![]() | ||||
![]() ![]() Yayın tarihi Yayın Tarihi:05 06 2026 11:07
Sinop Siyasetinde Hasbiliğin ve Samimiyetin Temsilcisi: Hüseyin Coşar![]() OSMAN ÇAKIR Bazı insanlar vardır; isimleri makamlarla anılır ama onları asıl değerli kılan sahip oldukları unvanlar değil, bıraktıkları izlerdir. Bazıları görev yapar, bazıları hizmet eder. Bazıları koltuğu doldurur, bazıları gönülleri. Hüseyin Coşar, işte bu ikinci gruba dâhil olan isimlerden biridir. Kendisi hem hizmet, hem de gönül adamıdır. Hayatın farklı sahalarında görev almış, farklı sorumluluklar üstlenmiş, her vazifesinde insanı merkeze koymuş bir şahsiyetten söz ediyoruz. Onu sadece bir bürokrat, sadece bir siyasetçi ya da sadece bir belediye başkanı olarak tanımlamak eksik kalır. Çünkü Hüseyin Coşar'ın hikâyesi, makamların değil; insanla kurulan samimi bağların hikâyesidir. Sinop'un yetiştirdiği önemli bürokratlardan biri olan Hüseyin Coşar, devlet hizmetine ilâhiyat alanından adım atmış, uzun yıllar müftülük teşkilatında görev yapmıştır. İnsanların sadece resmî işlerine değil, manevi dünyalarına da dokunmuş; kürsüden hitap ederken de, bir vatandaşın derdini dinlerken de aynı samimiyeti göstermiştir. Çünkü onun anlayışında görev, bir yetki değil; bir emanet meselesidir. Yıllar süren devlet hizmetinin ardından emekli olduğunda birçok kişi gibi kenara çekilmeyi tercih etmedi. Zira bazı insanlar emekli olabilir ama hizmet aşkı emekli olmaz. Hüseyin Coşar da böyle düşündü. Bu defa siyasetin kapısından içeri girdi. AK Parti'den Sinop İl Genel Meclisi üyeliğine seçildi. Köy yollarının tozunu yuttu. Çarşıda, pazarda, mahallede, kahvehanede vatandaşlarla oturdu sohbet etti; onları can kulağıyla dinledi, not aldı. Yaşlıların dertlerine derman olmaya çalıştı. Çiftçinin sıkıntısını kendi sıkıntısı belledi. Köylünün su problemini, yol talebini, altyapı ihtiyacını ilgili makamlara taşıdı. Sadece sorunları anlatan değil, çözüm üretmeye çalışan bir anlayış ortaya koydu. Siyaseti bir kariyer basamağı olarak değil, bir hizmet aracı olarak gördü. Daha sonra Boyabat Belediye Meclisi üyeliğine seçildi. Bu kez hizmet alanı genişlemişti. Şehrin sokaklarında, mahallelerinde, esnaf dükkânlarında daha çok görünür hâle geldi. İnsanların mutluluklarına ortak oldu. Bir düğünde tebessüm eden yüzlerin arasında yer aldı. Bir cenazede gözyaşlarını paylaşmayı bildi. Hastaları ziyaret etti, geçmiş olsun dileklerini iletti. İhtiyaç sahiplerinin yanında olmaya çalıştı. Çünkü toplumun gerçek temsilcileri, seçimden seçime hatırlananlar değil; hayatın her anında vatandaşın yanında duranlardır. Zaman ilerledi. Boyabat siyasetinde önemli bir gelişme yaşandı. Belediye Başkanı Şefik Çakıcı'nın görevinden ayrılması sonrasında Belediye Meclisi toplandı ve yeni başkanını seçti. Yapılan oylama sonucunda Hüseyin Coşar, Boyabat Belediye Başkanı oldu. Bu seçim sadece meclis üyelerinin tercihi değildi. Aynı zamanda uzun yılların birikiminin, güvenilirliğin ve insan ilişkilerindeki başarının da bir neticesiydi. Başkan seçildiği gün sosyal medya adeta tebrik mesajlarıyla doldu taştı. Çünkü birçok insan, göreve gelen kişinin kim olduğunu biliyor ve ona güven duyuyordu. Görevi devraldıktan sonra dikkatini iki temel meseleye yöneltti: Para yönetimi ve insan yönetimi. Belediyecilikte kaynakların sınırsız olmadığını biliyordu. Bu yüzden mali disiplini önceledi. Belediyenin ekonomik yükünü hafifletmek için ödeme planları hazırladı. Harcamalarda verimliliği esas aldı. Kamu kaynaklarının doğru kullanılmasına önem verdi. Çünkü emanete sahip çıkmanın sadece sözle değil, uygulamayla mümkün olduğunun farkındaydı. İnsan yönetiminde ise ayrıştırıcı değil, birleştirici bir dil benimsedi. Çalışanların verimli olmasına, kurumsal düzenin