E-posta: boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com

Şeker Fabrikaları Satılmazsa

Gelişmekte olan şirin ilçelerden birine yeni bir otel yapılır. Otelin yapılmasına ilçe esnafı çok sevinir. İlçelerine gelip gidenlerin çoğalacağını, çok iş yapacaklarını düşünürler. Fakat ne bakkalın, ne manavın, ne de kasabın dükkanlarına fazla mal alabilecek sermayeleri yoktur.

Bakkal, manav, kasap otel sahibinden borç para alarak dükkanlarına gerekli malzemeyi alırlar. Gelecek müşteriye cevap verecek şekilde malzemeleri tamamdır.

Gel zaman, git zaman beklerler. Otele müşteri gelmez. Esnaf iş yapamaz. Otel sahibide elindeki parayı esnafa borç olarak verdiği için çalışanların maaşını ödeyecek durumda değildir.

Tam bu sıkıntılı günlerde otele dört kişilik bir aile gelir. Tatillerinin on gününü ilçelerinde geçireceklerini ve otelde kalacaklarını söylerler. On günlük otel parasını da peşin verirler.

Otel sahibi çalışanlarına bu para ile maaşlarını öder. Çalışanlar da esnaftan borç ile alış, veriş yaptıkları için borçlarının öderler. Esnafta dükkanına malzeme almak için otel sahibinden aldığı borçlarını öderler.

İki gün sonra otelde on gün kalacağız diye para ödeyen ailenin reisi çok acil işlerinin çıktığını, tatillerini yarıda kesip dönmek zorunda olduklarını anlatır. Sekiz günlük paralarını geri ister. Sekiz günlük parasını alarak otelden ayrılırlar.

Ne otel sahibinin kasasında ne de esnafın elinde para kalmamıştır. Fakat otele ilk gelen müşterinin parası ile borçlar ödenir. Kimsenin kimseye borcu da kalmamıştır.

Gelelim gerçek hikayemize. Cumhuriyet döneminin eserlerini bir bir satan bu iktidar, şeker fabrikalarını da satmak için hazırlanıyor. Türkiye genelinde satılacak olan on dört şeker fabrikasının hangisi iki binli yıllarda yapılmış?

Türkiye’nin ilk şeker fabrikası Uşak Şeker Fabrikasıdır. Uşak’ta Şeker Fabrikası kurma çalışmaları sürerken, Alpullu Şeker Fabrikası 26 Kasım 1926 tarihinde ilk Türk şekerini üretmiştir.

20 Aralık 1930’da Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyetin ilk fabrikası kabul edilen Alpullu Şeker Fabrikası’nı ziyaretinin ardından şeker sanayi hakkındaki düşüncelerini anı defterine şöyle not etmiştir.

“Alpullu Şeker Fabrikası’nı gezdim. Gördüğüm vaziyetten çok memnun kaldım. Müessesenin daha tevsii (genişletme, yayma) etmesini ve şimdiye kadar olduğundan fazla muvaffak olmasını dilerim. Memleketimizin her müsait mıntıkasında şeker fabrikalarının çoğalması ve bu suretle memleketin şeker ihtiyacının temini mühim hedeflerimiz arasında tanınmalıdır.”

Burada şeker fabrikalarının tarihçesini anlatacak değilim. Şeker fabrikalarının çoğunluğunun Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yıllarında kurulduğunu biliyoruz.

Türk halkının geleceği için bu şeker fabrikalarını genişletmemiz, yaymamız gerekirken niye satıyoruz?

Komşumuz Bulgaristan’dan saman alıyoruz. Bırakın gıdayı saman alıyoruz saman. Çok uzağa gitmeye gerek yok. Daha dün düşmanımız değil miydi? Bulgaristan da ki soydaşlarımıza neler yaptılar?

Türklerin nüfusundaki artışını bir tehlike olarak gören 1984 de ki rejim bunun önüne geçmek için insanlık dışı bir politika izlemeye başlamadı mı?

Bırakın almış olduğumuz samanın hayvanlarımıza vereceği zararı. O samanı ellemek zorunda kalan besicilerimizi sağlık açısından zor durumda kalmayacaklarını garanti edebilirmiyiz? Biz de bir atasözü, ayıdan post, düşmandan dost olmaz der.

Sağlık açısından fazla evhamlı olabilirim. Bir de işin ekonomik boyutu var. Başta anlattığım hikâyeyi düşünün.

Şeker fabrikalarımız satılmazsa, satılsa bile burada şekerden başka üretim yapılamaz, şeker fabrikalarının arazisi başka amaçla kullanılamaz dense kayıp olmaz diye düşünüyorum.

