E-posta: boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com
Boytek Boyabat Kız Öğrenci Yurdu

Anne yüreği işte...

Pazartesi gününe yetiştirmem gereken bir rapor nedeniyle bir kaç gündür geç yatıp erken kalkıyorum. Evde kanepenin birinin üzeri kitap ve bilgisayar çıktıları diğerinin üzeri de dosya evrakları ile dolu. Odanın içi cin çarpmış gibi. Bugün de sabahın dördünde uyandım öğleye kadar biraz yazdım.

Sonra çelenk koyma törenine katıldım. Oradan ayrıldım tekrar eve geldim. Odayı öyle darma dağın görünce "Ayşe bir derle topla da sonucu öyle yaz" dedim kendi kendime. Başladım kitaplardan, odayı toplamaya... kanepenin birinin üzeri açıldı diğerinin üzerindeki evrakları da tekrar dosyaya yerleştirdim. Oh be biraz olsun odanın içi ferahladı."  Sonra "Ayşe bir de süpürge çekersen oh mis gibi oturursun" dedim. Açtım süpürgeyi... Oturma odası, oturma odası derken salona, salon derken koridora, koridor derken mutfağa girdim... iyi de ettim. Mis gibi oldu. Mutfağı süpürürken aklıma annemle yaşadığım bir anım geldi. Hem güldüm, hem ağladım, hem de süpürdüm... Buzdolabının duvarla arasında kalan boşluğu süpürürken  süpürgenin borusunu dolaba vurdum. O an "Of Ayşe dikkat etsene" diye de kendi kendime söylendim. "Of Ayşe" dediğim an da geldi annemin sözü  aklıma; "Gavur malı mı kız kızım bu, dikkatli kullansanıza. Kolayına mı alınıyor." Evet,  kolayına alınmıyordu.

Öğrenciliğim zamanında buzdolabımız bozulmuştu. Bir iki tamir edildi ama düzen tutmadı. Yenisi şart oldu. Neyse annem "yeni dolap" dedi babam da "olur" dedi. Almışlar üzeri saatli, boylu poslu, heybetli bir buzdolabı. İçi geniş dışı alımlı... Ama önceki dolabımız kadar sevimli değil. Eski dolabımız annemden biraz yüksek boylu, tek kapaklı daha mütevazı... dışı beyaz içi mavi...

Beyaz tel rafları minicik sebzeliği... Bir de görünmeyen bize hizmeti  var onun.

Üzülüyordum onun evimizden gitmesine...

Geldi yenisi evimize. Aman Allah'ım bir gurur, bir kibir...Önce  mutfağa aldılar yerine yerleştirmek için. Dedim ya "boylu poslu" diye oraya sığmadı... ya mutfak dolabı kesilecek ya da bu havalı şey dışarı koridora yerleştirilecek ki öyle de oldu. Evin kapıdan girince bir ferahlığı vardı oda sayesinde yok oldu.

Neyse o bize biz ona alıştık... içini doldurabilmek için markette ve pazarda daha çok para harcadık.

Yine böyle bir hafta sonuydu arkadaşlarım gelecek,  ben evi süpürüp sileceğim, annem de yemeği yapıverecekti. Annem buzdolabından bir şey alırken ben de tam bugün olduğu gibi dolapla duvar aradaki boşluğu süpürgenin borusunu uzatarak süpürmeye çalışıyorumdum. Aynı zamanda buzdolabına değdirmemeye dikkat ediyorum. Sakınan göze çöp batarmış ya... "tak" diye indi boru dolabın arka tarafında bir yerine... Annem de dolabın başında ya duydu ve başladı söylenmeye "kır kızım kır, gavur malı ya bu... daha borcu bitmedi. Dikkatli yapsanıza yaptığınız işi"

Ben zaten dolapla geldiği günden beri kızarlaşıyorum, annemden aldım sözü.  "Ne vardı bu kadar büyük alacak, diğeri bunun yarısı kadardı ihtiyacımızı görmüyor muydu? Hem eskiden buzdolabı mı varmış? Aldırdın babama bunu. oturttun baş köşeye..."  dedim ve annem kuşandı zırhını, aldı benden sözü... "Haa, babana kendim için aldırdıydım  Ayşe hanım bunu, içindekileri bi ben yiyorum ya!! 35 senedir ben diğeriyle idare etmişim, benim şuncacık bi şey istemeye hakkım yok mu babandan. Ben hiç mi emek etmiyorum bu eve..."

"Ooof Ayşe bittin sen" dedim içimden. Bir daha da karşılık vermedim. İstersen ver!.

Arkadaşlar gelecek, daha yemek yapılacak..

Temizliği bitirdim. Annem pirinci ayıklamış bir kaba ıslıyor.  Baktım başka bir yemeklik malzeme yok ortalıkta ki annem misafir geleceği zaman ne yapacağını şaşırır. "Anne başka bi şey yapmayacak mıyız?" dedim.

"Kızım bir de çorba yaparsın, salata, cacık yeter.."

