E-posta: boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com
Boytek Boyabat Kız Öğrenci Yurdu

Büyük Tehlike

Muhsin Balcı; sessiz, sakin, efendi ve son derece de ağırbaşlı bir kişilik.

Öğretmen olan Muhsin Balcı, mesleğinin, öğrencilerinin ve çevresinin etkisiyle kolay kolay kavga etmeyen, genelde uyumlu ve uzlaşmacı bir yapıya da sahip… Kanunlara ve kurallara büyük saygı gösteren Muhsin Balcı özellikle trafik kurallarına uymada da titizlik gösteriyor, trafik magandalarına sataşmamak için de elinden geleni yapıyordu. Ama… Muhsin Balcı’nın beş yaşındaki oğlu Batuhan-özellikle trafikte-babasının bu durumundan oldukça rahatsızdır:

-Baba bak sana korna çaldı! Hava atıyor! Karşılık versene!

-Önemli değil oğlum. Terbiyesizin teki o! Boş ver!

-Baba! Bak bak bak! Sağından geçiyor! Uyarsana şunu!

-Bırak oğlum be. Onlar sarhoş galiba. Trafik polisleri az sonra onların cezasını verirler zaten.

-Baba o sürat ne ya?! Rüzgar gibi geçti be!.. Ne sinyal verdi ne de uyardı! Geç şunu baba geç! Geç de görsün gününü.

-Oğlum onu yanlış yaptı diye biz de mi yanlış yapalım? Bu yolda yüz kilometre sınırı aşılmaz. O şimdi radara yakalanır zaten.

-Baba şu önümüzdeki kamyon sana mahsustan yol vermiyor! Uyarsana şunu! Korna çalsana! Aç camı bağır be!

-Oğlum belki dalmıştır. Bunlar uzun yollardan geliyorlar. Boş ver. Az sonra yokuşta yakalayıp geçeriz.

Bir böyle iki böyle derken; yaz mevsiminin en sıcak günlerinden birinde, öğleden sonra Muhsin Bey Toros marka arabasıyla kasabanın birkaç kilometre dışındaki bahçesine gider. Tabii ki yanında oğlu Batuhan da vardır. Bahçesinde oğluyla bir süre oyalanan Muhsin Bey yine arabanın ön koltuğuna oturan oğluyla birlikte saat 16.00’ya doğru evine dönmek üzere yola çıkarlar. İkindi vakitleri olmasına rağmen hava hâlâ çok sıcaktır ve birkaç saat sonra batmaya hazırlanan güneş de Boyabat Kalesi’nin üzerinden şehrin bağlarına doğru şöyle bir kükreyerek hararetli bir şekilde bakmaktadır. Yani, güneş hâlâ çok etkilidir. Güneşin bu aşırı etkililiği yüzünden, arabasını kullanan Muhsin Balcı oldukça zorlanmaktadır. Önünü görmekte büyük sıkıntı çeken Muhsin Balcı’nın ön koltukta oturan oğlu Batuhan da güneş ışınlarından epeyce rahatsızdır. Yavaş yavaş ikinci viteste Cumhuriyet İlköğretim Okulu’nun karşısındaki bağların önüne kadar gelebilen Muhsin Balcı aniden sert bir şekilde ve büyük bir heyecanla frene basar. Allah’tan yavaş gitmektedir ve Allah’tan da önündeki arabayı son anda fark etmiştir. Muhsin Bey homurdanarak aniden frene basınca, kafasını torpidoya vurmadan son anda dengesini sağlayabilen Batuhan da koltuğunda doğrularak yolun ortasındaki arabaya kaşlarını çatarak dik dik baktı.

Evet. Yolun ortasında siyah bir Mercedes taksi duruyordu. Hem de yolun tam ortasında. Muhsin Balcı’nın arabasıyla şöyle kenardan doğru geçmesinin hiç imkânı yoktu. Taşlı yol zaten çok dar. Karşıdan bir araba gelince, diğer araba yavaşlayarak ve epeyce kenara çekilerek ancak birbirlerine yol verebiliyorlar. Yolun aşağısı da dere zaten. Neyse. Muhsin Bey burnundan solusa da önce, yine sabırlı olmaya çalışarak bir süre bekledi. Baktı ki ses seda yok bir iki defa yavaşça arabasının kornasını çaldı. Fakat Mercedes’te yine tık yok. Zaten arabanın içinde pişmiş olan Muhsin Bey’in beş yaşındaki oğlu Batuhan iyice sinirlenmişti:

-Baba şu kornaya tam bassana! Çekme elini bas bas bas!..

