E-posta: boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com

Hastaneler ve Cerrahpaşa

Bu yazımda sizlerin de tanıdığınız, daha doğrusu Türkiye’nin tanıdığı bir sağlıkkurumundan bahsedeceğim. Türkiye’nin tanıdığı dedim. Çünkü bu kuruma ya yolunuzdüşmüştür ya da Volkan Konak’ın söylediği türküde adını duymuşsunuzdur.

Yazımın konusu olan kurum Cerrahpaşa. Cerrahpaşa hastanesi. Bu kurum da memur olarak çalışıp 13 yıl önce emekli oldum. Çok anılarım var. Birini anlatıp günümüze döneceğim.

Bir yakının ameliyat olduğu için bu hastanede yatıyordu. Cumartesi günü ziyaretine gittiğimde kapıdaki görevli beni içeri almadı. Seni tanıyorum ama kesin emir var hiç kimseyi içeri alamıyorum dedi.

Laleli de bir otelde yangını olmuş, çoğunluğu turist otuzdan fazla ölü çok sayıda da yaralı vardı. Yaralıların bir kısmı da Cerrahpaşa hastanesine gönderilmişti. Arkadaş haklıydı. Yapabileceği bir şey de yoktu.

Çalıştığım bölüme gidip iş elbiselerimi giyip hastamın yanına gidiyordum. Bir kişi yanıma yaklaştı “burada erenler koğuşu varmış, nere de” diye sordu. Böyle bir yerin olduğunu bilmiyordum ama daha sonra öğrendim.

Hastanenin cerrahi bölümünde yatmakta olan bir hastayı öldü diye morga götürmüşler. Bir müddet sonra morg görevlileri tarafından ölmediği anlaşışmış ve hasta tekrar yattığı koğuşa geri getirilmiş. Hasta tedavisini olup sağlam olarak taburcu olmuş. Bu hastanın yattığı koğuşa bunun için erenler koğuşu deniyormuş.

Başta da belirttiğim gibi Cerrahpaşa ile ilgili kiminin tatlı, kiminin de acı olmak üzere çok kişinin anıları vardır. Çocuklarımın ikisi de Cerrahpaşa doğumlu olduğu için benim için bunlar güzel anılar. Her sağlık sorunum olduğunda Cerrahpaşa’ya koşmuşumdur. Bu nedenle üzücü anılarım da olmuştur.

Kendi rahatsızlığımda koştuğum gibi çevremden gelen hastalara da yardımcı olmaya çalıştım. Hiçbir şey yapamadımsa bile yol gösterdim. Bana gelen hastalar genelde iyi bir doktora muayene olmak isterlerdi. Boyabat’tan gelen bir memur arkadaşın hanımı rahatsızmış. Bayan doktora muayene ettirmemi istemişti. Doktor seçimi yapmak her hastanın doğal hakkı ama kız çocukları okuyup da ne olacak diyenler için aynı şeyi düşünemiyorum.

Cerrahpaşa hakkında kısa bir bilgi verip günümüze gelmek istiyorum.

Kuruluş tarihi 14 Mart 1827 tarihine dayanan Cerrahpaşa Hastanesini 14 Aralık 1930 tarihinde ziyaret eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk “Bu Hastane at nalı şeklinde sahile kadar uzanmalıdır” demiştir. Atatürk’ün dediği gerçekleşmiş ve hastane sahile kadar inmiştir.

Küçük bir konakla faaliyete geçen kampus bugün 2.500 civarında öğrencisi, binden fazla akademik ve 657 sayılı yasaya bağlı 2.500 kadar personeli ile faaliyet gösteren büyük ve seçkin bir Tıp Fakültesi iken Cerrahpaşa Üniversitesi olmuştur.

Bu güzide kuruma yalnız İstanbul ve çevresinden değil, Türkiye’nin dört bir yanından sevk edilen hastalar gelirdi. Şimdiyse maalesef tam tersi oluyor. Bazı röntgenleri (mamografi,USG) çekemedikleri için, bazı tahlilleri (B12 yılda bir yaptırılabiliyormuş) tahminim maddi olanaklar nedeniyle yapamadıkları için başka hastanelere gönderiyorlar.

Bildiğim kadarı ile B12 vitamin düzeyi belli aralıklarla ölçülmesi gerekir. Bir hasta B12 vitamin düzeyi ile ilgili rahatsızlığı olan biri durumunu öğrenmek için bir yıl beklemek zorunda mı? Durumu ya daha kötüye giderse ne olacak?

Eğer bazı tahlillerin yılda bir yapılması genelde bir durum ise tasarruf yapmak için mi, yoksa özel sağlık kuruluşlarının yapmadıkları işlemleri yapmış gibi fatura ederek devletten para almalarının önüne geçmek için mi? Amaç yolsuzluğun önüne geçmek içinse, kurumları denetleyin ve hemen kayyum atayın geliri de hazineye kalsın. Kayyum da gerçekten atanması gerekenlere atanmalı, sizden, bizden olmayanlara değil.

Yaptıramadığımız tahliller nedeniyle başka bir hastaneye gittiğimiz zaman da artı masraf demek oluyor. Sosyal güvenceli bile olsan bir ücret ödemek zorunda kalıyoruz.

Bu yazıyı yazmama vesile olan Sosyal medyada şöyle bir yazı okudum. “Çapayı cerrahpaşayı yok edip Müşteri (hasta) garantili şehir hastanelerinde sıra geceleri düzenliyorlar. Gelinen nokta olmayan ameliyatın parasını ödemek, 410 ölmüş insanın yaşıyormuş gibi sağlık hizmeti vermek, Ülke çürüdü kokuyor. UYANIN”

Bu yazıda da belirtildiği gibi güzide tarihi kuruluşlara önem verilmezse müşteri garantili hastanelere doktor bulanamazsınız. Çünkü yok edilmeye çalışılan bu kurumlar aynı zamanda doktor yetiştiren okullardır. Öncelikle bu kurumlarda doktor yetiştiren doktorlar olması gerekir. Çürüyen kurumlarda iyi doktorlarda durmaz herhalde.