Bismillah!!! (Ayşe hanım olmuştu kızı ama)

"Tamam anne" dedim Ne diyeyim. içimden "kek de yapacağım zaten, yeter healde" dedim, sustum.

Sonra annem çıktı sandalyeye, dolaptan eskiden yemek yediğimiz çinko tabak ve tası çıkarıyor. "Ayşe şunları al hele... "  dedi.

"Anne bunlar ne?"

"Tabak ve tas kızım. Şunda pilavı yersiniz şuna da çorbayı koyarsın. Sofra bezi de şu çekmece, ebenin aldığı tepsi büyükçe, onu kurarsın içeriye..."

"Anne bi şey soracağım; "Sen sahi mi diyorsun?"

"Evet kızım."

"E hani emsan yemek takımını çıkaracaktın?"

"Ne fark eder kızım bu da tabak, eskiden yemek takımı mı varmış, tencerede pişirip kapağında yerlermiş..."

"Anne ya..." dememle tabağı kafama yemem bir oldu.

"Bir daha anneye söylenme Ayşe hanım. Benim ömrüm sizler için geçti. Siz zefillik çekmeyesiniz diye keyfimden babanıza bir iğne aldırmadım. Babanız bir şey demiyor da size ne oluyor?!"

Öyle ya bana ne oluyorsa...

Söylediklerim için çoktan pişman olmuştum ama söz ağzımdan çıkmıştı bir kere. Ve annemin yüreğini incitmişti.

Yine de annem emsan tabakları çoktan masaya koymuş o hepsi bir karar da olan enfes sulu köfteden ve tane tane pilavından pişirmişti. Sonraya bıraktığı kaynamak üzere olan tarhana çorbasının mis kokusu bütün evi sarmıştı...

Her zaman ki gibi annem, yine, arkadaşlarımı evladı gibi sımsıcak karşılamış, büyüğü gibi ağırlamıştı.

Anne yüreği işte...

Canım annem...

Böyle işte...

Tarih:28 10 2017 22:49(390) Facebook'ta Paylaş

Boytek Boyabat Kız Öğrenci Yurdu

Yorumcuların dikkatine! Yasal Uyarı!

  1. Yorumlarınızı anlaşılır bir dille ve dilbilgisi kurallarına uygun olarak özenle yazınız. BÜYÜK HARF kullanmayınız. Tekrar okuyarak yanlışlarınızı düzeltiniz.
  2. Anlaşılmaz kısaltmalar yapmayınız.
  3. Lütfen yorumlarınızda terbiye dışı sözler kullanmayınız.
  4. Yazılan yorumların sorumluluğu yazarına aittir. Sonradan pişman olunacak hukuki sorunlarla karşılaşmamak için kişi veya kurumlara yöneltilmiş olan eleştirileriniz hakarete varmasın.
  5. Yorumlar denetlendikten sonra yayına verilecektir.
  6. Yazılarımızda yanlış ya da kusurlu bir konu bulunursa bunu lütfen bize bildiriniz.

Yukarıdaki Sözleşmeyi/Uyarıları kabul ediyorum.
'Evet' Yazın:
İsim:
E-mail: (isteğe bağlı)

| Beni Unut

Boytek Boyabat Kız Öğrenci Yurdu

Ali Çakar Ticaret PETLAS Bayii


Cehaletin de bir sınırı var! İdam fetvalarını Dürrizâde vermiştir!


AKP’nin yerli otomobil, uçak üretiyoruz söylemleri kabak tadı verdi


TEOG Öldü, Yeni sistem mi? Her an Değişebilir


Boyabat Büyüyor (vintır iz kaming)


Sinoplular’ın gelecek vizyonu ve tanıtım etkinlikleri


Sırıtarak Kimlik Değiştiren Fırıldaklar


DİYABET / Diabetes Mellitus (Şeker Hastalığı)


Boyabat Müftülüğüne Bugün Güzel Bir Ders Verdim


Banka kapısı önüne çamurlu meslerini bırakan teyze...


Kim Ne Kadar Gavur?


Haykırış -II


Panayıra Götürmedi


Ayşe Hanım Neden Önemlidir?


Tuğla Sektörüne Dokunmayın, Çekin Elinizi!


Asılsız Haberleri Tespit Etmek İçin İpuçları


2017 Anayasa Değişikliği Halk Oylaması Sonuçları (16 Nisan 2017)


Kış Lastiği Takma Artık Otomobiller İçin de Zorunlu


Teşrik tekbiri başladı


Pirinçle meşhur olduk! Sıra domateste...


Boyabat'tan Kış Manzaraları


Boyabat'ı Hiç Böyle Gördünüz mü?


Geçim öncelikli eylem planı


Ortaya Karışık


Bellaforonte'nin Kenti TLOS


Sallım Çorba


Anlayamadıklarım


KÜNYE




Yazı ve Haberleriniz İçin:
boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com
haber@boyabatgazetesi.com
adreslerine E-posta gönderebilirsiniz




Kasım ayı ziyaretci sayısı:664750 DtGaNi

* ANASAYFA *