![]() | ||||
![]() ![]() Yayın tarihi Yayın Tarihi:08 05 2026 11:29
Anneler Günü ve Sessizlik![]() OSMAN ÇAKIR Mayıs ayı da gelir dedik. Nitekim geldi… Şehirlerin üzerine ince bir ışık yayıldı. Günlerdir çiçekçiler her zamankinden biraz daha erken açıyor dükkânlarını. Vitrinlerde kırmızı güller, beyaz papatyalar, mor orkide dalları… Bu özel gün vesilesiyle hazırlanan reklamlarda gülümseyen yüzler görünür; kahvaltı sofraları hazırlanır, paketler açılır, telefonlar çalar. Bir yerlerde çocuklar annelerine sürprizler planlar. Bir yerlerde anneler, sesini duymayı bekledikleri evlatlarının yolunu gözler. Ama hayat hiçbir zaman yalnızca vitrinlerden ve reklamlardan ibaret değildir. Anneler Günü’nün bir de görünmeyen tarafı vardır. Çünkü herkesin annesi yanında değildir. Kimileri için bugün bir sarılmanın sıcaklığıdır. Kimileri için kilometrelerin ayırdığı bir özlem… Kimileri içinse artık yalnızca eski bir fotoğrafın kenarında kalan solgun bir tebessüm. Bazı insanlar bu özel günde annesinin elini öpecek. İşte insanı en çok da o sessizlik yorar. Çünkü ölüm yalnızca bir insanı alıp götürmez; beraberinde birçok şeyi de eksiltir. Bir mutfağın kokusunu… Anne gidince insanın içindeki bazı mevsimler bir daha hiç gelmez. Ne gariptir; insan yıllarca özgürlüğün peşinden koşar. Sonra bir gün anlar ki dünyanın en büyük özgürlüğü, annesinin yaşadığını bilmektir. Çünkü insanın arkasında dua eden biri varsa, hayat ne kadar sert olursa olsun, bir yanı hâlâ korunuyordur. Anne yalnızca bir insan değildir aslında. Bir şehrin ortasında kaybolmuşken yolunu bulduğun ışık… Bazı kayıplar vardır ki üzerinden yıllar geçse de insanın içindeki boşluk kapanmaz. Anneler Günü bu yüzden herkes için aynı değildir. Birileri bugün pastalar kesecek, birileri eski ses kayıtlarını dinleyecek. Çünkü mezarlıklar yalnızca ölülerin değil, yarım kalmış cümlelerin de evidir. Bir annenin ardından insan en çok neyi özler biliyor musunuz? Büyük şeyleri değil… “Yedin mi?” diye sorulmasını… Çünkü anne sevgisi dünyadaki bütün sevgilerden ayrıdır. Belki de bu yüzden annesini kaybeden herkesin içinde, yaşı kaç olursa olsun, biraz yetimlik kalır. “Hayat yine devam ediyor” derler. İnsan işe gidiyor, gülüyor, yemek yiyor, kalabalıklara karışıyor. Ama bazı acılar günlük hayatın içine usulca yerleşiyor. Bir şarkıda… Acı bazen yüksek sesle değil, tam tersine sessizce büyüyor insanın içinde. İnsan en çok da “Bir kez daha görebilseydim…” cümlesinde tükeniyor. Oysa hayattayken çoğu şeyi erteliyoruz. Zannediyoruz ki zaman hep bizimle yürümeye devam edecek. Ama hayat, insanın elinden en çok “son kez”leri habersizce alıyor. Bir gün son sarılma yaşanıyor ve kimse bunun son olduğunu bilmiyor. Son çay içiliyor. İnsan, bazı vedaların vedaya benzemediğini çok sonra