E-posta: boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com

Kılçak Alçak Zillet

Kişiye göre değişse de her günün, her ayın, her yılın kendine göre bir önemi vardır. 2019 yılı ise tüm Türk halkı için önemlidir. Çünkü Kurtuluş Savaşının 100. Yılıdır.

1919 yılından 2019 a kadar geçen 100 yıl da çok şeyler değişmiştir ama son 16 yılda değişen her Milli Eğitim bakanından sonra eğitim sistemimiz değiştiği kadar değişmemiştir.

Nüfusun % 80 ini oluşturan köylerin öğretmen sorununu çözmek, okullaşma oranını artırmak, eğitim yolu ile toplumu canlandırmak ve kalkındırmak için Köy Eğitim Enstitüleri açılmış.

Ülkenin değişik bölgelerinde açılan ve daha sonra Öğretmen Okulları olarak değiştirilen bu okullardan bazıları; Kepirte-Trakya da, Arifiye-Kocaeli de, Gölköy- Kastamonu da, Akpınar-Samsun da, Beylikdüzü- Trabzon da açılan öğretmen okullarıdır. Görüldüğü gibi okullar bölgeye yayılmıştır. Aynı bölge de değişik illerde Kız Öğretmen Okulları da bulunmaktadır.

Öğretmen okullarından mezun olan tüm öğretmenler aynı yıl atanırlar, öğretmenlik yaptıkları gibi köylünün kalkınması için de ellerinden geleni yaparlardı. Tarımdan hayvancılığa, arıcılıktan marangozluğa kadar öğrendiklerini köylüye anlatırlardı.

Kastamonu Gölköy Öğretmen Okulundan 1960 lı yıllarda mezun olup bir köye atanan bir öğretmenin anısını anlatmaya çalışacağım.

Bu genç öğretmenin ilk atandığı köyden biri de o ilçenin milli eğitim müdürüdür. Aradan birkaç ay geçer. Öğretmen milli eğitim müdürünün yanına gitmez. Müdür öğretmeni bir gün odasına çağırır.

Öğretmen bey, ben senin görev yaptığın köydenim der.

Öğretmen biliyorum cevabını verince niye bugüne kadar yanıma gelmedin diye sorar. Öğretmen, size bir işim düşmedi, niye geleyim der. Müdür; öğretmen bey, benim köyümde hanımların sözü geçer. O köyün adı Kılçak, adamları hanımlarından alçak dikkatli ol der. İyi niyetle öğrencilere, köylülere nasıl davranması gerektiğini anlatır.

Bunları anlatmamın nedenine geleceğim. Daha doğrusu günümüze geleceğim. Bu öğretmenin anısını derneğimizde ki bir toplantıda anlattım. Daha sonra yanıma gelen, okuma yazma bilmeyen bir köylüm bana ne dedi biliyor musunuz?.

Köyde bizim amirimiz muhtar, gurbet elde de dernek başkanıdır. Her ikinizin de bu tarz konuşmalara dikkat etmesi gerekir. Eğer sizler böyle konuşursanız birliği bozarsınız dedi.

Düşündüm haklı. Bir daha mümkün olduğunca bu tür konuşmalardan kaçındım. Hatta siyasi görüşümü bile öne çıkarmadım. Ta ki dernekte deki görevim bitene kadar.

Gelelim günümüze.

Mart ayının son günü yerel yöneticilerimizi seçeceğiz. Partiler tüm güçleri ile bu seçimden kendileri adına, ili, ilçesi adına değil kendileri adına başarılı olabilmek için çalışıyorlar.

Doğal hakları. Her parti, her partili başarılı olmak her türlü çalışmayı yapabilirler. Yapmak istediklerini biraz da abartarak da olsa anlatabilirler. Fakat hiç kimse rakibine hakaret edemez. Etmemeli.

Adana karpuzu gibi ortadan ikiye bölünmemeliyiz. Tüm liderler bu tür konuşmalardan kaçınmalı. Bugün şahıs olarak başarılı olabilirler ama yarın muhakkak zararını görürler.

Daha dün yapılan referandum da geçmişte olduğu gibi koalisyonlar olmayacak. Bu da ülkemiz için çok daha iyi olacak diyenler bugün ittifaklar peşindeler. Hatta rakiplerine zillet (hor görme, horlama, aşağılama) diyebiliyorlar.

Tüm liderler demişken bu yerel seçime kaç parti giriyor diye sorsam iki parti diyen bile çıkar. AKP ve CHP der. Türkiye de kaç siyasi parti olduğunu bilmeyebilirler. Fakat 13 partinin bu seçimlere girdiğini bilmeliler.

Başta seçime giren parti liderleri de olmak üzere tüm lider ve yetkililer, bizim aklımız ile dalga geçmeyin. Gerçekleri anlatmaktan korkmayın. Hem siz kazanırsınız hem ülke. Hepimiz kazanırız.

Bir vatandaş olarak ekonominin iyi gitmediğini tahmin ediyorum. Çarşı pazarda öyle görüyorum. Bir konuşmasında maliye bakanı, siz bu işten ne anlarsınız dercesine 80 milyonun hepsi ekonomist olmuş dedi.

Evet, herkes kendi çapında bir ekonomisttir. Son aldığım elektrik faturamdan bir örnek vereyim.

Ocak 2019 da ödemem gereken fatura tutarı 87.90 TL. Bunun 21.18 TLsi dağıtım bedeli. Bir önceki faturaya göre dağıtım bedeli oranı % 2 artarak % 24.09 a çıkarılmış. Binamızda dokuz daire var. Ortalama dağıtım bedeli 20 TL olsa, yalnız bizim binadan 180 TL yapar.

