E-posta: boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com

Halk Önderi Atatürk Sayesinde-2

Bir önceki yazımda Atatürk’e söylenenlere ve Atatürk’ün söylediklerine değinmiştim.Y azının sonuna doğru da seçim demiştik. Bu yazım da önceki yazımın devamı niteliğinde olacak. Yaşadıklarım ve okuduklarım beni bu şekilde yazmaya itti.

Tam iki yıl kadar önce Nisan 2017 de derneğimiz köyümüzde bir program düzenledi. Programın sonun da davetlilerle sohbet ediyorduk. Oturduğum masanın karşısında köyümüzün muhtarı, ilçe müftüsü ve ilçemizdeki camilerden birinin imamı oturuyordu. Sohbet esnasında başka birileri ile ilgilenmek zorunda kaldım ve yönümü başka yöne çevirdim. Geri döndüğüm de muhtarımız gülüyordu. Muhtar, hayırdır niye gülüyorsun dediğimde, müftüye doğru dönerek “dedesi iyi adamdı ama bu böyle çıktı” dedi.

Muhtar ne demek istiyorsun anlamadım dedim ama esasında anlamıştım. Yakamda Atatürk rozeti vardı. Benim siyasi görüşüm konuşuluyordu.

Atatürk hakkında zıt görüşte olanlar başta olmak üzere herkese bir örnek daha vereyim. Bir gemicinin yaşadıklarından bir örnek.

Bir gemi kaptanına 2017 yılında yurt dışında karşılaştığı biri, Türkiyeli olduğunu öğrenince Atatürk çocuğu der ve ekler; “En büyük Müslüman Atatürk’tür. Biz onun öğrettiği yoldan gittik ve özgürlüğümüze kavuştuk. Fakiriz ama onun yaptıklarını yaparsak fakirlikten de kurtulabiliriz. O sadece Türkiye’nin değil, tüm doğu halkı için büyük bir liderdir…” der.

Bugün Atatürk hakkında bildiklerimi ve okuduklarımı anlattığım zaman, Atatürk yalnız sizin mi? Siyasetinize alet etmeyin diyenler çıkıyor. Bu kişilere sosyal medya da okuduğum şu cümle ile cevap vermek istiyorum. “Neymiş efendim Atatürk arkasına saklanıp siyaset yapıyormuşuz. Siz yıllardır Allah arkasına saklanıp yapıyorsunuz ya”

Şahsen siyasetçi değilim. Yaptığım siyaseti de kimsenin arkasına sığınarak yapmıyorum. Bildiğim kadar Atatürk’ü anlatmaya çalışıyorum. Siyasetçi olmadığım gibi tarihçi de değilim.

Günümüz seçim konularına geçmeden önce Atatürk hakkında yazmaya biraz daha devam edelim.

Atatürk 1919 yılında geldiğinde küçük bir şehir olan Ankara’nın yedinci Türk başkenti olduğunu, bunun da kolay olmadığını bilmemiz lazım. Savaş cephesinde atılan top seslerinin Ankara’dan duyulduğu günleri…

Atatürk kurtuluş savaşını vererek, bağımsızlık ve ulusal egemenlik şart demiş. Emperyalizmi ve emperyalizme yataklı eden eski düzeni yıkıp, halk yönetimine ve bağımsızlığa dayalı bir yönetim kurmuştur. Atatürk yüz yıl önce devrim okunu halk güneşe gitsin diye atmıştır.

“Efendiler, henüz kurtulmuş değiliz, atılan adımlar bundan sonra atılması gereken adımların başlangıcıdır” diyen Atatürk, kurtuluş için yönetimden tarıma birçok şeyin değişmesi gerektiğini söylemiştir.

Atılan adımların biri 1925 yılında, Anadolu halkının ekip biçtiğinden alınan vergiyi kaldırmaktır. Köylünün ürününden o zaman alınan vergiye aşar, vergi alana da mültezim denirmiş.

Hani günümüzde deniyor ya Türkiye de ne yapıldıysa biz yaptık, biz kurduk diye. Atatürk 1927 yılında Kayseri’ye ilk Cumhuriyet treni ile giriyor. On yıl içinde de bir çok demirağı kuruluyor.

Ayrıca endüstrisiz ülke olmaz deyip bezini dokuyan, çeliğini işleyen, şekerini üreten fabrikalar kuruluyor.

Atatürk haklı olarak “Az zamanda çok büyük işler yaptık. Bu işlerin en büyüğü, temeli Türk kahramanlığı ve yüksek Türk kültürü olan Türkiye Cumhuriyeti’dir” der. Kısa olarak da T.C. diye yazılır.

Bazı kurum ve kuruluşların başından kaldırılan T.C. nin konması da riyakarlık değildir. Halk önderi Atatürk sayesinde buralara kadar geldik. Eğer Atatürk’ün çizdiği yolda, gösterdiği hedeflere ulaşmak için çalışsaydık geri giden değil, lider bir Türkiye olurduk.

Gelelim günümüz konusu olan yerel seçimlere. 36 gün sonra iptal edilen 31 Mart 2019 da yapılan yerel seçimde sandık görevlisiydim. Çalmadım, çaldırmadım.

Sandık başkanı, bir memur görevli, üç de parti temsilcisi, beş kişiydik. Sizler bir seçmen olarak geldiniz. Oyunuzu kullanıp çıktınız. Sandık başında ki görevlilerin hangisinin kamu görevlisi olup olmadığını bilme şansınız yok. Görevlilerin sizin kullandığınız oya etkisi de yok. İstediğiniz partiye veya kişiye oyunuzu kullandınız.

