E-posta: boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com
Boytek Boyabat Kız Öğrenci Yurdu

TEOG Gitti Ne Gelecek?

En son söylemem gerekeni ilk baştan söylemek istiyorum. Dini konulara değineceğim. Bu nedenle gerçek din adamlarından özür dileyerek yazıma başlamak istiyorum. Çünkü din adamı değilim.

Yazıma dini konuda yazarak başlamamın nedeni de şu. Sosyal medyada ki yazdıklarıma yorum yapan bir arkadaşım, “neden dini konularda paylaşım yapmıyorsun” dedi. Bu arkadaşıma ve bunun gibi düşünen arkadaşlarıma cevap vermek hem de bildiğimi sizlere aktarmak istiyorum.

Kuran-ı Kerimin en uzun suresi olan Bakara süresinin bence 284 ayetinde neyi yapmamız, neyi yapmamamız gerektiği anlatılıyor. Yapmamamız gerekenleri yaparsak günah işleyeceğimizi, yapmamız gerekeni yaparsak sevap kazanacağımızı, her ne şekilde olursa olsun Allah kullarını görür diyor. Son iki ayetinde ise Allah’ım, bana yapmamam gerekenleri yaptırma, yapmam gerekenleri yaptır anlamında dua. Ben Bakara Süresinin böyle özetlenebileceğini düşünüyorum.

Yalnız Bakara süresini bile bilerek hareket etsek yeter. Yaptığımız yanlışları, hataları yapmayız.

Bazı çok bilmişler bu hata ve yanlışları yapıyorlar. Üstelik karşısındakileri dinsizlik ile suçluyorlar. Bu işler Cuma günleri kopyala yapıştır yaparak Cuma mesajları göndermekle olmuyor. Üzülüyorum bu halimize.

Ahmet Yavuz’un Vesayet Savaşları kitabından bir alıntı yapıp bildiğim konulara dönmek istiyorum.

Şevket Süreyya Aydemir, şehit olan Ağabeyinin yerine Sarıkamış Cephesine gönüllü yedek subay olarak gider. Bölükte talim dersi dışında başka bir ders saati ayarlar. Bölükte okuma yazma bilen İstanbullu bir çavuş vardır. Çavuşa yalnız dersi dinlemesini ve konuşmamasını tembihleyerek askerlere, “Bizim dinimiz nedir? Biz hangi dindeniz?” diye sorar.

Elhamdülillah Müslümanız cevabını beklerken değişik cevaplar alır. İmamı azam diyenler olmuş. Hazreti Ali dinindeniz diyenler olurken hiç din beyan etmeyenlerde olmuş.

Peygamberimiz kim sorusuna ise değişik cevaplar verilmiş. İsmini bilenlerde ölü mü, sağ mı, sağ ise nerede yaşadığını bilmiyorlarmış.

Din ilkelerini ve ibadet etmeyi bilen birkaç kişi çıkmış. Namaz kılan birkaç kişide namaz surelerini tam olarak bilmiyorlarmış. İlk dersin sonunda şöyle diyor. “İlk ders beni şaşırttı. Bu bölük o zamanki milletin bir parçasıydı.”

Yazarın anlatmış olduğu bu yıllarda askerlik yapan dedelerim de o dönemdeki askerler gibiydi. Dini bilgileri fazla olmadığı gibi okur yazar da değillerdi. Dokuz yıl askerlik yapan Hüseyin dedeyi de, Kurtuluş Savaşı son zamanlarında asker olan Osman dedeyi de rahmetle anıyorum.

Kısaca birilerinin TC yi kuranları kötülediği gibi değilmiş durum. Osmanlının son zamanlarında hem dini konularda, hem de okur-yazarlık konusunda çok kötü bir durumdaymışız.

Günümüz konularına dönecek olursak. Eğitim, eğitim, eğitim demek istiyorum. Bu günlerde eğitim dediğimiz zaman ilk akla TEOG (Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş) geliyor. Sizin gelmese bile benim aklıma geliyor. TEOG gitti, ne gelecek?

1997 ile 2017 arasında eğitim sistemimizde, özellikle AKP döneminde birçok değişiklik yapılmış. Aynı zaman da milli eğitim bakanı değişmiş. AKP döneminde değişen altıncı Milli Eğitim Bakanı Sayın İsmet Yılmaz altıncı sistem değişikliğine imza atmak üzere. Fakat, şu anda bakanımızda neyin, nasıl bir sistemin altına imza atacağını bilmediği düşüncesindeyim.

Bir vatandaş olarak soruyorum. Yap boza dönen sınav sistemimizi kimler nasıl olacağını tartıştı mı? Sayın Milli Eğitim bakanımız bu göreve geleli 16 ay oldu. 65. Hükümetin sayın 16 aylık bakanı, konuyla ilgili hangi kurumdan bilgi aldı? Uzmanları toplayıp, eğitim sistemimiz geriye gidiyor. Ne yapalım, TEOG sistemini değiştirelim mi diye sormuş mu?

Basında çıkan haberlere göre şimdiki bakan dahil dört milli eğitim bakanının bylock kullanan AKP liler arasında ismi geçiyor. Eğitim sisteminde yapılan bu değişikliklerin FETÖ örgütüyle bir ilgisi var mı acaba?