Yavaş yavaş öfkelenmeye başlayan Muhsin Balcı oğlunun dediklerini hem de birkaç defa yaptı ama Mercedes’te yine ses seda yok.

-Baba bağırsana! Aç camını da bas fırçayı şunlara!.. Yakalarına yapış terbiyesizlerin!..

Oğlunun da kışkırtmasıyla, sıcağın da etkisiyle iyice bunalmış olan Muhsin Bey, kafasını camdan çıkartarak öfkeli bir ses tonuyla birkaç defa bağırdı:

-Hooop!.. Kardeşim!.. Şu arabanı birazcık sağa çek de ben geçeyim!.. Dağ başımı lan burası? Ayıp ayıp!..

Mercedes’in dört kapısı da aynı anda açıldı!.. Arabadan dışarıya-gayet ağır hareketlerle-beş kişi çıktı!.. Bu beş kişi de boylu poslu, pala bıyıklı ve çatık kaşlılardı!.. Beşi de lacivert takım elbise giymişler ve beşinin de gömlekleri beyazdı!.. Yumurta topuk ayakkabılarının üzerinde şöyle bir havalı şekilde dönerek çevrelerini inceleyen beş kabadayı, Toros marka arabasının içinde ağzı açık bir vaziyette ve hayret dolu gözlerle kendilerine bakan Muhsin Balcı ve beş yaşındaki oğluna da şöyle bir-Allah’tan gülümseyerek-baktılar. Gülümseyerek baktılar ama gözlerinde kocaman çerçeveli siyah gözlükleri olan bu beş kabadayının gülümsemelerini arabalarının ön koltuklarında büyük bir heyecanla ve çıt çıkarmadan oturan Muhsin Bey ile beş yaşındaki oğlu Batuhan fark edememişlerdi bile. Ha!.. Mercedes’in içinden aynı anda çıkan beş kabadayı Muhsin Bey’in bağırması veya kendilerine korna çalması nedeniyle mi arabalarından çıkmışlardı? Tabii ki hayır! Mercedes’in tam önünde durduğu bahçe Şaban Dursun’un bahçesiydi. Şaban Dursun ağaçların arasından çıkmış, hızlı adımlarla siyah Mercedes’e doğru geliyordu. Şaban Dursun bahçe kapısının önüne gelince, Mercedes’ten inen beş kabadayı; etraflarını şöyle bir kolaçan ettikten sonra aniden ve şimşek hızıyla bellerinden çıkardıkları tabancalarını Şaban Dursun’a teslim ettiler. Kabadayılar silahlarını Şaban Dursun’a teslim ederlerken gülümseyerek ve başlarıyla Toros marka arabasının içinde oturan Muhsin Bey’i “Kim bu efe” der gibi işaret ettiler. Şaban Dursun da gülümseyerek; “Arkadaşımızdır, kardeşimizdir, bağ komşumuzdur; yani, yabancı değildir” der gibi konuşmalar yaparak kabadayıları tatmin etmeye çalıştı. Şaban Dursun kabadayıları tatmin etti galiba; çünkü, kabadayılar bir daha Toros marka arabaya gülümseyerek de bakmadılar, kötü kötü de bakmadılar. Demek ki Şaban Dursun kabadayılara Muhsin Bey hakkında iyi şeyler söylemiş. Peki bu arada tabanca teslim etme işi bir çırpıda bitmiş miydi? Biter mi? Bitmedi tabii ki!.. İki kabadayı tekrar Mercedes arabaya gelip arka koltuklara eğilerek birkaç tabanca daha çıkardılar. O tabancaları da Şaban Dursun’un kucağına yerleştiren kabadayılar gevrek kahkahalarla gülüşürlerken Muhsin Balcı ve beş yaşındaki oğlu Batuhan da Toros’un içinde çıt çıkarmadan oturuyorlardı.

