E-posta: boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com
Boytek Boyabat Kız Öğrenci Yurdu

Panayıra Götürmedi

Kesinlikle ne duyulmuş ne de görülmüş bir olay değildi!.. Altmış yaşındaki bir kadının kocasından boşanmak için mahkemeye başvurması!.. Hem de bu kadının Boyabat’ın bir dağ köyünde yaşıyor olması!.. Yani, kadının köylü olması!.. Yıl… 1950!.. Medeni kanun bile kabul edileli henüz yirmi dört yıl olmuş!..

Sonra… Kadının eşinden boşanmak için mahkemeye gösterdiği en büyük gerekçeye bakar mısınız?

“Beni bir kere olsun Boyabat Panayırına götürmüş mü?”

Harika!..

Ama Hâkim Bey şaşkın!.. Gülmekle ağlamak arasında gidip geliyor!.. Kadının göstermiş olduğu mazeretler tam bir trajik- komik olayların yaşanmasına neden oluyor mahkeme salonunda!.. Sadece Hâkim Bey mi şaşkın? Olur mu canım? Savcı Bey de şaşkın! Avukat Bey de şaşkın!.. Bütün adliye şaşkın bütün adliye!.. Neredeyse tüm Boyabat çalkalanıyor bu olay nedeniyle!..

“Kadın kocasını mahkemeye vermiş ha!”

“Vay anasını be!”

“Ulan ne kadınmış be!”

“Üstelik de köylü!”

“Ama dağ köylüsüymüş!”

“Dağ köylüsü olsa ne olacak lan? Alt tarafı kadın değil mi?”

“Kadın da kocasını mahkemeye mi verirmiş be?”

Hâkim Bey, ne yapacağını şaşırmış bir vaziyetteyken bir kere daha sormadan edemedi:

-Hüsne Hanım!.. Hüsne Bacı!.. Hüsne teyze!.. İyi düşündün mü? Bak Yaşar dayım bu işe çok üzülüyor gibi! Yaşar dayım sanki boşanmak istemiyor gibi! Yaşar dayım sanki seni çok seviyor gibi! Hüsne teyze!.. Gel vazgeç bu davadan!.. Yaşar dayımı affet! Bu kadar da kızacak ne yaptı bu adam sana yahu?!

Hüsne Bacı kararlıydı. Hüsne Bacı’nın şakası yoktu. Boşanmak için Hâkim Bey’e bir sürü mazeret göstermesine rağmen hâlâ Hâkim Bey’i tam olarak tatmin edememesine de bir anlam veremiyordu! Hatta bu yüzden birazcık sinirlenir gibi olmuştu Hüsne Bacı!.. Hâkim Bey’in bir türlü boşanma işine yanaşmaması dolayısıyla son kozunu da daha doğrusu en önemli mazeretini de ortaya koymaya hazırlanan Hüsne Bacı büyük bir hışımla-hamur yoğurur gibi- kollarını sıvayarak açtı ağzını yumdu gözünü:

-Hâkim Bey! Hâkim Bey! Ben sana bunun bütün kötülüklerini anlattım ama sen hâlâ affetmemi istiyorsun! Hâlâ erkek tarafını tutuyor gibisin Hâkim Bey! Hayret bir şey! Burada da adalet yok demek ki! Medeni Kanunumuz olsa da hâlâ erkek milleti kollanıyor demek ki! Ya Hakim Bey!.. Anlatıyorum anlatıyorum hâlâ bu adam sana bu kadar kızacak ne yaptı diye soruyorsun! Hâkim Bey! Aç kulağının da beni iyi dinle öyleyse! Bir sor şuna bakalım Hakim Bey bir sor şuna!.. Beni bir kere olsun Boyabat Panayırına götürmüş mü? Ha Hâkim Bey! Beni bir kere olsun panayıra götürmüş mü? Beni, ömrü hayatı boyunca bir kere bile Boyabat Panayırına götürmüş mü?

Bu muhteşem mazeret karşısında Hâkim Bey’in dili tutulmuş gibiydi!

Hüsne Bacı acıklı bir ses tonuyla ama coşkulu bir şekilde devam etti:

-Ben ondan kebap istemedim!.. Kestane istemedim!.. Erenlik Tepesi’nin panayıra bakan yüzünde!.. Karaçalı dikenlerinin gölgesinde!.. Üzüm ekmek yiyerek panayırı seyretmeye razıydım Hakim Bey!.. Panayırı seyretmeye razıydım!.. Salıncaklara baksam yeterdi Hâkim Bey!.. Davul-zurna dinlesem yeterdi Hâkim Bey!.. Hadi üzümü de bırak!.. Yavan ekmeğe bile razıydım yavan ekmeğe!.. Katıksız da olsa yavan ekmek yiyerek panayırı seyretmeye razıydım Hâkim Bey!.. Ama beni bir kere bile Boyabat Panayırına götürmedi ki!..