Ey sağlığımızdan sorumlu yetkililer, özel sağlık kuruluşlarının bazıları yapmadıkları işlemleri yapmış gibi göstererek devletten para aldığı söyleniyor. Bu kurumlar olmayan bir sağlık sorununu varmış gibi göstererek yapacakları uygulamalara biz nasıl güveneceğiz?

Özel sağlık kurumlarına maddi olanaklar nedeniyle gidemeyenler, diğer kurumlarda da yaşadığı sorunlar ile ilgili uzman doktor bulamayanlar ne yapacak?

Sağlık sorunlarımız çok güzel, sabahtan akşama kadar kuyruklarda beklemiyoruz diyenler, hastanelerden randevu alamadığı için hastaneye gelemeyenleri, gündüz randevu alamadıkları için gece acillere gitmek zorunda kalanları biliyor musunuz?

Koşullara göre bugün ki durumumuz dünden daha iyi olması gerekir ama maalesef anlatıldığı kadar iyi olmadığını düşünüyorum. Bazıları için iyi olabilir. Hepimiz için iyi olması gerekir.

Yazıma Cerrahpaşa da yaşadığım son anım ile nokta koyuyorum. 26.09.2019 tarihinde kontrol için sıra numaramızı aldık, bekliyorduk. Tam sıramız gelmek üzeriyken oturduğumuz yer sallanmaya, camlar çatırdama başladı. En alt kattaydık. En kısa yoldan bahçeye çıktık. 5.8 büyüklüğünde bir deprem ile sallanmışız. Herkese geçmiş olsun. Allah’ım hepimize acı gün göstermesin.

Mustafa Gürleyen (10.10.2019)

Tarih:10 10 2019 12:24(382) Facebook'ta Paylaş

3. Yorum: karaçaylı 14 10 2019 21:11
sayın millat yazar gibi benim de hatırladığım 1983 yılı mayıs ayında sabah saatlerinde tüp patlaması nedeniyle çıkan yangında çok sayıda yaralı çoğunluğu turist 38 de ölü vardı. ayrıca yazının en önemsiz tarafına niye kafan takıldı?

2. Yorum: atsız 14 10 2019 10:27
milat: ukraynalılar ile çok bi ilgilisin hayırdır!!!

1. Yorum: milat 10 10 2019 15:59
sayın yazar o yangında 18 ukranyalı ölmüştü, 30 dan fazla deyip araştırmadan yazı yazmayın derim inandırıcılığınızı kaybediyorsunuz


Yorumcuların dikkatine! Yasal Uyarı!

  1. Yorumlarınızı anlaşılır bir dille ve dilbilgisi kurallarına uygun olarak özenle yazınız. BÜYÜK HARF kullanmayınız. Tekrar okuyarak yanlışlarınızı düzeltiniz.
  2. Anlaşılmaz kısaltmalar yapmayınız.
  3. Lütfen yorumlarınızda terbiye dışı sözler kullanmayınız.
  4. Yazılan yorumların sorumluluğu yazarına aittir. Sonradan pişman olunacak hukuki sorunlarla karşılaşmamak için kişi veya kurumlara yöneltilmiş olan eleştirileriniz hakarete varmasın.
  5. Yorumlar denetlendikten sonra yayına verilecektir.
  6. Yazılarımızda yanlış ya da kusurlu bir konu bulunursa bunu lütfen bize bildiriniz.

Yukarıdaki Sözleşmeyi/Uyarıları kabul ediyorum.
'Evet' Yazın:
İsim:
E-mail: (isteğe bağlı)

| Beni Unut

Saraya Giden CHP’li…


Esed dost mu, düşman mı?


Gölge Adam Yazdı: YA BİZLER?


Gülüm Züccaciye’de “Eskiyi Getir, Yeniyi Götür” Kampanyası


Osmanlıca


Komşusu Aç İken Tok Yatan Bizden Değildir


Osmanlı'da Harf Devrimi Yapma Çalışmaları


Cumhuriyet’e Yazdım


Karbonmonoksit Zehirlenmeleri ve Alınması Gereken Tedbirler


Kılavuzu Karga Olanın...


2019 Boyabat Yerel Seçimleri Mahalle Bazında Sonuçları


Müjde…. Hadi Hayırlı Olsun


Boyabat İlçe Emniyet'i vatandaşları uyardı 2014


Kıbrıs, İskenderun ve Antakya Gezisi Fotoğrafları-1


Dua


Boyabat Gazetesi 14. Yaşında


Kıta sahanlığının da Yunanistan’a bırakılması da mı yalan iftira?


Edep


Boyabat'tan, Yiğren'e Fotoğraflar-1


Sıladan Mektup Var -34


94 Ruhu çağırmakla gelmez!


Dörtyol'da Sansarlar Kavga Etti


Boğazda Can Pazarı


Teşrik tekbiri başladı


Pirinçle meşhur olduk! Sıra domateste...


Bellaforonte'nin Kenti TLOS


Sallım Çorba


Anlayamadıklarım


KÜNYE




Yazı ve Haberleriniz İçin:
boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com
haber@boyabatgazetesi.com
adreslerine E-posta gönderebilirsiniz





Kasım ayı ziyaretci sayısı:423832 DtGaNi

* ANASAYFA *