Kültür-Sanat
Aşkın Ayrancıoğlu
Arşivi

Heykeltraş


İsa Kahraman
Arşivi

Ticaret Hakkında Notlarım


Bahattin Karagöz
Arşivi

Siyeri Şiirle Yazmak


Dursun Çetinkaya
Arşivi

Bir mektup


Tufan Bilgili
Arşivi

Çocuklarınız gülsün


Mehmet Tatas
Arşivi

Uyku ve rüya


F. Zerrin Dağcı
Arşivi

Kış Hikâyeleri


İrfan Unutmaz
Arşivi

Sedir Adası ve gizemli kumları


Hasan Ün
Arşivi

Sana Güvenerek


Ahmet Küçükbaş
Arşivi

Murat Tuncel'in Trakya Güneş


Misafir Kalemler
Arşivi

Sen de mi Kanka?


Kültür Sanat
Arşivi

Bölge Kitaplığı


Künye
Hakkı Küçükbaş
Adres:
Hükümet cad. No:40
BOYABAT-Sinop
E-Posta
hakkikucukbas@boyabatgazetesi.com
Aşkın Ayrancıoğlu
E-Posta
aayrancioglu@hotmail.com
Yazılarınız İçin
sanatsayfasi@boyabatgazetesi.com
E-posta gönderebilirsiniz
Yazılar
Eski

0414_MehmetTatas.jpgUyku ve rüya

(2058 öğrenci üzerinde yapılan rüyalarla ilgili ödev çalışmalarından derlenmiştir)

0804_HMuslu.jpgHalk Takvimi

Bu takvim Türklerin uzun yıllar iklim, hava ve zaman üçlüsünü gözeterek yaptıkları gözlemler sonucu ortaya çıkmış pratik bir takvimdir. İnsanımız bu takvimi gündelik hayatında kullanmaya devam etmektedir.

1002_dursuncetinkaya[1].jpg

Bir mektup

Bu mektup, 1854’te son Kızılderili Şefi SEATTLE tarafından halkının topraklarını satması önerisi üzerine bir yanıt olarak, o dönemdeki ABD başkanı olan ve köleliğin kaldırılmasına şiddetle karşı çıkan Franklin Pierce yazılmıştır.

0708_isa.jpgTicaret Hakkında Notlarım

Efendim. Ticaret konusu bendeniz için tamamen ayrı ve muttali olmadığım bir konu. Ancak: Ucundan kenarından içinde olduğumuz için, çeşitli zamanlarda, çeşitli kaynaklardan almış olduğum notları sizlerle paylaşmak istiyorum.

1020_Hun1.JPGSana Güvenerek

Sana güvenerek rest çekmiştim/Cırcır böceğine Allah’ım;/Daha iyi çalışırım sanmıştım./Yalnızlığa alışırım sanmıştım.

0215_sukuslari03.JPGBuz üstünde doğal hayat

Fotoğraf çekmek için Boyabat çevresindeki göletlere giden Öğretmen Ünal Karaca üç tür su kuşunu fotoğraflayarak döndü.

0414_MehmetTatas.jpgSultan IV. Murat ile Remmal Ahmet arasındaki meşhur olay

İnsanoğlu varlığının ilk gününden bu yana kendine ve eşyaya ait bilinmeyenleri öğrenmeye çalışmıştır. İnsanoğlunun bu çabası iyi sonuçlar vermiş, bazen de bilinmeyenlere yeni yeni bilinmeyenler eklenmiştir. İnsanı ve diğer varlıkları ne kadarı ile tanıyabiliyoruz?

Siyeri Şiirle Yazmak

Uzun bir zamandan beri şiirlerini yayınladığımız Bahattin Karagöz ülkemizin en önemli şairlerindendir. Değerli şairimiz bu defa bize İsmail Tunç’un “Siyeri Şiirle Yazmak” isimli şiirini göndermiş.

1002_dursuncetinkaya[1].jpg

Sinoplugillerden Diogenes (III)

Diogenes de ustası Antisthenes gibi kendini devletten ve devlet işlerinden uzak tutuyor. Nerde olursa olsun hep kendi işine bakıyor. İşi de bol bol gözlem; onunla bununla yeterince sohbet edip laflamak; gerekince de, kim olursa olsun, acımasızca eleştirmek.

0101_Akucukbas.jpgMurat Tuncel'in Trakya Güneşi

Epeyce bir zamandır tarihi roman okumamıştım. Son olarak Murat Tuncel’in Osmanlı Beyliğinin Osmanlı Devletine dönüştüğü, Asya topraklarından Trakya’ya geçtikleri dönemi anlatan “Trakya Güneşi” romanını okudum. Ve beğendim.

