E-posta: boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com

“Cemre” üzerine rivayetler

Osman ÇAKIR
ocakirr@gmail.com
01 Mart 2019

Güneşin yüzünü göstermesiyle beraber baharın müjdecisi cemreler, 19 Şubat'tan itibaren birer hafta arayla, önce havaya, sonra suya düştü. Üçüncü cemre ise 5-6 Mart 2019 tarihlerinde toprağa düşecek.

Cemre inanışına göre; ilk cemre havaya düşüyor. İkinci cemre bir hafta sonra suya düşüyor. Bir diğer hafta ise son cemre toprağa düşüyor.

Şu sıralar hava açık ve güneşli. Karlı, soğuk ve yağışlı geçen günler geride kalmış gibi. Güneş bulutların arasından tüm insanlara gülümseyerek merhaba diyor.

Sokaklar, caddeler, meydanlar, parklar cıvıl cıvıl, insanlarla dolu. Yeşeren topraklarıyla, tomurcuklaşmış çiçekleriyle, uçuşan böcekleriyle doğa canlanmış. Bahar canlılığı kendini iyiden hissettiriyor.

Cemre ateş koru demektir. Havayı, suyu toprağı sırayla ısıttığına inanılır.

Cemrenin küçük çakıl taşı anlamı da bulunmaktadır. Hac’da birbirinin ardınca üç defa cimar, yani küçük taşlar atılır. Bunlara cemre-i ula, cemre-i vusta ve cemretü’l ukba denir.

Hac sırasında hacıların Mina’da şeytanı taşlamaları, bu maksatla atılan çakıl taşı,  Müslüman hacıların hac sırasında Mina vadisinde attığı taşlardan meydana gelen  yığınların adı da yine cemredir.

Karakabarcık denilen iltihaplı bir yara, ateş göynüğü, yanıkarı için de cemre kelimesi kullanılmaktadır.

Burada cemrenin ateş, ısı ile bağlantılı olarak bir hastalığın adlandırılmasında da kullanıldığını görmekteyiz.

Halk arasında hâlâ yaygın olan cemre inanışının kaynağı ile ilgili çeşitli eserlerde pek çok rivayet bulunmaktadır. Bu rivayetlerden biri de şudur:

Bazı soğuk memleketlerde çiftçiler ve köylüler kış aylarında hayvanlarıyla birlikte içlerinde yaşadıkları üç ev inşa ederlermiş.

Nakledildiğine göre, bu evlerin her birinin duvarı bir diğerini çevreleyecek şekilde iç içe olurmuş.

Soğuğa daha dayanıklı olan hayvanlarını birinci eve, soğuktan en fazla etkilenenlerini ise üçüncü eve yerleştirirlermiş. Soğuğa dayanıklılıkta orta derecede olanları da ikinci eve koyarlarmış.

Bu üç evin her birinin arasında bir bölme yaparlarmış. Soğuklar şiddetlendiğinde çoluk çocuklarıyla birlikte üçüncü eve yerleşirlermiş.

Bu evlerde daima ateş yanarmış.

Birinci cemre düştüğünde üçüncü evin ateşini söndürüp hayvanlarıyla birlikte ikinci eve taşınır ve ikinci evdeki hayvanları birinci eve yerleştirip, birinci evdeki hayvanları otlağa gönderirlermiş.

Şubat ayının on dördünde ikinci cemre düştüğünde aynı şekilde birinci eve taşınırlar ve ikinci evin ateşini söndürürlermiş.

Şubat’ın yirmi birinde üçüncü cemre düşünce evin ateşini söndürüp kendileri dışarı çıkar ve bütün hayvanlarını da dışarıya, otlağa gönderirlermiş.

Ayrıca cemre hakkında farklı bir rivayet de yer almaktadır.

Bu söylentiye göre de, kış geldiğinde yılan ağzına üç çakıl taşı alır, yerin altına iner ve kendini onunla beslermiş.

