E-posta: boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com

Aşı

Sokağa çıkmıştım. Günün dört saati dışarı çıkabilme hakkım olduğu için evime yakın yerlerde dolaşırken ağaçları budayan belediye görevlilerini seyretmeye başladım. Bir taraftan saatine bakan ve bana doğru yaklaşan mahalleden bir arkadaş yanıma geldi. Aşı ne zaman yapılır diye sordu.

Bende anlatmaya başladım. Orta okul ve lisedeyken Şaban Bey diye bir tarım öğretmenimiz vardı. Onun anlattıklarından aklımda kaldığı kadarıyla anlatayım. Aradan 45 yıl kadar geçti ama yine de bir şeyler aklımda kaldı.

Aşı yapma yöreden yöreye değişir. Çünkü ağaçların yaprak açma zamanı her yerde aynı değildir. Bizim köyde tam ağaçların yaprak açmaya başladığı, ağaçlara su yürümeye başladığı zaman dedikleri Mart da yapılır. Hatta ben o zaman ahlat ağacına armut aşısı yapmıştım. Birçok aşı çeşidi bulunmaktadır.

Ben bunları anlatırken arkadaşım hem gülüyor hem de bir gözü saatinde beni dinliyordu. Konuşmamı durdurdu. “Ya ben o aşıdan bahsetmiyorum. Bize yapılacak olan Çin’den mi gelecekmiş. Korona aşısını soruyorum” dedi.

Bilmiyorum desem bana inanmayacak biliyorum. Aşı konusunda kafaların karışık olduğunu biliyorum. Bildiğim kadarı ile anlatmaya çalıştım. Eve gelince bir araştırma yaptım.

Dün beş paralık maskeyi dağıtamayanlar bugünde aşının nereden, ne zaman geleceğini tam olarak açıklayamıyorlar. Halkın kafasından çok yöneticilerin kafası karışık. Birinin dediğini diğerinin dediği tutmuyor. Ne kadar aşı geleceğini, öncelikle kimler aşı olabileceğini açıklayamıyorlar. İnsan ister istemez kapalı kapılar arkasında nelerin döndüğünü merak ediyor.

Kovid-19 aşısını soran arkadaşıma meyve ağaçlarına yapılan aşıyı anlatmaya başlayınca gülmeye başlayan arkadaşım Kovid-19 aşısı konusunda düşüncelerimi anlatınca da gülmeye devam ederek evinin yolunu tuttu. Tabi bende.

Çin'in geliştirdiği kovit-19 aşısının Türkiye'ye geleceğini, anlaşmaların tamamlandığını, 11 Aralık aşı yapılmaya başlanacak denmişti ama ay bitiyor hala aşı yok. Şimdi de Ocak’ın ilk haftasında deniyor. Hadi hayırlısı derken gelişi iki kez ertelenen aşılar nihayet yılın son gününde ülkemize ulaştı. Tabi ki tamamı değil. Bu gidişle ülkemizdeki ilk aşı başlama tarihi Ocak 2021 in ortaları olacak gibi.

Çin’den başka hangi ülkeden aşı talebi olup olmadığını bilmiyoruz. Cumhurbaşkanı, “ben tıp mensubu değilim, alanım ekonomi” demiş. Ekonomimize bakarak ne kadar aşı gelebileceğini tahmin edebilirsiniz.

Gelecek aşılar planlı programlı yapılması lazım. Torpil olmamalı. Eğer olursa tam bir felaket olur. Aşı dayısı olandan değil, ihtiyacı olandan başlayarak tüm halka yapılmalı. Dünyada birçok ülkeye Kovid-19 nedeniyle ekonomik yardım yapabiliyorsak halkımıza da aşı yapabiliriz. Avrupa’nın birçok ülkesinde aşı yapılmaya çoktan başladı. Bizde ise yeni geldi. Ya gelmeseydi!

Paramla da olsa önceki yıllarda grip aşısı olabilmiştim. Bu yıl onu da olamadım. Grip aşısında olduğu gibi Kovid-19 aşısının da dayısı olanların olabileceği şüphesi içindeyim.

Başka kafaları karıştıran bir konu da aşı olalım mı, olmayalım mı? Çünkü daha önce açıkladıkları hasta sayıları ile kafaları karıştırdılar. Hasta sayılarını halktan gizlemeye çalıştılar. Aşılarda da ya bilmediğimiz bir sorun varsa korkusu yaşıyor birçok insan. Birçok kişiye, yetkili yetkisiz aşı olacak mısınız diye soruluyor. Bence bu soru şu anlama geliyor. Yurt dışından gelen bu aşılara güveniyor musunuz, güvenmiyor musunuz?

Çin’e 60 yıl önce kolera nedeniyle aşı gönderirken bugün Çin’den aşı bekliyoruz. Savaştan çıkmış, yoksul ve salgın hastalıklarla boğuşan Cumhuriyet'in ilk Sağlık Bakanı Refik Saydam tarafından 1928 yılında kurulan Hıfzıssıhha Enstitüsü, 2011 yılında KHK ile kapatılmış. Şimdi Çin aşısına mahkumuz. Türk bilim insanlarının aşı bulmaları bizi sevindirirken, ülkemizde ki kurumların kapatılması bizi üzüyor.

Savaştan yeni çıkmış yoksul bir ülke olarak başka ülkelere aşı verebilirken bugün aşı bekler olduk. Lafla peynir gemisi yürümüyor. Hangi ülkeden, hangi konuda iyi durumdayız?

