E-posta: boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com

Sağlıklı Güçlü Toplum

Av. Nurullah AYDIN

4 Haziran 2018-ANKARA

Türkiye’de insanlar, cinnet halindedir. Paranoid şizofren ve epilepsi olanlar etkili ve yetkili. Medya; cinayet, tecavüz, hırsızlık adam kayırma kollama savunma veya nefret suçlarının değişik örnekleri ile dolu. Hemen herkes; televizyon ekranlarında ya da gazete sayfalarında yer alan olayları izledikçe, vay be, ya öyle mi, hayret sözcüklerini söylüyor.

Güvensizlik her yeri sarmalamış durumdadır. Tıp dilinde paranoid şizofreni denilen hastalık toplumun hemen her kesiminde tipik örneklerini gösteriyor.

Öylesine ki öncelikle bazı gazeteciler, bazı siyasetçiler, bazı akademisyenler hastalıklı kimlik ve kişiliklerini ekranlarda, gazetelerde yansıtınca, toplumun farklı kesimlerinde benzer kişilik bozuklukları ortaya çıkıyor. İmaj yansıması, dengesiz, tutarsızlık mesajın algılanmasını doğuruyor.

Toplumun yüzyıllar boyunca kazandığı hemen tüm değerleri tartışmaya açılıyor. Kültürel bütün ortak değerler alt üst edilmiş durumdadır.

Kutsal din duyguları, çıkar için olabildiğince tersyüz edilmiş, durumda.

Demokrasi adına özgürlük adına insanlar, vatandaşını katletme alışkanlığı edinmişlerdir.

Terör, terörist; eli silahlı olandan daha çok eli kalem tutan, ağzı laf yapan garip tiplerle özdeşleşir hale gelmiş durumda. Teröristlerle mücadele etmesi gerekenler, teröristlerle gizli görüşme içinde.

Toplumda iyimserliği, sevgiyi, kardeşliği, birlik ve beraberliği sağlamakla yükümlü olanlar, ben ve bana karşı ikilemi ile insanların ayrışmasına neden oluyorlar. Ben ve öteki algısı toplumu sarıyor.

Adalet kişiye göre işliyor algısı dalgalar halinde toplumda yer etmeye başlamıştır. Yandaş olan ne yaparsa yapsın koruma kalkanına sahipken, karşıt olan her ne gerekçe olursa olsun etkisizleştirilmekte, itibarsızlaştırılmaktadır.

Hukuk, hukuk kuralı; benden yana bana karşıt ikilemesine göre işlemektedir.

Yetki gücün, güç baskının, baskı ayrışmanın, ayrışma çatışmanın itici aracı haline gelmiştir.

Bazı siyasetçi, bazı medya mensubu ve bazı akademisyenlerdeki bu değişim ve dönüşüm, kimlik ve kişilik sapması olarak ortaya çıkmaktadır. İnsanlık tarihi bu tiplerin örnekleriyle doldur.

Peki bu kimlik ve kişilik bozulmasını tıp bilimi nasıl tanımlıyor?

Şizofreni, kişide, sanrılar (hezeyanlar) ve varsanılarla (halüsinasyonlar) karakterize olarak görülen, düşünce ve duygulanım bozukluğu ile ortaya çıkan bir hastalık olarak tanımlanabilir.

Paranoid şizofrenler, zamanlarının çoğunu hayal kurarak, kendi kendilerine anlamsız şeyler söyleyerek geçirirler. Çevreleri tarafından anlamlandırılamayan garip davranışları vardır. Bu kişiler, kendilerine iltifat edilmesini bile olumsuz yorumlarlar. Kendilerine yardım edilme çabalarını, kendilerinin yetersiz algılanması olarak algılarlar ve bu nedenle geri çevirirler.

Paranoid şizofrenlerin sanrı olarak tanımlanabilecek bazı düşünceleri vardır. Çeşitli sesler duyduklarını iddia edebilirler ve görüntülerden bahsedebilirler.

Şizofreni ve epilepsi hastalıkları arasında çift yönlü ilişki bulunduğu belirlenmiş. Epilepsia dergisinde yayımlanan bir araştırma, şizofreni hastalarının epilepsiye yakalanma olasılığının normal insanlara göre 6 kat, epilepsi hastalarında şizofreni görülme olasılığının ise bu hastalığı taşımayanlara kıyasla 8 kat daha fazla olduğunu ortaya koymuş.

Tayvan'da yaklaşık 16 bin şizofreni ve epilepsi hastasının katılımıyla yapılan araştırmada, şizofreni hastası bin kişiden 6,99'unda epilepsi görüldüğü saptandı. Şizofreni hastası olmayan grupta bu rakamın 1,19'da kaldığı görülmüş.

Yine; epilepsi hastası olan bin kişiden 3,53'ünde şizofreniye rastlanırken, epilepsi hastası olmayanlarda görülen şizofreni vakası sayısı binde 0,46'da kalmış.

Uzmanlar, araştırmanın, iki hastalık arasında “güçlü bir çift yönlü ilişki” bulunduğuna işaret ettiğini belirtiyorlar. Söz konusu ilişkinin, iki hastalığın ortaya çıkışında da “ortak nedenler” olarak nitelendirilen genetik yatkınlık ve çevresel faktörlerden kaynaklanıyor olabileceği kaydediliyor.

Türkiye’de ‘de sonuçlar nasıl?

Çevremizde bu tiplere dikkat edelim bugünkü kuşak ve gelecek kuşakları sağlıklı kılmak istiyorsak kimlik ve kişilik bozulmasına uğrayan tiplerden uzak tutalım.

