E-posta: boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com

Deprem

Merkez üssü Elazığ olan, çevre illeri de etkileyen depremde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar, yakınlarını kaybedenlere başsağlığı ve sabır diliyorum.

Son birkaç gün içinde Manisa, ardından Ankara depremi, 24.01.2020 saat 20.55 de Elazıg da 6.8 lik bir deprem oldu. İktidarıyla, muhalefetiyle deprem bölgesine maddi ve manevi yardımcı olmak için gittiler, gidiyorlar. İyi bir şey.

Bölgeye anında gitmesi gerekenler var. O ayrı bir konu ama. Bazı yetkililerin bölgeye gitmeden, gitmesi gerekenleri yönlendirmesi daha iyi olurdu.

Örneğin sağlık bakanının anında oraya gitmektense, gitmesi gereken sağlık personelini yönlendirmesi, lazım olabilecek tıbbi malzemenin teminini sağlamakta gerekeni yaptırsa daha iyi olurdu düşüncesindeyim. Tabi ki gerektiğinde gider ve gitmesi de gerekir.

Değişik tv kanallarından deprem haberlerini takip etmeye başladım. Yayına canlı olarak bağlanıp bilgi vermeye çalışan ana muhalefet partisi başkan yardımcılarından birine, bir gazeteci; Kılıçdaroğlu deprem bölgesine gidecek mi diye sordu. Deprem olalı üç saat kadar olmuş. İlk saatlerde bu sorunun sorulması da yanlış, bu durumda olanların gitmesi de. Bir liderin bölgeye gitmesi değil, yetkililerden bilgi alarak gereken acil yardımın yapılabilmesi için emrindekileri yönlendirme yapması önemlidir.

Ertesi gün cenazeler kaldırılmaya başlandı. Cenaze törenlerine katılmak, cenaze yakınlarının acısını paylaşmak iyi bir davranış. Partili Cumhurbaşkanı ve bazı bakanlar bir anne ile oğlunun cenazesine katıldılar. Cenaze namazından sonra konuşma yapan partili cumhurbaşkanı ve AKP genel başkanı geçmişte yaşadığımız depremleri saydı ve sabır diledi.

Sabır diledikten sonra keşke, gerekli tedbiri alamadık zararımız büyük, ya da geçmişte yaşadığımız depremlerden ders alarak bugün az bir zararla bu büyük depremi atlattık diyebilseydi. İmtihandayız dedi. İmtihanı ne zaman kazanacağız? Binalar yapılırken ilgili mühendisler dinleniyor mu? Bence bu imtihan mühendislik bir imtihan.

Bu gibi durunlar da yardımlar çok önemli. Yardım yapan kişilerden, kurum ve kuruluşlardan Allah razı olsun ve bir daha yardım gerektiren bir durum ile hiçbirimizi karşılaştırmasın.

Bazı kurumlarda acıları fırsata çevirmesin. Yılların yardım kurumu Kızılay hemen depremin ardından yardım kampanyası başlatmasını açıkçası anlamış değilim. Yardım istenir ama onun da bir yeri ve zamanı olmalı.

İnsan üstü bir çaba ile enkaz altındaki kurtarmaya çalışılırken birilerinin çıkıp can sıkıcı hal ve harekette bulunması ne kadar yanlış ise yardım toplamaya çalışılması da yanlış.

Deprem felaketinin hemen ardından, acıların paylaşılması gerektiği bir anda yardım toplamanın yanlış olduğu kadar, zamanı geldiğinde görevini yapmayan, ya da yeterli yapmayan yetkililerden hesap sorulmaması da yanlış. Doğru veya yanlış hesap soranlara da sende kim oluyorsun, hesap soramazsın denmesi de yanlış.

Deprem den günler değil saatler sonra “halkım 10 TL yardım et” diyen yöneticilere hemen evet mi dememiz gerekir. Daha önce aldığınız 10 TL ler ne oldu? Nereye harcadınız demeyelim mi?

Bugün susup acıları paylaşma zamanı. Yarın ise hatası olanlardan hesap sorma zamanı olmalı. Çünkü deprem öldürmez hatalı yapılan binalar öldürür.

Bundan on yıl önce, Ekim 2010 da Tarsus’a gittim. Daha doğrusu ailece bir düğün nedeniyle gitmiştik. İstanbul’a dönme zamanımız yaklaştı. Adana hava alanına oradan da İstanbul’a geleceğiz.

“Damadın yakınlarından biri yanıma geldi. Mustafa Bey sizinle havaalanına kadar gelmeyi isterdim ama işe gitmek zorundayım. Şu an gemi yükleniyor. Eğer zamanında gönderemesek geminin geciktiği her saat için ücret ödememiz gerekir” dedi.