Ağlamamak için kendisini zor tutuyordu Hüsne Bacı:

-Pasaklı Zekiye her sene gider!.. Sünepe Naciye her sene gider!.. Sümüklü Fatma bile burnunu çeke çeke panayırın her tarafını dolaşır!.. Çalı Bacak Ayşe o çalı bacaklarıyla panayırda gezmedik bir yer bırakmaz!.. Kış boyunca, ocak başı sohbetlerinde-nispet yaparak- anlatıp dururlar!.. Ama benim daha siftahım yok Hâkim Bey siftahım!.. Aha bu çok sevdiğin Yaşar dayın beni bir kere bile panayıra götürmedi!.. Hadi sor bakalım hadi sor!.. Yalan mı söylüyorum? Hadi sor! Sor hele sor!..

Hâkim Bey, gülmemek için kendisini zor tutuyordu!.. Ama ağlamamak için de kendisini zor tutuyordu Hâkim Bey!.. Hüsne Bacı’nın boşanmak için ortaya attığı bu son mazeret nedeniyle mahkeme salonu bile allak bullak olmuştu! Kimisi, böyle mazeret olur mu lan derken; kimisi de kadın haklı arkadaş, diye yorum yapıyordu!

Hüsne Bacı susmadı:

-Hâkim Bey!.. Tarlamı teveğimi tek başıma çapalarım!.. Orağımı tek başıma biçerim!.. Harmanımı döverim!.. Elli kiloluk buğday çuvallarını sırtıma attığım gibi değirmene götürerek unumu öğütürüm!.. Her sabah ezanda kalkarak çöreğimi yaparım!.. İneklerimi sağarak; sütümü, yoğurdumu, yağımı elde ederim!.. Meyvelerimi toplayarak pekmezimi, ekşimi yaparım!.. Hâkim Bey!.. Her gün birkaç defa yayıkla pınardan su taşımamı saymıyorum bile!.. Bu kadar çabaladığım halde!.. Hele bir sor bakalım şu Yaşar dayına!.. Beni bir kere olsun Boyabat Panayırına götürmüş mü Hâkim Bey? Hadi bir sor!.. Hadiii!..

Hüsne Bacı’nın son sözleri Hâkim Bey’i derinden etkilemiş gibiydi:

-Yaşar Bey!.. Sen gerçekten de Hüsne Teyzemi bir kere olsun panayıra götürmedin mi?

Yortanlı Yaşar Akgöz, Hâkim Bey’in bu sorusuna çok bozuldu!.. Hay ben böyle mazeretin içine tüküreyim, ulan böyle bir delil yüzünden de boşanma mı olurmuş, der gibi karısından tarafa ters ters bakınca; Hâkim Bey bu bakışlara çok sert tepki gösterdi:

-Yaşar Bey! Yaşar Bey! Soruma cevap ver! Hüsne Bacı’yı Boyabat Panayırına bir kere olsun götürdün mü götürmedin mi?

Yortanlı Yaşar Akgöz’ün cevabı da sert oldu:

-Götürmedim!

Hâkim Bey’in gözleri fal taşı gibi açılmıştı:

-Götürmedin ha!.. Bir kere bile götürmedin ha!.. Ama yazık değil mi Yaşar Bey? Saygısızlık değil mi? Ayıp değil mi? Adam kırk yıllık karısını bir kere olsun panayıra götürmez mi? Peki, kendin gidiyor musun?

Bu soruya Hüsne Bacı cevap verdi:

-Hem de her gün!.. Hatta gece-gündüz!.. Hatta, panayır bitene kadar!.. Son çadır da sökülene kadar köye dönmüyor ki!..

Hâkim Bey, Hüsne Bacı’nın son sözlerinden sonra Yortanlı Yaşar Akgöz’e dönerek, yazıklar olsun sana, der gibi ters ters baktıktan sonra konuşmasına da az önceki kaldığı yerden devam etti:

-Yahu Yaşar Bey! Beş tane çocuk doğurmuş!.. Bu beş tane çocuğun bakımıyla uğraşmak kolay bir iş mi? Tarlada çalışır!.. Hayvanlara bakar!.. Köy yerinde sosyal hayat yok gibi zaten!.. Sinema yok!.. Tiyatro yok!.. Yahu bu memlekette kadının nefes alacak bir yeri bile yok!.. Bir adam azcık da olsa karısını düşünmez mi? Bu kadının hiç canı yok mu? Bu kadının hiç hakkı yok mu? Senin canın can da Hüsne Bacı’nın canı patlıcan mı be Yaşar Bey? Panayır zaten senede bir defa oluyor!.. İnsan karısını yılda bir defa da olsa panayıra götürmez mi? İnsan sevgili eşinin gönlünü almaz mı? İnsan az da olsa eşini birazcık rahatlatmaz mı?

