırasında diye giriş yapılmış, yok siz ille gün ay yıl soruyorsanız az buçuk haklısınız.

8. Yorum: mustafa meftun çağlar 21 10 2015 20:49
olayın vuku bulduğu tarihi bilmiyorum, hikaye gerçekten yaşanmış ve şahıslar boyabatlıdır. olayın vuku bulduğu yer belki yıldız parkı değil unkapanı da olabilir. ancak ufak tefek bilgi eksikliğinden kaynaklı yanlışımda varsa sonuç olarak bir kahraman ile aynı memleketin evladı olmak bizler için onur vesilesidir. olur ya birgün bizede vazife düşer ise inşallah bizlerde ecdadımız gibi canını aziz vatan için vermekten çekinmeyenlerden oluruz.

7. Yorum: misafir 21 10 2015 19:34
beyoğlu cihangide oturan malatlayı ihtiyar amca ile aramızdaki sohbette kastomonulu ingiliz mustafa diye birinden bahsederek unkapanında nöbet tutan ingiliz askerlerinden sekizini şişlediği,bu nedenle kkastomonulu ingiliz mustafa lakabını aldığını anlatmıştı amcanın ifadelerine göre anlattığı kişinin parlak mustafa olduğu inancım bu haberle pekişmiş oldu.

6. Yorum: milat 21 10 2015 19:03
meftun abi tarih belirtmemişsin,4 yarumcu bu yüzden işi hemen atatürke bağlamış."anadolu’dan 500 civarında yiğit, gözü kara, civanmert türk evladı istanbul’a getirilmiş ve istanbul’un istiklal mücadelesi başlamıştır" bu olayı organize eden atatürkmü,ittihatcılarmı yoksa saraymı yapmıştır.saray yaptı ise bazılarının hain dedikleri sultan vahdettinmi vardı padişah olarak.malum pusulasız gemi vs uydurma hikayelerle anlatılan tarihte atatürk samsuna çıktığında vahdettine yazdığı telgrafta "ben anadolunun böyle hazır olduğunu.herşeyin ayarlandığını bilmiyordum (o tarihte vahdettinin kızı sabiha sultanla evlenmek için sarayda idi kendisi)diye telgıraf çekerek anadolunun her şeye hazırlıklı olduğunu beyan etmiştir.istanbuldaki olayda benzer bi şekilde bu hazırlıklardan bir tanesimi idi tarih hiç belirtmediğiniz için konu hakkında fikir sahibi olmak zor.eğer biliyor iseniz tarihleri açıklarmısınız

5. Yorum: ce 21 10 2015 18:49
yürekli yiğitlerin doğduğu bu topraklar o yiğitlerin emanetidir allahım sen bize akıl ver de şu güzel ülkeme sahip çıkalım

4. Yorum: hüseyin cömert 21 10 2015 10:19
mekanı cennet olsun...cumhuriyet ve atatürk düşmanlarına buradan sesleniyorum. göğüşün abdullah niçin şehit edilmiş okudunuz mu?işte onlar bu vatan için şehit olmasaydı bugün siz ingilizlerin neyi olurdunuz acaba

3. Yorum: ahmet günal 21 10 2015 09:16
abdullah dede hakkını helal et bize merak etme torunlarında aynı yolda yürüyorlar mekanın cennet olsun

2. Yorum: boyabat'ı 21 10 2015 09:03
o kahramanlar bizlere haklarını inşallah helal ederler yerleri nur mekanları cennet olur inşallah

1. Yorum: vatan 21 10 2015 08:08
allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun..


Yorumcuların dikkatine! Yasal Uyarı!

  1. Yorumlarınızı anlaşılır bir dille ve dilbilgisi kurallarına uygun olarak özenle yazınız. BÜYÜK HARF kullanmayınız. Tekrar okuyarak yanlışlarınızı düzeltiniz.
  2. Anlaşılmaz kısaltmalar yapmayınız.
  3. Lütfen yorumlarınızda terbiye dışı sözler kullanmayınız.
  4. Yazılan yorumların sorumluluğu yazarına aittir. Sonradan pişman olunacak hukuki sorunlarla karşılaşmamak için kişi veya kurumlara yöneltilmiş olan eleştirileriniz hakarete varmasın.
  5. Yorumlar denetlendikten sonra yayına verilecektir.
  6. Yazılarımızda yanlış ya da kusurlu bir konu bulunursa bunu lütfen bize bildiriniz.

Yukarıdaki Sözleşmeyi/Uyarıları kabul ediyorum.
'Evet' Yazın:
İsim:
E-mail: (isteğe bağlı)

| Beni Unut

Ramazan ayının manevi iklimi


Dilek Güzellik Salonu Yeni Yerine Taşındı


Ülke gıda ve tarım da yüzde 65 dışa bağımlı hale geldiyse…


Çığırtkanlar, Güven ve Umut


Canım babam benim... Çok özledim çook.


Evet Fetö Bir Terör Örgütüdür


Kan Davası


Boyabat'ı Hiç Böyle Gördünüz mü?


Adalet Damatların Temelidir


Sultan Aziz Nasıl Katledildi?


Ramazan ayı, sigaradan kurtulup özgürlüğe kavuşmak için fırsat


Bugün de Maziden Gidelim Dedik...


Tükenmeyen su kaynağı ZEMZEM


78 Yıllık 23 Nisan Fotoğrafı


Mutlu Şehir Sinop'un Mutsuz Günü


Geçim öncelikli eylem planı


Bazı Hurafeler


2010 Anayasa Değişikliği Halk Oylaması Sonuçları (12 Eylül 2010)


Ortaya Karışık


Sinop İli 2015 Yılı Vergi Rekortmenleri


Eyvah ! Stres mi ?


2016 Raporu


Bellaforonte'nin Kenti TLOS


Neden Tuğla Kullanmalıyız


Sallım Çorba


Anlayamadıklarım


KÜNYE




Yazı ve Haberleriniz İçin:
boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com
haber@boyabatgazetesi.com
adreslerine E-posta gönderebilirsiniz




Haziran ayı ziyaretci sayısı:689036
DtGaNi


* ANASAYFA *