E-posta: boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com

Atatürk, İnönü ve Camiler

Bundan dört yıl önce bir yakınımızın cenazesi için bir kış günü İstanbul’dan köye gitmek zorunda kaldık. Hava çok soğuk ve karlıydı. Köyümüze üç kilometre kala araçlar yolda kaldı. Her iki otobüsün yolcuları ve özel araçları ile gelenler köye yaya çıkmak zorunda kaldılar.

Köye çıktığımız zaman da köyümüzün camisini amaç dışı kullanmak zorunda kaldık. Bayanlar köy odasında, erkeklerde camide ki sobanın çevresini sarıp ısınmaya çalıştık. Hava çok soğuk, her yer kar kaplıydı.

Yazıma bu şekilde giriş yapmamın nedeni şu. Yalan yanlış ifadelerle Atatürk ve silah arkadaşlarına camileri amaç dışı, hatta kötü amaçlar için kullandığı anlatılmakta.

Atatürk, 1922 yılında bakanlar kurulu ilk toplantısında Yunan çekilirken birkaç bin camiyi yıktığını söylemiş ve bu camileri yenilemek görevimizdir demiştir.

01 Mart 1923 de mecliste yapmış olduğu konuşmada bir yıl içinde 126 cami ve mescidin onarıldığını belirtmiştir.

1924-1935 yılları arasında da tamir bedeli bin TL den fazla olan toplam 31 cami için 293.608 TL harcanmıştır. (Kaynak: S.Meydan El-Cevap S. 247)

Kuşlardan özür diliyorum. Bu kuş beyinliler, daha doğrusu beyinsizler bu davranışları ile ne yapmak istiyorlar. Kime hizmet ediyorlar anlamak mümkün değil.

Camilerin ahır olarak kullanıldığını söylüyorlar. Bunu söyleyen birinden resim veya belgen var mı, varsa bana da gönderebilir misin dedim. Yatakhane olarak kullanılan bir caminin resmini gönderdi. Resim ikinci dünya savaşı günlerine ait.

Bilgi edinme yasasına göre istediğiniz bilgiyi gerekli yerden alabilirsiniz. AKP Kırklareli 5. Olağan kongresinde dönemin başbakanı Sayın Ahmet Davutoğlu İnönü döneminde camiler ahır olarak kullanılmıştır dedi. Sorun bakalım nerede, hangi cami bu şekilde kullanılmış. Cevap alabilecek misiniz? Alamazsınız. Yalana ne cevap verecekler?

Eğer Atatürk ve silah arkadaşları Anadolu’dan İngiliz’i, Fransız’ı, İtalyan’ı, Yunan’ı çıkarmasaydı bugün hangi camimiz ne halde olurdu?

Atatürk ve camiler hakkında, İnönü hakkında yalnız din tüccarlarının, elinde kuran dilinde yalan olanların dediklerine değil tarih sayfalarını da iyi bakın.

Yalnız din tacirlerine inananlar, lise öğretmenimin sayfasından aldığım, Sayın Mehmet Kurthan’ın aşağıdaki yazısını dikkatlice sonuna kadar okumalarını istiyorum. Tabi ki gerçekleri öğrenmek istiyorlarsa.

***

Evet. İNÖNÜ CAMİLERİ KAPATTI.

Evet; İNÖNÜ CAMİLERİN ÖNÜNE JANDARMA DİKTİ.

Evet; İNÖNÜ HALKIN CAMİLERE GİRİŞİNİ YASAKLADI.

Evet; NİĞDE ve ULUKIŞLA’da oldu bunlar.

Ama neden yaptı? Niçin oldu? Sebep neydi?

Bu işin arkasındaki gizem neydi? sorusunu kimse sormadı.

Meydanı boş bulan Atatürk ve Cumhuriyet düşmanları 70 yıldır bu propagandayı yaptı. Maalesef gerçeği bilemeyen ve doğru bilgiye ulaşma imkânı olmayan halkımızın büyük bir bölümü bu yalanlara inandı.

Yalanın siyasi rant sağladığını gören iktidar mensupları dozunu her geçen gün artırarak yalanlarına devam ediyor.

Daha birkaç gün önce diyanetçi bir öğretim görevlisi Tv ekranlarından “ATATÜRK DÖNEMİNDE GENELEV YAPILAN CAMİLER VARDI.” diyebildi.

