E-posta: boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com

Başka Bir Yalan Da Harf Devrimi

Değerli dostlar, yazıma Osmanlı İmparatorluğunun son yıllarında, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yıllarında köyümüzde yaşayan, o tarihte yaşları ortalama 20-25 olan tanıdıklarımın isimlerini lakapları ile yazarak başlıyorum.

Çolak Hüseyin, Sarı Mehmet, Kürük Mehmet, Tavalinin Osman, Koca Hüseyin, Kadının Şakir, Kazağın Mehmet, Tülü Şakir, Koca Şükrü, Ahmet çavuşun Satılmış, Koca Dursun, Kel Hasan, Kör Hüseyin. Soyadı kanunundan önce olduğu için bu kişilerin lakapları ile anıldığını düşünüyorum.

Bu kişilerden biri dedem Osman Gürleyen (Tavalinin Osman) biride dedemin babası Mehmet Gürleyen (Kürük Mehmet) Dedemin babası ben 9-10 yaşlarındayken 1964 de vefat etti. Bu isimler içinde en yaşlı olanı olsa gerek.

Dedeme yaşını sorduğum zaman tevellüt 1317 derdi. Yani 1900 doğumlu. Askere gittiğinde babası da askermiş.

Başta dedemin babası olmak üzere hiçbiri okur yazar değildi. Hiçbiri de benden bir şey istedikleri zaman farklı bir dilde söylemezlerdi. Bugün suya su, ekmeğe ekmek diyorsak o günlerde de yaşayanlarda aynı söylüyorlardı. Türkçe konuşuyorlardı.

Köyümüze ilk okul 1966 yılında yapıldı. Ben de ilk mezunlarından biriyim. Bizden önceki, okula gitmeyen köylülerim de aynı, bugün konuştuğumuz gibi Türkçe konuşuyorlardı.

Karamanoğlu Mehmet Bey, 1275 yılında “Bugünden sonra divanda, dergahda, bargah (hükümdar sarayı) da, mecliste ve meydanda TÜRKÇE den başka dil kullanılmayacaktır” demiştir.

Anadolu’ya Türkler Ağustos 1071 de girmişler. Şu an Türkiye sınırları içinde yaşayan Türkler de emperyalist güçlere karşı koyarak Ağustos 1922 de kazandıkları zafer ve Atatürk ve silah arkadaşlarının önderliğinde kurdukları Cumhuriyet ile Anadolu da yaşamaya ve Türkçe konuşmaya devam etmişler. Devam da edecekler.

Gelelim bunları niye yazdığıma. Yüz küsur sayfalık bir kitap okudum. Kitabın adını ve yazarını buraya yazmayacağım. Fakat kitabın içinden bazı bölümleri yazacağım. Tabi ki yanlış bulduklarımı.

“Bugün dünya da 6000 fazla dil olduğu söyleniyor… diyor ve devam ediyor Ancak Türkiye’de 1928 yılında büyük bir felaket yaşandı ve başka kültürleri, başka coğrafyaları da etkileyen yüksek bir parçası olan yazımızı oluşturan Kur’an alfabesi elimizden alındı.”

Bir şeyler anlatmaya devam ediyor. “1928 yılındaki harf inkılabı Kur’an’ı bizden koparmak için yapılmıştı.” (S.15)

Yukarıda lakapları ile isimlerini saydığım köylülerimin hiçbiri okur yazar olmadığı gibi Kur’an okumayı da bilmiyorlardı. Beş vakit namazlarını kılacak kadar duaları bildiklerini zannediyorum. Çünkü bir çok duayı ben dedemden öğrendim.

Cumhuriyetin ilanından sonra ilk nüfus sayımı 28 Ekim 1927 tarihinde yapılmıştır. Bu sayımda Türkiye'de 13.648.727 kişinin yaşadığı belirlenmiştir. Bu nüfusun okur yazar sayısı da çok düşükmüş.

1928 yılında yapılan harf devrimi ile ilgili yazdıklarının hiçbir yerinde faydalı bir kelime göremedim. Ya da ben okuduğumu anlayamadım. Kitabın sonlarına doğru okumanın yazmanın faydalarını anlatıyor. Hatta birçok yazardan okunacak kitap örnekleri veriyor. Fakat kitabın baş sayfalarında anlattıkları içler acısı.