Bildiğim kadarı ile aşı konusunda da şeffaf değiliz. Ne kadar aşı nereden gelecek belli değil. Aşılar kim tarafından getirtiliyor belli değil. Çin’den gelen aşıların bir firma tarafından getirildiği söyleniyor. Bu firma kimin hayrı için devrede ve bu firma kimin adamı?

Bundan tam bir yıl önce ki yazımın başlığı “2020 Seni Çok Şeyler Bekliyor” du. Bu yazımın bir bölümünde şöyle demişim.

Türklerin yaptığı her şeyi desteklerim. Üzerinde Türk Malı yazan her ürün beni mutlu eder. Fakat desteklerken şüpheci de olmayalım mı? Bu iktidarın yapacağım dediklerine inanabilmemiz için geçmişte söyledikleri yerine getirip getirmediğine bakmamız gerekmez mi?

Cumhuriyet'in ilk Sağlık Bakanı Refik Saydam tarafından 1928 yılında kurulan Hıfzıssıhha Enstitüsü, 2011 yılında KHK ile kapatılmasaydı. Türk bilim insanları aşıyı Almanya da değil Türkiye de çalışarak bulsalardı. Üzerinde de Türk Malı yazıl olsaydı. Ülkemizde de aşılanma işlemi şimdiye kadar başlamış olurdu. Başta canla başla çalışan sağlıkçılarımız olmak üzere bu kadar vatandaşımız hayatını kaybeder miydi?

2020 de olduğu gibi 2021 de bizleri çok şeyler bekliyor. Maalesef birçok kişi gibi yaşayacaklarımıza pozitif bakamıyorum.

Daha önceki yazılarımda olduğu gibi beni olumsuz şekilde eleştirecekler. O kişilerde olmak üzere tüm okuyucularımın yeni yılını kutluyor, 2021 yılının hayırlara vesile olmasını diliyorum.

Bu yılın ilk yazısını bir öğretmen arkadaşımın paylaştığı şu cümleyle noktalıyorum. “Okumayı bıraktığın gün sonbahardır… Ertesi gün cehaletin kışı başlar.! Unutmayın.!!!

Mustafa Gürleyen (01.01.2021)

Tarih:31 12 2020 14:15(10355) Facebook'ta Paylaş

2. Yorum: gokboru 02 01 2021 14:20
ha bu arada aldıkları çın aşısıda sabıkalı aşıyı ruşvetle onaylayan bir fırma yanı yine bir film çevırmışler

1. Yorum: gökbörü 31 12 2020 17:06
aşı işinide beceremedıler orta saha da yan pas yapıp duruyorlar , oyalama polıtıkası kış çıkar bahar gelır 2021/ilk altı ay geçer 2022 ye allah kerım be dostlar !!!!!!!!


Yorumcuların dikkatine! Yasal Uyarı!

  1. Yorumlarınızı anlaşılır bir dille ve dilbilgisi kurallarına uygun olarak özenle yazınız. BÜYÜK HARF kullanmayınız. Tekrar okuyarak yanlışlarınızı düzeltiniz.
  2. Anlaşılmaz kısaltmalar yapmayınız.
  3. Lütfen yorumlarınızda terbiye dışı sözler kullanmayınız.
  4. Yazılan yorumların sorumluluğu yazarına aittir. Sonradan pişman olunacak hukuki sorunlarla karşılaşmamak için kişi veya kurumlara yöneltilmiş olan eleştirileriniz hakarete varmasın.
  5. Yorumlar denetlendikten sonra yayına verilecektir.
  6. Yazılarımızda yanlış ya da kusurlu bir konu bulunursa bunu lütfen bize bildiriniz.

Yukarıdaki Sözleşmeyi/Uyarıları kabul ediyorum.
'Evet' Yazın:
İsim:
E-mail: (isteğe bağlı)

| Beni Unut

Hayatın kıyısında


Dörtyol Demsa Market, Adrese Servis Hizmeti


Yüzyılın Siyaseti


Boyabat Belediyesi'ne yeni TEAM!!!


2021 - 1442 Ramazan İmsakiyesi


17 Şubat Dünya Kediler Günü


Boyabat'tan Kar Manzaraları 16 Şubat 2021


Boyabat'ın 2020 yılı nüfusu belli oldu


Yılmaz Özdil şehit dedelerimizin dünyanın nerelerinde yattığını


Rıza Mor'u Aramızdan Ayrılışının 5. Yılında Rahmetle Anıyoruz


Sarıkamış Faciası


Ahmed Cevad'ın yazdğı Çırpınırdı Karadeniz şiirinin aslı


On Bin Ekmek Faturası


Boyabat Ticaret ve Sanayi Odası Tanıtım Videosu


Tatil anılarınız çöp olmasın


2019 Yılı Sinop İlçeleri Belediye Başkanlığı Seçim Sonuçları


Korona Virüs Salgını İçin Korunma Yöntemleri


8-9 Şubat Boyabatta Kar Yağışından Görüntüler


5 bin - 30 bin TL'yi aşan faturaların GİB Portalından e-Arşiv olarak Düzenlenmesi


Osmanlıca


Cumhuriyet’e Yazdım


Müjde…. Hadi Hayırlı Olsun


Kıta sahanlığının da Yunanistan’a bırakılması da mı yalan iftira?


Boğazda Can Pazarı


Teşrik tekbiri başladı


Pirinçle meşhur olduk! Sıra domateste...


Sallım Çorba


Anlayamadıklarım


KÜNYE




Yazı ve Haberleriniz İçin:
boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com
haber@boyabatgazetesi.com
adreslerine E-posta gönderebilirsiniz





Nisan ayı ziyaretci sayısı:687256 DtGaNi
* ANASAYFA *