E-posta: boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com

Sinop gezisi izlenimlerim

Suç ve ceza, cezaevi, hukuk, ıslahat, kültür, medeniyet ve kütüphaneler hakkında

Sinop yanıbaşımızda, iki saat mesafede bir kent. Çok defa yolumuz düşmesine rağmen, müzeye dönüştürülen Sinop Cezaevi'ni hiç ziyaret etmemiştim.

Çocukların da okulu tatil olunca günübirlik ailecek Sinop'u ve cezaevi müzesini görmek nasip oldu. Zaten, kabristan, hastane, cezaevi, huzurevi, hayvan barınağı, botanik bahçesi ve kütüphaneleri, hem şükür, hem tefekkür hem de yeni dünyalar tanıma adına ziyaret etmek gerek. Tatil deyince; havuz, deniz, otel, eğlence, zil, zurna gelmemeli sadece hatıra tabi.

Çocukluğum da cezaevi bulunan bir semtte geçti. Fakat ilk defa bir cezaevini ziyaret ediyorum. Onun da müzesini tabi.

Hürriyetinden mahrum yaşamak zorunda kalmak ya da bırakılmak çok zor bir durum.

Yaşayanlar sadece hakkıyla anlatabilir.

Sinop Cezaevi müzesinin ben bu kadar büyük olabileceğini tahmin etmiyordum.

Adeta külliye gibi. "Bu kadar devasa eklentileri olan, ülke genelinde kaç tane kütüphanemiz vardır acaba!?" diye sormaktan da kendimi alamadım. Herşey ihtiyaca göre yapılır.

Kültür ve sanata değil, ceza çekmeye daha çok ihtiyacımız olduğundan kocaman hapishaneler yapmışız.

Kültür Bakanlığına şunu önerebilirim.

Madem ki, bu kadar büyük bir cezaevi kapatılmayı hak edip, müzeye dönüştürülmüş;

en azından bir bölümünü halka açık kütüphaneye çevirsek nasıl olur?

İki bin seçme kitap belirleyerek, bireysel gelişim kütüphanesi açılabilir.

Ve yayınevleri de sponsor olarak ücretsiz kitap gönderebilirler.

Kitap listeleri önerilerle belirlenebilir.

Ben yüz elli kitap ismi verebilirim.

Yüzlerce öneri gelir, istatistikle en önemlileri belirlenebilir. Suç ve suçlu oranını düşürmenin faktörlerinden biri de bu örnek çalışma olabilir.

Her kestiğimiz ağaca karşılık, yüzlerce ağaç dikiyorsak, her açılan hapishaneye karşılık da yüzlerce bireysel gelişim kütüphanesi açarak yozlaşmayı önleyebiliriz. Bu kültür çalışması mahalle ve köylere kadar yaygınlaştırılmalıdır.

Müze hapishane duvarlarında tozlanan çokca tablo ve pano var. Ben bazılarını fotoğrafladım.

Hele iki tanesi var ki çok düşündürdü, duygulandırdı beni. Evet suçlu ve hükümlü de insandır, dışlanmamalıdır. Cezasını çekerken ıslah edilmeli ve topluma kazandırılmalıdır.

Hak ettiği cezayı çekip tahliye olunca da toplumda bir ur ve parazite dönüşmemelidir.

Bunu toplum ortak vicdanı şekillendirmeli ve yönlendirmelidir.

Devletimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk

ve bilim insanı A. Einstein'in hapishane duvarlarını süsleyen sözleri bu gerçeği haykırıyordu bize.

"Özgürlüğü elinden alınan vatan çocuklarının, cezası bittiği zaman topluma yararlı olacak kimseler halinde yetiştirilmesi lâzımdır.

M. K. Atatürk"

Hatasız insan yoktur. İnsanlık; hatasını kabul ve tamir etmekle ölçülür. A. Einstein"

Sinop'ta önce güvercinler karşıladı bizi.

Çok acıkmış olmalılar ki, sabah saat onda başımıza konacaklardı neredeyse.

