E-posta: boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com
Boytek Boyabat Kız Öğrenci Yurdu

Tebliğler Dergisi

1980-1981 Eğitim-Öğretim Yılı’nda tüm köy ve merkez ilkokulları 07.06.1981 tarihinde yaz tatiline girdiler.

Bu, özellikle köy ilkokulların da çalışan öğretmenler için hiç de alışık oldukları bir durum değildi. Köy ilkokulları her zaman şehir ilkokullarından; yani merkezi ilkokullardan mutlaka daha önce yaz tatiline girerlerdi. Genellikle mayıs ayının ilk haftalarında tatile giren köy ilkokullarının öğretmenleri için 7 Haziran tarihinde okulların tatile girmesi, gerçekten de oldukça yadırganacak bir olaydı. Yaz tatiline girme süreleri neredeyse bir ay uzayan köy öğretmenleri işte bu yüzden bir hayli gergin ve öfkelilerdi. Fakat, köy öğretmenlerini kötü bir sürpriz daha bekliyordu… 7 Haziran tarihinde karnelerin verilmesine rağmen köy öğretmenleri yaz tatiline yine başlayamamışlardı!.. Köy öğretmenleri de merkezi ilkokullarda çalışan meslektaşlarıyla birlikte bir çalışmaya tabi tutulacaklardı!..

Neydi bu çalışma?

Seminer çalışmaları!..

Kaç hafta?

Üç!..

Az da değildi hani!..

Hem… seminer çalışmaları da neydi ki?! Böyle bir çalışma yöntemini de sistemini de ilk defa duyan köy öğretmenlerinin şaşkınlıkları da kızgınlıkları da iyice artmıştı!..

Bitmedi!..

Boyabat’ta yapılacak seminer çalışmaları, merkezi ilkokulların birinde; Atatürk İlkokulu’nda yapılacaktı. Merkezde çalışan öğretmenler de köy ilkokullarında çalışan öğretmenler de Atatürk İlkokulu’nda toplanacaklar; seminer çalışmalarını birlikte yapacaklardı.

Ve!.. Seminer çalışmaları, Boyabat Atatürk İlkokulu’nda 9 Haziran tarihinde, pazartesi günü, saat 09.00’da başladı.

Pazartesi günü… Evet, hava güzeldi… Ama köy öğretmenlerinin yüzlerinden düşen de bin parçaydı!..

Peki, köy öğretmenlerinin moralleri bozuktu da Boyabat İlköğretim Müdürü Bayram Hangül bu durumdan çok mu memnundu sanki? Boyabat Atatürk İlkokulu’nun bahçesinde bulunan İlköğretim Müdürlüğü’nün tek katlı küçücük binasında; bir yardımcısı ve bir memuruyla sıkıntılı bir şekilde çalışan ve biraz da yaşlıca sayılan Bayram Bey de burnundan soluyordu!.. Kaymakam Bey, seminer çalışmaları için okuldaydı!.. Sinop’tan on tane ilköğretim müfettişi seminer çalışmalarına katılmak için gelmişlerdi!.. Bir yandan Kaymakam Bey’i ağırlayan; bir yandan da ilköğretim müfettişleriyle ilgilenen; ilköğretim müfettişlerinin bitmek bilmeyen isteklerini karşılamak için yoğun çaba sarf eden Bayram Bey, kısa sürede iyice bunalmıştı. Ama Bayram Bey’in bir saniye bile kaybedecek zamanı yoktu. Seminer çalışmalarında işlenecek konuları, sık sık bozulan, külüstür teksir makinesinden-bin bir güçlükle-çıkartarak dosyalara yerleştiren ve bu kocaman dosyaları kucağında taşıyıp, Atatürk İlkokulu’nun sınıflarına dağılarak seminer çalışmaları yapan öğretmenlere ulaştırmaya çalışan Bayram Bey, bir iki saat içinde de çok yorulmuş ve kan-ter içinde kalıvermişti. Yani, bu seminer çalışmaları olayından Bayram Bey de zerre kadar memnun değildi. Çay içmeye de sigara içmeye de vakit bulamadan, durmadan koşuşturan Bayram Bey; seminer çalışmalarının son saatinden önce verilen arada, bütün öğretmenler Atatürk İlkokulu’nun bahçesindeki ağaçların gölgesinde sohbet ederlerken, büyük bir keyifle sigaralarını tüttürürlerken de çalışmalarına hiç ara vermedi!.. Bayram Bey, elindeki evraklarla, okulun bahçesinde ter içinde koşuşturuyordu. Kucağındaki evrakları dağıtmak için, aramış olduğu köy öğretmenlerini göremeyen Bayram Bey iyice sinirlenmişti… İşte bu esnada; okul bahçesinin hemen sağ tarafındaki büyük akasya ağacının gölgesinde kendi aralarında sohbet eden yirmi beş yaşlarındaki genç köy öğretmenleri, muhabbetlerine ara vererek, hemen önlerinden geçmekte olan Bayram Bey’le konuşmak istediler. Kovaçayır Köyü İlkokulu Öğretmeni Cemal Güney arkadaşlarından önce davrandı:

