E-posta: boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com

Yeter Artık Kanmayalım

Günümüzde hiç kimse doğduğu yerde değil, doyduğu yerde. Doğduğu yerleri, yöresel gelenek ve göreneklerini gelecek nesillere aktarabilmek amacıyla illerin tanıtım günleri olur. Sindef (Sinop Dernekler Federasyonu) ve Siyad’ın (Sinop İli ve İlçeleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği) önderliğinde Sinop tanıtım günleri olduğu gibi.

İşte böyle bir tanıtım gününde kitaplarını tanıtan biri şöyle bir cümle kurdu. “Benim için kitap ekmek gibidir. Ekmeksiz yaşanmadığı gibi aydın ve çağdaş bir ülke için kitapsız da yaşanmamalı.”

Bu konuşmadan cahillik ile okumuşluk arasındaki farkın ne kadar önemli olduğunu anlattığını düşüncesindeyim. Merhum ozanlarımızdan Aşık Veysel’in “cahil insan gül ise de koklama” diye uyarması boşuna değildir.

Bazı kişiler vardır, fazla bir şey bilmezler ama dediklerinden de geri adım atmazlar. Bu kişiler için olsa gerek, cahilin cahilliğini kanıtlamak kolaydır ama itiraf ettirmek güçtür derler.

Bayrağı, ezanı dilinden düşürmeyen, kendi çıkarlarını her şeyin üstünde tutanlar hangi sınıf insanlar sınıfına girer sizce.

23 Nisan Ulusal Egemenlik Çocuk Bayramının 99. Yılını da geride bıraktık. Böyle bir tarihi günde Atatürk’ün söyledikleri ve yaptıkları da kulaklara küpe olmalıdır. “Biz cahil dediğimiz zaman, mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz, kastettiğimiz ilmi hakikati bilmektir. Toplumun düşmanı cehalettir. En büyük savaş cehaletle yapılan savaştır”

16 Mayıs 1919 günü Cuma günüdür. Atatürk’ün İstanbul’dan bandırma vapuru ile Samsun’a hareket ettiği gündür.

Türkiye Cumhuriyeti temellerinin atıldığı, Türkiye Büyük Millet Meclisinin açıldığı 23 Nisan 1920 günü de Cuma gündür. İlk program Hacı Bayram Veli Camisinde başlamıştır.

Cumhuriyet dönemini, özelikle Cumhuriyeti kuranları dinsiz gibi gösterenler, TC ye alerjisi olanlar bu günler rastgele seçilmemiştir. Ayrıca TBMM açıldığı gün mecliste bulunanların 32 si din adamıdır. İlk konuşmayı da Sinop mebusu yapmıştır.

Kendisini herkesten daha çok dindar gören, bazı kesimi de dinsiz olarak gösteren kişilere sormak istiyorum. Son on yıl, özellikle 2005 ile 2015 yılları arasında peygamberimizin doğum yılı diye kutlu doğum haftaları kutlanıyordu. Şimdi ne oldu da kutlanmıyor? Yoksa peygamberimizin doğum tarihi mi değişti? Yoksa birileri bizi kandırdı mı?

Her ne konuda olursa olsun merdiven altı verilen eğitimle sorun çözülmez. Eğitim belirli program dahilinde, yetkililer tarafından verilmeli.

Neyse biz tarihi günlerimize dönelim. Gelecek yıl, yani 2020 yılından başlayarak önemli tarihi günlerimizin 100. Yıllarını kutlayacağız. Bu kutlamaları tüm halkın coşkusuyla yapmalıyız. Son yıllarda olduğu gibi kapalı kapılar arkasında değil. Tüm meydanlarda ve okullarda, hem de tüm halkın katılımı ile kutlamalıyız.

Atatürk’ün çocuklara armağan ettiği 23 Nisan Ulusal Egemenlik Çocuk Bayramının 99. Yılını, dünya çocukları ile kutlamaya başladığımızın 41. Yılını geride bıraktık. Bu milli bayramın ve bayramların unutturmaya çalışanlara inat, çağdaş bir ülkenin geleceği için daha geniş kapsamlı kutlayacağız. Kutlamaya devam edeceğiz. Atatürk ve ilkelerini geleceğimizin temsilcisi çocuklarımıza çok iyi ve doğru olarak anlatmalıyız.

Her zaman söylediğim gibi milli bayramlarımız kadar dini bayramlarımız, dini bayramlarımız kadar milli bayramlarımız da önemlidir. Bu önemli günlerde bizi birleştirecek, bu halk arasında tutkal görevi görecek devlet adamları, yöneticiler olmalı.

Bir şehit cenazesinde, bu ülkenin ikinci partisi genel başkanına saldıran Osman S. nin teşekkür ettiği, devlet büyüklerim dediği kişiler benim devlet büyüğüm değil. İlkokul mezunu bile olmayan bir köylüm, bir büyüğüm Ömer Bey, yöneticiler ayrım yapmamalı, yapamaz diyor. Fakat günümüzde ki devlet büyükleri sarf etikleri sözlerle bu halkı bölüyorlar. Bölmekle de kalmayıp terörist diyebiliyorlar.

Bir iki gün içinde sonuçlanması gereken bir seçim bir aya yakın bir zaman geçmesine rağmen hala sonuçlanmadı. Gerçi seçim sonuçlandı da yasalaşmadı. Çünkü seçim bitti. Kazananlar kazandı. Sonuç değişmez. Değişmesi için yasalar dışına çıkılmamalı.