Günün Sözü: Sağlıklı güçlü toplum, sağlıklı yöneticilerle sağlıklı aydınlarla oluşur.

Tarih:04 06 2018 15:21(882) Facebook'ta Paylaş


Yorumcuların dikkatine! Yasal Uyarı!

  1. Yorumlarınızı anlaşılır bir dille ve dilbilgisi kurallarına uygun olarak özenle yazınız. BÜYÜK HARF kullanmayınız. Tekrar okuyarak yanlışlarınızı düzeltiniz.
  2. Anlaşılmaz kısaltmalar yapmayınız.
  3. Lütfen yorumlarınızda terbiye dışı sözler kullanmayınız.
  4. Yazılan yorumların sorumluluğu yazarına aittir. Sonradan pişman olunacak hukuki sorunlarla karşılaşmamak için kişi veya kurumlara yöneltilmiş olan eleştirileriniz hakarete varmasın.
  5. Yorumlar denetlendikten sonra yayına verilecektir.
  6. Yazılarımızda yanlış ya da kusurlu bir konu bulunursa bunu lütfen bize bildiriniz.

Yukarıdaki Sözleşmeyi/Uyarıları kabul ediyorum.
'Evet' Yazın:
İsim:
E-mail: (isteğe bağlı)

| Beni Unut

Yazarımız Avukat Prof. Dr. Nurullah Aydı İktidar Savaşı ve Propoganda Siyasal/Ekonomik Şekillendirme ABD-NATO ve TÜRKİYE Soytarıların Muhbir Çeteleri Eğitim-Öğretim Hedef Türkiye Ama Neden? Hak, Hukuk, Vicdan Arapçı Yobazlar, Mürteciler ve İslamcıla Kurban, Dinler, Müslümanlar Mesele Dolar Artışı Değil Arkadaş - Öz E Hayal Kırıklığı Yaşayanlar, Yaşatanlar Medya Silahı ile Yönlendirmek Kişilikler ve Yaşam Anlayışları Hitler Seçimle İktidara Geldi Ya Sonra.. Biatçılık, Despotizm, Hukuk ve Demokrasi Türk Kara Kuvvetleri Kuruluş Kutlama Mes İdeolojiler, Dinler, Milli Varlık ve Değ Yönetim, Algı ve Stratejik Akıl Ramazan/Şükran/Şeker Bayramı Kutlama Mes Konu Ekonomide Fırtına Ama.. Sağlıklı Güçlü Toplum Vatandaş ve Milletvekilleri Ayrıcalığı ABD-Türkiye Antlaşmaları Sinsi Gizli Emir Erleri, Yandaşlar Sözler ve Yazılar Üzülmek ve Özeleştiri Suçlayanlar ve Suçlananlar 23 Nisan Milli Egemenlik ve Çocuk Bayram Sosyal Alanlar, Muhbirler Tetikçi İspiyoncular Düşünmeye Fırsat Verilmeyenler Hukukta Keyfiliğe Yer Yoktur Değerler, Kimlik ve Kişilikler Parçalanı Milli ve Yerli, Beka, Diriliş ve Çıkış Bilim; Bir Eseri Yok Ama Profesör Türk Milleti ve Ortak Doku Çaresizlik ve Acizliklik mi? Güvensizlik ve Ayrışma Rejim Değişirken Devlet Ciddiyeti İçte ve Dışta Sarsılırk Devlet-Toplum-İnsan ve Hukuk 2018 Yılı Kutlama Mesajı Anyasal Düzende-Hukuk Devletinde Erozyon Kimliğini Gizleyen Sinsi Hainler İslamcılarda Panik Övülenler, Eleştirenler, Suçlananlar Kim Tümü

Geleneksel öğretmenler günü kampanyamız başlıyor


Boyabatlı İki Ermeni Balkan Savaşı'nda Esir Düşmüş


Osman Çakır’dan Mevlid Kandili mesajı


Sıladan Mektup Var-3


17 Kasım Dünya Akciğer Kanseri Farkındalık Günü


Bu diyanet işleri başkanına karşı Anadolu fetvası verilmesi lazım


Yalnız Kendi Başın mı Dertli Sanırsın


10 Kasım’a Kadar Değil…. Son Kasım’a Kadar….


Sehven Bile Olsa Oy Yok


Yazarımız Avukat Prof. Dr. Nurullah Aydın'ı Kaybettik


Boyabat Barajı ve Çevresinden Fotoğraflar


2014 Yılı Sinop İlçeleri Belediye Başkanlığı Seçim Sonuçları


Sonuna kadar okuyun ve yazının başlığını siz atın!


Boyabat Gazetesi'ne ASİLDER'den Ziyaret


Şehit Sadık Aparangil'in Hanımı Fatma Aparangil Ağlattı


Dörtyol'da Sansarlar Kavga Etti


Kıbrıs, İskenderun ve Hatay Gezisi Fotoğrafları-4


Döndü Hanım


İbretle Okuyunuz!


Boğazda Can Pazarı


Zamanım!


Ayşe Hanım Neden Önemlidir?


Teşrik tekbiri başladı


Pirinçle meşhur olduk! Sıra domateste...


Geçim öncelikli eylem planı


Bellaforonte'nin Kenti TLOS


Sallım Çorba


Anlayamadıklarım


KÜNYE




Yazı ve Haberleriniz İçin:
boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com
haber@boyabatgazetesi.com
adreslerine E-posta gönderebilirsiniz




Kasım ayı ziyaretci sayısı:643045 DtGaNi

* ANASAYFA *