E-posta: boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com

Kitap

Mart ayına girdik bahar gelecek inşallah. Bir yıla yakın zamandır pandemi nedeniyle 65 yaş üstü olarak zamanımızın büyük kısmını evde geçirmek zorunda kalıyorduk. Saat 10-13 arası üç saatlik izin yeterli olmadığı için kovid-19 dan korunuyor olsak bile hareketsizlikten başka sorunlar yaşıyorduk.

Dediğim gibi Mart ayının ilk haftasıyla birlikte ev hapsimiz sona erdi ama atalarımızın dediği gibi Mart kapıdan baktırmaz, kazma kürek yaktırmaz umarım.

Mart ayı şiddetli soğukların olduğu bir aydır. Zaman zaman güneş görünce ve havalar ısınıyor gibi olsa da soğuk şiddetini azaltmaz. Çoğunlukla bu günlerde yakacak tükenir, insanlar zor durumda kalırlar ve evde bulunan kazma-kürek saplarını bile yakmak zorunda kalırlar.

Eskiden bu söz soğuk hava şartlarında yaşanan sorunları anlatırmış. Şimdi ise yaşanabilecek sağlık sorunları için söylenebilir. Sokağa çıkma yasağı kalktı diye kuralları unutursak ekmek parasını sağlık sorunlarına harcamak zorunda kalabiliriz. Bu ekonomik koşullarda birçok kişinin sağlık için ayırabileceği parası olmayabilir.

Dünyayı saran bu virüs nedeniyle Türkiye haritasında kırmızı ile gösterilen illerimizin maviye dönmesi için çalışmak zorundayız. Bu çalışmada hep birlikte, ayrım yapmadan olmalı.

Sizleri bilmem ama ben evde kaldığım süre içinde iki şeye dikkat etmeye çalıştım. Bir fiziki olarak, iki zihinsel olarak sağlığımı koruyabilmek ne yapabilirim diye düşündüm. Hem boş zamanlarımı değerlendirmek hem de bilgi hazinemi geliştirmek için kitap okumaya çalıştım.

Tabi tv de izledim. Sosyal medyadan videolarda. Geçen hafta bir arkadaşım iki video yayınlamış. Kitap okumayla ilgili. İkisi de dikkatimi çekti. İkisini de özetlemeye çalışacağım.

Birinci videoda konuşmacı; “Evlerimizde kütüphane yok. Bu nedenle çocuklarımız güdük (eksik yanı bulunan, tamamlanmamış olan) olarak yetiştiriyor. Kızlarımız gelin olurken bir kitap ile gelirler o da kuranı kerim, onu da okumazlar. Duvara asarlar orada kalır. Onun için kelime haznemiz çok azdır. Bu nedenle dinlediğimiz konuşmaları bile tam olarak anlayamayız diyor. Hem de çok doğru.

İkinci video ise Teketek programında yayınlanan bir konuşmadan. Anıtkabir de Yakut Türkçesi ile yazılmış lügat varmış. Yakutistan dan bir heyet Ankara ya gelip bu kitapları görmek istemiş. Gerekli izinler alınmış ve görmüşler. Bir yıl sonra aynı heyet tamamı 10 veya 12 cilt olan bu kitaplardan fotokopi çekmek için izin istemişler. İzin verilmemiş. 1919-1920 yıllarında Atatürk bu kitapları okumuş ve birçok sayfasında Atatürk’ün aldığı notlar varmış. Bu nedenle fotokopi alınmasına izin verilmemiş.

Bu video Fatih Alataylı’nın şu sözü ile bitiyor. “Atatürk, lügatları almış, okumuş, her sayfasına not almış, o zamanda ATATÜRK olmuş” sözleri ile bitiyor.

Yakutistan nerede mi? Google amcaya sordum. Yakutistan, Kuzeydoğu Sibirya'da Kuzey Buz Denizi'ne kıyısı olan Türkiye'nin dört katı büyüklüğünde bir ülkedir. Rusya Federasyonu topraklarının beşte birini oluşturur. O gün ki şartlarda Atatürk oradan Türkçe lügat getirtip okumuş.

Bir watsap grubumuz var. Kitap okumanın faydasını anlatabilmek için orada ikinci videoyu yayınladım. Gruptaki arkadaşlarım ne mi dediler? Siyaset yapma dediler. Bu gruba siyaseti sokmayın dediler. Kanın aksa sola doğru akıyor dediler.

Bana solcu diyen arkadaşların çoğunluğu farkında değil. Türkiye aşırı sağa kaydığı, bu arkadaşlar da içinde oldukları için beni çok solda zannediyorlar. Kimin ne zannettiği önemli değil, eleştirebilirler. Hakaret etmemek koşuluyla. Hiçbir art niyetim olmadan okumanın faydalarına örnek diye paylaşmıştım.

