![]() | ||||
![]() ![]() Yayın tarihi Yayın Tarihi:17 06 2026 11:17
Kahraman Babalar![]() OSMAN ÇAKIR Babalar Günü yaklaşıyor. Kimi çocukların yüreğinde sevinç, kimilerinde ise derin bir hüzün var. Ben babamı kaybedeli uzun zaman oldu. Allah’tan rahmet diliyorum; ruhu şâd, mekânı cennet olsun. Üzerimizde titrerdi. Kendi yemez bize yedirirdi. Kendi içmez bize içirirdi. Kendi giymez bize giydirirdi. O benim kahramanımdı. Bugün vitrinler hediyelerle dolup taşıyor. Reklamlar peş peşe ekrana düşüyor: Kimisi pahalı saatleri, kimisi son model telefonları, kimisi de gösterişli sürprizleri babalara layık görüyor. Oysa bu ülkenin sokaklarında, fabrikalarında, atölyelerinde, şantiyelerinde öyle babalar var ki; onların hikâyesi hiçbir reklam filmine sığmaz. Çünkü bazı kahramanlar pelerin takmaz. Sabah ezanıyla uyanır onlar. Daha güneş doğmadan evden çıkar, akşam karanlığı çökerken dönerler. Ellerindeki nasırlar, yüzlerindeki çizgiler ve alınlarındaki ter, yılların sessiz imzasıdır. Kimse onları alkışlamaz. Gazetelerin manşetlerinde yer almazlar. Sosyal medyada milyonlarca beğeni toplamazlar. Ama bir evin direği, bir ailenin umudu, çocuklarının gözündeki en büyük güven kaynağı olurlar. Bir fabrikanın gürültüsü arasında çalışan babayı düşünün. Saatler boyunca makinelerin sesi kulaklarında yankılanırken aklında hep evi vardır: Çocuğunun okul masrafı, mutfaktaki eksikler, yaklaşan faturalar, geleceğe dair kaygılar... Belki kendi hayallerinden çoktan vazgeçmiştir. Ama çocuğu istediği kitabı alsın diye, evinde huzur eksik olmasın diye sessizce mücadele etmeye devam eder. İşte gerçek fedakârlık, hakîki kahramanlık budur. Babalar çoğu zaman sevgilerini kelimelerle anlatamazlar. “Seni seviyorum” demekte zorlanırlar belki. Ama kışın üşümesin diye çocuğunun montunu kontrol ederken, gece geç saatte eve dönmeyince pencerenin önünde beklerken, hastalandığında sabaha kadar başında otururken sevgilerini sessizce gösterirler. Çünkü bazı sevgiler konuşulmaz, yaşanır. Bu toprakların babaları biraz da sabrın adıdır. Yıllarca aynı işte çalışıp ailesini ayakta tutan, ekonomik zorluklara rağmen çocuklarını okutmaya çalışan, kendi sıkıntılarını içine atıp evine gülümseyerek giren insanlardır onlar. Belki yorulurlar. Ama ertesi sabah yine ayağa kalkarlar. Çünkü onların sırtında sadece kendi hayatları değil, bir ailenin geleceği vardır. Bugün birçok insan başarı hikâyelerinden söz ediyor. Büyük şirketlerden, ünlü isimlerden, servetlerden bahsediyor. Oysa en büyük başarı bazen ay sonunu getirebilmekte saklıdır. Çocuğunu harama bulaştırmadan büyütebilmekte, evine helâl lokma götürebilmekte saklıdır. Bir fabrikanın kapısından içeri giren işçi baba, aslında yalnızca çalışmaya gitmez. O, evinin umudunu sırtlanıp gider. Makinenin başında geçen her saat, çocuklarının geleceğine yazılmış görünmez bir emektir. Bu yüzden Babalar Günü’nde sadece hediye paketlerine bakmayalım. Biraz da o nasırlı ellere bakalım. Yılların yükünü taşıyan omuzlara, erken beyazlayan saçlara, sessizce yapılan fedakârlıklara bakalım. Çünkü kahramanlık bazen bir hayat kurtarmak değildir. Kahramanlık; her sabah yeniden işe gitmek, alın teri dökmek, helâlinden kazanmak ve bütün yorgunluğuna rağmen evine umut taşımaktır. Babalar Günü yaklaşırken, başta fabrikalarda, atölyelerde, tarlalarda, şantiyelerde çalışan emekçi babalar olmak üzere; ailesi için alın teri döken bütün babalara saygılarımı sunuyorum. Çünkü onlar, çocuklarının gözünde sadece baba değil, aynı zamanda hayatın en sessiz ve en gerçek kahramanlarıdır. Tarih:Yayın Tarihi:17 06 2026 11:17(4242)
Facebook'ta Paylaş
|
Gözler ve Gönüller
Yara
Siyah Kalem
İnsan İnsana Muhtaçtır!