Daha önce ki yazılarımın birinde de yazdım. Bildiğime göre, doktorlar hastasının bir saat sonra, 10 saat sonra yaşanacakları göz önüne alarak hareket ederler. Tedavisini de ona göre yaparlar. Siyasilerde vatandaşının 10 yıl, 100 yıl sonrasını düşünerek hareket ederler, etmelidirler. Fakat son 15 yıldır dört değişiklik yapılmış. Altıncı değişikliğe hazırlanıyorlar.

Tabi ki şu an iktidarda olanlarında düşünceleri, yapmak istedikleri vardır. Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceği, Belirli Gün ve Haftalar listesinden milli günlerin isimleri çıkarılarak olmaz. Olmamalı. Geçmişini iyi bilmeyen biri geleceğini nasıl programlayabilir?

Bu ülkenin geleceği için, bu ülkenin insanının yarınlarına güvenerek bakabilmesi için güvenilir bir eğitim sitemine ihtiyacımız var. Bu ihtiyacımız için önerilerim var. Fakat bu iktidar tarafından dikkate alınacağını ümit etmiyorum. Yine de önerilerimi sıralayacağım.

1- Köy Eğitim Enstitüsü kökenli öğretmenler başta olmak üzere konunun uzmanı öğretmenlerle sistem hakkın istişare yapılmasını öneriyorum.

2- Ankara da Hasanoğlan, Kastamonu da Göl Köy, Kırklareli’ninde Kepirte, Aydın da Ortaklar, Sivas’ta Yıldızeli, Trabzon da Beşikdüzü, Kars’ta Cılavuz, Van da Erciş ve ismini sayamadığım Köy Eğitim Enstitüleri gibi aynı kalite de bölge okullarının açılmasını öneriyorum.

3- Din eğitimini ise, Milli Eğitim Bakanlığı ile Diyanet İşleri Başkanlığının ortaklaşa düzenleyeceği bir program dahilinde yürütülmesini, tarikatlara bırakılmamasını öneriyorum.

Yalnız maddi durumu iyi olan ailelerin çocuklarının değil, tüm çocuklarımızın iyi ve çağdaş bir eğitim ile yetiştirilmesi dileğimle.

++++++

Kolomb'un Numarası

Coğrafya dersinde öğretmen Amerika'nın keşfini anlattıktan sonra:

-Sorusu olan var mı? diye sordu.

Selim parmak kaldırdı:

-Öğretmenim kitapta Kristof Kolomb'un yanında 1451-1506 sayıları yazıyor. Ne demek anlayamadım?

Öğretmen sınıfa dönerek:

-Arkadaşınızın sorusuna yanıt verecek var mı?

Uğur, kendinden emin bir şekilde yanıtladı:

-Bunu bilmeyecek ne var öğretmenim... Telefon numarası.

Mustafa Gürleyen (6 Ekim 2017)

Tarih:06 10 2017 13:16(305) Facebook'ta Paylaş

Boytek Boyabat Kız Öğrenci Yurdu

Yorumcuların dikkatine! Yasal Uyarı!

  1. Yorumlarınızı anlaşılır bir dille ve dilbilgisi kurallarına uygun olarak özenle yazınız. BÜYÜK HARF kullanmayınız. Tekrar okuyarak yanlışlarınızı düzeltiniz.
  2. Anlaşılmaz kısaltmalar yapmayınız.
  3. Lütfen yorumlarınızda terbiye dışı sözler kullanmayınız.
  4. Yazılan yorumların sorumluluğu yazarına aittir. Sonradan pişman olunacak hukuki sorunlarla karşılaşmamak için kişi veya kurumlara yöneltilmiş olan eleştirileriniz hakarete varmasın.
  5. Yorumlar denetlendikten sonra yayına verilecektir.
  6. Yazılarımızda yanlış ya da kusurlu bir konu bulunursa bunu lütfen bize bildiriniz.

Yukarıdaki Sözleşmeyi/Uyarıları kabul ediyorum.
'Evet' Yazın:
İsim:
E-mail: (isteğe bağlı)

| Beni Unut

Kiralık Daire


Oligarşi, Demokrasi, Hukuk Devleti


Ayşe Hanım Neden Önemlidir?


Dün-Bugün-Yarın..!


Türk, Türkler ve Türklük Üzerine


21 Ekim Dünya Gazeteciler Günü Kutlu Olsun!


“Türkçülük bölücülüktür”diyen AKP lideri suç sende değil


Panayıra Götürmedi


Ne mutlu Türküm diyene...


Hüseyin Cömert Farkı


Tuğla Sektörüne Dokunmayın, Çekin Elinizi!


Sabırlı görevliyi tebrik ediyorum


Demokratik, Laik ve Bilimsel Eğitim


Asılsız Haberleri Tespit Etmek İçin İpuçları


2017 Anayasa Değişikliği Halk Oylaması Sonuçları (16 Nisan 2017)


29 Eylül Dünya Kalp Günü


Kış Lastiği Takma Artık Otomobiller İçin de Zorunlu


Teşrik tekbiri başladı


Pirinçle meşhur olduk! Sıra domateste...


Boyabat'tan Kış Manzaraları


Boyabat Çemberinin Köyden Kente Göçü


Boyabat'ı Hiç Böyle Gördünüz mü?


Geçim öncelikli eylem planı


Ortaya Karışık


Bellaforonte'nin Kenti TLOS


Sallım Çorba


Anlayamadıklarım


KÜNYE




Yazı ve Haberleriniz İçin:
boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com
haber@boyabatgazetesi.com
adreslerine E-posta gönderebilirsiniz




Ekim ayı ziyaretci sayısı:778184
DtGaNi


* ANASAYFA *