Şeker fabrikaları çalıştığı sürece güvenilir şekerle besleniriz sağlığımız bozulmaz. Pancarı eken, nakliyesini yapan, fabrikada çalışan, çiftçisinden işçisine kadar herkesin değişik ihtiyaçlarını karşılayanlar işsiz kalmaz.

Pancar küspesi hayvan yemi olarak kullanılacağı için hem hayvancılığımız gelişir. Hemde paramız saman ve yem parası olarak yurt dışına gitmez.

Milli ve yerlilik samanı bile ithal ederek olmaz. Cumhuriyet dönemi eserlerine sahip çıkarak olur. Bu eserleri daha da genişleterek olur.

Şeker fabrikaları satılmazsa daha çok iyi şeyler olur. Satılırsa birkaç zengin dolaylı yollardan, fabrika arazileri başka amaçla kullanılarak zengin olur.

Ben hiçbir şeker fabrikasının satılmasından yana değilim. Ya sen?

***

*Milli tutumu ve üretimi artırmak, yatırımı geliştirmek, yatırımları verimli şekilde kullanmak devletin hedefidir.

*Yerli malı Türk’ün malı, her Türk onu kullanmalı.

*Yabancıya giden para, bir daha geri dönmez.

Mustafa Gürleyen (27.02.2018)

Tarih:28 02 2018 21:56(2069) Facebook'ta Paylaş

1. Yorum: 11 köy 04 03 2018 11:35
satmak kolay babanızın fabrikası sanki milleti glikoza ve hastalıklarla başbaşa bırakacaklar bu millete her şey layık tepki bike yok kimseden.


Yorumcuların dikkatine! Yasal Uyarı!

  1. Yorumlarınızı anlaşılır bir dille ve dilbilgisi kurallarına uygun olarak özenle yazınız. BÜYÜK HARF kullanmayınız. Tekrar okuyarak yanlışlarınızı düzeltiniz.
  2. Anlaşılmaz kısaltmalar yapmayınız.
  3. Lütfen yorumlarınızda terbiye dışı sözler kullanmayınız.
  4. Yazılan yorumların sorumluluğu yazarına aittir. Sonradan pişman olunacak hukuki sorunlarla karşılaşmamak için kişi veya kurumlara yöneltilmiş olan eleştirileriniz hakarete varmasın.
  5. Yorumlar denetlendikten sonra yayına verilecektir.
  6. Yazılarımızda yanlış ya da kusurlu bir konu bulunursa bunu lütfen bize bildiriniz.

Yukarıdaki Sözleşmeyi/Uyarıları kabul ediyorum.
'Evet' Yazın:
İsim:
E-mail: (isteğe bağlı)

| Beni Unut

Osman Çakır’dan Mevlid Kandili mesajı


Sıladan Mektup Var-3


17 Kasım Dünya Akciğer Kanseri Farkındalık Günü


Bu diyanet işleri başkanına karşı Anadolu fetvası verilmesi lazım


Yalnız Kendi Başın mı Dertli Sanırsın


10 Kasım’a Kadar Değil…. Son Kasım’a Kadar….


Sehven Bile Olsa Oy Yok


Siyaset Kazanı Yerel Seçim - Kasım 2018


Şahin Pasta ve Simit Sarayı'ndan Enflasyonla Mücadele


Yazarımız Avukat Prof. Dr. Nurullah Aydın'ı Kaybettik


Boyabat Barajı ve Çevresinden Fotoğraflar


2014 Yılı Sinop İlçeleri Belediye Başkanlığı Seçim Sonuçları


Sonuna kadar okuyun ve yazının başlığını siz atın!


Boyabat Gazetesi'ne ASİLDER'den Ziyaret


Şehit Sadık Aparangil'in Hanımı Fatma Aparangil Ağlattı


Dörtyol'da Sansarlar Kavga Etti


Kıbrıs, İskenderun ve Hatay Gezisi Fotoğrafları-4


Döndü Hanım


İbretle Okuyunuz!


Boğazda Can Pazarı


Zamanım!


Ayşe Hanım Neden Önemlidir?


Teşrik tekbiri başladı


Pirinçle meşhur olduk! Sıra domateste...


Geçim öncelikli eylem planı


Bellaforonte'nin Kenti TLOS


Sallım Çorba


Anlayamadıklarım


KÜNYE




Yazı ve Haberleriniz İçin:
boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com
haber@boyabatgazetesi.com
adreslerine E-posta gönderebilirsiniz




Kasım ayı ziyaretci sayısı:570498 DtGaNi

* ANASAYFA *