Yayın Tarihi:31 12 2025 11:29(1075)

Fırtınalarla Geçen Bir Ömür

OSMAN ÇAKIR
31 Aralık 2025

Yine arabeskle yoğrulmuş bir yazıyla karşınızdayım… Acılarla geçen takvim yapraklarını tek tek koparıyoruz. Uzun zamandır gülmeyi unuttuk; hep ağlamaktan.

Hayat, kimi insanlara güneşi cömertçe sunar; kimilerine ise kara bulutların arasında çakan şimşekleri yaşatır. Fırtınaları tanıtır, beklemeyi öğretir, dayanmayı hatırlatır, susmayı mecbur kılar.

Benim gibiler fırtınalarla büyüdü. Aslında bu, bir ömürlük mücadeledir. Herkesin takviminde aynı önemli günler yer almaz. Kimileri baharı beklerken, kimileri yalnızca hayatta kalmayı sayar. Kimi insanın ömrü zemheriyle geçer; soğukla, karanlıkla, sessizlikle…

Gülmek sandığımız kadar basit bir refleks değildir. Gülmek, insanın içinin güvende hissettiği anlarda ortaya çıkar. O yüzden bazı yüzlerde gülüş hiç eksik olmaz; bazı yüzlerdeyse gülüş, çoktan terk edilmiş bir ev gibidir. Anahtarı kapının üstünde durur ama uzun zamandır açılmamıştır.

Ağlamak ise çoğu zaman yanlış anlaşılır; zayıflık sanılır. Oysa ağlamak, insanın içindeki basıncı boşaltma biçimidir. Kırılmamaya çalışmanın sessiz çabasıdır. Sürekli güçlü olması beklenenlerin, kimse görmeden verdiği moladır. Hep ağlayanlar değil, hiç ağlayamayanlar daha büyük bir yük taşır çoğu kere. Çünkü gözyaşı, insanın içindeki ağırlığı hafifletir; ağlayamayanlar ise o yükü sessizce sırtlarında taşır.

“Fırtınalar gibi geçti ömrüm” diyen biri, yalnızca acıdan söz etmez. Aynı zamanda ayakta kalmaktan söz eder. Çünkü fırtına geçen yerde yıkım da olur, kök salma da. Kimi ağaçlar devrilir, kimileri ise toprağa daha sıkı tutunur. İnsan da böyledir. Her savruluş biraz daha öğretir tutunmayı, her yara biraz daha öğretir dayanmayı.

Toplum, güçlü hikâyeleri alkışlar ama güçlü olmanın nedenini nadiren sorar. “Nasıl dayandın?” der ama “Nerelerde yoruldun?” diye sormaz. Hâlbuki asıl mesele oradadır: Yorgunluklarımızda, içimize attıklarımızda, kimseye anlatamadıklarımızda… İnsan bazen en büyük savaşını sessizlikte verir.

Ve yine de…

Hayat, bütün sertliğine rağmen tuhaf bir inat taşır. En karanlık gecelerin bile bir sabahı vardır.

Gülmek unutulabilir ama tamamen yok olmaz. Bazen bir cümlede, bazen bir anıda, bazen de hiç beklenmedik bir anda kapıyı çalar… Sessizce, çekingen. “Ben hâlâ buradayım,” der gibi.

Belki de mesele, eskisi gibi gülmek değildir artık. Daha sakin, daha temkinli, daha az ama daha gerçek gülmeyi öğrenmektir. Yaralarla birlikte yaşamayı, kırık yerlerden ışık sızmasına izin vermeyi kabul etmektir. Çünkü insan, kırıldığı yerden ışık sızdırmayı öğrenirse, karanlıkla baş etmeyi de öğrenir.

Fırtınalarla geçen bir ömür, kolay bir ömür değildir. Ama boş da değildir.

O fırtınalar, insana derinlik kazandırır. Başkasının acısını daha çabuk fark etmeyi, sessizliğin dilini anlamayı öğretir.

Ve belki de en önemlisi, gülmenin kıymetini öğretir. Çünkü gülmek, acının içinden doğduğunda daha sahici, daha değerli olur.

Gülmeyi unutmuş olabiliriz. Ama unutan her şey hatırlanabilir. Hayat bazen sadece dayanmak ister bizden. Ve bazen, tam da dayandığımız için, yeni bir gülüşü hak ederiz.

Belki küçük, belki çekingen, belki kırık ama yine de gerçek bir gülüş…

2026 yılı, bütün fırtınalara rağmen yüzümüze yeniden gülüşler kondursun; kalbimize daima huzur, hayatımıza mutluluklar getirsin.

Facebook'ta Paylaş

Yorumcuların dikkatine! Yasal Uyarı!

  1. Yorumlarınızı anlaşılır bir dille ve dilbilgisi kurallarına uygun olarak özenle yazınız. BÜYÜK HARF kullanmayınız. Tekrar okuyarak yanlışlarınızı düzeltiniz.
  2. Anlaşılmaz kısaltmalar yapmayınız.
  3. Lütfen yorumlarınızda terbiye dışı sözler kullanmayınız.
  4. Yazılan yorumların sorumluluğu yazarına aittir. Sonradan pişman olunacak hukuki sorunlarla karşılaşmamak için kişi veya kurumlara yöneltilmiş olan eleştirileriniz hakarete varmasın.
  5. Yorumlar denetlendikten sonra yayına verilecektir.
  6. Yazılarımızda yanlış ya da kusurlu bir konu bulunursa bunu lütfen bize bildiriniz.

Yukarıdaki Sözleşmeyi/Uyarıları kabul ediyorum.
'Evet' Yazın:
İsim:
E-mail: (isteğe bağlı)




Beni Unut

Gazeteci Turan Aslan Miraç Kandili Mesajı Yayımladı


Boyabat Gazetesi Miraç Kandili Kutlama Mesajı


Hasret


Boyabat 75. Yıl Devlet Hastanesi


Bugün Kış Başlıyor


Boyabat hepimizin ortak değeridir


Emek Tuğla Eleman İlanı


Türkçemize Sahip Çıkalım...!!!


Devlet mi güçlü, Maden Şirketi mi?


Kalebağı'ndan Sonbahar Fotoğrafları


Kedinin Ölümüne Yazılan Bir Mersiye: Ah Pisi Vah Pisi


2024 Boyabat Yerel Seçimleri Mahalle Bazında Sonuçlar


Boyabat Dörtyol'dan Kar Manzaraları-22 Şubat 2025


Boyabat'ın 2024 yılı nüfusu belli oldu


Emekliler Yılı...


Medya, Tüketim ve Mutluluk


Mutlu Yıllar


AKP iktidarı, hangi ekonomik program hedefini tutturdu ki?


Türkiye'de, sosyal adalet gereği zamlar yapılıyor!


Sallım Çorba


Bazı Haramlar -2


Yılmaz Özdil şehit dedelerimizin dünyanın nerelerinde yattığını


Boyabat Ticaret ve Sanayi Odası Tanıtım Videosu


Müjde…. Hadi Hayırlı Olsun


Fevkaladenin Fevkinin de Fevkinde


Yazı ve Haberleriniz İçin:
boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com
haber@boyabatgazetesi.com
adreslerine E-posta gönderebilirsiniz.
Ocak ayı ziyaretci sayısı:

440757


Tasarım:DtGaNi