Onların, yalanlarını günde 40 kere tekrarlayabilecekleri onlarca Tv kanalı var.

Bizim sosyal medyadan başka gerçeği anlatacağımız hiçbir kanalımız yok.

Evet, İNÖNÜ bazı tarihi camileri kapatmış, başına da jandarmalar dikmişti.

Bu camilere kimseyi yaklaştırmıyordu.

Hükümet hakkında aleyhte propaganda alıp yürüyor. Buna rağmen kimseye de bir açıklama yapılmıyordu.

Peki neydi bu olayın ardındaki sır:

***

Atatürk ölmüş… İkinci dünya savaşı başlamış, İnönü cumhurbaşkanı seçilmişti.

Hitler'in Orduları Avrupa ülkelerini birer birer ezip geçiyordu.

Alman tankları Fransızların asla geçilemez dedikleri Maginot hattını bile geçmişti.

Daha 1941 yılında 13 ülke teslim bayrağını çekmiş, Alman Orduları Türkiye sınırına dayanmıştı.

Türkiye de boş durmuyordu.

Alman tanklarına karşı Trakya’nın altına binlerce KORUGAN yapılmıştı.

Bununla yetinilmemiş, Alman Ordularının İstanbul’a girişini önlemek için Çatalca –Büyükçekmece hattına Maginot hattının bir benzeri ÇAKMAK HATTI inşa edilmişti.

Alman tanklarına karşı önlem alınmıştı. Peki ya Alman uçakları?

Alman uçakları İstanbul’u bombalarsa?

Tarihimizin maddi manevi en değerli hazineleri, kutsal emanetler ne olacaktı?

Bir Alman taarruzuna karşı kutsal emanetlerin Alman uçaklarının menzili dışında bir yere taşınmasına karar verildi.

İnönü, her şeyin gizlilik içinde yapılmasını, Almanların kutsal mekanlara dokunmayacağının da hesaba katılmasını istedi.

Düşünüldü taşınıldı. İstanbul saray ve müzelerindeki tüm değerli eşyaların Anadolu’nun ortasında Niğde ve Ulukışla’da dini mabetlere saklanmasına karar verildi.

Özel tren hazırlandı.

İçi çinko, özel bölmeli sandıklar yaptırıldı.

Topkapı Sarayı, Dolmabahçe Sarayı ve İstanbul Arkeoloji Müzesi’ndeki kutsal emanetler, Hazreti Muhammed’in hırkası, mührü, kılıcı, oku, yayı, Kabe’nin anahtarı, Hazreti Osman’ın kanlı Kuran-ı Kerim’i, padişahların tahtları, eşyaları, hazine, silah, tablo, porselen, paha biçilmez el yazması eserler, büyük bir gizlilikle ve titizlikle sandıklara yerleştirildi.

1942 yılı. Alman Ordularının Trakya sınırımıza dayandığı o günlerde… Bir gece 391 sandık… 48 vagona yerleştirildi. Tren paha biçilmez değerdeki yüküyle. Büyük bir gizlilik içinde ve koruma altında Anadolu’nun ortalarına doğru hareket etti.

Kutsal emanetler ve paha biçilmez değerdeki mücevher ve el yazması eserler Niğde’de Ak Medrese ve Sarı han ile Ulukışla’da bir camiye yerleştirilir.

Her şey gizlilik içinde yapılmak zorundadır. Yerel yöneticilere bile bilgi verilmez. Camilerin etrafına özel askeri birlikler konuşlandırılır… Bu ibadet yerlerine kimse yaklaştırılmaz.

1943 yılında İnönü, Churchill ile görüşmek üzere Adana’ya giderken treni Ulukışla’da durdurur. Kutsal emanetlerin saklandığı 3 binayı teftiş eder. Kendisi bile içeri girmez, Birliğin komutanından bilgi alır. Ayrılırken de “-Bize emanet, size emanet. Gözüm arkada kalmasın” der.

***

Dört sene geçer, savaş biter. Dünyaya sükûnet hâkim olur.

Kutsal emanetler 1947 yılında tekrar getirilir. Saray ve müzelerindeki yerlerine konur.

Yıllar geçse de ne İnönü ne CHP bu konudan söz etmez. Kendilerine bir paye çıkarmaz.