-Bayram Hocam bir saniye!..

Bayram Bey durakladı ama kendisine seslenen Cemal Güney’e de ters ters baktı!.. Cemal Güney bu bakışlardan işkillense de aman sende diye düşünerek devam etti:

-Ya Hocam!.. Ya biz buraya gelmesek olmaz mıydı?

Bu soru, Bayram Bey’in bakışlarındaki şiddeti daha da artırdı. Ama Cemal Güney bu öfkeli bakışlara da aldırmadı:

-Hocam!.. Biz bu seminer çalışmalarını kendi okullarımızda; yani, ilçeye gelmeden, kendi köylerimizde yapsaydık olmaz mıydı? Mesela; birkaç köy ilkokulu birleşerek, bu seminer çalışmalarını kendi aramızda yapamaz mıydık?

Kovaçayır Köyü İlkokulu Öğretmeni Cemal Güney belli ki yeni yeni uyanmaya başlamıştı. Belli ki okulun bahçesinde sohbet ettiği arkadaşlarından bir şeyler duymuştu. Belli ki okulun bahçesinde istişare ettiği arkadaşlarından bir şeyler öğrenmişti. Yani, işin aslını az çok öğrenen Cemal Güney; İlköğretim Müdürü Bayram Hangül’le konuyu konuşarak, olayı netleştirmek istiyordu. Ama artık çok geçti. Ok yaydan çıkmıştı. Ne yazık ki atı alan Üsküdar’ı geçmişti. Seminer çalışmaları şehir-köy bütün öğretmenlerin katılımıyla Boyabat Atatürk İlkokulu’nda başlamıştı. Fakat, burnundan soluyan İlköğretim Müdürü Bayram Hangül; Kovaçayır Köyü İlkokulu Öğretmeni Cemal Güney’in istemeyerek de olsa vermiş olduğu bu gollük pası kaçırmak istemedi. Bayram Bey, sinirli bir şekilde kravatını birazcık gevşetirken Cemal Güney ve arkadaşlarına iyice yaklaştı. Öfkeli bir şekilde bakan Bayram Bey; gözlerinden şimşekler çıkartarak, dişlerini sıkarak; yani, sert ama kısık bir ses tonuyla haykırmaya başladı:

-Ah Cemal Bey ah!.. Tabii ki yapabilirdiniz!.. Tabii ki olurdu!.. Hem de çok güzel olurdu!.. Ama Tebliğler Dergisi okumuyorsunuz ki!.. Tebliğler Dergisini okumuş olsaydınız şimdi burada olmazdınız!.. Lan yeğenim!.. Tebliğler Dergisinde her şey açık bir şekilde yazıyor!.. Neden okumadınız? Neden Tebliğler Dergisine göre hareket etmediniz? Bak… beni de yordunuz!.. Şu halime bir bakın!.. Tam dört yüz tane öğretmene evrak yetiştireceğim diye sabahtan bu yana anam ağladı be!.. Küçücük teksir makinemiz saatlerdir harman makinesi gibi çalışıyor!.. Teklemeye de başladı zaten!.. Bir bozulursa yandık!..

