E-posta: boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com

KHK İle Değil Yasalar ile Yönetilmek Hakkım

15 Temmuz 2016 darbe girişimi sonrası Türkiye’de başlayan OHAL döneminde çıkarılan KHK ler ile yönetilmeye başladık. 696 sayılı kararname bunlardan biri. Genel de her kararnameden sonra olduğu gibi eleştiriler havada uçuşmaya başladı.

Siyasiler konuşuyor. Her konuşan siyasi ben haklıyım diyor. Nedense hukukçular çıkıp konuşmuyorlar. Esas konuşması gereken hukuk fakülteleri susuyorlar.

Dediğim gibi siyasiler de konuşurken, eleştirirken herkes kendi penceresinden bakıyor. İktidarda, muhalefet de ayrı ayrı telden çalıyorlar. Hiç mi ortak noktaları olmaz. Bu ülke için hiç mi ortak hareket edemezler.

24.12.2017 tarih ve 30280 sayılı Resmi Gazete de yayınlanan 696 sayılı KHK toplam 137 maddeden ve 45 sayfadan oluşuyor. Okumaya çalıştım ama bir şey anlamadım.

AKP li bazı yöneticilerin bile bu kararnameyi farklı yorumlar getirdiler. Birinin dediği diğerinin dediğini tutmuyor. Bu yorumları duyunca rahatladım. Anladım ki benim zekamda sorun yok.

11. Cumhurbaşkanı bile muğlak olduğunu söyledi. Anayasa profesörü bile farklı yorumladı. Bu durumda benim gibi vatandaşların anlamaması çok normal.

15 Temmuz 2016 darbe girişiminden beş altı gün sonra olağan üstü hal (OHAL) ilan edildi. O zaman söylediklerine göre en kısa zamanda normal düzene geçeceklerdi. Altı ay sonra OHAL kalkar dediler. Aradan on sekiz ay geçti kalkmadı. Daha ne kadar devam edeceğide belli değil.

Temmuz 2016 dan bu yana kaç tane Kanun Hükmünde Kararname (KHK) çıktı. Hangi konuları içeriyor onlara girmeyeceğim.

Günümüzün taze, dumanı üstünde tüten 696 nolu KHK hakkında düşüncelerimi yazmaya devam edeceğim.

Madde 121. ….“Resmi bir sıfat taşıyıp taşımadıklarına veya resmi bir görevi yerine getirip getirmediklerine bakmaksızın 15/7/2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe teşebbüsü ve terör eylemleri ile (BURAYA DİKKKAT) bunların devamı niteliğindeki eylemlerin bastırılması kapsamında hareket eden kişiler hakkında da birinci fıkra hükümleri uygulanır.”

Hani 15/16 Temmuz 2016 yı kapsıyordu. Bunların devamı niteliğindeki derken ne kastediliyor?

Ayrıca şehit ve aileleri ile ilgili yıllar önce çıkarılmış yasalar var. Günün koşullarına göre varsa eksiği giderilebilir. Bunlar da TBMM de tartışılarak yapılması gerekir. Daha da önemlisi OHAL ile hiç ilgisi olmayan yasalar, tartışılmadan KHK ile çıkarılmamalı.

Altıncı maddede bir banka ile ilgili değişiklikler var. Bu değişikliğin KHK ile ilgisi ne? Bu konu ile ilgili uzmanların çalışmaları ve TBMM nin onayı ile olması gerekmez mi?

Tam iki sayfadan oluşan 73. Maddenin bir cümlesi, “Şeker Kurumu bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte başkaca bir işleme gerek kalmaksızın kapatılmıştır.”

Bir kurumun kapatılmasının KHK ile ilgisi ne olabilir? Ben yaptım oldu değil, biz yaptık oldu denmesi lazım.

Herhangi bir mahallenin deprem nedeniyle başka bir yere taşınmasının, Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun, Kamu İhale Kanunu, Kamu Finansman ve Borç Yönetimi, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası, Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi, Posta Hizmetleri Kanunu, Milli Eğitim Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri hakkındaki ve benzeri kanunlar, KHK ile düzenlenmesi olacak şey değil. Bu ve benzer yasaların görüşülmesi, değiştirilmesi gerekiyorsa TBMM de olmalı.

Bu kararnamede at izi it izine karışmış desek yanılmayız her halde. Eğer yasalar KHK ile yapılabilecek ise bu kadar milletvekiline maaş vermeye ne gerek var.

