E-posta: boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com

Korona Virüs Ev Cami

Salgın hastalık nedeniyle tüm dünya ülkelerinde olduğu gibi ülkemizde diken üstünde. Başta sağlık bakanlığı olmak üzere yetkililer konuyla ilgili bir dizi tedbirler aldılar. Almaya da devam ediyorlar. Bu tedbirlerden biri de zorunlu olmadıkça sokağa çıkmamak. Evde kalmak.

Beni ve benim yaşta olanları daha çok etkilediği için evden çıkmayanlardanım. Hem vakit geçirmek hem de faydalı olabilmek amacıyla bir şeyler yapmaya çalışıyorum. Fiziki olarak göremediğim, görsem de yanına yaklaşamadığım kişileri yazılarımla uyarmaya çalışıyorum.

Bana bir şey olmaz düşüncesini kesinlikle kafalarımızdan silelim ve kurallara uyalım. Acaba dediğimiz konular olabilir. Beğenmeyebiliriz ama yarın eyvah demektense bugün kurallara uymak daha iyidir.

Bir önceki yazımda bu durumu bazıları amaçları doğrultusunda kullanabilirler mi diye tereddüttüm olduğunu söylemiştim. Ya karşı taraf haklıysa düşüncesiyle de olsa Korona virüs tehdidini atlatılana kadar harfiyen kurallara uyalım. Uymayanları da uyaralım.

Kurallara da uyuyoruz diye her koşulu kabul etmeyelim. Gerektiğinde de eleştirelim. Eğer bize anlatılanlar doğruysa, eğer diyorum. Çünkü geçmişte yaşadıklarımızı göz önüne alınca ister istemez bir güvensizlik doğuyor. Korona virüs vakasını ülkemiz iyi götürüyor. Birçok ülkeye göre daha iyi durumdayız.

Daha iyi durumda olabilirdik. İşlerimizi liyakate göre yapabilseydik. Dünya çapında birçok profesörümüzü cezalandırırken, “deve sidiği ilaçtır” diyen birini üniversitede akademisyen yaparsak iyi durumda olamayız.

Küba yeterli ilacımız var derken bizde durum ne diye merak etmeyelim mi? Bir tv kanalına bağlanan Kübalı bir kişi 1966 yılında başlayan bir çalışma ile çok sayıda araştırma kurumlarının olduğunu söyledi. Biz de ne kadar var? Varsa bu araştırma kurumlarının başındaki kişiler konunun uzmanımı, yoksa adamının adamımı?

Korona virüs salgını sürecinde büyük önem arz eden virüs ve bakteri aşısı üretimini Türkiye'de yapabilecek tek yerin Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsü idi. Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsü 27 Mayıs 1928 tarihinde kurulmuş, maalesef 2 Kasım 2011 tarihinde kapatılmıştır.

Kapatılan bu kurum tarafından 1940 yılında Çin de yaşanan kolera salgınına aşı gönderilmiş. Bu aşılar sayesinde Çin kolera salgınından kurtulmuş.

Bugün ise ilk korona virüs aşısını kim bulacak sorusuna, Amerika, İsrail, Çin, Rusya ve Küba cevapları veriliyor. Bu ülkeler arasında Türkiye’nin de olmasını isterdim.

2000 yılına kadar ürettiğimiz aşıların birçoğunu artık ithal ediyoruz. Tıpkı tarım ürünleri, saman, et, sanayi hammaddeleri gibi. Her ile üniversite açtık ama araştırma laboratuvarları açmayı unutmuşuz. Unutmasaydık, bizim de ürettiğimiz aşılarımız olurdu. İlaçlarımız olurdu. 80 yıl önce Çin’e aşı göndermişiz ama bugün Çin’den aşı bekliyoruz. Lafta dünya lideriyiz.

Her ne olursa olsun, bu sorunlu günleri geride bırakmak için konulan kurallara uyalım. Her kuralın bizim sağlığımız için konduğunu göz önünde bulunduralım. Özellikle kapatılan yerlere gitmeyelim. Buna camilerde dahil.

Geçmişte olduğu gibi gelecekte de camilerin kapatılması din tacirleri tarafından çok konuşulacak. Geçmişte ezanın Türkçe okutulduğu konuşulduğu gibi yarın da AKP iktidarında camilere kilit vurulduğu konuşulacak.

Adnan Menderes, daha sonra ezan bugün ki şekilde okunmasına başladığında o zaman ezanın Türkçe okunması zaruriydi demiştir. AKP lilerde camilerin kapatılmasını zaruri olduğunu anlatmakta zorlanacaklar. Her ne olursa olsun Korona virüsü sorununu en kısa zamanda, en az zayiatla atlatmak için tüm kurallara uymak zorundayız.

Korona virüsü ile ilgili toplantıya Diyanet İşleri Başkanını çağırıp, diğer sivil toplum kurum başkanlarını, muhalefet parti liderlerinin çağrılmamasının camilerin kapatılmasıyla bir ilgisi var mı bilemiyorum ama, Diyanet İşleri Başkanına camileri kapatırsak halka nasıl anlatabiliriz diye sorulmuş olabilir. Oy kaygısı her şeyden önde geliyor herhalde.

