E-posta: boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com
Boytek Boyabat Kız Öğrenci Yurdu

B E N

Yazımın başlığını okuyarak benle ilgili yazdığımı zannetmeyin. Biz ile ilgili yazmaya çalıştım.

Köyümüz ilkokuluna 66 öğrenci ile 11 yaşında başlayıp, yaş nedeniyle okulu bitirmeden çoğunluğu bıraktıkları için mezun olan 26 kişiden biri BEN.

Köyümüz ilkokulundan mezun olup da yatılı okuyarak öğretmen olmak için girdiği okuldan Lise mezunu olarak çıktık. Dönemin Milli Eğitim Bakanı Ali Naili Erdem döneminde öğretmen okulları liseye çevrildiği için öğretmen olamayıp, köyümden liseyi bitiren iki kişiden biri BEN.

Yetmişli yılların ortaları, yılın ilk ayları, hava sıcaklığı sıfırın altında olduğu günlerde sınıfımızda ki soba sorun yaratmaya başlamıştı. Okul idaresine bildirmemize rağmen gereken yapılmadı. Sınıfta kararlaştırdık. Okul müdür yardımcısının dersi olduğu gün sobayı söküp dışarı attık. Müdür yardımcısı sobayı kim dışarı attı diye sorduğunda 41 erkek, 1 kız öğrenci olarak hepimiz ayağa kalkacaktık. Sobaya ne oldu soru karşısında ayağa kalkan tek kişi BEN.

Müdür yardımcısının gülerek suratıma bakarak, arkadaşların seni sattı. Bundan sonra arkadaşlarını iyi seç. Çünkü bu halt senin tek başına yiyebileceğin halt değil diyerek uyarılan, fakat uyanmayan BEN.

Öğretmen olamadığım için memur olarak çalışmaya başladığım kurumda servis araçlarımız vardı. Bir gün araçlarımızın mesafesi kısaltıldı. Belirli bir yere bırakacaklar, oradan sonrası kendi olanaklarımız ile evlerimize gidecektik. Elli kadar arkadaş ile dekana gidip görüşmeye karar verdik. Dekanın kapısının önüne varana kadar beş kişi kaldık. O beş kişiden biri BEN.

Çalıştığım tıp fakültesinden 25 yıl sonra doktor olarak değil, emekli olarak ayrıldım. Emekli olduğum zaman bir dostum yerel gazetelerde köşe yazarlığı yapmamı önerdi. Tam da o günlerde ilçemin adıyla, internet üzerinden yayın yapan bir gazeteye köşe yazarı arandığı yazıyordu. Yayın hayatına yeni başlayan bu gazetede BEN değil, BİZ demek için, BİZİ ilgilendiren yazılar yazmak için köşe yazarı olan BEN.

Yaşadıklarımı, bildiklerimi, okuduklarımı bana değil, bize faydalı olabilmesi amacıyla bir şeyler yazmaya başladım. Yetmiş kadar, değişik zamanlarda değişik yazılar yazdım. Bu gazeteye yazdığım son yazımdan bir saat kadar sonra gazeteden yazarlar bölümü kaldırıldı.

Teknoloji ile aram iyi olmadığı için bir hata yaptım herhalde dedim. Yazıyı tekrar yayınladım. Birkaç saat sonra yazı yayından kaldırıldı. Gazetenin sahibini aradım. Gazetede olanların benimle, benim yazımla ilgisi var mı diye sordum. Hiç karşılıklı konuşmadığımız, yalnız telefonla konuştuğumuz, sosyal medya üzerinden yazıştığımız adaşım hık mık demeye başladı. Böylece 15 Temmuz darbe girişiminden yirmi gün sonra darbe ile ilgili yazmış olduğum yazı nedeniyle gazeteden kovulan BEN.

Gazeteden kovulmama neden olan bu yazımda, “Her kurum ve kuruluştan suçlu varda, daha dün ne istediniz de vermedik diyen siyasilerden hiç mi suçlu yok? Ya doğru yapılıyor zannettiğimiz işler yine yanlış yapılırsa ne olacak? Fetö örgütünün lideri ile resmi olan o kadar siyasimiz var ki, bunu bilmeyen yok. Bu siyasilerin yaptıklarına nasıl güveneceğiz” demişim BEN.