Gemiye çimento yükleniyormuş. Üretilen çimentonun birinci kalite olan yurt dışına, ikinci kalite olan ise iç piyasa da satılıyormuş. Tabi ki yurt dışına satış yapmamız iyi. Gelir elde etmemiz iyi ama neden birinci kalite olan mal dışarı gidiyor? Biz Türk halkı olarak birinci kaliteye layık değil miyiz?

Depremi sonrası, uzmanlar, deprem anında ve deprem sonrasında yapılması gerekenleri her fırsatta dile getiriyorlar. Bugünde uzmanlar konuşuyorlar. Bu uzmanları zamanında konuşturup dediklerini ne kadar yapıp yapmadığımız bugün konuşmalarından çok daha önemli.

Uzmanından vatandaşına kadar herkes hazırlıklı olmalıyız, ülkemizin birçok yeri deprem bölgesi diyorlar. Hazırlıklı olmak için ne yapmalıyız? Kim, nasıl hazırlıklı olmalı?

Yaşadığımız Elazığ – Malatya depremiyle birlikte İstanbul da olabilecek depremi konuşmaya başladık. Bu konuşmalar kâğıt üzerinde kalmamalı, en kısa zamanda eyleme dönüşmeli.

26 Eylül 2019 günü İstanbul da yaşanan depreme bir hastanenin bodrum katında yakalanmıştım. Bir müddet hastanenin bahçesinde bekledik. Yetkililer binalara girmeyin, evlerinize gidin demişler. Tamamı olmasa da şu binalar sağlam korkmadan girebilirsiniz demelerini beklerdim.

Ey uzmanlar ve yetkililer, bana deprem anında ve sonrasında ne yapacağımı anlatmayın. Bana öyle şeyler anlatın ve anlattıklarınızı da bana yaptırın ki depremden zararsız çıkalım.

Mustafa Gürleyen (28.01.2020)

Tarih:28 01 2020 15:04(6283) Facebook'ta Paylaş


Yorumcuların dikkatine! Yasal Uyarı!

  1. Yorumlarınızı anlaşılır bir dille ve dilbilgisi kurallarına uygun olarak özenle yazınız. BÜYÜK HARF kullanmayınız. Tekrar okuyarak yanlışlarınızı düzeltiniz.
  2. Anlaşılmaz kısaltmalar yapmayınız.
  3. Lütfen yorumlarınızda terbiye dışı sözler kullanmayınız.
  4. Yazılan yorumların sorumluluğu yazarına aittir. Sonradan pişman olunacak hukuki sorunlarla karşılaşmamak için kişi veya kurumlara yöneltilmiş olan eleştirileriniz hakarete varmasın.
  5. Yorumlar denetlendikten sonra yayına verilecektir.
  6. Yazılarımızda yanlış ya da kusurlu bir konu bulunursa bunu lütfen bize bildiriniz.

Yukarıdaki Sözleşmeyi/Uyarıları kabul ediyorum.
'Evet' Yazın:
İsim:
E-mail: (isteğe bağlı)

| Beni Unut

Biz Senin İçin Burada Kalıyoruz Sende Bizim İçin “Lütfen Evde Kal”


Dörtyol Demsa Market, Adrese Servis Hizmetine Başladı


İsyan ediyorum


Korona Virüs Ev Cami


Gölge Adam Gözüyle Bir Başka Açıdan Koronavirüs


Korona Virüs Salgını İçin Korunma Yöntemleri


Çanakkale Şehitlerine


17 Şubat Dünya Kediler Günü


Boyabat'tan Kar Fotoğrafları - 2020 -2


8-9 Şubat Boyabatta Kar Yağışından Görüntüler


İnsan hakları ve engelliler


Boyabat'ın 2019 yılı nüfusu belli oldu


Rıza Mor'u Aramızdan Ayrılışının 4. Yılında Rahmetle Anıyoruz


5 bin - 30 bin TL'yi aşan faturaların GİB Portalından e-Arşiv olarak Düzenlenmesi


Bugün Kış Başlıyor


Osmanlıca


Cumhuriyet’e Yazdım


2019 Boyabat Yerel Seçimleri Mahalle Bazında Sonuçları


Müjde…. Hadi Hayırlı Olsun


Kıta sahanlığının da Yunanistan’a bırakılması da mı yalan iftira?


Sıladan Mektup Var -34


94 Ruhu çağırmakla gelmez!


Dörtyol'da Sansarlar Kavga Etti


Boğazda Can Pazarı


Teşrik tekbiri başladı


Pirinçle meşhur olduk! Sıra domateste...


Sallım Çorba


Anlayamadıklarım


KÜNYE




Yazı ve Haberleriniz İçin:
boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com
haber@boyabatgazetesi.com
adreslerine E-posta gönderebilirsiniz





Nisan ayı ziyaretci sayısı:76880 DtGaNi

* ANASAYFA *