E-posta: boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com

İnsan hakları ve engelliler

Osman ÇAKIR
ocakirr@gmail.com
06 Şubat 2020

Engelli bireyleri, önceki çağlarda çoğu toplum uyumsuz ve toplumsal gerçekliği kabul edemeyen insanlar olarak algılamış, tedavi ve rehabilite edilmesi gereken varlıklar olarak görmüştür. Bu yaklaşım engellileri toplumsal ilişkiler ağının dışına itmiş, ötekileştirmiş ve yalnızlaştırmıştır. Evlerine hapis olmuş engelli bireyler toplum içine çıkamamışlardır.

Yirminci yüzyıl engelli bireylerin ve onların ailelerinin toplum içine karıştığı, buluştuğu, birlikte yaşamaya başladığı bir çağın başlangıcıdır.

Bilindiği üzere, 20. Yüzyıl’ın ikinci yarısından sonraki dönem insan hakları çağı olarak adlandırılıyor. Hak temelli yaklaşımların öne çıktığı bu dönem, engellilerin de ulusal ve uluslararası platformlarda önemli kazanımlar elde ettiği tarihi bir süreçtir.

Engellilerin hak arayışları, Birleşmiş Milletler (BM) tarafından desteklenmiş ve örgüt tarafından engellilik alanına ilişkin çok sayıda çalışma ve düzenleme yapılmıştır.

Bunlardan en önde gelenleri 1975 yılında İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’ne ek olarak yayınlanan “Engelli Hakları Bildirgesi”, 1993 yılında ilan edilen “Engelliler İçin Fırsat Eşitliği Konusunda Standart Kurallar” ve tüm bu çalışmaların nihai sonucu olarak kabul edilebilecek olan, 13 Aralık 2006 tarihli “Engelli Haklarına İlişkin Sözleşme” dir.

Engellilerin hak ve özgürlüklerine ilişkin en son ve en önemli belge olan Engelli Haklarına İlişkin Sözleşme’nin amacı, engellilerin insanlık onuruna olan saygıyı güçlendirmek ve onların tüm insani temel hak ve özgürlüklerden eşit bireyler olarakf aydalanmalarını teşvik ve temin etmek olarak belirlenmiştir.

Engelliliğin sosyal modeli ve hak temelli yaklaşım çerçevesinde şekillenen belge, günümüzde engellilere yönelik ulusal ve uluslararası plan, program ve politikaların belirlenmesinde ve uygulanmasında yararlanılan temel belge konumundadır.

Bir ülkede devletin niteliği, politika öncelikleri, yöneticilerin hâkim ideolojileri, toplumsal değerler ve inanışlar, ekonomik gelişmişlik gibi özellikler engelliliğin anlaşılmasında ve politikaya dönüştürülmesinde etkili olan unsurlardır. Bu unsurlar aynı zamanda engelli politikalarının ülkeden ülkeye farklılaşmasının da temel belirleyicisidir.

Türkiye’de engelli politikalarının önemli bir özelliği bu politikaların öncelikle uluslararası alanda çeşitli şekillerde kabul edilip onaylanması, daha sonra iç mevzuata konu olmasıdır. Bu bakımdan BM’nin engellilik alanına ilişkin çalışmaları, Ülkemizde de engelli politikaları ve bu alandaki kurumsal yapılanmayı etkilemiştir.

Özellikle 1980’li yıllarla birlikte, engellilere yönelik politika esaslarının Anayasa ve Kalkınma Planlarına girmesi ve engellilere yönelik ilk kurumsal yapılanmaların ortaya çıkmasında, BM’nin 1981 yılını “Özürlüler Yılı” ilan etmesi ve 1983-1992 yılları arasını “Özürlüler On Yılı” olarak kabul etmesinin rolü büyüktür.

Bu dönemde, “Özürlüler On Yılı” kapsamında engellilere yönelik olarak yapılacak çalışmaların koordine edilmesi amacıyla Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bünyesinde bir “Sakatları Koruma ve Koordinasyon Kurulu” oluşturulmuştur. Bu Kurul, 1997 yılında Başbakanlık Özürlüler İdaresi’nin teşkiline kadar engelliler ile ilgili çalışmaları yürütmüştür.