Bu yazının başka bir parafında “Daha dün Atatürk ismini bile bir çok yerden silmeye çalışan, 23 Nisan, 19 Mayıs, 30 Ağustos, 29 Ekim gibi milli günlerimiz de hastalanan, Türkiye Cumhuriyetini kuranlara iki ayyaş diyen, Atatürk'ün EGEMENLİK KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDİR sözünü EGEMENLİK MİLLETİNDİR diyerek değiştirenlerin bu gün yaptıklanlardan kuşkuluyum” diyen BEN.

Bizi ilgilendiren iki toplantımız olacaktı. Bu toplantıların her ikisi de akşam namazı saatleriydi. İlk toplantı 8-10 kişi ile, ikinci toplantı ise en az 250-300 kişi ile olacak toplantılar idi. İlk toplantıyı yapacağımız yere yakın bir camii de akşam namazını kılıp çıktım. Bu camii de karşılaştığım, siyasi görüşümü bilen bir arkadaşım “siz namaz kılıyor musunuz?” diye sordu. Gerekli cevabı verdim ama, bizde namaz kılmayan olabilir fakat hırsız olamaz diyemeyen BEN.

Geldik ikinci toplantıya. Burası bir belediyenin, düğün ve konferans salonları olan kültür merkezi. Kültür merkezinde mescit de var. Bizim toplantıya katılan arkadaşların çoğunluğu siz namaz kılıyor musunuz diye soran arkadaş ile aynı fikir ve düşünce de olan arkadaşlar. Fakat mescitte bizden iki kişi vardı. Biri BEN.

Daha öncede belirttiğim gibi bizi ilgilendiren konularda yazılarımı sosyal medyada da yazmaya devam ediyorum. Yazmış olduğum bu yazılarıma ilgili, ilgisiz o kadar çok yorum yapıyorlar ki. Her zaman belirttiğim gibi hakaret içermeyen eleştiri ve yorumlara açık olduğumu bir kez daha belirtiyorum. Sosyal medyada yazdığım bu yazılar nedeniyle ilgili, ilgisiz kişiler tarafından, bilip bilmeden suçlanan BEN.

Sosyal medyada bir düğün arabası gördüm. Arkasında şöyle yazıyordu. “S F CUMHURİYET SEVDALISI ATATÜRKÇÜ BİR NESİL YETİŞTİRMEK İÇİN EVLENİYORUZ” Bende bu yazılı resmi sayfamda paylaştım ve baş tarafa da; “Bu düşüncede olan gençlerimiz olduğu müddetçe geleceğimiz güvende demektir.” diye yazdım. Bu yazılı resme ilk yorumu yapan M.K. Buraya islam sevdalısı peygamber dostu bir nesil yetiştirmek için evleniyoruz dese paylaşırmıydın .abi diyerek dinsiz gibi gösterilen BEN.

NUTUK tan Sait Molla’nın Mister Frew adındaki papaza gönderdiği mektupları, Atatürk’ün yazdığı cevabı okuduğum sırada, bir çok belediyenin Zafer Bayramı kutlama afişlerinde Atatürk resminin de olmadığını görünce sosyal sayfamda şu yazıyı paylaştım.

30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI MESAJLARINDA ATATÜRK İSMİNİ YAZAMAYANLAR ATATÜRK VE ARKADAŞLARI SAYESİNDE EZANLARIN SUSMADIĞINI UNUTMAYIN

E.D. adlı kişi tarafından “Ezan susarsa en çok sen sevinirsin zaten.” diyerek suçlanan BEN.

Bizi ilgilendiren BEN ile ilgili yazabileceğim o kadar çok anı ve düşüncelerim var ki. Fakat sizleri daha fazla meşgul etmek istemiyorum. Ben, ben, ben diyerek bizi ilgilendiren şeyleri yazdığımı zannediyorum. Eğer boşa zamanınızı aldım ise kusura bakmayın.

Saygı ve sevgilerimle.

*********

Bir Karadenizli, bir Kayserili ve bir Diyarbakırlı ayni trafik kazasında ölmüşler. Cenazeleri kaldırılmış. iki-üç gün sonra, bir de bakmışlar ki Karadenizli, çıkmış mezardan, üstünü silkeleyerek geliyor. Önce büyük bir panik yasanmış haliyle, sonra bakmışlar bayağı kanlı canlı, cesaret edip yanına yanaşmış ve merakla sormuşlar.