güçlenmesine ve hizmetlerin aksatılmadan yürütülmesine önem verdi. Şehrin günlük yaşamını ilgilendiren konulara da duyarsız kalmadı. Sokak hayvanlarının kontrol altına alınması, sağlık mayenelerinin yapılması, korunması ve barınak hizmetlerinin kurumsallaştırılması yönünde çalışmalar yaptı. Adnan Menderes Bulvarı'nda bakım ve çevre düzenleme faaliyetleri başlattı. Kaldırımların genişletilmesiyle yayaların daha rahat hareket edebileceği alanlar oluşturulmasına katkı sağladı. Erişilebilir bir şehir anlayışını destekledi. Belki yapılan her iş büyük manşetlere taşınmadı. Hüseyin Coşar'ın belediye başkanlığı döneminde dikkat çeken özelliklerden biri de üslubuydu. O, hasımlığı değil hasbiliği tercih etti. Polemiklerin değil hizmetin peşinden yürüdü. Dedikoduların değil iş üretmenin önemli olduğuna inandı. Kendisiyle ilişkilendirilen her sözü cevaplandırmaya çalışmak yerine, zamanını hizmete ayırdı. Belki de bu yüzden toplumun farklı kesimlerinden saygı görmeyi başardı. Daha sonra yeni dönem için AK Parti'den belediye başkan aday adayı oldu. Partide çok sayıda aday adayı vardı. Kamuoyunda adı güçlü biçimde konuşulan isimlerden biri, hatta birçok kişiye göre en güçlü isim Hüseyin Coşar'dı. Ancak siyasetin doğasında bulunan tercihler ve dengeler neticesinde aday gösterilmedi. Hayatta bazı insanlar ne yazık ki hak ettikleri her göreve gelemezler. Her göreve gelememek, o kişinin değerini azaltmaz. Aksine bazen makamların ulaşamadığı yerlere şahsiyet ulaşır. Çocukluk yıllarımdan bu yana kendisini tanıyan biri olarak kanaatim: Onun dürüstlüğü, çalışkanlığı ve insan ilişkilerindeki başarısıdır. Bu kanaat bugün de değişmiş değildir. Bir ara Kastamonu yolu üzerinde trafik kazası geçirdiği haberi yayıldığında Boyabat'ta ve çevresinde büyük bir üzüntü yaşanmıştı. Neyse ki araçta bulunanlar ciddi bir zarar görmeden kurtulmuştu. Âdetâ "ucuz atlatılan" bir kazaydı. O gün insanlar sosyal medyada ve günlük hayatlarında geçmiş olsun dileklerini peş peşe ilettiler. Bu durum da aslında toplumun ona duyduğu sevgi ve yakınlığın bir göstergesiydi. Bugün Hüseyin Coşar herhangi bir makamda bulunmasa da halkın içindeki yerini korumaktadır. Çünkü bazı insanlar koltukta oturdukları için değil, gönüllerde yer ettikleri için hatırlanırlar. O hâlâ Boyabat'ın meseleleriyle ilgilenmekte, hemşehrilerinin sevinçlerine ve sıkıntılarına ortak olmaktadır. Onun şahsiyetini anlamak isteyenler için bir ayrıntı daha vardır: Belki de bu hayranlığın temelinde sadece güzel ses değil; gönül dünyasına hitap eden samimiyet, ihlâs ve maneviyat bulunmaktadır. Neticede Hüseyin Coşar'ın hikâyesi, bir makam hikâyesi değildir. Bu hikâye; Günümüz dünyasında gürültü çok, samimiyet azdır. Gösteriş çok, hasbilik azdır. İşte Hüseyin Coşar'ın öne çıkan tarafı da burada saklıdır. O, yüksek sesle konuşarak değil; yaptığı hizmetlerle, kurduğu gönül köprüleriyle ve mütevazı duruşuyla hatırlanan isimlerden biri olmuştur. Bazen bir insanı anlatmak için uzun cümlelere gerek kalmaz. Onun için söylenebilecek en kısa ve en güçlü cümle şudur: Kendisine Cenâb-ı Allah'tan sıhhat, afiyet ve saadet dolu nice yıllar diliyorum. Tarih:Yayın Tarihi:05 06 2026 11:07(3002)
Facebook'ta Paylaş
3. Yorum: esedullah 06 06 2026 20:39
allahın aslanı huseyın hocamıza selam olsun bu guzel yazıyı kaleme alan osman beye selam olsun kadım boyabatın guzel insanlarına selam olsun yüce allah onları daıma korusun selam ve sevgiler köln den
2. Yorum: gokboru 05 06 2026 15:11
syn hüseyin coşar kendinden once vatanı milleti bu coğrafyanın insanını düşünen derin bı gönül hizmet insanıdır yüce allah ona uzun ömürler versin bu muhteşem yazıyı kaleme alan osman beyinde hersey gönlünce olsun sagolsun varolsun selamunaleykum.
