E-posta: boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com
Boytek Boyabat Kız Öğrenci Yurdu

Ah o hikâyeler…

Planlamışım bu Pazartesi günü yapılacak işleri... HGS için yükleme yapmam gerekiyormuş, mesaj göndermişler. “Pazartesi son günü, unutma” diye not almışım ajandaya... Sonra tarlalar için ilaç almıştım geçen ay bugün, bir kısmını ödeyip, kalanını veresiye defterine yazdırmıştım. Takvimin bugününe onu da yazmışım. Elektrik faturasının da son ödemesi bugüne imiş, onu da not etmişim bugüne... Hayat böyle işte…

Büromda biraz çalışıp çıktım borçları ödemeye. Planlama yaptım güzergaha göre; Önce PTT ye gideyim sonra YEPAŞ sonra da ilaççıya… ve tabii ki pazara…
Yolun karşısına geçtim… Büyük Cami’nin oralar pek kalabalık… Dedim “pazarın bir kısmı burada herhalde…” Biraz ilerleyince buldum kendimi kalabalığın içinde… Dedim kendi kendime “oh be yaşadığımı anladım…”
Gülmeyin lütfen, doğru söylüyorum. Bütün gün büroda, bilgisayar başında olmak, insan içine çıkmamak hakikaten yaşadığını unutmak gibi… Ya da bana öyle geliyor…

Hanımların çoğunlukta olduğu bir fide pazarı olmuş burası… Domates, biber, salatalık, karpuz… fideleriyle doluydu. Bazıları daha diri bazıları ise pörsümüş… Almaya niyetlendim;“Şu aklındaki işlerini bir aradan çıkar da sonra onlara bakarsın” diye bir iç ses uyarısıyla uzaklaştım fide pazarından… Ö
nce HGS sonra elektrik ve sonra ilaççı…
İlaççı hatırladı hemen; “Ayşe abla hoş geldiniz” dedi dükkanın kapısıdan içeri adım atar atmaz. İçerisi kalabalıktı. Kimisi aldığı ilacı, kimisi tarlasını, kimisi de yıllar önce ürün verip hâlâ alamadığı alacağını, hatta borçlu olan kişinin iletişim bilgisi olarak Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nin telefonunu vermiş olduğunu anlatıyordu. Öyle bir güzel anlatıyordu ki istersen gülme… Bir ben değil dükkândaki herkes güldü, gülümsedi. Dükkânın arka tarafından birisi  demez mi?!
“Abi senin adın Deli Hasan ya ondan vermiş olmasınlar.”
“Lan nerden bilsinler benim deli olduğumu, bi sen biliyon”
“Abi sordularsa … demişizdir.”
"Tövbe tövbe! Abi arıyom adamın verdiği numarayı, çıkıyor Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi.Telefon açılıyor hemen soruyo “hangi bölümü bağlayalım?”
“Kapatıyom, tekrar arıyom, yine aynı soru… Bir iki aradıktan sonra artık umudu kestim. İstersen kesme! Ne yapacan, akıllandık ama iş işten geçti.”
….

“Tamam, Ayşe abla, hesabınızı kapattık, sağ olun.”
“Siz sağ olun, hayırlı işler.”

Ne garip değil mi? İnsanın başına neler geliyor. Ve geçen zamandaki nice sıkıntılar, çözümü olmayan sorunlar bir zaman geliyor bir güzel anı olarak anlatılıyor.