Bulunduğum ilçenin 349.000 seçmeni var. Her ailenin dört seçmen olduğunu düşünürsek 87.250 hane yapar. Hadi 80 bin hane diyelim. 80.000x20TLX = 1.600.000 (birmilyonaltıyüzbin) TL yapar.

Aylık olarak yalnız bir ilçeden alınan bu para kimin cebine gidiyor? Vatandaş olarak biz bu parayı ödemek zorunda mıyız?

Her geçen gün zorlaşan ekonomik koşullarda maaşımızı ay sonuna denk getirebilmek için, büyüyen kara deliği kapatabilmek için tüm maaşlılar, gelirini don lastiği gibi sağa sola çekmek zorunda kalan birer ekonomisttir.

Hiç kimsenin kimseye hakaret etmeye hakkını olmadığını belirtip, 500 yıl önce yazıldığı söylenen bir mektupla devam edelim.

DEVLET NASIL BİTER VE ÇÖKERTİLİR?

Yavuz Sultan Selim’in kafasına takılan bu soruyu Yahya Efen’diye sorar. Bu soruya cevaben şu mektubu alır.

“Bir devlette zulüm yayılırsa, haksızlık sıradan bir hale gelirse, işitenler de neme lazım deyip uzaklaşırsa, sonra koyunları kurtlar değil de çobanlar yerse… Bilenler bunu söylemeyip susarsa ve gizlerse… Fakirlerin, muhtaçların, yoksulların, kimsesizlerin feryadı göklere çıkar, bunu da taşlardan başkası işitmezse… İşte o zaman devletin sonu görünür.

Böyle durumlardan sonra devletin hazinesi boşalır. Halkın güven ve saygısı sarsılır. Asayişe itaat hisse kaybolur. Halkın umutları yok olur, böylece mukadder hale, kaçınılmaz hale gelinir.”

Eğer bu mektup 500 yıl önce değil de günümüzde yazılsaydı şu cümlede elenirdi kanısındayım. Ehil ve liyakat sahibi olmayan kişilere oy verilirse…

Bir daha ki yazımla buluşmak ümidiyle saygı ve sevgilerimi sunuyorum saygı değer okuyucular.

Mustafa Gürleyen (15.01.2019)

Tarih:15 01 2019 18:54(1685) Facebook'ta Paylaş

1. Yorum: gökbörü 17 01 2019 09:21
ülke tarıhınde 15 yıl olduğu kadar çapsız lıyakatsız ınsanlarla yonetılmemıştı , sonuç ortada her alanda tukenış , dibe vuruş , 15 yıl ulkeyı her kurumu bıtır sonra amerıkayı yenıden keşfetmek için yok tarıma onem verelım yok eğitime -yok sanaayıye mıllete maval oku!!!!!!!!!


Yorumcuların dikkatine! Yasal Uyarı!

  1. Yorumlarınızı anlaşılır bir dille ve dilbilgisi kurallarına uygun olarak özenle yazınız. BÜYÜK HARF kullanmayınız. Tekrar okuyarak yanlışlarınızı düzeltiniz.
  2. Anlaşılmaz kısaltmalar yapmayınız.
  3. Lütfen yorumlarınızda terbiye dışı sözler kullanmayınız.
  4. Yazılan yorumların sorumluluğu yazarına aittir. Sonradan pişman olunacak hukuki sorunlarla karşılaşmamak için kişi veya kurumlara yöneltilmiş olan eleştirileriniz hakarete varmasın.
  5. Yorumlar denetlendikten sonra yayına verilecektir.
  6. Yazılarımızda yanlış ya da kusurlu bir konu bulunursa bunu lütfen bize bildiriniz.

Yukarıdaki Sözleşmeyi/Uyarıları kabul ediyorum.
'Evet' Yazın:
İsim:
E-mail: (isteğe bağlı)

| Beni Unut

Eşeğin Mertebesini Yükseltirsen


Kılavuzu Karga Olanın...


2019 Boyabat Yerel Seçimleri Mahalle Bazında Sonuçları


Işık İnşaat'tan satılık lüks 2+1 ve 3+1 daireler


Zil Çaldı, Okullar Açıldı


30 Ağustos ve Tarihi Günlerde Yaşananlar


Dil nimettir


Müjde…. Hadi Hayırlı Olsun


Kurban Bayram'ı Karikatürleri


Boyabat İlçe Emniyet'i vatandaşları uyardı 2014


Kıbrıs, İskenderun ve Antakya Gezisi Fotoğrafları-1


Dua


Boyabat Gazetesi 14. Yaşında


26 Haziran Dünya Uyuşturucu Kullanımı Ve Kaçakçılığı Mücadele


Kıta sahanlığının da Yunanistan’a bırakılması da mı yalan iftira?


Edep


Boyabat'tan, Yiğren'e Fotoğraflar-1


Sıladan Mektup Var -34


Çanakkale’ye sesleniş!


94 Ruhu çağırmakla gelmez!


Ceren Damar'ı Öldüren Adamı Tanıyorum..


Dörtyol'da Sansarlar Kavga Etti


Boğazda Can Pazarı


Teşrik tekbiri başladı


Pirinçle meşhur olduk! Sıra domateste...


Bellaforonte'nin Kenti TLOS


Sallım Çorba


Anlayamadıklarım


KÜNYE




Yazı ve Haberleriniz İçin:
boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com
haber@boyabatgazetesi.com
adreslerine E-posta gönderebilirsiniz





Eylül ayı ziyaretci sayısı:484750 DtGaNi

* ANASAYFA *