E-posta: boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com

Suriye’den Saraçhane ye

Saygıdeğer okuyucularım. Bilmeyen yoktur ama bilmeyenler için yazayım. Saraçhane, İstanbul’un göbeğinde bir semt. Aynı zamanda İstanbul’un fethinden sonra kurulan ilk semt olma özelliğini de taşır. Bu semt hakkında bilgi sahibi olmak isteyenler gerekli araştırmayı yapıp öğrenebilirler.

Benim sizlere anlatmaya çalışacağım konu Suriyeliler ve Suriyelilerin geçen haftalarda bu semtte yaptıkları miting ile ilgili olacak. Suriye’den Saraçhane’ye nasıl gelindiği ile ilgili olacak.

Şaka gibi ama gerçek. İç savaş nedeni ile ülkelerinden kaçan Suriyeliler İstanbul’un göbeği sayılan Saraçhane de miting yaptılar. Cumhuriyet tarihinde de bir ilk yaşanıyor. Bu mitingde Türkler defolun pankartı açılıyor. Bu pankart hakkında bir işlem yapılıp yapılmadığını bilmiyorum. Fakat sosyal medyada çok şey yazıldı. Benim sorum, bu duruma nasıl geldik?

Suriye’deki iç savaştan kaçanlar 2011 yılından itibaren Türkiye’ye gelmeye başladılar. Bugün ise sayıları tam olarak bilinmemekte. Sayıları bilinmediği gibi hangi şehirde ne kadar Suriyeli var o tam olarak bilinmemekte. Her geçen günde nüfusları artıyor. On yıl sonra, yirmi yıl sonra ki sayıları kaç olacak tahmin edebilen var mı? Bugün miting yapabiliyorlarsa o zaman durum ne olur?

Suriyeliler savaştan kaçtı ve Türkiye’ye sığındılar deniyor. Doğruysa zorda kalanlara yardımcı olmamız mantıklı. Türkiye olarak yardımcı olundu ve olunuyor da.

Doğrusu Suriyeliler iç savaştan kaçmadı getirildi. Çünkü kapsamlı ve derin bir projenin parçası diyenler var. Eğer böyleyse yarın iş işten geçmiş olmayacak mı?

Suriyeli sorunu ümmet sorunu değil zillet sorunudur, BOP dahilinde bir projedir Türkiye’nin yapısını bozmak için yapılan bir oyundur diyenlerin haklı çıkmasını hiç arzu etmem. Böyle bir kuşkuyu da düşünerek Türkiye’nin her ilinde değil, oluşturulacak bir tampon bölgede gerekli yardımı yapmak gerekir.

Suriyeliler için çok şey konuşuluyor. Şöyle yardım yapılıyor, böyle yardım yapılıyor. Birçok ihtiyaçları ücretsiz karşılanıyor diye. Gerçi, ateş olmayan yerden duman çıkmaz diye atasözümüz var bizim. Fakat Bulgar zulmünden kaçan Türklere maaş bağlanmadı. Kendi rızıklarını alın terleri ile kazandılar diye biliyorum.

Bugün Suriyelilere bakınca insan ister istemez bir projenin ayak sesleri mi diye düşünmeden kendini alamıyor.

Bizdeki öğretmenler boşta gezerken Suriyeli öğretmenlerin atanması, birçok yerde Suriyelilerin çalıştırılması akıl alır gibi değil. Eğer bunlar her bayram koşarak memleketlerine gidebiliyorlarsa öğretmenliklerini de işçiliklerini de memleketlerinde yapsınlar.

Türkiye’ye ilk sığınmaya başladıkları günlere dönüp hafızamızı yenilersek, bu günlere gelmemizde yaşanan olayları hatırlarsak daha iyi düşünürüz kanısındayım. İyi düşünemesek bile o günler ile bu geldiğimiz günleri bir mukayese ederiz her halde. Kim ne kadar haklı yaptıklarında ve dediklerinde.

Ana muhalefet partisi CHP’nin vekilleri 2012 yılında, Hatay’da bulunan Suriyeli askerler ve ailelerinin kaldığı Apaydın Kampı’na alınmadı. Neden? Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, daha sonra oldu Esed.

Daha önce de Suriye sınırındaki mayınların temizlenmesi konusu vardı. 2002 yılında sınırdaki mayınların temizlenmesi için ihaleye çıkılmak isteniyor, mayınların temizlenmesi işi İsrail’e verilmek isteniyor. Bu süreç Anayasa Mahkemesi kararı ile durduruluyor. O zaman İsrail’siz mayın temizlemesi yapılamaz diyenler çıkıyor.

Suriye ile ilgili buna benzer konuları duyunca, okuyunca bir proje ile, BOP la bir ilgisi olamaz diyemiyoruz. Her ne ise bu sorunun çözümlenmesi lazım. Her geçen gün sorun küçülmüyor, büyüyor.

Büyüyen bu sorunun bir yıl içinde tartışılmaya başlanan Cumhurbaşkanlığı Yönetim Sistemiyle çözülebileceğine inanamıyorum. Ortak akılla çözümlenmesi lazım.

Konunun uzmanları tarafından Suriye’den Saraçhane’ye nasıl gelindiği masaya yatırılıp tartışılmalı. Hiç kimse zor durumda kalmadan çözüm üretilmeli. Eğer bayramlarda ve önemli günlerde ülkelerine gidebiliyorlarsa sorun yok demektir. Varsa da kendi sorunlarını kendileri çözsünler. Daha fazla bizim halkımıza sorun yaşatmaya kimsenin hakkı yok. Ne Suriyelilerin ne de bizi yönetenlerin.