anlıyor. Bugün annesi hayatta olanlar için belki de en büyük hediye; pahalı çiçekler, gösterişli sofralar değil… Birlikte geçirilen zamandır. Bir el öpmek… Çünkü bir gün insan, sesini duymak için dünyaları vereceği birini arayamamayı öğreniyor. Bugüne gelince… Evet, bugün. Aramızda olmayan anneler var… Sessiz odalarda fotoğrafları duran anneler… Hepsini rahmetle, özlemle, minnetle anıyoruz. Belki artık sarılamıyoruz. Ama sevgi, toprağın altına girmiyor. Çünkü bazı insanlar aramızdan ayrılsalar da yok olmaz. Bugün gökyüzüne biraz daha uzun bakalım. Aramızda olmayan annelerimizin kabrini ziyaret edelim. Belki anneler… Tarih:Yayın Tarihi:08 05 2026 11:29(3173)
Facebook'ta Paylaş
|
Boyabat Şehir Mezarlığı
Zamanın Durduğu Gece
Sevginin Gücü (İnsan Önce Kendini Sevmel
Geçen Zaman ve Bir Hikâye
Boyabat'ın Gönül Hekimi: Dr. Ömer Baklac
Kahraman Babalar
Gazeteciliği Kendine Hayat Edinen Bir Si
Sinop Siyasetinde Hasbiliğin ve Samimiye
Memleket Sevdasının Tuğlaya, Hizmete ve
İnsanı Kalbinden Tutmak
Bayram ve Teslimiyet
Tükenmiş Kandil Başkasına Işık Veremez
Bana Ne?
Anneler Günü ve Sessizlik
Başarıya Giden Yol
İmtihan
Doğruluk ve Güven
Elinden Geleni Yapmak
Suskunluk
Dünyanın Yükünü Sırtlanmak
İstanbul'da Yağmur Şefkati
Ölümden mi, Yoksa Yaşamaktan mı Korkmalı
Bayramlarda Aslında Kendimizi Arıyoruz
Ramazan’da Ümit ile Korku
Ramazan'da Aynı Sofrada Buluşmak
Sevdaların En Karası
Korku
Şehrin Yükü
Çay
Acı Hayat
Hasret
Yeni Yılın İlk Sabahı
Fırtınalarla Geçen Bir Ömür
Kalbe Giden Yol
Hangi Dünyanın Misafiriyiz?
Bazen Yaşayarak Öğrenir İnsan
İçimizde Ölen İnsanlar…
Yangını Söndüren Su
Kalabalık Yanılsa da Doğru Tekdir
Kumaşçı ile Karpuzcu Hikâyesi
Her Köyde Bir Evimiz Olmalı
Tümü
Boyabat Şehir MezarlığıBoyabat Gazetesi 21. Yaşında2026 Yılı Temmuz Ayı Nöbetçi Eczane ListesiGazeteci Turan Aslan'dan bayram mesajı..Boyabat'ın Geleceği Satılık Değildir!İlçemiz Belediyesi, akıllı su sayacı uygulamasına geçmek istiyorBeko Eleman AranıyorOrucu Bozan 10 "Yemek"2026- 1447 Boyabat Ramazan İmsakiyesiTuz Kokmuş Bir Kere, Kırklasan Nafile…..Boyabat'ın 2025 yılı nüfusu belli olduKalebağı'ndan Sonbahar Fotoğrafları2024 Boyabat Yerel Seçimleri Mahalle Bazında SonuçlarBoyabat Dörtyol'dan Kar Manzaraları-22 Şubat 2025Emekliler Yılı...Medya, Tüketim ve MutlulukMutlu YıllarAKP iktidarı, hangi ekonomik program hedefini tutturdu ki?Türkiye'de, sosyal adalet gereği zamlar yapılıyor!Sallım ÇorbaBazı Haramlar -2Yılmaz Özdil şehit dedelerimizin dünyanın nerelerinde yattığınıBoyabat Ticaret ve Sanayi Odası Tanıtım VideosuMüjde…. Hadi Hayırlı OlsunFevkaladenin Fevkinin de FevkindeKÜNYEboyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com haber@boyabatgazetesi.com adreslerine E-posta gönderebilirsiniz
| |||
Türkiye Türklerindir!
![]() | ||||