E-posta: boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com

Akif’in sesi, milletin marşı. “İstiklal Marşı”

Bir öğüt, bir sesleniş, belki de kendine gelişin sesiydi. Pencere kenarından odaya girip hafifçe eşyaların üzerinde minik sesler çıkaran bir rüzgar gibi sakin. Bir kaynaktan güzellikle akan bir su gibi duru. Yakmayan ama toprağın kendine gelişi gibi sıcak bir ses. Aynı zamanda bir ateş kadar da yangınlar çıkartan. Bu Akif’in sesi, suda sırılsıklamken ateşte kurutan rüzgarla üşütüp toprakla ısıtan bir ses. Bu ses Akif’in sesi..

Tarihe iz bırakmış bir milletin çığlığında, bir ejderhanın sessizliğinde buram buram vatan, millet aşkı kokan, okyanustan sağ çıkmayı sağlayan bir sestir Mehmet Akif… Asım’ın Nesli’ne sesleniş , kendine getiriş… Koskoca bir söğütün yaprak hışırtısı gibi öğüt.. Patikada yürüyemezken labirentte yol bulduran, kalem tutamazken destanlar yazdıran, karanlığa itilirken rengarenk olduran ses, bir kibrit çakmaya mecal kalmamışken Asım’ın Nesli’ne yangınlar çıkartan bir sesleniş…”Korkma!”

Tek bir kelimeyle aslanlar gibi kükremeyi, tek bir kişiyle kalabalık olmayı, tek bir damla suyla sel olmayı öğreten bu sesleniş Akif’in sesi, milletin marşı. “İstiklal Marşı”

Küllerinden yeniden doğan bir Anka kuşunun kararlılığı, koza örüp kelebeğe dönüşen bir tırtılın masumluğu, gemileri karadan yürüten Fatih’in azmi, kırk kişiyle saray basan Kürşad’ın cesareti, toprağından kopmayan Metehan’ın sadakati , yurdumun dört bir yanında ezanla yükselen minarelerin ihtişamı, yani Akif’in sesi, milletin marşı…

Şehadet şerbetinden bir damla suda, şehidimin kanı düşen bir avuç toprakta , vatan millet aşkına bir ateşte , son nefesin rüzgarında Asım’ın Nesli’ni arayıp seslenen Akif’in sesi… ustalıkla ,merhametle şefketle, kahramanlıkla , sevgiyle vatan millet aşkıyla harmanlanmış, tüm Türkiye Cumhuriyetine duyrulmuş, yedi yüz yirmi dört ses arasından baş kaldırmış, Asım’ın Nesli’ne seslenmiş, kendine getirmiş…

Akif’in sesi, milletin marşı. “İstiklal Marşı”

İstiklal Marşı nın doğuşu;

İstiklal Marşı, Türkiye Büyük Millet Meclisinde 12 Mart 1921'de yapılan oturumda Türkiye'nin milli marşı olarak kabul edilmiştir. Kurtuluş Savaşı'nın yıllarında ordunun moralini yükseltmek için bir marş yazılması isteği üzerine , Milli Eğitim Bakanlığı beş yüz lira ödüllü bir yarışma açar. Bakanlık yedi yüz yirmi dört şiir arasından altısını seçer, bastırır ve millet vekillerine dağıtır. Fakat bu şiirleri yeterli bulmayan dönemin Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi, yarışmaya para ödülü olduğu için katılmadığını öğrendiği Burdur Milletvekili Mehmet Akif'e mektup yazarak kendisinden yarışmaya katılmasını ister.

Mehmet Akif ise para ödülünü kabul etmek istemez. Yarışmanın şartnamesi uyarınca almak zorunda olduğu belirtilince, Mehmet Akif , parayı "Darül Mesai" adlı bir yardım kurumuna bağışlar.

Marşın kabulünden sonra Maarif Vekaleti bu kez beste yarışması açar. 24 müzisyenin katıldığı yarışmanın sonuçlanması savaş yüzünden gecikir ve Bakanlık, 1924 yılında oluşturulan özel bir komisyonun, Ali Rıfat Çağatay'ın bestesini “İstiklal Marşı” olarak belirlediğini duyurur. Ancak Çağatay'ın bestesinin Türk müziğinin etkisi altında olduğu gerekçesiyle 1930 yılında alınan karar uyarınca Osman Zeki Üngör'ün bestesi, “İstiklal Marşı” olarak benimsenir.

Kübra Meşe

Tarih:11 03 2019 19:03(2479) Facebook'ta Paylaş


Yorumcuların dikkatine! Yasal Uyarı!

  1. Yorumlarınızı anlaşılır bir dille ve dilbilgisi kurallarına uygun olarak özenle yazınız. BÜYÜK HARF kullanmayınız. Tekrar okuyarak yanlışlarınızı düzeltiniz.
  2. Anlaşılmaz kısaltmalar yapmayınız.
  3. Lütfen yorumlarınızda terbiye dışı sözler kullanmayınız.
  4. Yazılan yorumların sorumluluğu yazarına aittir. Sonradan pişman olunacak hukuki sorunlarla karşılaşmamak için kişi veya kurumlara yöneltilmiş olan eleştirileriniz hakarete varmasın.
  5. Yorumlar denetlendikten sonra yayına verilecektir.
  6. Yazılarımızda yanlış ya da kusurlu bir konu bulunursa bunu lütfen bize bildiriniz.

Yukarıdaki Sözleşmeyi/Uyarıları kabul ediyorum.
'Evet' Yazın:
İsim:
E-mail: (isteğe bağlı)

| Beni Unut

Tarih 1919...


Saraya Giden CHP'li Tiyatrosu


Yalan yalnızlığı çağırır


Tokat’ın efsanevi valisi


Gölge Adam Yazdı: YA BİZLER?


Gülüm Züccaciye’de “Eskiyi Getir, Yeniyi Götür” Kampanyası


Osmanlıca


Komşusu Aç İken Tok Yatan Bizden Değildir


Cumhuriyet’e Yazdım


Karbonmonoksit Zehirlenmeleri ve Alınması Gereken Tedbirler


2019 Boyabat Yerel Seçimleri Mahalle Bazında Sonuçları


Müjde…. Hadi Hayırlı Olsun


Boyabat İlçe Emniyet'i vatandaşları uyardı 2014


Kıbrıs, İskenderun ve Antakya Gezisi Fotoğrafları-1


Dua


Boyabat Gazetesi 14. Yaşında


Kıta sahanlığının da Yunanistan’a bırakılması da mı yalan iftira?


Edep


Boyabat'tan, Yiğren'e Fotoğraflar-1


Sıladan Mektup Var -34


94 Ruhu çağırmakla gelmez!


Dörtyol'da Sansarlar Kavga Etti


Boğazda Can Pazarı


Teşrik tekbiri başladı


Pirinçle meşhur olduk! Sıra domateste...


Bellaforonte'nin Kenti TLOS


Sallım Çorba


Anlayamadıklarım


KÜNYE




Yazı ve Haberleriniz İçin:
boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com
haber@boyabatgazetesi.com
adreslerine E-posta gönderebilirsiniz





Aralık ayı ziyaretci sayısı:363509 DtGaNi

* ANASAYFA *