“İçimizde Çok kitap okuyun propagandasına maruz kalmayan var mı? Yok değil mi? Evet, mutlaka hepimiz Çok kitap okuyun sözüne veya bu sözün benzerine muhatap olmuşuzdur.” … “Bu çok kitap okuyun propagandası modern bir hurafedir.”

Sözde bu kitap gerçek okur yazar olmak isteyen gençler için yazılmış. Yazarın dediği gerçekten biz TÜRK ler harf devrimiyle birlikte cahil kalmışsak, başka bir dil mi kullanmaya başlamışız. Niye konuştuğumuz dilde okuyup yazmayalım.

Cumhuriyet döneminde ki bazı yalancıların dediği gibi bir gece de cahil kalmadık. 1911 yılında Türkçe gazete çıkarılmıştır. Esas adlı gazete de bunlardan biridir.

Aydınlar, Arapça ve Farsçayı benimserken halk Türkçe de ısrar etmiştir. Türkçenin eğitim ve öğretimden uzak tutulması Türkçeye zarar vermiştir.

Birçok konuda olduğu gibi geçmişin olumsuz yönlerini öne çıkararak bugünü çok iyiymiş göstermek ne kadar yanlış ise 1928 yılında yapılan harf devrimiyle bir gecede cahil kaldık denmesi de yanlıştır.

Atatürk, 1928 den önce 4300 e yakın kitap okumuş. Bunlardan 200 kadarı din ile ilgilidir. Bu kadar kitap okuyan biri de harf devrimini bilerek yapmıştır.

Köylünün aydınlanmasından korkan zihniyet Köy Eğitim Enstitülerini kapattırmıştır. Halkın aydınlanmasını istemeyen, istediği gibi at oynatmak isteyen zihniyet halkın aydınlanmasından korkuyor ve harf devrimiyle bir gece de cahil kaldık yalanını uyduruyor.

Bazı konularda hala cahil olduğumuz doğrudur. Kur’an’ı güzel okumaya çalışıyoruz da ne anlama geldiğini öğrenmeye çalışmıyoruz. Onun için de hangi hoca, daha doğrusu hangi tarikatın hocası ne derse ona inanıyoruz. Niye bu kadar çok sayıda tarikat var? Hiç kafa yormuyoruz.

Kitabımız Kur’an’ın anlamına kafa yormadığımız için birileri bizleri daha kolay kandırabiliyorlar. Bu yerel seçimde oyunu bize verirsen sevap kazanırsın yalanını hiç çekinmeden söyleyebiliyorlar.

Bu halkı kandırmayan yerel yöneticilerin seçilmesi dileği ile…

HAYDAR VE ARKADAŞI

Haydar bir gün camiden çıkarken başka bir mahalleden bir arkadaşı ile karşılaşır. Hal hatır sorduktan sonra. Hayırdır arkadaş sen buralara gelir miydin? Bir sorun yoktur inşallah der. Arkadaşı şu cevabı verir.

Bizim partinin belediye başkan adayı birazdan burada konuşma yapacak onun için geldim der ve Haydar’a CHP liler de namaz kılıyorlar mıydı diye sorar.

Haydar, arkadaş bizim partiden namaz kılmayanlar çıkar ama hırsız çıkmaz.

Mustafa Gürleyen (04.03.2019)

Tarih:05 03 2019 13:01(1489) Facebook'ta Paylaş

6. Yorum: karaçaylı 23 03 2019 19:12
gercek, eğer gerçeksen yorumlarında hakaret yoksa mustafa bey yorumlarına cevap verir.hakaret varsada gereğini yapar.yazinin başlığının altında meyil adresi var benden yol göstermesi...

5. Yorum: gerçek 20 03 2019 16:49
komiksiniz...

4. Yorum: gerçek 13 03 2019 15:43
geçen hafta gönderdiğim yorum; sizin mi hoşunuza gitmedi, yoksa yazarın mı?
geçen hafta gönderdiğim yorumu neden yayınlamıyorsunuz?

3. Yorum: gerçek 13 03 2019 08:17
gönderdiğim yorumu neden yayınlamıyorsunuz.
yaptığım eleştirilere, pek değerli yazarımızın söyleyeceği bir şeyi yok mu?

