![]() | ||||
![]() ![]() Yayın tarihi Yayın Tarihi:11 01 2026 11:33
Hasret![]() OSMAN ÇAKIR Seninle olunca bir yağmur başlıyor; önce ince ince, sonra sulu kar… Sanki dünya da bizimle birlikte ağlıyor, sonra gülümsüyor, sonra ne ağladığını ne güldüğünü bilemez oluyor. Camlar boncuk boncuk. Her damla bir kelime, her boncuk bir anlam. Dışarıyla içeriyi ayıran o ince perde şimdi buğulanmış, silikleşmiş, kaybolmuş. Ocakbaşında bir ateş; harlanacak gibi, ama tam yanmıyor. Ne sönmüş, ne de alevlenmiş. Tıpkı yürekteki o duygu gibi: Sabretmiş, kızarmış, beklemiş… Her an patlamaya hazır, ama sessiz. Ateşin dili sessiz, ama sesi var. Çıtırtılarında binlerce kelime gizli. Sıcaklığı bir söz gibi dokunuyor tenime. Dışarıda hava kararmış sanki. Gerçekten mi karardı, yoksa bu kavuşma mı her şeyi başka bir renge boyadı, bilinmez. Yağmur kara dönmüş, sonra sulu kara… Artık ne yağmur, ne kar; ikisinin arasında, ikisinden de, her ikisi birden. Dünya belirsizleşmiş, sınırlar silinmiş. Ve belki de güzellik tam da buradadır: O net olmayışta, o karışmışlıkta. Nedenini bilemediğim bir güzellik doğuyor kalbime… Nereden geldiği belli olmayan, kaynağına ulaşamadığım bir güzellik. İçimde bir ırmak kabarmış, taşmış. Göğsümde bir çiçek açmış, sessizce, kimse duymadan. Kara olan hasretimden mi bu güzellik? O uzun, keskin günlerden mi? Sensizliğin soğuğundan mı? Sabahları tek başına uyanmaktan, akşamları yalnız uyumaktan mı? Beklemekten, özlemden, içimin yanmasından mı? Belki de evet. Belki de hasret, toprağı zorlayan tohum gibi, acıtarak yeşertir kalbi. Belki de karanlık günler olmasaydı, bu anın ışığı bu kadar parlak görünmezdi. Belki de acı çekmeden güzellik anlaşılmaz. Yoksa sana kavuşmanın mutluluğundan mı? Senin yanımda oluşun o sıcaklığından mı? Artık yalnız olmayışın huzurundan mı? Sesin, nefesin, varlığının verdiği o derinlikten mi? Sulu karın altında yan yana duruşun, ocakbaşında birlikte sessizce oluşun tadından mı? Belki de buradan. Belki de mutluluk, kendi başına, hiçbir şeye muhtaç olmadan var olabilir. Belki de şimdi, bu an, geçmişten bağımsız, kendi başına bir mucizedir. Ama insan ayırabilir mi duygularını birbirinden? Hasret ile mutluluk, acı ile sevinç, yağmur ile kar gibi karışır bazen. Biri diğerini besler, biri diğerine anlam katar. Hasret olmasaydı, kavuşma bu kadar tatlı olur muydu? Kavuşma olmasaydı, hasret bu kadar derin olur muydu? Camlar boncuk boncuk. Dışarıda kar yağıyor, lapa lapa. İçeride ateş harlanıyor, sessizce. Ve kalbimde bir güzellik doğuyor; nereden geldiği muamma, nereye gideceği meçhul. Ama var. İşte bu yeter. Bu an yeter. Bu kar yeter. Bu ateş yeter. Sen yeter’sin. Belki de en büyük bilgelik, bu soruyu hiç sormamaktır. Belki de en derin şiir, cevabını aramamaktır. Sadece hissetmek. Sadece yaşamak. Sadece bu anı, bu karı, bu ateşi, bu sessizliği, bu birlikteliği içine çekmek, teninde hissetmek, yüreğinde saklamak. Kar yağar, yağmur olur, sonra sulu kar, sonra lapa lapa kar. Duygular karışır; acı ile tatlı, hüzün ile mutluluk. Ve kalbe bir güzellik doğar. Sorma nereden geldiğini. Çünkü en gerçek güzellik, sebepsizce doğan, kendiliğinden gelen güzelliktir. Tarih:Yayın Tarihi:11 01 2026 11:33(4237)
Facebook'ta Paylaş
1. Yorum: vatandaş 12 01 2026 09:55
sanki ekonominin ne kadar gasvetli kötü olduğundan bahseder gibi nasıl güzel anlatmışsınız hocam.
|
Gazeteciliği Kendine Hayat Edinen Bir Si
Sinop Siyasetinde Hasbiliğin ve Samimiye
Memleket Sevdasının Tuğlaya, Hizmete ve
İnsanı Kalbinden Tutmak
Bayram ve Teslimiyet
Tükenmiş Kandil Başkasına Işık Veremez
Bana Ne?
Anneler Günü ve Sessizlik
Başarıya Giden Yol
İmtihan
Doğruluk ve Güven
Elinden Geleni Yapmak
Suskunluk
Dünyanın Yükünü Sırtlanmak
İstanbul'da Yağmur Şefkati
Ölümden mi, Yoksa Yaşamaktan mı Korkmalı
Bayramlarda Aslında Kendimizi Arıyoruz
Ramazan’da Ümit ile Korku
Ramazan'da Aynı Sofrada Buluşmak
Sevdaların En Karası
Korku
Şehrin Yükü
Çay
Acı Hayat
Hasret
Yeni Yılın İlk Sabahı
Fırtınalarla Geçen Bir Ömür
Kalbe Giden Yol
Hangi Dünyanın Misafiriyiz?
Bazen Yaşayarak Öğrenir İnsan
İçimizde Ölen İnsanlar…
Yangını Söndüren Su
Kalabalık Yanılsa da Doğru Tekdir
Kumaşçı ile Karpuzcu Hikâyesi
Her Köyde Bir Evimiz Olmalı
Tümü
Gazeteciliği Kendine Hayat Edinen Bir Sinoplu: Turan AslanBoyabat Gazetesi Kurban Bayramı MesajıGazeteci Turan Aslan'dan bayram mesajı..Boyabat'ın Geleceği Satılık Değildir!İlçemiz Belediyesi, akıllı su sayacı uygulamasına geçmek istiyorBeko Eleman AranıyorOrucu Bozan 10 "Yemek"2026- 1447 Boyabat Ramazan İmsakiyesiTuz Kokmuş Bir Kere, Kırklasan Nafile…..Boyabat'ın 2025 yılı nüfusu belli olduKalebağı'ndan Sonbahar FotoğraflarıKedinin Ölümüne Yazılan Bir Mersiye: Ah Pisi Vah Pisi2024 Boyabat Yerel Seçimleri Mahalle Bazında SonuçlarBoyabat Dörtyol'dan Kar Manzaraları-22 Şubat 2025Emekliler Yılı...Medya, Tüketim ve MutlulukMutlu YıllarAKP iktidarı, hangi ekonomik program hedefini tutturdu ki?Türkiye'de, sosyal adalet gereği zamlar yapılıyor!Sallım ÇorbaBazı Haramlar -2Yılmaz Özdil şehit dedelerimizin dünyanın nerelerinde yattığınıBoyabat Ticaret ve Sanayi Odası Tanıtım VideosuMüjde…. Hadi Hayırlı OlsunFevkaladenin Fevkinin de FevkindeKÜNYEboyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com haber@boyabatgazetesi.com adreslerine E-posta gönderebilirsiniz
| |||
Türkiye Türklerindir!
![]() | ||||