Bunu fırsat bilen cumhuriyet düşmanları 70 yıldan beri “-İnönü camileri kapattı.” yalanını yayarlar. Hatta daha da azar, kapatılan camilerin çevresindeki koruma askerlerinin atlarını bahane edip “-İnönü camileri ahır yaptı.” yalanını işlerler de işlerler.

Mustafa Gürleyen (09.03.2018)

Tarih:10 03 2018 21:34(2569) Facebook'ta Paylaş

5. Yorum: vatandaş 22 04 2018 19:47
sayın yazar konu yaptığınız eylemler ulu önderimiz atatürk zamanında değil sayın inönü yönetiminde yapılmış eylemler olduğunu biliyor ve söylüyorlar. siz yine sizin gibilerin her zanan yaptığınız gibi önderimizin arkasına sığınmışsınız. ses getirsin diye.

4. Yorum: aslan 12 03 2018 15:00
mevcut yonetimden cesaret aldigini sanarak icat çikarip durma ali erol! kastamonu'da yeteri kadar ibadethane var ve belki de nüfusa göre cami enflasyonunun en yüksek oldugu kentlerimizden biri burasi. yalan haber yaymaya da çalismayin lütfen ve haber kirliligi yaratmayin...

3. Yorum: ali erol 11 03 2018 20:47
kastamonu'ya boyabat'dan saat başı dolmuş gidiyor. yerinde inceleme yapabilirsiniz. kapatılan ve satılan cami sayısı da bir hayli fazla.
yüzlerce yıllık el yazması eserlerin arap alfabesi ile yazıldığı gerekçesiyle yakılmasına ve eski yazı diyerek gümüş çerçeveli padişah fermanları da bu furyada nasibini almıştır.

2. Yorum: aslan 11 03 2018 13:37
ali erol,,, "körler, sagirlar; birbirini agirlar" atasözümüzdeki gibi, birilerinin yalanlarini digerlerine dinleterek kaynak yaratmaya çalisiyorsunuz! bu yaptiginiza fransizcada "téléphonie arabe" denir ve bir grubun ilk kisisinin yanindakine soyledigi kulaktan kulaga sonuncu kisiye ulastiginda ilk agizdan çikanla hiç ilgisiz bir sey duyarsiniz. bu bir oyundur, ancak nurcularin ortaya attiklari saçmaliklarla bilgi kirliligi yaratmak ulkemize zarar vermektedir. nurculugun bir koluna mensup fethullah'in da saçma vaazlariyla ulkede milyonlarca kisiyi zehirledigini ve sonunda neler yapmaya kalkistigini hepimiz gorduk? said-i kürdi nur risaleleri adi altindaki saçmaliklariyla cumhuriyetimizin altina dinamit dösemeye çalismisti? nurculugu öven bakiler'in yalanlarini yaymaya çalismayin lütfen!

1. Yorum: ali erol 10 03 2018 22:28
boyabat kastamonu biri birine yakın yerleşimler. 30 lu yıllarda kastamonu da olup bitenleri yavuz bülent bakiler çok iyi biliyor. özellikle yılanlı camii satılığa çıkarılınca, bakiler'in kayınpederi yılanlı camiiyi satın alıyor. ya nasrullah meydanında olup bitenlere ne denilecek. at arabaları nasrullah meydanında ne yapıyordu? ülkemiz bu günkü duruma kolay gelmedi.


Yorumcuların dikkatine! Yasal Uyarı!

  1. Yorumlarınızı anlaşılır bir dille ve dilbilgisi kurallarına uygun olarak özenle yazınız. BÜYÜK HARF kullanmayınız. Tekrar okuyarak yanlışlarınızı düzeltiniz.
  2. Anlaşılmaz kısaltmalar yapmayınız.
  3. Lütfen yorumlarınızda terbiye dışı sözler kullanmayınız.
  4. Yazılan yorumların sorumluluğu yazarına aittir. Sonradan pişman olunacak hukuki sorunlarla karşılaşmamak için kişi veya kurumlara yöneltilmiş olan eleştirileriniz hakarete varmasın.
  5. Yorumlar denetlendikten sonra yayına verilecektir.
  6. Yazılarımızda yanlış ya da kusurlu bir konu bulunursa bunu lütfen bize bildiriniz.