Cemal Güney, burnundan soluyarak konuşan İlköğretim Müdürü Bayram Hangül’ün bir ara mendiliyle yüzünün terlerini silmeye çalışmasını fırsat bilerek heyecanlı bir şekilde ve hayret dolu bakışlarla tekrar konuşmaya başladı:

-Yani Hocam!.. Biz kendi köyümüzde de birkaç köy ilkokulu öğretmeni birleşerek bu seminer çalışmasını yapabilirdik ha?!

Bu soru Bayram Bey’i tamamen çileden çıkartmaya yetmişti:

-Ah şaşkın ah!.. Yahu kardeşim ben bir saattir ne konuşuyorum burada?! Ben ne anlatıyorum size? Tabii ki yapabilirdiniz demiyor muyum? Tebliğler Dergisi okumuyorsunuz ki!.. Tebliğler Dergisi okumuş olsaydınız bu iş başımıza gelmezdi!.. Sizin Tebliğler Dergisi okumamanız yüzünden benim de ağzıma tükürüldü!.. Kendinizi de yaktınız beni de!. Cemal!.. Yeğenim!.. Benim şaşkın öğretmenim!.. Kovaçayır köyünün doğusunda, köye çok yakın bir yerde; Alıç Pınarı denen bir yer vardır. Bu pınarın çevresi de çam ağaçlarıyla kaplıdır. Manzarası muhteşemdir. Pınarın suyu buz gibidir ve oldukça tatlıdır. İçimine doyum olmaz. Tek başına bir kuzuyu ye… Pınarın suyundan iç… Yarım saatte sindirirsin!.. Sodadan bile etkili bir su yani!.. Yahu kardeşim!.. O pınarın başında üç beş öğretmen toplansaydınız… Her gün saat 10.00’da pınarın başında buluşsaydınız… Aha bu Büyük Karaağaç Köyü İlkokulu Öğretmeni Bekir Somuncu’ya da bir haber salsaydın… Gelirken beş on çıta bal getirsin. Muratlı Köyü İlkokulu Öğretmeni Şaban Yeğin’e bir haber uçur… İki tane oğlak alıp gelsin. Bana da bir telefon: ”Hocam!.. Biz arkadaşlarla Alıç Pınarında toplandık… Rakının belini kırmaya başla… Pardon!.. Seminer çalışmasına başlamak üzereyiz… Sen de buyur… ” de!.. Siz de kurtulun ben de!.. Üç hafta ben nasıl dayanacağım bu azaba?! Eşek herifler!.. Oh olsun!.. Aha böyle siz de çekin cezanızı!.. Tebliğler Dergisi okumuyorsunuz ki!.. Tebliğler Dergisi okumuş olsaydınız bu işler başımıza gelmezdi!.. Beter olun!.. Sakın ola kaytarmaya falan kalkmayın!.. Vallahi her gün yoklama alacağım!.. Billahi kaytaranın çırasını yakarım!.. Alıç Pınarı da kurtaramaz sizi!

Boyabat İlköğretim Müdürü Bayram Hangül, sözlerini bitirip de öfkeli bakışlarını bir kere daha kendisine soru soran öğretmenlere fırlattıktan sonra hızlı adımlarla yanlarından uzaklaştı. Bayram Bey, kan-ter içinde kucağındaki evrakları bir grup öğretmene dağıtırken, Cemal Güney ve arkadaşları da büyük bir şaşkınlık ve pişmanlık içinde-ulan ne yaptık biz der gibi- birbirlerine bakıyorlardı!..