Gelelim oy sayım işlemine. Sandık görevlileri tarafından sayıldı. Tutanaklar tutuldu. Bu ıslak imzalı tutanaklardan parti temsilcileri birer tane aldılar. Bir tane kapıya asıldı. Bir tane okul müdürlüğüne verildi. Bir tanede YSK giden çuvala diğer evraklarla birlikte kondu.

Diyelim ki YSK ya giden evrak değiştirildi. Ya da üzerinde oynama yapıldı. Böyle bir durumda diğer tutanaklar hesaba alınması gerekmez mi? Eğer diğer tutanakların bir hükmü yoksa niye hazırlanıyor ve diğerlerine de veriliyor?

Bir şeyler oldu ama ne oldu diyen AKP’nin İstanbul da ki 31 166 sandığın hangisinde temsilcisi yoktu?

Bir sandık görevlisi değil, seçmen olarak bunları da geçtim. Akp nasıl oldu da erken saatte, hem de 3500 oy fark ile kazandığını açıkladı? Hatta sonuç tam kesinleşmeden tüm İstanbul caddelerini teşekkür afişleri ile doldurdu?

Aynı zarftan çıkan dört oydan üçü geçerli oluyor da biri nasıl geçersiz oluyor? Kamu görevlisi olmayan bu kişiler dört oydan yalnız oyun birini mi etkiler?

İnsanın kafasını karıştıran o kadar soru var ki. Fakat bu sorulara yeterli ve açıklayıcı cevap veren yok. Anadolu Ajansının uzun süre veri girmemesini yetkililer niye açıklamıyor, ya da açıklayamıyor?

Bu iş öküz altında buzağı aramaya benziyor. İnşallah 23 Haziran da İstanbul halkının lehine olacak yerde buzağılar bulunur inşallah…..

Mustafa Gürleyen (14.05.2019)

Tarih:14 05 2019 20:11(875) Facebook'ta Paylaş

1. Yorum: gökbörü 15 05 2019 08:20
bu istanbul seçimi özelınde gunlerce konuşulabılır ,aslında konuşulacak bışey yok çünkü kazanan bellidir, burda türk halkı şunu sorgulayacak başkanlık sistemıne geçiş oylamasında tek adama bu kadar yetkı verılırse ne olduğunun en güçlü göstergesidir bu seçim iptali , vebali verenlerin boynuna , çünkü her insanın tutkuları -egoları -ihtirasları var zaaafları var -devlet yonetımı o yüzden bu kadar denetimsiz rejıme dönüştürülmemeli -inşallah daha ağır bedeller ödemeyız , ha ödemeye başladık aslında döviz kuru bır yılda ıkı katına çıktı , syg.


Yorumcuların dikkatine! Yasal Uyarı!

  1. Yorumlarınızı anlaşılır bir dille ve dilbilgisi kurallarına uygun olarak özenle yazınız. BÜYÜK HARF kullanmayınız. Tekrar okuyarak yanlışlarınızı düzeltiniz.
  2. Anlaşılmaz kısaltmalar yapmayınız.
  3. Lütfen yorumlarınızda terbiye dışı sözler kullanmayınız.
  4. Yazılan yorumların sorumluluğu yazarına aittir. Sonradan pişman olunacak hukuki sorunlarla karşılaşmamak için kişi veya kurumlara yöneltilmiş olan eleştirileriniz hakarete varmasın.
  5. Yorumlar denetlendikten sonra yayına verilecektir.
  6. Yazılarımızda yanlış ya da kusurlu bir konu bulunursa bunu lütfen bize bildiriniz.

Yukarıdaki Sözleşmeyi/Uyarıları kabul ediyorum.
'Evet' Yazın:
İsim:
E-mail: (isteğe bağlı)

| Beni Unut

Gülüm Züccaciye’de “Eskiyi Getir, Yeniyi Götür” Kampanyası


Osmanlıca


Komşusu Aç İken Tok Yatan Bizden Değildir


Suriye ve uzlaşma


Ölümünün 81. Yılında Atatürk


Sinop Üniversitesi ve STK’lar(ı)


Osmanlı'da Harf Devrimi Yapma Çalışmaları


Cumhuriyet’e Yazdım


Karbonmonoksit Zehirlenmeleri ve Alınması Gereken Tedbirler


Kılavuzu Karga Olanın...


2019 Boyabat Yerel Seçimleri Mahalle Bazında Sonuçları


Müjde…. Hadi Hayırlı Olsun


Boyabat İlçe Emniyet'i vatandaşları uyardı 2014


Kıbrıs, İskenderun ve Antakya Gezisi Fotoğrafları-1


Dua


Boyabat Gazetesi 14. Yaşında


Kıta sahanlığının da Yunanistan’a bırakılması da mı yalan iftira?


Edep


Boyabat'tan, Yiğren'e Fotoğraflar-1


Sıladan Mektup Var -34


94 Ruhu çağırmakla gelmez!


Dörtyol'da Sansarlar Kavga Etti


Boğazda Can Pazarı


Teşrik tekbiri başladı


Pirinçle meşhur olduk! Sıra domateste...


Bellaforonte'nin Kenti TLOS


Sallım Çorba


Anlayamadıklarım


KÜNYE




Yazı ve Haberleriniz İçin:
boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com
haber@boyabatgazetesi.com
adreslerine E-posta gönderebilirsiniz





Kasım ayı ziyaretci sayısı:282158 DtGaNi

* ANASAYFA *