Yukarıdaki Sözleşmeyi/Uyarıları kabul ediyorum.
'Evet' Yazın:
İsim:
E-mail: (isteğe bağlı)

| Beni Unut

Ağaç, Göktepe ve Kaz Dağları Suriye’den Saraçhane ye 15 Temmuz Destan mı, Kara Gün mü? Topal ördek mi? Hayır Eğitim ve 23 Haziran Seçimi İktidara Sarı Kart Gösterme Zamanı Emekli İkramiyesi Kimden? Bandırma Vapuru Samsun ve 100. Yıl Halk Önderi Atatürk Sayesinde-2 Halk Önderi Atatürk Sayesinde Yeter Artık Kanmayalım Oy Verdik Tatlı Dile… Kılıçdaroğlu, Kaftancıoğlu, İmamoğlu ve Atı Alan Üsküdar’ı Geçemedi Beka Sorunu Değil Eğitim Sorunu Var Beka Sorunu Var Yalanı Başka Bir Yalan Da Harf Devrimi Bu da Kuyruklu Yalan Seçim Yalanlarına İnananlara Afiyet Olsu Sizin Oyunuza İhtiyacımız Yok Kılçak Alçak Zillet Eyyy Süleyman Demirel… Tek Millet O da Türk Milleti Kent Yönetiminde Kimler Olmalı Anıtkabir Defteri ve Yazılamayanlar Sehven Bile Olsa Oy Yok Atatürk ve Azimli Torunları Çoban ve Dindarlık Dolardan Bana Ne 15 Temmuz Öncesi Sonrası Atatürk ile Uğraşan Densizler 15 Temmuz Darbesinin İkinci Yılında Sonu Yeni Yönetim Şekli Hayırlı Olsun Metal Yorgunluğu ve Seçim Yalanları Bir Kişi İçin Değil Vatan İçin Ölürüm Referandumdan Erken Seçime Giderken Doktor da Hastaymış Darbenin Kötü Kokuları Devam Ediyor Siz Kimin Torunlarısınız? AKP-MHP El Ele Haydi Size Güle Güle Atatürk, İnönü ve Camiler Şeker Fabrikaları Satılmazsa Çöpü Görüp Merteği Görmeyenler Türkiye Ligde Değil Küme Düşmüş Emeklinin Söylediği Türkü KHK İle Değil Yasalar ile Yönetilmek Hak Anılarım ve Dernekler 17/25 Aralık’tan sonra MAN dan Hab 17-25 Aralık da Sen Ne Yaptın? Tümü

Kurban Bayramı izlenimleri


Kurban Bayram'ı Karikatürleri


Boyabat Belediyesi Borç Batağında mı?


Ağaç, Göktepe ve Kaz Dağları


Kaz Dağları’na Sahip Çık!


Siz Var Ya, Siz


Fit/CLUB’tan geleneksel Bayram Kampanyası


Boyabat İlçe Emniyet'i vatandaşları uyardı 2014


Kıbrıs, İskenderun ve Antakya Gezisi Fotoğrafları-1


Dua


Ben bu davanın…


Boyabat Gazetesi 14. Yaşında


26 Haziran Dünya Uyuşturucu Kullanımı Ve Kaçakçılığı Mücadele


Kıta sahanlığının da Yunanistan’a bırakılması da mı yalan iftira?


Edep


Boyabat'tan, Yiğren'e Fotoğraflar-1


Sıladan Mektup Var -34


2019 Boyabat Yerel Seçim Sonuçları (31 Mart 2019)


Çanakkale’ye sesleniş!


94 Ruhu çağırmakla gelmez!


Ceren Damar'ı Öldüren Adamı Tanıyorum..


Yazarımız Avukat Prof. Dr. Nurullah Aydın'ı Kaybettik


Dörtyol'da Sansarlar Kavga Etti


Boğazda Can Pazarı


Teşrik tekbiri başladı


Pirinçle meşhur olduk! Sıra domateste...


Bellaforonte'nin Kenti TLOS


Sallım Çorba


Anlayamadıklarım


KÜNYE




Yazı ve Haberleriniz İçin:
boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com
haber@boyabatgazetesi.com
adreslerine E-posta gönderebilirsiniz





Agustos ayı ziyaretci sayısı:387575 DtGaNi

* ANASAYFA *