Bir kilo buğday bulduk dağıttık. Doymadık dediler bir kilo daha takviye yapıp yolumuza devam ettik. Havadaki martıların şarkıları keyif vericiydi. Bir çok esnafın kapısında yemek bekleyen sevimli köpekler dikkatimi çekti.

Kentin büyüklüğüne göre çok fazlalar.

Fakat caddelerde hiç kedi yok. Samsun ve Bursa'ya, Kastamonu' ya benzemiyor.

Sadece bir cami avlusuna sığınmış iki kedi görebildik. " Köpekler esnafları haraca bağlamış ve kedileri kovmuşlar sanki" zehabına kapıldım. Onlar da birlikte yaşayabilmeliydi aslında.

Samsun cadde ve sokaklarında hem kedi hem de köpeklerimiz var. Dostça yaşıyoruz.

Ayrıca ihtiyaç fazlası gördüklerini toplayıp kedi köyü kurmuş belediyemiz.

Ben olsam Samsun büyük şehir belediye başkanının yerinde, kedi köyü sakinlerinin yarısını, Sinop Belediyesi'ne hediye ederdim. Onlar da kedisiz kalmasınlar.

Bir günümüz de böyle geçti dostlar.

Kitap okuma ve yazma çalışmalarına devam.

21.01.2018

Ali Rıza Malkoç

Bu yazı, Bimer aracılığıyle kültür bakanlığına da iletilmiştir.

Tarih:22 01 2018 11:20(4841) Facebook'ta Paylaş


Yorumcuların dikkatine! Yasal Uyarı!

  1. Yorumlarınızı anlaşılır bir dille ve dilbilgisi kurallarına uygun olarak özenle yazınız. BÜYÜK HARF kullanmayınız. Tekrar okuyarak yanlışlarınızı düzeltiniz.
  2. Anlaşılmaz kısaltmalar yapmayınız.
  3. Lütfen yorumlarınızda terbiye dışı sözler kullanmayınız.
  4. Yazılan yorumların sorumluluğu yazarına aittir. Sonradan pişman olunacak hukuki sorunlarla karşılaşmamak için kişi veya kurumlara yöneltilmiş olan eleştirileriniz hakarete varmasın.
  5. Yorumlar denetlendikten sonra yayına verilecektir.
  6. Yazılarımızda yanlış ya da kusurlu bir konu bulunursa bunu lütfen bize bildiriniz.

Yukarıdaki Sözleşmeyi/Uyarıları kabul ediyorum.
'Evet' Yazın:
İsim:
E-mail: (isteğe bağlı)

| Beni Unut

Kıbrıs, İskenderun ve Antakya Gezisi Fotoğrafları-1


15 Temmuz Destan mı, Kara Gün mü?


Kadın hayattır


Ülkenin gençlerine bak


ODTÜ’de Kavaklık Direnişi


500.000 TL Paranın Aslı Var mı?


Dua


Ben bu davanın…


Boyabat Gazetesi 14. Yaşında


26 Haziran Dünya Uyuşturucu Kullanımı Ve Kaçakçılığı Mücadele


Kıta sahanlığının da Yunanistan’a bırakılması da mı yalan iftira?


En uzun gündüzü yaşayacağız


Satılık Otomobil 57 DT 858


Edep


Boyabat'tan, Yiğren'e Fotoğraflar-1


Sıladan Mektup Var -34


2019 Boyabat Yerel Seçim Sonuçları (31 Mart 2019)


Çanakkale’ye sesleniş!


94 Ruhu çağırmakla gelmez!


Ceren Damar'ı Öldüren Adamı Tanıyorum..


Yazarımız Avukat Prof. Dr. Nurullah Aydın'ı Kaybettik


Dörtyol'da Sansarlar Kavga Etti


Boğazda Can Pazarı


Teşrik tekbiri başladı


Pirinçle meşhur olduk! Sıra domateste...


Bellaforonte'nin Kenti TLOS


Sallım Çorba


Anlayamadıklarım


KÜNYE




Yazı ve Haberleriniz İçin:
boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com
haber@boyabatgazetesi.com
adreslerine E-posta gönderebilirsiniz





Temmuz ayı ziyaretci sayısı:457311 DtGaNi

* ANASAYFA *