Bazı yöneticilerin yanlış hareket ve tavırları halkı geriyor. Germeye de devam ediyorlar. Şehit cenazesinde yaşanalar keşke yaşanmasaydı. Bu yaşananlar kime yapılırsa yapılsın iktidar gereken önlemi alması lazımken, saldırıya maruz kalanların suçluymuş gibi gösterilmesi akıl alır gibi değil.

İktidarın, iktidar yanlılarının şehit cenazesinde almış oldukları tavırlar bir işe yaramayacağı gibi yaşanan olumsuz ekonomik koşulları da göz ardı etmez. Okuduğum bir kaynağa göre Türkiye Dünyanın 20 ülkesi içinde ekonomik sıralamada 2000, 2017 de 17. sırada, 2018 yılında 18. sırada, 2019 da ise son sırada. Burada da mı kandırıldık?

24 Nisan 2019 günü Cerrahpaşa Tıp Fakültesindeydim. Birileri fakülte değil, üniversite diyebilir. Bana göre hala daha fakülte.

Hastanenin girişinde bir gurup polis vardı. Anlaşıldı bir durum var. Hava güzeldi. Zamanım da vardı. Neler olduğunu öğrenmek için bekledim. İstanbul Tabip Odası ile Ses Aksaray Şubesinin basın açıklaması varmış. Doktor arkadaşlarından biri kaza geçirmiş, basın açıklaması onun içinmiş.

Bu basın açıklamasından bir bölüm. … dışrıdan getirilen ve MR ile uyumlu olmayan aspirasyon cihazının MR tarafından çekilmesi sonucu dakikalarca MR ile aspirasyon cihazı arasına sıkışmış bunun sonucu bacağında parçalı kırık oluşmuştur. Meslektaşımızın ayağı sıkışık halde kurtarılmayı beklerken dahi hastasına müdahale etmeye devam etmiştir. Bence bu cümle önemli. Buna karşılık olay yerine gelen hizmet alım firmasının sorumlusunun atlatılmış olan hayati riski önemsemez bire halde, cihazın uğradığı maddi hasardan bahsederek olayın mağdurlarını adeta suçlu gibi göstermeye çalışarak akla ve vicdana sığmayan bir tutum sergilemiştir.

Cerrahpaşa gibi bir sağlık kurumu Türkiye’nin dört bir yanından hasta kabul ederken dışarıdan hizmet alır duruma gelmiş. Hani her konuda çok iyi durumdaydık. Burada da mı kandırıldık? Yeter artık kanmayalım.

Ne eğitim ve öğretimde, ne tarihte, ne kültür sanatta, kısacası yaşantımızı etkileyecek olan hiçbir konuda kandırılmak istemiyorum.

Mustafa Gürleyen (26.04.2019)

Tarih:27 04 2019 09:43(996) Facebook'ta Paylaş


Yorumcuların dikkatine! Yasal Uyarı!

  1. Yorumlarınızı anlaşılır bir dille ve dilbilgisi kurallarına uygun olarak özenle yazınız. BÜYÜK HARF kullanmayınız. Tekrar okuyarak yanlışlarınızı düzeltiniz.
  2. Anlaşılmaz kısaltmalar yapmayınız.
  3. Lütfen yorumlarınızda terbiye dışı sözler kullanmayınız.
  4. Yazılan yorumların sorumluluğu yazarına aittir. Sonradan pişman olunacak hukuki sorunlarla karşılaşmamak için kişi veya kurumlara yöneltilmiş olan eleştirileriniz hakarete varmasın.
  5. Yorumlar denetlendikten sonra yayına verilecektir.
  6. Yazılarımızda yanlış ya da kusurlu bir konu bulunursa bunu lütfen bize bildiriniz.

Yukarıdaki Sözleşmeyi/Uyarıları kabul ediyorum.
'Evet' Yazın:
İsim:
E-mail: (isteğe bağlı)

| Beni Unut

Eşeğin Mertebesini Yükseltirsen


Kılavuzu Karga Olanın...


2019 Boyabat Yerel Seçimleri Mahalle Bazında Sonuçları


Işık İnşaat'tan satılık lüks 2+1 ve 3+1 daireler


Zil Çaldı, Okullar Açıldı


30 Ağustos ve Tarihi Günlerde Yaşananlar


Dil nimettir


Müjde…. Hadi Hayırlı Olsun


Kurban Bayram'ı Karikatürleri


Boyabat İlçe Emniyet'i vatandaşları uyardı 2014


Kıbrıs, İskenderun ve Antakya Gezisi Fotoğrafları-1


Dua


Boyabat Gazetesi 14. Yaşında


26 Haziran Dünya Uyuşturucu Kullanımı Ve Kaçakçılığı Mücadele


Kıta sahanlığının da Yunanistan’a bırakılması da mı yalan iftira?


Edep


Boyabat'tan, Yiğren'e Fotoğraflar-1


Sıladan Mektup Var -34


Çanakkale’ye sesleniş!


94 Ruhu çağırmakla gelmez!


Ceren Damar'ı Öldüren Adamı Tanıyorum..


Dörtyol'da Sansarlar Kavga Etti


Boğazda Can Pazarı


Teşrik tekbiri başladı


Pirinçle meşhur olduk! Sıra domateste...


Bellaforonte'nin Kenti TLOS


Sallım Çorba


Anlayamadıklarım


KÜNYE




Yazı ve Haberleriniz İçin:
boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com
haber@boyabatgazetesi.com
adreslerine E-posta gönderebilirsiniz





Eylül ayı ziyaretci sayısı:485330 DtGaNi

* ANASAYFA *