*Yahu sen öteki dünyadan nasıl geri döndün? Anlatmış.

*Öte tarafta da işler buradaki gibi yürüyormuş meğer, rüşvet, haksızlık, yolsuzluk... Geri göndermek için 5 bin dolar istediler, bastım parayı geri geldim.

*Eeee, diğer iki arkadaş niye gelmedi?

*Vallahi ben gelirken, Kayserili hâlâ "3.500 dolara olmaz mı, yap bir indirim de ayağımız alışsın!' diye pazarlık ediyordu.

*Ya Diyarbakırlı?

*O da 'ben vermem, devlet versin!' diye inat ediyordu.

Mustafa Gürleyen (09.09.2017)

Tarih:09 09 2017 22:48(274) Facebook'ta Paylaş

Boytek Boyabat Kız Öğrenci Yurdu
2. Yorum: muammer ergan 13 09 2017 22:25
yüreğine sağlık dostum. anlayana yeter sanıyorum.

1. Yorum: mutat mutlu han. 11 09 2017 15:11
beynine yüreğine sağlık mustafa bey.aynen katılırız bu güzel fikirlerinize


Yorumcuların dikkatine! Yasal Uyarı!

  1. Yorumlarınızı anlaşılır bir dille ve dilbilgisi kurallarına uygun olarak özenle yazınız. BÜYÜK HARF kullanmayınız. Tekrar okuyarak yanlışlarınızı düzeltiniz.
  2. Anlaşılmaz kısaltmalar yapmayınız.
  3. Lütfen yorumlarınızda terbiye dışı sözler kullanmayınız.
  4. Yazılan yorumların sorumluluğu yazarına aittir. Sonradan pişman olunacak hukuki sorunlarla karşılaşmamak için kişi veya kurumlara yöneltilmiş olan eleştirileriniz hakarete varmasın.
  5. Yorumlar denetlendikten sonra yayına verilecektir.
  6. Yazılarımızda yanlış ya da kusurlu bir konu bulunursa bunu lütfen bize bildiriniz.

Yukarıdaki Sözleşmeyi/Uyarıları kabul ediyorum.
'Evet' Yazın:
İsim:
E-mail: (isteğe bağlı)

| Beni Unut

Eğitim Bir ülkenin Geleceğinin Güvencesidir


Diplomalı Cahiller, Diplomasız Muktedirler


Boyabat Nasıl Soyuluyor


Boyabat İlave Revize İmar Değişikliği Rezaleti


“Selam” üzerine bir derleme


İlber Ortaylı:Türkiyeli diye bir ırk yoktur, Türk vardır


Sonbaharın Sesi…


Yaylaoğlu Tuğla Eleman


Hurma ve Deve Sütü


Teşrik tekbiri başladı


Pirinçle meşhur olduk! Sıra domateste...


Boyabat İlave Revize İmar Değişikliği ile İlgili İddialarım Soyutmuş


CHP Grup Başkan Vekili Engin Altay ve CHP Sinop İl Başkanı…


Boyabat'tan Kış Manzaraları


Boyabat Çemberinin Köyden Kente Göçü


Boyabat Gazetesi 12. Yaşında


Öküze Gâh Dedim


Canım babam benim... Çok özledim çook.


Boyabat'ı Hiç Böyle Gördünüz mü?


Ramazan ayı, sigaradan kurtulup özgürlüğe kavuşmak için fırsat


Geçim öncelikli eylem planı


2010 Anayasa Değişikliği Halk Oylaması Sonuçları (12 Eylül 2010)


Ortaya Karışık


Devlet Hastanesi, Nisan 2016 Mesai Dışı Çalışma Saatleri


Bellaforonte'nin Kenti TLOS


Sallım Çorba


Anlayamadıklarım


KÜNYE




Yazı ve Haberleriniz İçin:
boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com
haber@boyabatgazetesi.com
adreslerine E-posta gönderebilirsiniz




Eylül ayı ziyaretci sayısı:592068
DtGaNi


* ANASAYFA *