Tarih:13 04 2016 20:24(1561) Facebook'ta Paylaş

Boytek Boyabat Kız Öğrenci Yurdu
3. Yorum: üzüntü 19 04 2016 14:02
değerli hocam yazılarınızı zevkle keyifle okuyordum. açıkçası bu yazıdaki bazı argo kelimeleri her ne kadar söylense de size yakıştıramadım. keşke o kısımları farklı ifade etseydiniz eminim ki sizde rahatsız olmuşsunuzdur. gittikçe her ortamda üslubun zarafetin bittiği tükendiği bu dönemde sizin zarafetiniz bozulmamalıydı. saygılar

2. Yorum: foto kamil 19 04 2016 09:38
hocam bir ara kastamonlu abana da çalışırken okuluna kütüphane açmak için kitap bağışında bulunanlardan çektiğin çileyide bir işlersen çok sevinirim.
selamlar yüreğine emeğine sağlık saygılar.

1. Yorum: hüseyin orhanoğlu 18 04 2016 06:48
eline yüreğine kalemine sağlık hocam yazılarının devamını dilerim teşekkür eder sayılarımla hoşça kalın


Yorumcuların dikkatine! Yasal Uyarı!

  1. Yorumlarınızı anlaşılır bir dille ve dilbilgisi kurallarına uygun olarak özenle yazınız. BÜYÜK HARF kullanmayınız. Tekrar okuyarak yanlışlarınızı düzeltiniz.
  2. Anlaşılmaz kısaltmalar yapmayınız.
  3. Lütfen yorumlarınızda terbiye dışı sözler kullanmayınız.
  4. Yazılan yorumların sorumluluğu yazarına aittir. Sonradan pişman olunacak hukuki sorunlarla karşılaşmamak için kişi veya kurumlara yöneltilmiş olan eleştirileriniz hakarete varmasın.
  5. Yorumlar denetlendikten sonra yayına verilecektir.
  6. Yazılarımızda yanlış ya da kusurlu bir konu bulunursa bunu lütfen bize bildiriniz.

Yukarıdaki Sözleşmeyi/Uyarıları kabul ediyorum.
'Evet' Yazın:
İsim:
E-mail: (isteğe bağlı)

| Beni Unut

Ayşe Hanım Neden Önemlidir?


Dün-Bugün-Yarın..!


Türk, Türkler ve Türklük Üzerine


21 Ekim Dünya Gazeteciler Günü Kutlu Olsun!


Kiralık Daire


“Türkçülük bölücülüktür”diyen AKP lideri suç sende değil


Panayıra Götürmedi


Ne mutlu Türküm diyene...


Hüseyin Cömert Farkı


Tuğla Sektörüne Dokunmayın, Çekin Elinizi!


Sabırlı görevliyi tebrik ediyorum


Maskeli Fırıldaklar


Demokratik, Laik ve Bilimsel Eğitim


Asılsız Haberleri Tespit Etmek İçin İpuçları


2017 Anayasa Değişikliği Halk Oylaması Sonuçları (16 Nisan 2017)


29 Eylül Dünya Kalp Günü


Kış Lastiği Takma Artık Otomobiller İçin de Zorunlu


Teşrik tekbiri başladı


Pirinçle meşhur olduk! Sıra domateste...


Boyabat'tan Kış Manzaraları


Boyabat Çemberinin Köyden Kente Göçü


Boyabat'ı Hiç Böyle Gördünüz mü?


Geçim öncelikli eylem planı


Ortaya Karışık


Bellaforonte'nin Kenti TLOS


Sallım Çorba


Anlayamadıklarım


KÜNYE




Yazı ve Haberleriniz İçin:
boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com
haber@boyabatgazetesi.com
adreslerine E-posta gönderebilirsiniz




Ekim ayı ziyaretci sayısı:730917
DtGaNi


* ANASAYFA *