E-posta: boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com

Deprem ve Hesabı

Ey uzmanlar ve yetkililer, bana deprem anında ve sonrasında ne yapacağımı anlatmayın. Bana öyle şeyler anlatın ve anlattıklarınızı da bana yaptırın ki depremden zararsız çıkalım.

Bir önceki yazımı yukarıdaki cümle ile bitirmiştim. Bu yazımda da kim ne demiş? Kim ne yapmış? Bizler halk olarak yapmamız gerekeni yapıp yapmadığımız konulara değineceğim.

Her afetten sonra olduğu gibi Elazığ – Malatya depreminin ardından da çok konuşuldu. Çok yazılar yazıldı. Bu konuşmalar ve yazılarda öne çıkan ise deprem vergisi oldu. Herkes kendince doğru bildiği konularda bir şeyler söyledi ve yazdı.

Bunlardan bir tanesi, “9 şiddetindeki depremi umursamayan Japonlar deprem vergisi ödemiyorlar. …. Can kayıpları da yok..!!” demiş biri. Dahası varda ben bu kadarını aldım.

Bu yazıyı okuyunca o kadar çok soru aklıma geldi ki. İlk aklıma gelen soru Japonlar çok zengin oldukları için mi deprem vergisi ödemiyorlar acaba? Bizim yaşadığımız depremlerin iki katı şiddetinde deprem yaşamalarına karşın can kayıpları olmuyor. Neden?

Okuyup üfleyenleri mi çok, yoksa neyi, nereye, nasıl, hangi kalitede yapacaklarını bilen elemanları mı çok? Bence ikincisi. O da eğitim ile oluyor.

Aklıma takılan birçok soruyu soramıyorum. Bazı çaplı arkadaşlar, sende kimsin, senin çapın ne diyen arkadaşlar hemen yalan yanlış yorumlarına başlıyorlar. Hem onları hem de okuyucularımı yormamak için bazı soruları kendime saklıyorum.

Bizde ki yaşanan depremlere dönersek, bir deprem uzmanının dediği gibi yüz yıllar önce yapılan, hem de denizin içinde olan kız kulesine niye bir şey olmuyor? Konunun uzmanı değilim ama binalarımız kurallara uygun ve uygun kalitede malzeme ile yapılsa bizde de can kaybı olmaz.

Başka bir deprem uzmanı da “Deprem ovalarda yıkar. Ovalar tarım alanıdır. Ovalara konut yapılmaz. Yapan değil esas izin verenler sorumludur” diyor. Ve devam ediyor. “Deprem değil bilgisizlik öldürür”.

Bilgi de eğitim ile olur. Eğitim de her bakan değiştiğinde müfredat değiştirmekle olmaz.

Ayrıca kurallara uygun harcama yapılmalı. Herkesin konuştuğu, yeterli bilgilendirilmediğimiz deprem vergileri uygun harcanmalı. Bu vergiler konusunda yetkili olanlar da hesabını vermeli. Hiç kimse hesap vermesi gereken kişilerin maaşını nereye harcadın diye sormuyorlar. Bizim için harcamanız gereken, sizlere emanet olarak verilen bizim ödediğimiz deprem vergilerini soruyorlar.

Deprem için verilen vergiler deprem için harcayıp benim yaşama hakkımı sağlamalısınız. Yol yaptık, köprü yaptık diyenler, seyahat etmesem de olur. Ayrıca bu yönetim demiyor mu yol ve köprüleri yap işlet modeliyle yaptırdık diye.

Toplanan deprem vergileri ile yol yaptık deniyor. Yap işlet modeli ile yaptırdık deniyordu. Fakat yol ve köprülere yüksek düzeyde de zam yapılıyor. Akıl alır gibi değil.

Soru sorup cevabını alamıyoruz ama yine de soralım. Köprü ve tünellerde depreme yakalanırsak Japonlar gibi kendimizi güvende hissedebilir miyiz? Hiç zannetmiyorum.

Birçok siyasi hemen depremin ardından sen gitmedin ben gittim. Sen gidemezsin ben giderim gibi polemiklere girdiler. O bölgeye gidip o halkın acısını paylaşan herkesten Allah razı olsun. Allah razı olsun ama o halk şimdi ne durumda? Bu kış gününde çadırlar yeterli mi? Çadır yerine konteynırlar verilmesi gerekmez mi? Ey siyasiler.

Bir kez daha söylüyorum. Deprem vergileri deprem için harcanmalı. Depremden zarar gören vatandaşlarımıza kalıcı, kaliteli ve yapılması gereken yere, uzmanlarının fikri alınarak konutlar yapılmalı. Herkes de yaptığının hesabını vermeli. Ben yaptım gel bakla olmaz.