Şehri İmar Ederken Nesli İhyâ Etmek
Boyabat Devlet Hastanesi Önündeki Yol Ye
Yağmur Altında
Boyabat Şehir Mezarlığı
Zamanın Durduğu Gece
Sevginin Gücü (İnsan Önce Kendini Sevmel
Geçen Zaman ve Bir Hikâye
Boyabat'ın Gönül Hekimi: Dr. Ömer Baklac
Kahraman Babalar
Gazeteciliği Kendine Hayat Edinen Bir Si
Sinop Siyasetinde Hasbiliğin ve Samimiye
Memleket Sevdasının Tuğlaya, Hizmete ve
İnsanı Kalbinden Tutmak
Bayram ve Teslimiyet
Tükenmiş Kandil Başkasına Işık Veremez
Bana Ne?
Anneler Günü ve Sessizlik
Başarıya Giden Yol
İmtihan
Doğruluk ve Güven
Elinden Geleni Yapmak
Suskunluk
Dünyanın Yükünü Sırtlanmak
İstanbul'da Yağmur Şefkati
Ölümden mi, Yoksa Yaşamaktan mı Korkmalı
Bayramlarda Aslında Kendimizi Arıyoruz
Ramazan’da Ümit ile Korku
Ramazan'da Aynı Sofrada Buluşmak
Sevdaların En Karası
Korku
Şehrin Yükü
Çay
Acı Hayat
Hasret
Yeni Yılın İlk Sabahı
Fırtınalarla Geçen Bir Ömür
Kalbe Giden Yol
Hangi Dünyanın Misafiriyiz?
Bazen Yaşayarak Öğrenir İnsan
İçimizde Ölen İnsanlar…
Yangını Söndüren Su
Kalabalık Yanılsa da Doğru Tekdir
Kumaşçı ile Karpuzcu Hikâyesi
Her Köyde Bir Evimiz Olmalı
Tümü
Su gibi aziz ol…Gözler ve GönüllerŞafak Akça:Cüzdanın Belirlediği Gelecek!Boyabat Gazetesi 30 Ağustos Zafer Bayramı Mesajı“Çerçeve” ve "İnce İşçilik!"Gazeteci Turan Aslan'dan bayram mesajı..Beko Eleman Aranıyor2026- 1447 Boyabat Ramazan İmsakiyesiTuz Kokmuş Bir Kere, Kırklasan Nafile…..Boyabat'ın 2025 yılı nüfusu belli olduKalebağı'ndan Sonbahar FotoğraflarıKedinin Ölümüne Yazılan Bir Mersiye: Ah Pisi Vah Pisi2024 Boyabat Yerel Seçimleri Mahalle Bazında SonuçlarBoyabat Dörtyol'dan Kar Manzaraları-22 Şubat 2025Emekliler Yılı...Medya, Tüketim ve MutlulukMutlu YıllarAKP iktidarı, hangi ekonomik program hedefini tutturdu ki?Türkiye'de, sosyal adalet gereği zamlar yapılıyor!Sallım ÇorbaBazı Haramlar -2Yılmaz Özdil şehit dedelerimizin dünyanın nerelerinde yattığınıBoyabat Ticaret ve Sanayi Odası Tanıtım VideosuMüjde…. Hadi Hayırlı OlsunFevkaladenin Fevkinin de FevkindeKÜNYEboyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com haber@boyabatgazetesi.com adreslerine E-posta gönderebilirsiniz
| |||
Türkiye Türklerindir!
![]() | ||||