E-posta: boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com

Devlet-Toplum-İnsan ve Hukuk

Yöneten-yönetilen ilişkileri, egemen sınıfın sömürü sistemi, soyluluk-kölelik, iktidarın keyfiliği; insanlık tarihinin acı gerçeklerdir. Aynı zamanda birikimli tecrübe yığınıdır. Sonuçta; yasalar önünde ayrıcalıklı kişi sınıf zümre olmadığı, herkesin eşit olduğu sistem inşası gerçekleştirmek istenmiştir. Bu hukuk devleti, anayasal devlet, demokrasi kavramları ve uygulamaları ile açıklanabilmiştir.

Hukuk ve demokrasi içiçedir. Hukukun bulunmadığı yerde, demokrasi yoktur. Anayasa ve yasalar hukuk için vardır ve gereklidir.

Hukukun üstünlüğü ilkesinin uygulanmadığı devlet yönetiminde; keyfilik bulunduğu bilinen bir gerçektir. Hukukun üstünlüğü; kişilerin can, mal güvenliği ile temel hak ve özgürlüklerini güvence altına alır.

Devletin tüm çalışmalarında bu ilkeye uygun davranışta bulunması gerekir. Her devlet kurumu ve yetkilisi Anayasa’nın ve yasaların tespit ettiği görev ve yetkilere sahiptir. Hukuk her şeyin üstündedir ve keyfiliğe yer yoktur. Bu açıdan Anayasa’nın 2. maddesindeki tanımlama çok önemlidir.

Anayasa’da devlet organları yasama, yürütme, yargı olmak üzere üç temel erk şeklinde düzenlenmiştir. Anayasa’nın başlangıcında da kuvvetler ayrımının devlet organları arasında üstünlük sıralaması anlamına gelmeyip, belli devlet yetki ve görevlerinin kullanılmasından ibaret ve bununla sınırlı medeni iş bölümü ve işbirliği olduğu ve üstünlüğün ancak Anayasa ve kanunlarda bulunduğu açıkça ifade edilmiştir.

Hiçbir organ, makam, merci veya kişi yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve yargıçlara emir ve talimat veremez, tavsiye ve telkinde bulunamaz..

Kişiler, kurumlar ve idarenin her türlü yargı kararına uymak zorunda olduğu bilinmelidir

Anayasa’nın 2. Maddesinde; Türkiye Cumhuriyeti’nin demokratik, sosyal ve laik bir hukuk devleti olduğu belirtilmiştir. Temel unsur hukuk devletidir. Demokratik, laik, sosyal nitelikleri ise bunun üzerine inşa edilmiştir.

Yargı; bir ülkede yaşayan herkese lazım. Yargının bağımsızlığını yitirdiği bir ülkede temel hak ve özgürlüklerin varlığından söz edilemez. Bu konuda kurum ve kişiler kendilerine düşen özeni göstermeli, sağduyulu davranmalıdır. Siyasilerin hukuka siyaseti sokmak yerine, hukuku siyasete egemen kılmak erdemini göstermeleri gerekir.

Anayasa’nın 5. maddesinde devletin temel amaç ve görevleri belirlenmiştir. Hukukun üstünlüğünü sağlayan devlet, sosyal devlettir. Sosyal devlet ilkesi, geleneksel hukuk devleti ilkesini tamamlar. Devletin temel niteliklerinden biri, sosyal hukuk devleti ilkesidir.

Sosyal hukuk devleti; temel hak ve özgürlükleri en geniş ölçüde sağlayan ve güvence altına alan, toplumsal gerekleri ve toplum yararını gözeten, kişi ve toplum yararı arasında denge kuran, toplumsal dayanışmayı üst düzeyde gerçekleştiren, güçsüzleri güçlüler karşısında koruyarak kollayan, milli gelirin adil bir biçimde dağıtılmasını sağlayan devlettir.

Sosyal hayatı hukuk kuralları düzenler. Hukuk da gelişen sosyal hayata göre şekillenir. Yasaların ilk ve temel amacı, bireylerin mutlak haklarını korumak ve düzenlemektir. Çünkü insanların refah ve huzurunun temeli hukuktur.

Siyasilerin hukuka siyaseti sokmak yerine, hukuku siyasete egemen kılmak erdemini göstermeleri gerekir. Çünkü bağımsız yargı, yeri ve zamanı geldiğinde yasama ve yürütme organları için de denetleyeceği, sınırlandırıcı işlevde bulunur.

Yargı tam bağımsız değil ise vatandaşın temel hak ve özgürlüklerinin kargaşaya, hükmetmeye tabi olacağı ve kuralsızlıkların kural haline gelmesi doğaldır. Yargı bağımsızlığına tutuculukla yaklaşan siyasiler, bunun yoksunluğunun ve eksikliğinin aslında kendilerine zarar verdiğini zaman içinde görür.

Temel görüş; devletin hukukun üstünlüğünü esas alması durumunda, yurttaşlarının haklarını güvenceye aldığı, özgürlüğünü sağladığı hususudur. Demokratik olduğunu öngören her rejimin, hukuku temel almasında zorunluluk vardır.

Toplumda ve devlette sorumluluk taşıyan herkes, açıklamalarının ve uygulamalarının ne gibi etki yaratacağını ve getireceği sonuçları önceden düşünmek zorundadır.

Günün Sözü. Haksızlık yaptınsa telafi etmeye bak, yoksa haksızlığa maruz kaldığında sızlanma.