Bütün bu olup bitenleri Toros marka arabalarının içinde büyük bir sessizlik içinde, yoğun kaygılar yaşayarak seyreden Muhsin Bey ve beş yaşındaki oğlu; ağızları açık bir vaziyette ve hayret dolu bakışlarla-hâlâ bir türlü batmayan azgın güneşe bile zerre kadar aldırmadan-beklerlerken… Çevrelerini havalı bir şekilde tekrar kolaçan eden beş kabadayı Mercedeslerine binerek ve tozu dumana katarak hareket ettiler.

Mercedes epeyce uzaklaştıktan ve taşlık yol da tozdan dumandan iyice görünür olduktan sonra Muhsin Bey de Toros marka arabasını çalıştırdı. Muhsin Bey yavaşça hareket ederken, iki elleriyle arabanın torpidosuna yaslanmış olan ve hâlâ Mercedes arabanın gittiği yöne doğru hayret dolu bakışlarla dalgın dalgın bakan Batuhan, babasından tarafa dönmeden, heyecanlı bir ses tonuyla şunları dedi:

-Baba!.. Biz!.. Büyük bir tehlike atlattık galiba!.. Bunlar… “Arka Sokaklar” dizisindeki kötü adamlara benziyorlardı be!..

Oğluna koltuğa oturmasını başıyla işaret eden Muhsin Bey sadece gülümsemekle yetindi.

Tarih:07 11 2016 08:53(1247) Facebook'ta Paylaş

Boytek Boyabat Kız Öğrenci Yurdu

Yorumcuların dikkatine! Yasal Uyarı!

  1. Yorumlarınızı anlaşılır bir dille ve dilbilgisi kurallarına uygun olarak özenle yazınız. BÜYÜK HARF kullanmayınız. Tekrar okuyarak yanlışlarınızı düzeltiniz.
  2. Anlaşılmaz kısaltmalar yapmayınız.
  3. Lütfen yorumlarınızda terbiye dışı sözler kullanmayınız.
  4. Yazılan yorumların sorumluluğu yazarına aittir. Sonradan pişman olunacak hukuki sorunlarla karşılaşmamak için kişi veya kurumlara yöneltilmiş olan eleştirileriniz hakarete varmasın.
  5. Yorumlar denetlendikten sonra yayına verilecektir.
  6. Yazılarımızda yanlış ya da kusurlu bir konu bulunursa bunu lütfen bize bildiriniz.

Yukarıdaki Sözleşmeyi/Uyarıları kabul ediyorum.
'Evet' Yazın:
İsim:
E-mail: (isteğe bağlı)

| Beni Unut

Türk, Türkler ve Türklük Üzerine


21 Ekim Dünya Gazeteciler Günü Kutlu Olsun!


Kiralık Daire


“Türkçülük bölücülüktür”diyen AKP lideri suç sende değil


Panayıra Götürmedi


Ne mutlu Türküm diyene...


Hüseyin Cömert Farkı


Tuğla Sektörüne Dokunmayın, Çekin Elinizi!


Sinopta Kilise-Haç Sembolü-Diyojen Sevicileri..!


Sabırlı görevliyi tebrik ediyorum


Maskeli Fırıldaklar


Demokratik, Laik ve Bilimsel Eğitim


Asılsız Haberleri Tespit Etmek İçin İpuçları


2017 Anayasa Değişikliği Halk Oylaması Sonuçları (16 Nisan 2017)


29 Eylül Dünya Kalp Günü


Kış Lastiği Takma Artık Otomobiller İçin de Zorunlu


Sonbaharın Sesi…


Teşrik tekbiri başladı


Pirinçle meşhur olduk! Sıra domateste...


Boyabat'tan Kış Manzaraları


Boyabat Çemberinin Köyden Kente Göçü


Boyabat'ı Hiç Böyle Gördünüz mü?


Geçim öncelikli eylem planı


Ortaya Karışık


Bellaforonte'nin Kenti TLOS


Sallım Çorba


Anlayamadıklarım


KÜNYE




Yazı ve Haberleriniz İçin:
boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com
haber@boyabatgazetesi.com
adreslerine E-posta gönderebilirsiniz




Ekim ayı ziyaretci sayısı:714406
DtGaNi


* ANASAYFA *