Bildiğim kadarı ile her Türk halkı zorda kalan ile bir ekmeğini paylaşmak ister ama enayi yerine de konmak istemez.

Tekrar iyi günlerde ve hayırlı bayramlarda buluşmak dileği ile…

Mustafa Gürleyen (03.08.2019)

Tarih:03 08 2019 16:16(984) Facebook'ta Paylaş

4. Yorum: foçalı 11 08 2019 10:32
bu milletin bir kısmının başında bir torba saman eksik hiç bir teoki leri yok birde oy veriyorlar.

3. Yorum: 11 köy 07 08 2019 17:55
yakın zamanlarda istanbul eminönü süleymaniye fatih ilçesinde bir bakın çevreye ankarada dışkapı siteler önder bağlum gibi semtler yine antep kilis vilayetinde seçim olsa belediye kazanırlar iktidar i zamanında fetö konusunda çok uyardılar ama dinlemedi sonuç 15 temmuz hainlerin yaptığı ortada şimdi bu göçmen konusundada üç maymunları oynuyor lar bir vatandaş olarak herkesi uyarıyorum durum çok vahim bunu boyabatta hissetmeyebilirsiniz. onlarida mağdur etmeden ülkelerine gönderilmeli yoksa o tapraklara küresel güçler çökecek . bunlar sürekli bizde kalacaksa yüzölcümü kişi başına düşen miktar bize verilmeli.

2. Yorum: 11 köy 05 08 2019 10:22
bu mülteci sorununu burda en çok ve uzun süredir yazan yorumcu benim sorun kartopu gibi sürekli büyüyor artık çığ olacak. burda akp hükümeti malisef çok büyük hatalar yaptı halada yapıyor ordaki iç savaş türkiyeye doğru kaydırmak isteniyor. sadece suriyeli değil elini kolunu sallayan ne kadar ipsiz sapsız abaza varsa geliyor kendi insanımız iş bulamıyor her köşe başında kümelenmiş bağıra bağıra arapça konuşan hiç bir vasfi bulunmayan bir göçle karşı karşıyayız yakında anadilde eğitim ve özerklik isterseler şaşırmayın.en iyi yıl esad anlaşıp bunları göndermektir misafirliginde bir sonu var ensarmış mağdurlarmış bu numaraları artık millet yemiyor.

1. Yorum: muammer ergan 03 08 2019 19:31
kalemine ve yüreğine sağlık kardeşim..


Yorumcuların dikkatine! Yasal Uyarı!

  1. Yorumlarınızı anlaşılır bir dille ve dilbilgisi kurallarına uygun olarak özenle yazınız. BÜYÜK HARF kullanmayınız. Tekrar okuyarak yanlışlarınızı düzeltiniz.
  2. Anlaşılmaz kısaltmalar yapmayınız.
  3. Lütfen yorumlarınızda terbiye dışı sözler kullanmayınız.
  4. Yazılan yorumların sorumluluğu yazarına aittir. Sonradan pişman olunacak hukuki sorunlarla karşılaşmamak için kişi veya kurumlara yöneltilmiş olan eleştirileriniz hakarete varmasın.
  5. Yorumlar denetlendikten sonra yayına verilecektir.
  6. Yazılarımızda yanlış ya da kusurlu bir konu bulunursa bunu lütfen bize bildiriniz.

Yukarıdaki Sözleşmeyi/Uyarıları kabul ediyorum.
'Evet' Yazın:
İsim:
E-mail: (isteğe bağlı)

| Beni Unut

Doğu Türkistan... Boyabat Belediyesi!


Tarih 1919...


Saraya Giden CHP'li Tiyatrosu


Yalan yalnızlığı çağırır


Tokat’ın efsanevi valisi


Gülüm Züccaciye’de “Eskiyi Getir, Yeniyi Götür” Kampanyası


Osmanlıca


Komşusu Aç İken Tok Yatan Bizden Değildir


Cumhuriyet’e Yazdım


Karbonmonoksit Zehirlenmeleri ve Alınması Gereken Tedbirler


2019 Boyabat Yerel Seçimleri Mahalle Bazında Sonuçları


Müjde…. Hadi Hayırlı Olsun


Boyabat İlçe Emniyet'i vatandaşları uyardı 2014


Kıbrıs, İskenderun ve Antakya Gezisi Fotoğrafları-1


Dua


Boyabat Gazetesi 14. Yaşında


Kıta sahanlığının da Yunanistan’a bırakılması da mı yalan iftira?


Edep


Boyabat'tan, Yiğren'e Fotoğraflar-1


Sıladan Mektup Var -34


94 Ruhu çağırmakla gelmez!


Dörtyol'da Sansarlar Kavga Etti


Boğazda Can Pazarı


Teşrik tekbiri başladı


Pirinçle meşhur olduk! Sıra domateste...


Bellaforonte'nin Kenti TLOS


Sallım Çorba


Anlayamadıklarım


KÜNYE




Yazı ve Haberleriniz İçin:
boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com
haber@boyabatgazetesi.com
adreslerine E-posta gönderebilirsiniz





Aralık ayı ziyaretci sayısı:415109 DtGaNi

* ANASAYFA *