İdama karşı biri olarak söylüyorum. Mühür sizde, sultan sizsiniz. Mecliste çoğunluğunuz da var. 5218 sayılı kanun ile 14.07.2004 tarihinde AKP hükümeti tarafından kaldırılan idam yasasını KHK ile tekrar yürürlüğe koyabilirsiniz. Niye yapmıyorsunuz? İdam isteriz diye bağırıp, çağıranlar.

AKP li Ayhan Oğan bir TV programında “biz yeni bir devlet kuruyoruz. Kurucusu da Tayyip Erdoğan” demişti. Bugün ise Halk Özel Harekatı (HÖH)adı altında birileri meydanlara çıkmaya başladı. Türkiye de yeniden bir darbe girişimi olursa Türkiyeyi savunacaklarmış. Başta bizi yönetenler ve hukukcular olmak üzere herkesi bir kez daha düşünmeye davet ediyorum.

Bir vatandaş olarak da soruyorum. 696 sayılı KHK nin gelecekte birilerini korumak için olabilr mi?

Bu yazdıklarımı okuyunca, 16 Nisan da yapılan referandumda HAYIR oyu verenler teröristdir dediğiniz gibi, KHK lere karşı olanları da sanki darbe yanlısıymış gibi gösteriyorsunuz. Gerçi aklı başında olan hiç kimse buna inanmaz ama yine de hatırlatayım. Terörist de değiliz, darbe yanlısı da.

Aşağıda yazdıklarım nedeniyle daha önce yazdığım gazeteden kovulmuştum. Hala daha aynı fikirde olduğum için o yazımdan bir paragrafı aynen alıyorum.

“Daha dün Atatürk ismini bile birçok yerden silmeye çalışan, 23 Nisan, 19 Mayıs, 30 Ağustos, 29 Ekim gibi milli günlerimiz de hastalanan, Türkiye Cumhuriyeti’ni kuranlara iki ayyaş diyen, Atatürk'ün EGEMENLİK KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDİR sözünü EGEMENLİK MİLLETİNDİR diyerek değiştirenlerin bugün yapılanlardan kuşkuluyum.”

On yedi ay sonra düşüncem değişmedi. Aynı düşüncedeyim. Geleceğimiz için ben diyenlerle değil, biz diyenlerle yola devam etmek zorundayız.

Söylemekten dilimde tüy bitti ama yine söyleyeceğim. Darbeler kim tarafından yapılırsa yapılsın onaylamıyorum. Dünde, bugünde darbelerin karşısındaydım, yarında olacağımı bilmenizi isterim.

İktidarı eleştirmem beni terörist de yapmaz, fetöcü yapmaz. Bununda bilinmesini isterim. Özellikle dün föte ile kol kola olanların benim gibilere çamur atmaları çamur atanları kurtarmaz. Bize de o çamurlar yapışmaz.

Olağan Üstü halde, Kanun Hükmünde Kararnameler ile değil, bu ülkenin tüm vatandaşları için geçerli olan yasalarla yönetilmek istiyorum. Bu da bir vatandaş olarak hakkım.

Bir Koyunun Hesabı

Maddi durumu çok iyi olan biri vefat etmiş. Çocukları babamıza melekler o gece ne sorar acaba diye merak etmişler.

Bir tanesi, bizim mahallede maddi durumu iyi olmayan biri var. Ona üç-beş verelim ilk gece babamın yanında yatsın. Öneri kabul edilmiş. Yoksul vatandaş da kabul etmiş.

Vatandaş hanımına biliyorsun bir koyunumuz var. Buna sen bir iki gün bak, ben bir yere gidiyorum demiş. O gece mezara o da yatmış.

Sorgu melekleri gelmişler. Ölü nasıl olsa bizim önce diriden başlayalı sorgulamaya derler ve vatandaşı sorgulamaya başlarlar. Bir koyunu nasıl aldın, nerede otlattın, otlatırken komşularına zarar verdin mi? Sorgulama sabaha kadar bitmez.

Vatandaş sabah olunca çıkar gelir. Ölünün çocukları merak içinde sorarlar. Ne sordular, babam cevap verebildi mi?