1020_Hun1.JPGDüzmeşe C

Okulun bahçesinde gruplar halinde güvercin taklası, birdirbir, dokuztaş ve saklambaç oyunlarını oynayan öğrencilerini izleyen Temel öğretmen; her şeyin yolunda gittiğine kanaat getirerek bakışlarını Gercüş tarafından yayan olarak gelen birkaç yolcuya çevirdi.

0414_MehmetTatas.jpgUlu Hakan Abdülhamit Han ve gerçek aydınlarımız

İster aydın ister devlet yöneticisi, isterse siyasetçi olsun, icraatlarında yanılmayan hata yapmayan yoktur. Ancak samimi ve iyi niyetli olursa, farkına vardıklarında doğruyu itiraf etmek aydınların yöneticilerin, siyasilerin erdeminden ileri gelir.

1020_Hun1.JPGKurt  Bile

Ey Türk!/Irağa gitme…/Düşman içimizde./Bu gece sizde,/Yarın gece bizde.

0203_TSMKonseri.jpgBizimle Birlikte Yaşayan Nağmeler

Sinop Kültür ve Turizm İl Müdürülüğü faaliyetleri devam ediyor. Müdürlük, şimdi de son TSM konserini “Bizimle Yaşayan Nağmeler” adıyla musikiseverlere sunacak

1002_dursuncetinkaya[1].jpg

Sinoplugillerden Diogenes (II)

Antik Çağ tarihçi ve felsefecilerine göre; bir zamanlar Ege kıyılarında yaşayan Miletos’un insanları buralara sığmaz olunca, teknelerle göç ederek gitmişler Karadeniz kıyısındaki Sinope’yi kurmuşlar. Sinop’un doğal bir liman oluşunun da bunda önemli bir etkisi olmalı…

Bir ayrılık, bir yoksulluk bir ölüm...

Herkes şu üç şeyi hep yalnız yaşar:/Bir ayrılık, bir yoksulluk, bir ölüm...
Yaşar ey gözlerim üç şeyden yaşar:/Bir ayrılık, bir yoksulluk, bir ölüm...


0131_Kale.jpgBoyabat kalesini hiç böyle görmediniz

Boyabat Belediyesi resmi sitesinde Boyabat Kalesine ait bir video yayınlanmaya başladı. Boyabat kalesini hiç böyle görmediniz.

0101_Akucukbas.jpgBoyabat Pidesi

Geçenlerde İstanbul’u mekân tutmuş Boyabatlı gençlerden kalabalık bir grup İstanbul’da bir araya gelip Boyabat pidesi yediler. Bu etkinliğe de “Pide bahane, birlikte olmak şahane” adını verdiler.

0414_MehmetTatas.jpgKadızâdeliler’in din anlayışları ve...

17. yüzyılda tasavvuf ehline karşı hasım duran bu gruba Kadızâdeliler veya fakılar denir. Bunlar devletten yüz buldukları için tekkeleri yıkıp şeyhlerini öldürmek ister.

1020_Hun1.JPGArtık Barışalım

Ey arkamda biriken yıllar;/Son darbeyi vurmaya mı hazırlanıyorsunuz?/Yoksa düzlüğe çıkmama mı çalışıyorsunuz?/Daha açık olsanıza!/Önümdeki yıllara güneş gibi doğsanıza!..

1002_dursuncetinkaya[1].jpg

Sinoplugillerden Diogenes (I)

(Çok geç tanıyıp çok erken yitirdiğim Nermi Uygur Hoca’mın anısına saygıyla…)

0607_FZerrin.jpgKış Hikâyeleri

Çocukken bana göre kış mevsimi bir masal mevsimiydi. Oturma odamızda sobamız yanar, onun arkasında kedimiz uyuklar, diğer odalar daha soğuk olduğu için herkes aynı odada oturmaya mecbur kalmış olmasının keyfini çıkarırdı.

0125_NihatGenc3.JPGNihat Genç, “Gerçek olan yoksulluk!..”

Sinop Belediyesi tarafından, Liman Yayınları ve Dost Kitabevi’nin de destekleriyle düzenlenen “2.Sinop Kitap Fuarı” 16 Ocak 2012 Pazartesi günü saat 11.00’de, eski Konservatuar binası olan Âşıklar Düğün Salonu’nda açıldı.

1020_Hun1.JPG

Düzmeşe B

Düzmeşe Köyü İlkokulu’nda büyük bir heyecanla göreve başlayan sınıf öğretmeni Temel Sarı, cuma günü son dersten sonra, İstiklâl Marşı ‘nın okunması biter bitmez hurraaa diyerek dağılan öğrencilerinin arkasından şöyle bir baktı.

1.1.12' ziyaretDtGaNi