Birinci cemre düştüğünde çakıl taşının birini ağzından çıkarır, ikincisinde öbür taşı çıkarır ve üçüncüsünde de geri kalan taşı atarak dışarı çıkarmış.

Cemre inanışının ağırlıkta Araplara ait olduğu belirtilmekteyse de Cemre düşmesi Türk kültüründe önemli bir yere sahiptir. Kültür ve edebiyat alanında kendine yer bulmuştur.

Osmanlı döneminde Divan şairleri cemre zamanlarında önemli kişilere övgü şiirleri yazarlarmış. Bu şiirlere “cemreviye” denilmekteymiş.

İnancını, umudunu ve sevdasını mısralarına yansıtan Türk Edebiyatı’nın unutulmaz usta şairlerinden merhum Abdürrahim Karakoç'un “Beşinci Mevsim” adlı şiirinden bir alıntıyla bu haftaki yazımızı nihayete erdirelim.

“Düştü can evime dördüncü cemre
Dünyayı üçüncü gözümle gördüm.”

Tarih:02 03 2019 13:27(484) Facebook'ta Paylaş


Yorumcuların dikkatine! Yasal Uyarı!

  1. Yorumlarınızı anlaşılır bir dille ve dilbilgisi kurallarına uygun olarak özenle yazınız. BÜYÜK HARF kullanmayınız. Tekrar okuyarak yanlışlarınızı düzeltiniz.
  2. Anlaşılmaz kısaltmalar yapmayınız.
  3. Lütfen yorumlarınızda terbiye dışı sözler kullanmayınız.
  4. Yazılan yorumların sorumluluğu yazarına aittir. Sonradan pişman olunacak hukuki sorunlarla karşılaşmamak için kişi veya kurumlara yöneltilmiş olan eleştirileriniz hakarete varmasın.
  5. Yorumlar denetlendikten sonra yayına verilecektir.
  6. Yazılarımızda yanlış ya da kusurlu bir konu bulunursa bunu lütfen bize bildiriniz.

Yukarıdaki Sözleşmeyi/Uyarıları kabul ediyorum.
'Evet' Yazın:
İsim:
E-mail: (isteğe bağlı)

| Beni Unut

Hisar Tuğla Kiralık Traktör Aranıyor


Sıladan Mektup Var -29


Güzel insan


Bir formalite seçim daha !


Çanakkale’ye sesleniş!


Bir daha söyleyin bakayım, EYT köpük müymüş?


Beka Sorunu Var Yalanı


14 Mart Dünya Böbrek Günü


8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü


Boyabat 31 Mart 2019 Yerel Seçim Aday Listesi


Yengeç Sepeti Sendromu


94 Ruhu çağırmakla gelmez!


Boyabat'ın 2018 yılı nüfusu belli oldu


Sinop Yolundan Kar Görüntüleri 13 Ocak 2019


Rıza Mor'u Aramızdan Ayrılışının 3. Yılında Rahmetle Anıyoruz


Ceren Damar'ı Öldüren Adamı Tanıyorum..


Sinop Bugün En Uzun Gecesini Yaşıyor


Yalnız Kendi Başın mı Dertli Sanırsın


Yazarımız Avukat Prof. Dr. Nurullah Aydın'ı Kaybettik


Dörtyol'da Sansarlar Kavga Etti


Boğazda Can Pazarı


Zamanım!


Ayşe Hanım Neden Önemlidir?


Teşrik tekbiri başladı


Pirinçle meşhur olduk! Sıra domateste...


Bellaforonte'nin Kenti TLOS


Sallım Çorba


Anlayamadıklarım


KÜNYE




Yazı ve Haberleriniz İçin:
boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com
haber@boyabatgazetesi.com
adreslerine E-posta gönderebilirsiniz




Mart ayı ziyaretci sayısı:695228 DtGaNi

* ANASAYFA *