Önce beni sorguladılar. Bir koyunun suali sabaha kadar bitmedi. Babanız hapı yuttu…

Mustafa Gürleyen (02.01.2018)

Tarih:02 01 2018 12:23(2600) Facebook'ta Paylaş

3. Yorum: aslan 02 01 2018 22:51
"milat"; yine biryerlerden çiktin ortaya. 696 sayili khk'nin, sivillerin mudahalesine izin veren maddesini savunmak yakismaz bir hukuk(!) devletine. bu maddeye senin de tepki gostermen gerekirken savunman pek ahlak ve hukuk kurallarina uymuyor. yine de sen bilirsin, rte'yi korumak (!) için ölen niyaziler olmak istemez bu millet. ayrica, o gece en yakinindaki fetöcü görevliler isteselerdi rte'yi öldürebilirlerdi? hatta daha 2 gun once van'da kürsüye firlayan kisi çok rahatlikla bu cana kiyabilirdi?! ancak, boyle bir davranisin demokratik ve hukuk devletine yakismadigini her an soylemisimdir. hala bu iste bir yenigi oldugunu dusunmeden edemiyorum?!

2. Yorum: muammer ergan 02 01 2018 14:20
- yüreğine sağlık dostum.

1. Yorum: milat 02 01 2018 13:12
kemal kılıçdaroğluda aynı sizin gibi diyordu sayın yazar darbeye en çok ben karşıyım,darbe olursa ilk tankın üstüne ben çıkacağım diyordu lakin darbe gecesi atatürk hava alanında tanklara selam durup oteller almadığı için bakırköy bel.başkanının evine kaçtı orda duş alıp terliklerini giyip kahve içti buda yetmezmiş gibi tank nerdeydi üzerine çıkayım dedi. siz sayın yazar 15 temmuz gecesi nerde idiniz ve darbacilere karşı koydunuzmu yoksa sayın kılıçdaroğlu gibi evde türk kahvesi içip darbeyi tv denmi izlediniz


Yorumcuların dikkatine! Yasal Uyarı!

  1. Yorumlarınızı anlaşılır bir dille ve dilbilgisi kurallarına uygun olarak özenle yazınız. BÜYÜK HARF kullanmayınız. Tekrar okuyarak yanlışlarınızı düzeltiniz.
  2. Anlaşılmaz kısaltmalar yapmayınız.
  3. Lütfen yorumlarınızda terbiye dışı sözler kullanmayınız.
  4. Yazılan yorumların sorumluluğu yazarına aittir. Sonradan pişman olunacak hukuki sorunlarla karşılaşmamak için kişi veya kurumlara yöneltilmiş olan eleştirileriniz hakarete varmasın.
  5. Yorumlar denetlendikten sonra yayına verilecektir.
  6. Yazılarımızda yanlış ya da kusurlu bir konu bulunursa bunu lütfen bize bildiriniz.

Yukarıdaki Sözleşmeyi/Uyarıları kabul ediyorum.
'Evet' Yazın:
İsim:
E-mail: (isteğe bağlı)

| Beni Unut

Engelli ve yaşlı hizmetleri


İktidarın Tarım Politikaları Tarlaları Boş Bıraktı


İnancın gereği, temelleri, kriterleri


Kent Yönetiminde Kimler Olmalı


Sıladan Mektup Var-7


Hacıçayı ve Boyabat Barajı'ndan Sonbahar Manzaraları


Firmanıza Ücretsiz Mağaza Açıp Ürünlerinizi Satabilirsiniz


Boyabatlı İki Ermeni Balkan Savaşı'nda Esir Düşmüş


17 Kasım Dünya Akciğer Kanseri Farkındalık Günü


Bu diyanet işleri başkanına karşı Anadolu fetvası verilmesi lazım


Yalnız Kendi Başın mı Dertli Sanırsın


Yazarımız Avukat Prof. Dr. Nurullah Aydın'ı Kaybettik


2014 Yılı Sinop İlçeleri Belediye Başkanlığı Seçim Sonuçları


Sonuna kadar okuyun ve yazının başlığını siz atın!


Boyabat Gazetesi'ne ASİLDER'den Ziyaret


Şehit Sadık Aparangil'in Hanımı Fatma Aparangil Ağlattı


Dörtyol'da Sansarlar Kavga Etti


Kıbrıs, İskenderun ve Hatay Gezisi Fotoğrafları-4


Döndü Hanım


Boğazda Can Pazarı


Zamanım!


Ayşe Hanım Neden Önemlidir?


Teşrik tekbiri başladı


Pirinçle meşhur olduk! Sıra domateste...


Geçim öncelikli eylem planı


Bellaforonte'nin Kenti TLOS


Sallım Çorba


Anlayamadıklarım


KÜNYE




Yazı ve Haberleriniz İçin:
boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com
haber@boyabatgazetesi.com
adreslerine E-posta gönderebilirsiniz




Aralık ayı ziyaretci sayısı:392928 DtGaNi

* ANASAYFA *