Av. Nurullah AYDIN

2 Ocak 2018-ANKARA

Tarih:02 01 2018 11:08(1995) Facebook'ta Paylaş


Yorumcuların dikkatine! Yasal Uyarı!

  1. Yorumlarınızı anlaşılır bir dille ve dilbilgisi kurallarına uygun olarak özenle yazınız. BÜYÜK HARF kullanmayınız. Tekrar okuyarak yanlışlarınızı düzeltiniz.
  2. Anlaşılmaz kısaltmalar yapmayınız.
  3. Lütfen yorumlarınızda terbiye dışı sözler kullanmayınız.
  4. Yazılan yorumların sorumluluğu yazarına aittir. Sonradan pişman olunacak hukuki sorunlarla karşılaşmamak için kişi veya kurumlara yöneltilmiş olan eleştirileriniz hakarete varmasın.
  5. Yorumlar denetlendikten sonra yayına verilecektir.
  6. Yazılarımızda yanlış ya da kusurlu bir konu bulunursa bunu lütfen bize bildiriniz.

Yukarıdaki Sözleşmeyi/Uyarıları kabul ediyorum.
'Evet' Yazın:
İsim:
E-mail: (isteğe bağlı)

| Beni Unut

Yazarımız Avukat Prof. Dr. Nurullah Aydı İktidar Savaşı ve Propoganda Siyasal/Ekonomik Şekillendirme ABD-NATO ve TÜRKİYE Soytarıların Muhbir Çeteleri Eğitim-Öğretim Hedef Türkiye Ama Neden? Hak, Hukuk, Vicdan Arapçı Yobazlar, Mürteciler ve İslamcıla Kurban, Dinler, Müslümanlar Mesele Dolar Artışı Değil Arkadaş - Öz E Hayal Kırıklığı Yaşayanlar, Yaşatanlar Medya Silahı ile Yönlendirmek Kişilikler ve Yaşam Anlayışları Hitler Seçimle İktidara Geldi Ya Sonra.. Biatçılık, Despotizm, Hukuk ve Demokrasi Türk Kara Kuvvetleri Kuruluş Kutlama Mes İdeolojiler, Dinler, Milli Varlık ve Değ Yönetim, Algı ve Stratejik Akıl Ramazan/Şükran/Şeker Bayramı Kutlama Mes Konu Ekonomide Fırtına Ama.. Sağlıklı Güçlü Toplum Vatandaş ve Milletvekilleri Ayrıcalığı ABD-Türkiye Antlaşmaları Sinsi Gizli Emir Erleri, Yandaşlar Sözler ve Yazılar Üzülmek ve Özeleştiri Suçlayanlar ve Suçlananlar 23 Nisan Milli Egemenlik ve Çocuk Bayram Sosyal Alanlar, Muhbirler Tetikçi İspiyoncular Düşünmeye Fırsat Verilmeyenler Hukukta Keyfiliğe Yer Yoktur Değerler, Kimlik ve Kişilikler Parçalanı Milli ve Yerli, Beka, Diriliş ve Çıkış Bilim; Bir Eseri Yok Ama Profesör Türk Milleti ve Ortak Doku Çaresizlik ve Acizliklik mi? Güvensizlik ve Ayrışma Rejim Değişirken Devlet Ciddiyeti İçte ve Dışta Sarsılırk Devlet-Toplum-İnsan ve Hukuk 2018 Yılı Kutlama Mesajı Anyasal Düzende-Hukuk Devletinde Erozyon Kimliğini Gizleyen Sinsi Hainler İslamcılarda Panik Övülenler, Eleştirenler, Suçlananlar Kim Tümü

Engelli ve yaşlı hizmetleri


İktidarın Tarım Politikaları Tarlaları Boş Bıraktı


İnancın gereği, temelleri, kriterleri


Kent Yönetiminde Kimler Olmalı


Sıladan Mektup Var-7


Hacıçayı ve Boyabat Barajı'ndan Sonbahar Manzaraları


Firmanıza Ücretsiz Mağaza Açıp Ürünlerinizi Satabilirsiniz


Boyabatlı İki Ermeni Balkan Savaşı'nda Esir Düşmüş


17 Kasım Dünya Akciğer Kanseri Farkındalık Günü


Bu diyanet işleri başkanına karşı Anadolu fetvası verilmesi lazım


Yalnız Kendi Başın mı Dertli Sanırsın


Yazarımız Avukat Prof. Dr. Nurullah Aydın'ı Kaybettik


2014 Yılı Sinop İlçeleri Belediye Başkanlığı Seçim Sonuçları


Sonuna kadar okuyun ve yazının başlığını siz atın!


Boyabat Gazetesi'ne ASİLDER'den Ziyaret


Şehit Sadık Aparangil'in Hanımı Fatma Aparangil Ağlattı


Dörtyol'da Sansarlar Kavga Etti


Kıbrıs, İskenderun ve Hatay Gezisi Fotoğrafları-4


Döndü Hanım


Boğazda Can Pazarı


Zamanım!


Ayşe Hanım Neden Önemlidir?


Teşrik tekbiri başladı


Pirinçle meşhur olduk! Sıra domateste...


Geçim öncelikli eylem planı


Bellaforonte'nin Kenti TLOS


Sallım Çorba


Anlayamadıklarım


KÜNYE




Yazı ve Haberleriniz İçin:
boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com
haber@boyabatgazetesi.com
adreslerine E-posta gönderebilirsiniz




Aralık ayı ziyaretci sayısı:511273 DtGaNi

* ANASAYFA *