E-posta: boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com

İktidara Sarı Kart Gösterme Zamanı

Bundan Tam 43 yıl önce ilk kez hâkim karşısına çıktım. O da ilk ve son oldu. Öğrenci olduğum o yıllarda okul öğrenci kolları içinde yer almak istedim.

Eylül de okul açıldığı zaman yapılacak olan öğrenci kolları ve öğrenci işleri başkanlığı seçimi için okul kapanmadan hazırlıklar yaptık. Okul açıldığı zaman seçime katılacak kadromuz hazırdı.

Fakat okullar yaz tatilinde iken hükümet değişti. Milliyetçi Cephe Hükümeti kuruldu. Dolaysı ile okul idaresi de değişti. Yeni gelen bu okul idaresi bizleri yasal olmayan örgüt kuruyorlar diye mahkemeye vermiş. İşete bu yalan ve iftira nedeniyle mahkemeyle tanıştım. Sonuç berat.

O zaman ki yalan söyleyen ve iftira atanlarla şimdikiler aynı siyasi görüşteler ve aynı kafadalar. Şimdikiler o günkülerin öğrencileri.

Başka bir yalanı da gezi olaylarında yaşadım. Bir grup arkadaş ile bir yere gidecektik. Gezi olayları nedeniyle yollar kapanınca taksime gittik. Bir daha da gitme olanağım olmadı.

Fakat çevrende bulunan, şu anki iktidar yanlılarından olan bir kısım insan sekiz gün boyunca Taksim de gezi olayları içinde olduğumu söylemiş. Bu koskoca bir yalan.

Bir kuyruklu yalan daha anlatayım, günümüz siyasi yalanlarına geçeceğim. Eski Camimiz yıkılmak üzere olduğu için yeniden yapmaya karar verdik. Caminin yapılmasına öncülük edenlere biz kafamıza göre yaptırmayalım, projeli olsun. Gerekirse imam evini de yıkıp proje çizdirerek yeniden yapılsın dedim. Ben öyle dememişim. Köyümüze cami yapılmasına karşıymışım. Dediğim gibi bu da başka büyük bir yalan. Günümüzde de maalesef yalan haberler hızla yayılıyor.

Fakat hız hiçbir zaman iyi değildir. Er geç kaza yapar. Bundan altı yıl önce yaşanan Kabataş yalanı gibi. Sözde bir belediye başkanının gelinine kapalı olduğu için 70 – 100 kişilik bir grup saldırmıştı. Bu bayanda saldıranlar karşısında bayılmışım. Kendime geldiğim de üzerim idrar kokuyordu demişti.

O zaman siyasiler televizyonlarda bu bayana saldıranların görüntüleri var elimizde Cuma gün açıklayacağız demişlerdi. Yaklaşık 310 Cuma geçti hala daha bu görüntüler halk ile paylaşılmadı. Olsaydı paylaşılırdı. Demek ki bu da yalan.

23 Haziran da yeniden yapılacak olan İstanbul Büyük Şehir Belediyesi seçimleri ile ilgilide bir çok yalan söyleniyor. En büyük yalanda oyların çalındığı yalanı.

Eğer oyalar çalındı ise yalnız büyük şehir başkanının oyları mı çalındı? Aynı zarftan çıkan diğer üç oyda herhangi bir şey olmadı mı?

Oylarımız çalındı diyen AKP yetkililerine bir sorum daha. İstanbul da ki hangi sandık da görevliniz yoktu? Çünkü her partili sandık görevlisi partisi için ıslak imzalı tutanaktan bir tane alıyor. Bir tane seçim sandığının bulunduğu kapıya asılıyor. Yanlış hatırlamıyorsam bir tane okul idaresine veriliyor. Bir tane de oy ve diğer evrakların bulunduğu çuvala konuyor.

Bu şartlar altında oylar nasıl ve nerede çalındı? Elimiz de çalanların görüntüleri var dendi. Eğer gerçekten görüntü varsa niye gereğini yapmıyorsunuz da oylar çalındı diye yaygara yapıyorsunuz. Bu da 310 cumadır açıklanamayan Kabataş yalanı gibi algı yaratma yalanı olmasın. Bence oylar çalınmadı. Oyların çalınabileceği yollar iyi tutuldu.

Seçimden önce dünyada en güvenilir seçim sistemi bizde, YSK en güvenilir kurumdur diyen iktidar şimdi çıkmış oylar çalındı diyor. Eğer gerçekten çalındı ise ey iktidar görevini iyi yapamıyorsun demektir. Yarın seçilirsen belediyenin varlıklarını da koruyamazsın.

Bizde demokrasi var, seçimlerimiz şeffaf olur, kim hile var diyorsa seçimi kaybetmiştir diyen iktidar yetkilileri siz değil misiniz? Demek ki demokrasiyi de şeffaflığı da koruyamıyorsunuz. Çünkü metal yorgunluğu var.

Her aday seçimi kazanmak için abartılı vaatlerde bulunabilir. Abartılı vaatler bile olmasa daha iyi olur. Fakat yalan haberler sosyal medyada kırıla gidiyor. Yalan haberleri uyduranlara da inananlara da acıyorum.

31 Mart gecesi 3500 kadar oyla kazandık diyen, sonuçlar kesinleşmeden İstanbul caddelerini kazandık diye afişlerle donatan, kazanamadığını anlayınca oylarımız çalındı yalanını uyduran, eğer çalındığı doğru ise faillerini bulamayan iktidara 23 Haziran da sarı kart göstermenin tam zamanı.