2. Yorum: abat-boy 07 03 2019 04:25
ramazan bey, osmanli kendi tarihini dogru durust yazamamistir. batida matbaanin icadindan 3 asir sonra ibrahim müteferrika isimli kisinin osmanli'ya matbaayi getirmesiyle el yazmasi kitaplar azalmaya baslamistir. osmanlica yazilmis eserleri okumak için eleman yetistirilir, sorun çozumlenir. sunu unutmamak gerekir: 1928 yilinda yuzde 3-5 okur-yazar degil de bu sayi çok yukarilarda olaydi, ataturk'un alfabeyi degistirmesi zaten mumkun olamazdi. bu boyle biline!

1. Yorum: ramazan 05 03 2019 18:47
harf inkilabı olayında asıl kastedilmek istenen geçmiş ile bağların da koparılması ülkemizde o zamanlarda arap harfleri ile yazılan onca eseri okuyamaz olmuşlarıdır .sonrasında hiç bir osmanlı eser türkçeye çevrilmemiş hurdaya satılmıştır. düşünün bugün japonya çok gelişmiş ülke diyerek alfabenizi japon’ca yaparsanız aynı ithama maruz kalırsınız bugün bir çok gelişmiş ülke vardır farklı alfabe kullanan japonya çin gibi ülkeler geri mi kaldı


Yorumcuların dikkatine! Yasal Uyarı!

  1. Yorumlarınızı anlaşılır bir dille ve dilbilgisi kurallarına uygun olarak özenle yazınız. BÜYÜK HARF kullanmayınız. Tekrar okuyarak yanlışlarınızı düzeltiniz.
  2. Anlaşılmaz kısaltmalar yapmayınız.
  3. Lütfen yorumlarınızda terbiye dışı sözler kullanmayınız.
  4. Yazılan yorumların sorumluluğu yazarına aittir. Sonradan pişman olunacak hukuki sorunlarla karşılaşmamak için kişi veya kurumlara yöneltilmiş olan eleştirileriniz hakarete varmasın.
  5. Yorumlar denetlendikten sonra yayına verilecektir.
  6. Yazılarımızda yanlış ya da kusurlu bir konu bulunursa bunu lütfen bize bildiriniz.

Yukarıdaki Sözleşmeyi/Uyarıları kabul ediyorum.
'Evet' Yazın:
İsim:
E-mail: (isteğe bağlı)

| Beni Unut

Eşeğin Mertebesini Yükseltirsen


Kılavuzu Karga Olanın...


2019 Boyabat Yerel Seçimleri Mahalle Bazında Sonuçları


Işık İnşaat'tan satılık lüks 2+1 ve 3+1 daireler


Zil Çaldı, Okullar Açıldı


30 Ağustos ve Tarihi Günlerde Yaşananlar


Dil nimettir


Müjde…. Hadi Hayırlı Olsun


Kurban Bayram'ı Karikatürleri


Boyabat İlçe Emniyet'i vatandaşları uyardı 2014


Kıbrıs, İskenderun ve Antakya Gezisi Fotoğrafları-1


Dua


Boyabat Gazetesi 14. Yaşında


26 Haziran Dünya Uyuşturucu Kullanımı Ve Kaçakçılığı Mücadele


Kıta sahanlığının da Yunanistan’a bırakılması da mı yalan iftira?


Edep


Boyabat'tan, Yiğren'e Fotoğraflar-1


Sıladan Mektup Var -34


Çanakkale’ye sesleniş!


94 Ruhu çağırmakla gelmez!


Ceren Damar'ı Öldüren Adamı Tanıyorum..


Dörtyol'da Sansarlar Kavga Etti


Boğazda Can Pazarı


Teşrik tekbiri başladı


Pirinçle meşhur olduk! Sıra domateste...


Bellaforonte'nin Kenti TLOS


Sallım Çorba


Anlayamadıklarım


KÜNYE




Yazı ve Haberleriniz İçin:
boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com
haber@boyabatgazetesi.com
adreslerine E-posta gönderebilirsiniz





Eylül ayı ziyaretci sayısı:485383 DtGaNi

* ANASAYFA *