Kitap, karanlık sokağın lambasıdır. Okumakta o lambanın ışığında yürümektir.

Geriye doğru baktığım zaman tüm ömrüm boyunca keşke şunu yapmasaydım dediğim bir şey yok. Yaptıklarımın ve söylediklerimin arkasındayım. Fakat yapmadıklarım, yapamadıklarım var. Keşke yapsaydım. Örneğin bazı şeylere ayırdığım zamanımın bir kısmını daha fazla kitap okumaya ayırsaydım.

İzlemiş olduğum birinci videodaki konuşmacı bir kütüphaneye beş bin kitap bağışladığını, hala evindeki kütüphanede bin adet kitap olduğunu söylüyor. Her evde bu kadar olmasa da % 1-2 si kadar bile olsa yeter diye düşünüyorum. Çünkü az çok okuyan, eskilerin deyimi ile mürekkep yalayandan zarar gelmez.

Bakın kitap ile ilgili neler demişler. Kitaplar içinde binlerce cevher barındıran bir hazinedir. Kitap okuyan insanlar, okumayanlara göre her zaman bir adım öndedir. Kitap öyle bir dosttur ki siz ondan uzaklaşsanız bile o sizi olduğu yerde bekler. Ta ki siz bir gün geri dönene kadar.

“Kitapsız büyüyen çocuk, susuz büyüyen ağaca benzer” – Çin Atasözü

“Kitap ruhun ilacıdır” – Japon Atasözü

İnsan olmak için okumak gerekir. (Aşık Veysel)

Dünyayı karanlıktan kurtaran kitaptır. (Nurullah ATAÇ)

Kitapsız hayat; kör, sağır ve dilsiz yaşamaktır. (Senica)

Mustafa Gürleyen (08.03.2021)

Tarih:08 03 2021 14:42(3954) Facebook'ta Paylaş


Yorumcuların dikkatine! Yasal Uyarı!

  1. Yorumlarınızı anlaşılır bir dille ve dilbilgisi kurallarına uygun olarak özenle yazınız. BÜYÜK HARF kullanmayınız. Tekrar okuyarak yanlışlarınızı düzeltiniz.
  2. Anlaşılmaz kısaltmalar yapmayınız.
  3. Lütfen yorumlarınızda terbiye dışı sözler kullanmayınız.
  4. Yazılan yorumların sorumluluğu yazarına aittir. Sonradan pişman olunacak hukuki sorunlarla karşılaşmamak için kişi veya kurumlara yöneltilmiş olan eleştirileriniz hakarete varmasın.
  5. Yorumlar denetlendikten sonra yayına verilecektir.
  6. Yazılarımızda yanlış ya da kusurlu bir konu bulunursa bunu lütfen bize bildiriniz.

Yukarıdaki Sözleşmeyi/Uyarıları kabul ediyorum.
'Evet' Yazın:
İsim:
E-mail: (isteğe bağlı)

| Beni Unut

Rabia Arapça’da “dördüncü” demektir


Gözlerinin İçine Bakarak…


Beko Eleman İlanı


Boyabat'tan Kar Manzaraları 16 Şubat 2021


Boyabat İlçe Emniyet'i vatandaşları uyardı 2014


Karaman ilinden selamlıyorum


Arefe Günü ve Ramazan Bayramı


Dualarla bayrama ulaşmak


Boyabat'ın 2020 yılı nüfusu belli oldu


Yılmaz Özdil şehit dedelerimizin dünyanın nerelerinde yattığını


Rıza Mor'u Aramızdan Ayrılışının 5. Yılında Rahmetle Anıyoruz


Sarıkamış Faciası


Ahmed Cevad'ın yazdğı Çırpınırdı Karadeniz şiirinin aslı


On Bin Ekmek Faturası


Boyabat Ticaret ve Sanayi Odası Tanıtım Videosu


2019 Yılı Sinop İlçeleri Belediye Başkanlığı Seçim Sonuçları


Korona Virüs Salgını İçin Korunma Yöntemleri


8-9 Şubat Boyabatta Kar Yağışından Görüntüler


5 bin - 30 bin TL'yi aşan faturaların GİB Portalından e-Arşiv olarak Düzenlenmesi


Osmanlıca


Cumhuriyet’e Yazdım


Müjde…. Hadi Hayırlı Olsun


Kıta sahanlığının da Yunanistan’a bırakılması da mı yalan iftira?


Boğazda Can Pazarı


Teşrik tekbiri başladı


Pirinçle meşhur olduk! Sıra domateste...


Sallım Çorba


Anlayamadıklarım


KÜNYE




Yazı ve Haberleriniz İçin:
boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com
haber@boyabatgazetesi.com
adreslerine E-posta gönderebilirsiniz





Türkiye Türklerindir! DtGaNi
* ANASAYFA *