Eğer bu durum millet ittifakı döneminde yaşanmış olsa yaygaradan durulmazdı. Bırakın camileri korumayı, biz cemaatle namaz kılacağız diyenler korunmaya alınırdı.

İç İşleri Bakanlığı tarafından 21.03.2020 saat gece yarısından sonra, yani 00.00 dan sonra sokağa çıkmaması gerekenlerdenim. Bugüne kadar konan her yasal kurala uyduğum gibi bu kurala da uyacağım. Sizleri de uymaya davet ediyorum.

Sizleri kurallara uymaya davet ederken ilgililerinde adam ayrımı yapmadan hareket etmesini, kişiden kişiye farklı davranmamasını istiyorum. Birlikten kuvvet doğar. Kuvvetli olduğumuz sürece sorunları da yeneriz, adamına göre davrananları da. Çünkü aklın ve bilimin ışığında çözülmeyecek sorun yoktur.

Son noktayı koyarken bu sorunlu günlerde özveri ile çalışan tüm sağlıkçılara saygı ve sevgilerimi sunuyorum. Kolay gelsin.

Güzel ve sağlıklı günlerde buluşmak dileği ile….

Mustafa Gürleyen (23.03.2020)

Tarih:23 03 2020 13:14(17032) Facebook'ta Paylaş

2. Yorum: 11 köy 28 03 2020 12:04
istanbula kanal yapsın düzelüüüü

1. Yorum: milat 23 03 2020 21:08
2000 den önce eczanelerde ilaç yoktu millet sabahın köründe sıraya giriyırdu. hastaneler 20 kişilik koğuşlar pislik rezalet içindeydi. eğer bu vürüs o zaman olsaydı şuanki durumu düşünemiyorum bile. avrupayı gördük birde devletimizi. her yerde ki vatandaşına 10 kişi için uçak gönderir ken avrupa yaşlı ları ölüme terketmiş. cami konusunda zarururet halinde her zaman kullanılabilirde camilerden tanrı uludur dedirtmenin ne zarureti vsrdı.


Yorumcuların dikkatine! Yasal Uyarı!

  1. Yorumlarınızı anlaşılır bir dille ve dilbilgisi kurallarına uygun olarak özenle yazınız. BÜYÜK HARF kullanmayınız. Tekrar okuyarak yanlışlarınızı düzeltiniz.
  2. Anlaşılmaz kısaltmalar yapmayınız.
  3. Lütfen yorumlarınızda terbiye dışı sözler kullanmayınız.
  4. Yazılan yorumların sorumluluğu yazarına aittir. Sonradan pişman olunacak hukuki sorunlarla karşılaşmamak için kişi veya kurumlara yöneltilmiş olan eleştirileriniz hakarete varmasın.
  5. Yorumlar denetlendikten sonra yayına verilecektir.
  6. Yazılarımızda yanlış ya da kusurlu bir konu bulunursa bunu lütfen bize bildiriniz.

Yukarıdaki Sözleşmeyi/Uyarıları kabul ediyorum.
'Evet' Yazın:
İsim:
E-mail: (isteğe bağlı)

| Beni Unut

Kediler ve Kovid-19


TÜRK KİMDİR ?


Atatürk’ten Mektup Var


Gencim, neden enfekte olayım ki?


Adıyörem Çiğ Köfte


24 Temmuz Basın Bayramı


Kıbrıs, İskenderun ve Hatay Gezisi Fotoğrafları-4


Abdülhamid kimden izin alamadı?


Boyabat Ağzında Gün Adları


Boyabat Gazetesi 15. Yaşında


Paraşütten çeltik tarlaları


2019 Yılı Sinop İlçeleri Belediye Başkanlığı Seçim Sonuçları


Fiziksel mesafe sosyal yakınlaşma


Modanız Batsın


Korona Virüs Salgını İçin Korunma Yöntemleri


Çanakkale Şehitlerine


8-9 Şubat Boyabatta Kar Yağışından Görüntüler


5 bin - 30 bin TL'yi aşan faturaların GİB Portalından e-Arşiv olarak Düzenlenmesi


Osmanlıca


Cumhuriyet’e Yazdım


Müjde…. Hadi Hayırlı Olsun


Kıta sahanlığının da Yunanistan’a bırakılması da mı yalan iftira?


Dörtyol'da Sansarlar Kavga Etti


Boğazda Can Pazarı


Teşrik tekbiri başladı


Pirinçle meşhur olduk! Sıra domateste...


Sallım Çorba


Anlayamadıklarım


KÜNYE




Yazı ve Haberleriniz İçin:
boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com
haber@boyabatgazetesi.com
adreslerine E-posta gönderebilirsiniz






Agustos ayı ziyaretci sayısı:562627 DtGaNi

* ANASAYFA *