Elazığ depreminden sonra Çevre ve Şehircilik bakanı Murat Kurum yeni konutlar bir yıl içinde bitecek dedi. Biterse teşekkür ederiz. Bitmezse niye bitmediğini sormayalım mı?

Atatürk ve Milli Şef İsmet İnönü arasında geçen kırk para hesabı.

Atatürk İsmet İnönü’yü odasında düşünürken görmüş. ‘‘Paşa Hazretleri, nedir canını bu kadar sıkan olay?’’

İsmet İnönü de ‘‘Türk Hava Kurumu toplantısından geliyorum. Hesaplarda kırk para (bir kuruş) açık var. Çok üzüldüm. Başkanı sıkıştırdım, bu bir kuruşu nereye verdiklerini bulamadılar. Çok canım sıkıldı.’’ demiş.

İsmet İnönü sözlerini sürdürerek, ‘‘Türk Hava Kurumu başkanı ile yöneticilerinden derhal o bir kuruşu bulmalarını istedim. Bütün hesapları yeniden taramaları için çok sıkı emir verdim. Kafam bu konuyla meşgul.’’

Atatürk, ‘‘Demek bu kırk para seni bu kadar üzdü, bu kadar yordu ha... Ama haklısın, biz cumhuriyeti kurarken çok kırk paralara ihtiyacımız oldu. Bugün kırk para yok olur, yarın kırk kuruş, öbür gün kırk lira, sonra da dört yüz lira... derken ipin ucu kaçar.’'

Mustafa Gürleyen (10.02.2020)

Tarih:11 02 2020 12:54(1166) Facebook'ta Paylaş

1. Yorum: boyabatlı kağzım 12 02 2020 15:09
depremlere karşı yetkililerce gerekli tedbirlerin alınması lazım.malum boyabat fay hattı üzerinde.


Yorumcuların dikkatine! Yasal Uyarı!

  1. Yorumlarınızı anlaşılır bir dille ve dilbilgisi kurallarına uygun olarak özenle yazınız. BÜYÜK HARF kullanmayınız. Tekrar okuyarak yanlışlarınızı düzeltiniz.
  2. Anlaşılmaz kısaltmalar yapmayınız.
  3. Lütfen yorumlarınızda terbiye dışı sözler kullanmayınız.
  4. Yazılan yorumların sorumluluğu yazarına aittir. Sonradan pişman olunacak hukuki sorunlarla karşılaşmamak için kişi veya kurumlara yöneltilmiş olan eleştirileriniz hakarete varmasın.
  5. Yorumlar denetlendikten sonra yayına verilecektir.
  6. Yazılarımızda yanlış ya da kusurlu bir konu bulunursa bunu lütfen bize bildiriniz.

Yukarıdaki Sözleşmeyi/Uyarıları kabul ediyorum.
'Evet' Yazın:
İsim:
E-mail: (isteğe bağlı)

| Beni Unut

Komşu Suriye


Atatürk’ün Vasiyeti’nin İptali Çalışmaları


17 Şubat Dünya Kediler Günü


Boyabat'tan Kar Fotoğrafları - 2020 -2


II. Abdülhamid Han’a bitmeyen kin!


Yaşı 50/70 Arası Olanlar Mutlaka Okuyun


8-9 Şubat Boyabatta Kar Yağışından Görüntüler


İnsan hakları ve engelliler


Boyabat'ın 2019 yılı nüfusu belli oldu


Yıldız Mahallesi'nde Satılık İşyeri


Rıza Mor'u Aramızdan Ayrılışının 4. Yılında Rahmetle Anıyoruz


Rahim Ağzı Kanseri ve Farkındalık


5 bin - 30 bin TL'yi aşan faturaların GİB Portalından e-Arşiv olarak Düzenlenmesi


Bugün Kış Başlıyor


Osmanlıca


Cumhuriyet’e Yazdım


2019 Boyabat Yerel Seçimleri Mahalle Bazında Sonuçları


Müjde…. Hadi Hayırlı Olsun


Dua


Kıta sahanlığının da Yunanistan’a bırakılması da mı yalan iftira?


Sıladan Mektup Var -34


94 Ruhu çağırmakla gelmez!


Dörtyol'da Sansarlar Kavga Etti


Boğazda Can Pazarı


Teşrik tekbiri başladı


Pirinçle meşhur olduk! Sıra domateste...


Sallım Çorba


Anlayamadıklarım


KÜNYE




Yazı ve Haberleriniz İçin:
boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com
haber@boyabatgazetesi.com
adreslerine E-posta gönderebilirsiniz





Şubat ayı ziyaretci sayısı:1105203 DtGaNi

* ANASAYFA *