1982 yılında kabul edilen yeni Anayasa’da ise, 1924 ve 1961 Anayasalarından farklı olarak, engellilere yönelik doğrudan ifadelere yer verilmiştir. 1982 Anayasasının “Sosyal Güvenlik Bakımından Özel Olarak Korunması Gerekenler” başlıklı 61. Maddesi devlete, engellilerin korunması ve toplum hayatına intibakları için gerekli tedbirlerin alınması ve bu amaçla gerekli teşkilat ve tesisleri kurmak ve kurdurmak görevini yüklemiştir.

Yazımıza önümüzdeki haftalarda bıraktığımız yerden devam etmeyi sürdüreceğiz. Şunu hemen bir kez daha hatırlatmakta fayda görüyoruz:

Ülkemizde engellilikle ilgili en önemli girişim Temmuz 2005’te yürürlüğe giren “Engelliler Hakkında Kanun” dur. Bu kanunun ana amaçları engelliliğin önlenmesi, engeli olan bireylerin sağlık, eğitim, istihdam, bakım, rehabilitasyon ve sosyal güvence alanlarındaki sorunlarının çözülmesi, engellerin kaldırılarak, engeli olan bireylerin sosyal yaşama katılımının ve günlük yaşam aktivitelerinde bağımsızlıklarının sağlanmasıdır.

Türkiye’nin 30 Mart 2007 tarihinde imzaya açılan Engelli Haklarına İlişkin Birleşmiş Milletler Sözleşmesi’ni (EHİBMS) ilk imzalayan ülkeler arasında yer alması ve 3 Aralık 2008 tarihinde Kanun ile onaylaması Ülkemizin engellilik konularına verdiği önemin göstergesidir.

Tarih:07 02 2020 14:42(24281) Facebook'ta Paylaş


Yorumcuların dikkatine! Yasal Uyarı!

  1. Yorumlarınızı anlaşılır bir dille ve dilbilgisi kurallarına uygun olarak özenle yazınız. BÜYÜK HARF kullanmayınız. Tekrar okuyarak yanlışlarınızı düzeltiniz.
  2. Anlaşılmaz kısaltmalar yapmayınız.
  3. Lütfen yorumlarınızda terbiye dışı sözler kullanmayınız.
  4. Yazılan yorumların sorumluluğu yazarına aittir. Sonradan pişman olunacak hukuki sorunlarla karşılaşmamak için kişi veya kurumlara yöneltilmiş olan eleştirileriniz hakarete varmasın.
  5. Yorumlar denetlendikten sonra yayına verilecektir.
  6. Yazılarımızda yanlış ya da kusurlu bir konu bulunursa bunu lütfen bize bildiriniz.

Yukarıdaki Sözleşmeyi/Uyarıları kabul ediyorum.
'Evet' Yazın:
İsim:
E-mail: (isteğe bağlı)

| Beni Unut

Bende Tutmaz Diyorum


30 Ağustos Zaferi


On Bin Ekmek Faturası


Günel İnşaat, Halı ve Yer Döşemeleri'nden Duyuru


Boyabat Ticaret ve Sanayi Odası Tanıtım Videosu


Hicri Yılbaşı 1 Muharrem 1442


Tatil anılarınız çöp olmasın


Kediler ve Kovid-19


TÜRK KİMDİR ?


Kıbrıs, İskenderun ve Hatay Gezisi Fotoğrafları-4


Abdülhamid kimden izin alamadı?


Boyabat Gazetesi 15. Yaşında


Paraşütten çeltik tarlaları


2019 Yılı Sinop İlçeleri Belediye Başkanlığı Seçim Sonuçları


Fiziksel mesafe sosyal yakınlaşma


Korona Virüs Salgını İçin Korunma Yöntemleri


Çanakkale Şehitlerine


8-9 Şubat Boyabatta Kar Yağışından Görüntüler


5 bin - 30 bin TL'yi aşan faturaların GİB Portalından e-Arşiv olarak Düzenlenmesi


Osmanlıca


Cumhuriyet’e Yazdım


Müjde…. Hadi Hayırlı Olsun


Kıta sahanlığının da Yunanistan’a bırakılması da mı yalan iftira?


Boğazda Can Pazarı


Teşrik tekbiri başladı


Pirinçle meşhur olduk! Sıra domateste...


Sallım Çorba


Anlayamadıklarım


KÜNYE




Yazı ve Haberleriniz İçin:
boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com
haber@boyabatgazetesi.com
adreslerine E-posta gönderebilirsiniz






Eylül ayı ziyaretci sayısı:897009 DtGaNi

* ANASAYFA *