Geçtiğimiz seçimlere baktığımız da yerli uçak, yerli otomobil, AB ye vizesiz gitme, daha birçok vaadin gerçekleşmediği ortada. Bunlar için de sarı kart göstermenin tam zamanı.

Tv sunucusu Didem Arslan, Binali Yıldırım’a rakibi Ekrem İmamoğlu ile karşılıklı tartışacak yayın teklifinde bulundu. Binali Yıldırım “Bu benim tek başıma vereceğim bir karar değil” oldu. Tek başına TV programına çıkamayan biri İstanbul’u nasıl yönetecek? Bence bu da bir sarı kartlık durum.

Sizce de İstanbul belediye başkanlığı seçiminde iktidar sarı kartı hak etmiyor mu? Nedersiniz?

İstanbul halkı için hayırlısı ne ise ol olsun derken, her şey çok güzel olacak diyorum.

NOT: EN İÇTEN DİLEKLERİMLE RAMAZAN BAYRAMINIZI TEBRİK EDER, TÜM SEVDİKLERİNİZ İLE SAĞLIKLI HUZURLU BİR BAYRAM GEÇİRMENİZİ DİLERİM.

Mustafa Gürleyen (03.06.2019)

Tarih:03 06 2019 20:30(1006) Facebook'ta Paylaş

5. Yorum: 4 yorumcuya 05 06 2019 21:45
sarı kartı akp gördü ankara antalya gibi büyükşehirler kaybettiler ısta buluda kaybettiler üç kağıtla seçim yeniliyorlar bu sarı kartın yerini bulduğunu gösteriyor zaten üretim yok işsiz çok göçmen çöplügü oldu ülke başkan seçilirsem şehit haberi gelmeyecek dedi şu bayram günü kaç tane geldi bunlar artık inişe geçtiler kırmızı kart sanırım yolda.

4. Yorum: 3.yorumcuya 05 06 2019 20:42
kim kırmızı kart görmüş. senin kırmızı kart gördü dediğinin kişinin seçim öncesi belediye meclisinde adamı yok iken şimdi var. demekki sarı kart yerini bulmuş. ayrıca neden sarı kart az bir araştır bakalım. kimin kimde hakkı var. 2014 te kim kimi aday göstermiş. vefa nerede kaldı. yazık çok yazık.

3. Yorum: 11 köy 04 06 2019 13:26
sarı kartı gördüler geçen seçimde ama anlayan kim kırmızı sırada.

2. Yorum: kumluklu niyazi 04 06 2019 10:59
yazara bravo dostlar. çok güzel bir yazı olmuş doğrusu.

1. Yorum: vatandaş 03 06 2019 23:05
durmak yok yola devam.


Yorumcuların dikkatine! Yasal Uyarı!

  1. Yorumlarınızı anlaşılır bir dille ve dilbilgisi kurallarına uygun olarak özenle yazınız. BÜYÜK HARF kullanmayınız. Tekrar okuyarak yanlışlarınızı düzeltiniz.
  2. Anlaşılmaz kısaltmalar yapmayınız.
  3. Lütfen yorumlarınızda terbiye dışı sözler kullanmayınız.
  4. Yazılan yorumların sorumluluğu yazarına aittir. Sonradan pişman olunacak hukuki sorunlarla karşılaşmamak için kişi veya kurumlara yöneltilmiş olan eleştirileriniz hakarete varmasın.
  5. Yorumlar denetlendikten sonra yayına verilecektir.
  6. Yazılarımızda yanlış ya da kusurlu bir konu bulunursa bunu lütfen bize bildiriniz.

Yukarıdaki Sözleşmeyi/Uyarıları kabul ediyorum.
'Evet' Yazın:
İsim:
E-mail: (isteğe bağlı)

| Beni Unut

Tarih 1919...


Saraya Giden CHP'li Tiyatrosu


Yalan yalnızlığı çağırır


Tokat’ın efsanevi valisi


Gölge Adam Yazdı: YA BİZLER?


Gülüm Züccaciye’de “Eskiyi Getir, Yeniyi Götür” Kampanyası


Osmanlıca


Komşusu Aç İken Tok Yatan Bizden Değildir


Cumhuriyet’e Yazdım


Karbonmonoksit Zehirlenmeleri ve Alınması Gereken Tedbirler


2019 Boyabat Yerel Seçimleri Mahalle Bazında Sonuçları


Müjde…. Hadi Hayırlı Olsun


Boyabat İlçe Emniyet'i vatandaşları uyardı 2014


Kıbrıs, İskenderun ve Antakya Gezisi Fotoğrafları-1


Dua


Boyabat Gazetesi 14. Yaşında


Kıta sahanlığının da Yunanistan’a bırakılması da mı yalan iftira?


Edep


Boyabat'tan, Yiğren'e Fotoğraflar-1


Sıladan Mektup Var -34


94 Ruhu çağırmakla gelmez!


Dörtyol'da Sansarlar Kavga Etti


Boğazda Can Pazarı


Teşrik tekbiri başladı


Pirinçle meşhur olduk! Sıra domateste...


Bellaforonte'nin Kenti TLOS


Sallım Çorba


Anlayamadıklarım


KÜNYE




Yazı ve Haberleriniz İçin:
boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com
haber@boyabatgazetesi.com
adreslerine E-posta gönderebilirsiniz





Aralık ayı ziyaretci sayısı:363546 DtGaNi

* ANASAYFA *