Hâkim Bey, sinirli bir şekilde mahkeme kâtibine döndü:

-Yaz oğlum!.. Karar verilmiştir!..

Hâkim Bey kararlı bir şekilde mahkeme kâtibine kararı yazdırırken, kurmuş olduğu ilk cümle şöyle başlıyordu:

“Yaşar Akgöz, karısı Hüsne Akgöz’ü bir kere olsun Boyabat Panayırına götürmediğinden…”

Tabii ki son cümle de şuydu:

“Boşanmalarına karar verilmiştir!..”

Tarih:07 03 2016 20:19(1820) Facebook'ta Paylaş

Boytek Boyabat Kız Öğrenci Yurdu
3. Yorum: hüseyin orhanoğlu 14 03 2016 07:42
eline diline sağlık hocam kadın genede çok sabırlıymış ama taş olsa patlardı teşekkür ederim yazılarının devamını beklerim inşallah.

2. Yorum: boyabatlııı 13 03 2016 13:53
süper biyazı elinize sağlık ben 9 yıldır evliyim özellikle yazları sinop samsun eşimi gezdiririm hatta pazarları kalebağ piknik çok sık götürüyorum eşimle kavga ettiğimiz zaman bana aynen şöyle der getirdiğin bi sinop samsun kalebağ onumu konuşuyon der :)))

1. Yorum: kadir çiçek 12 03 2016 05:26
olmuş mudur? olmuştur.eline sağlık hocam!o zamanlar panayır bir başkaydı.tabii herkes doyasıya seyredemiyordu herhalde.panayırla ilgili hepimizin bir hatırası vardır.


Yorumcuların dikkatine! Yasal Uyarı!

  1. Yorumlarınızı anlaşılır bir dille ve dilbilgisi kurallarına uygun olarak özenle yazınız. BÜYÜK HARF kullanmayınız. Tekrar okuyarak yanlışlarınızı düzeltiniz.
  2. Anlaşılmaz kısaltmalar yapmayınız.
  3. Lütfen yorumlarınızda terbiye dışı sözler kullanmayınız.
  4. Yazılan yorumların sorumluluğu yazarına aittir. Sonradan pişman olunacak hukuki sorunlarla karşılaşmamak için kişi veya kurumlara yöneltilmiş olan eleştirileriniz hakarete varmasın.
  5. Yorumlar denetlendikten sonra yayına verilecektir.
  6. Yazılarımızda yanlış ya da kusurlu bir konu bulunursa bunu lütfen bize bildiriniz.

Yukarıdaki Sözleşmeyi/Uyarıları kabul ediyorum.
'Evet' Yazın:
İsim:
E-mail: (isteğe bağlı)

| Beni Unut

Boytek Boyabat Kız Öğrenci Yurdu

Yahudilerin Üstün Cesaret Nişanı, İsrail’in kaderini değiştirdi …!


Her İnsan Bir Engelli Adayıdır


Övülenler, Eleştirenler, Suçlananlar Kim ne?


İYİ Parti İlçe Başkanı Mithat Mor, Mevlid Kandili Mesajı Yayımladı


Osman Çakır’dan kandil mesajı


Olmasa iyi ama, olmuş işte...


Ümit Ettiklerimiz Gelecek


17-25 Aralık da Sen Ne Yaptın?


Kazanmak Risk Almakla Mümkündür


Hisar İşçi


Cehaletin de bir sınırı var! İdam fetvalarını Dürrizâde vermiştir!


DİYABET / Diabetes Mellitus (Şeker Hastalığı)


Boyabat Müftülüğüne Bugün Güzel Bir Ders Verdim


Panayıra Götürmedi


Ayşe Hanım Neden Önemlidir?


Tuğla Sektörüne Dokunmayın, Çekin Elinizi!


Asılsız Haberleri Tespit Etmek İçin İpuçları


2017 Anayasa Değişikliği Halk Oylaması Sonuçları (16 Nisan 2017)


Kış Lastiği Takma Artık Otomobiller İçin de Zorunlu


Teşrik tekbiri başladı


Pirinçle meşhur olduk! Sıra domateste...


Boyabat'tan Kış Manzaraları


Boyabat'ı Hiç Böyle Gördünüz mü?


Geçim öncelikli eylem planı


Ortaya Karışık


Bellaforonte'nin Kenti TLOS


Sallım Çorba


Anlayamadıklarım


KÜNYE




Yazı ve Haberleriniz İçin:
boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com
haber@boyabatgazetesi.com
adreslerine E-posta gönderebilirsiniz




Aralık ayı ziyaretci sayısı:353946 DtGaNi

* ANASAYFA *