1. Yorum: türktöresi 05 06 2026 12:23
sayın coşar'a saygılarımı sunuyor kadirşinaslığı için de yazıyı kaleme alan osman beye şükranlarımı sunuyorum.
|
Yağmur Altında
Boyabat Şehir Mezarlığı
Zamanın Durduğu Gece
Sevginin Gücü (İnsan Önce Kendini Sevmel
Geçen Zaman ve Bir Hikâye
Boyabat'ın Gönül Hekimi: Dr. Ömer Baklac
Kahraman Babalar
Gazeteciliği Kendine Hayat Edinen Bir Si
Sinop Siyasetinde Hasbiliğin ve Samimiye
Memleket Sevdasının Tuğlaya, Hizmete ve
İnsanı Kalbinden Tutmak
Bayram ve Teslimiyet
Tükenmiş Kandil Başkasına Işık Veremez
Bana Ne?
Anneler Günü ve Sessizlik
Başarıya Giden Yol
İmtihan
Doğruluk ve Güven
Elinden Geleni Yapmak
Suskunluk
Dünyanın Yükünü Sırtlanmak
İstanbul'da Yağmur Şefkati
Ölümden mi, Yoksa Yaşamaktan mı Korkmalı
Bayramlarda Aslında Kendimizi Arıyoruz
Ramazan’da Ümit ile Korku
Ramazan'da Aynı Sofrada Buluşmak
Sevdaların En Karası
Korku
Şehrin Yükü
Çay
Acı Hayat
Hasret
Yeni Yılın İlk Sabahı
Fırtınalarla Geçen Bir Ömür
Kalbe Giden Yol
Hangi Dünyanın Misafiriyiz?
Bazen Yaşayarak Öğrenir İnsan
İçimizde Ölen İnsanlar…
Yangını Söndüren Su
Kalabalık Yanılsa da Doğru Tekdir
Kumaşçı ile Karpuzcu Hikâyesi
Her Köyde Bir Evimiz Olmalı
Tümü
Yağmur AltındaBoyabat Gazetesi 21. Yaşında2026 Yılı Temmuz Ayı Nöbetçi Eczane ListesiGazeteci Turan Aslan'dan bayram mesajı..Boyabat'ın Geleceği Satılık Değildir!İlçemiz Belediyesi, akıllı su sayacı uygulamasına geçmek istiyorBeko Eleman AranıyorOrucu Bozan 10 "Yemek"2026- 1447 Boyabat Ramazan İmsakiyesiTuz Kokmuş Bir Kere, Kırklasan Nafile…..Boyabat'ın 2025 yılı nüfusu belli olduKalebağı'ndan Sonbahar Fotoğrafları2024 Boyabat Yerel Seçimleri Mahalle Bazında SonuçlarBoyabat Dörtyol'dan Kar Manzaraları-22 Şubat 2025Emekliler Yılı...Medya, Tüketim ve MutlulukMutlu YıllarAKP iktidarı, hangi ekonomik program hedefini tutturdu ki?Türkiye'de, sosyal adalet gereği zamlar yapılıyor!Sallım ÇorbaBazı Haramlar -2Yılmaz Özdil şehit dedelerimizin dünyanın nerelerinde yattığınıBoyabat Ticaret ve Sanayi Odası Tanıtım VideosuMüjde…. Hadi Hayırlı OlsunFevkaladenin Fevkinin de FevkindeKÜNYEboyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com haber@boyabatgazetesi.com adreslerine E-posta gönderebilirsiniz
| |||
Türkiye Türklerindir!
![]() | ||||