Sonra geçtim pazara… Ah o yeşil elmalar… Nasıl da güzel göründü gözüme… Hele o kirazlar… Her biri al kırmızı… Ya kavunların kokusu… Bir an “geri mi dönsem? Bu Pazar bugün bana orucu bozdurmasın!” diye düşünmedim değil. Cüzdanımla yüzümü kapatarak güldüm kendime. Hani bir türkü vardır ya… Güzeli öyle kuvvetli bir söyleyişle anlatır ya Karacaoğlan… Hani der ya;
“Geçme mescit yakınından
Çok namazlar böldürürsün” diye haa öyle işte.
Çok güzellerdi ama… ”Ayşe ayıp oluyor” dedi bu sefer iç sesim. Ve hemen dikkatimi fiyat etiketlerine yoğunlaştırdım…
Birkaç adımı gittim ne görüyüm?! Mor dut, siyah dut… Ee ne olacak şimdi?! Bahçemizde de var ama... gerçi o beyaz dut… Bu dut çocukluğumda yediğim dutlara da çok benziyor… Tam fotoğrafını çekip size göstermeyi düşünürken; “Alsana Ayşe beğendiğini” demez mi Gönül abla…
“Kaç lira abla?”
“Beş”
“Abla dalından toplama mı, yoksa silkeleme mi?”
“Silkeledim gülüm, yalan diyecek değilim ya, tek tek toplamaya gözün kesmedi. Ama için rahat olsun yaygı çok temizdi bilirsin beni, ezikli de değil. Eziklerini ayıkladım içinden…”
Of Allah'ım! Çok da güzel, tıpkı babaannemin bahçesindeki o mor dut gibi.
“Al en iyisi. Yiyemezsen kaynatıverirsin, çöpe dökecek değilsin ya” diyen, ikna kabiliyeti yüksekçe bir iç ses…
“Tamam, alıyım abla…”
Sonra biraz hacı Satu teyzemle söyleştik.
“Oğul hoş geldin, annen nasıl oldu? Herkese soruyom, “başından geçen varsa ne ilaç olur bu derde” diye ama “bu rahatsızlığa ilaç yok” diyorlar, “biraz sabır etmesi gerek” diyorlar.”
“Sağ olun teyzeciğim çok şükür daha iyi şimdi. Siz iyisiniz inşallah, nasıl geçiyor Ramazan, zor oluyordur sıcakta, tarlada ağzı bağlı çalışmak?
“Kızım, çok şükür Allah veriyo sabrını. Hiç açlık hissetmiyom. Sabah erkenden ovaya gidiyoz. Ben öğlene kadar çalışıyom, çapa yapıyom, fide dikiyom… Çalışmayınca da olmuyo ki oğul… Kolay ne var. Sağlığın yerinde olup yaşadığın sürece çalışacan. Sonra eve geçiyom, kalan işi gelinim sağ olsun, hak ediyo.”
“Eve erken geçip ev işi, iftar hazırlığını mı yapıyorsunuz teyze?”
“Yok oğul, yapıyom dersem yalan söylerim. Gelinim hiç iş koymaz ki, sağ olsun hepsini yapar.”
“Ne mutlu size teyze…”
“Sağ olsun oğul, gelinim bi tanedir. Allah onada gönlüne göre gelin nasip etsin.”
“İnşallah teyze. Ben müsaade isteyim.”
“ Sağ ol kuzum, güle güle, hayırlı işlerin olsun, annene selam söyle.”
“Başüstüne teyze.”
Biraz bakınıp sağa sola gittim Gurbet ticaretin tezgâhına… Ayak üsttü dayım ve yengemle de sohbet ettim. Sonra yanlarından ayrılıp köylülerin getirdiklerine bakmak için pazarın yan yoluna geçtim. Teyzeler gelene, geçene sattıklarından almaları için sesleniyorlardı.
“Gelin marul alsana”
“Kardaş bak soğan da var.”
“Kızım maydanoz pek güzel, körpecik”
Kimisi duydu geçenlerin, kimisi hiç oralı olmadı…
Yeşil soğan, marul, evelek, yaprak, soğukluk, kılamşa… Yumurta, peynir, yağ, yoğurt, süt… Hepsinin getirdiklerini toplasanız bir marketin manav reyonu kadar yoktur…
Bir teyze "kızım marul al" diye seslendi tezgâhının yanından geçerken. Marulum da vardı dolabımda ama duymazdan da gelemedim...
“Kaç lira teyze”
“Bir lira kızım”
“Tamam teyze, ver bir tane.”
“Sağ ol kızım. Sıcakta çok bunaldım da, bitsin diye bakıyom.”
“Niyetlisinizdir Allah bilir ha teyze”
“Heralde kızım!”
“Şurası daha bi gölge, orada dursaydınız teyze”
“Oradaydım da sahibi varmış, “şuraya geç” dediler. Bende buraya durdum.”
“Anladım teyzeciğim, hadi hayırlı işler.”
“Sağ ol kızım, Allah bereket versin kazancına.”
“Amin teyzeciğim.”
Çok zor bu hayat… Teyzenin elindeki hele de yüzündeki çizgilerde sürdüğü sefa, çektiği cefa… Nasıl değiştiği gençliği kocalığa… tüm hayatı o çizgilerde…
Ah o hikâyeler… Hepimizin hiç de yabancı olmadığı o hikâyeler… Ve o çizgiler…
Duygusallığım üzerimde yine… Dönüp dönüp baktım teyzenin yüzüne…
Sonra çıktım pazardan. Bu teyze miydi acaba beni buraya çağıran?!

Tarih:07 06 2017 13:10(856) Facebook'ta Paylaş

Boytek Boyabat Kız Öğrenci Yurdu

Yorumcuların dikkatine! Yasal Uyarı!

  1. Yorumlarınızı anlaşılır bir dille ve dilbilgisi kurallarına uygun olarak özenle yazınız. BÜYÜK HARF kullanmayınız. Tekrar okuyarak yanlışlarınızı düzeltiniz.
  2. Anlaşılmaz kısaltmalar yapmayınız.
  3. Lütfen yorumlarınızda terbiye dışı sözler kullanmayınız.
  4. Yazılan yorumların sorumluluğu yazarına aittir. Sonradan pişman olunacak hukuki sorunlarla karşılaşmamak için kişi veya kurumlara yöneltilmiş olan eleştirileriniz hakarete varmasın.
  5. Yorumlar denetlendikten sonra yayına verilecektir.
  6. Yazılarımızda yanlış ya da kusurlu bir konu bulunursa bunu lütfen bize bildiriniz.

Yukarıdaki Sözleşmeyi/Uyarıları kabul ediyorum.
'Evet' Yazın:
İsim:
E-mail: (isteğe bağlı)

| Beni Unut

Kiralık Daire


Oligarşi, Demokrasi, Hukuk Devleti


Ayşe Hanım Neden Önemlidir?


Dün-Bugün-Yarın..!


Türk, Türkler ve Türklük Üzerine


21 Ekim Dünya Gazeteciler Günü Kutlu Olsun!


“Türkçülük bölücülüktür”diyen AKP lideri suç sende değil


Panayıra Götürmedi


Ne mutlu Türküm diyene...


Hüseyin Cömert Farkı


Tuğla Sektörüne Dokunmayın, Çekin Elinizi!


Sabırlı görevliyi tebrik ediyorum


Demokratik, Laik ve Bilimsel Eğitim


Asılsız Haberleri Tespit Etmek İçin İpuçları


2017 Anayasa Değişikliği Halk Oylaması Sonuçları (16 Nisan 2017)


29 Eylül Dünya Kalp Günü


Kış Lastiği Takma Artık Otomobiller İçin de Zorunlu


Teşrik tekbiri başladı


Pirinçle meşhur olduk! Sıra domateste...


Boyabat'tan Kış Manzaraları


Boyabat Çemberinin Köyden Kente Göçü


Boyabat'ı Hiç Böyle Gördünüz mü?


Geçim öncelikli eylem planı


Ortaya Karışık


Bellaforonte'nin Kenti TLOS


Sallım Çorba


Anlayamadıklarım


KÜNYE




Yazı ve Haberleriniz İçin:
boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com
haber@boyabatgazetesi.com
adreslerine E-posta gönderebilirsiniz




Ekim ayı ziyaretci sayısı:775692
DtGaNi


* ANASAYFA *