Yayın Tarihi:07 04 2026 10:53(451)Değişiklik:07 04 2026 11:05

Dünyanın Yükünü Sırtlanmak

OSMAN ÇAKIR
05 Nisan 2026

Kış uykusundan uyandığımız bahara merhaba dediğimiz şu günlerde, sabah erken kalkıp güneşin ilk ışıklarının etrafa yayılmaya başladığı saatlerde, henüz şehir tam anlamıyla uyanmamışken bir an için durup pencereden dışarıya bakarız.

O sessizlikte içimizde bir şeylerin eksik olduğunu hissederiz; ama tam olarak neyin eksik olduğunu adlandıramayız.

İşte bu his, insanın en kadim sorusunun kapısını aralar:
Ben kimim ve benim dünyam nerede?

Bu soru yalnızca felsefi bir merak değildir. Yaşayan, nefes alan, her gün yeniden doğan bir çığlıktır.

Bu çığlığa kulak verdiğimiz anda, farkında olmadan çok daha büyük bir yolculuğa adım atmış oluruz; hem içe doğru hem de dışa doğru uzanan, hem kendi ruhumuzu hem de çevremizin ağırlığını omuzlayan bir yolculuğa.

Hayat, başlangıçta bir vaat gibi görünür. Zamanla bu vaadin üzerine bir ağırlık çöker.

Toplum bize görünmez bir elbise biçer:
Roller, beklentiler, normlar ve sorumluluklar.
Biz bu elbiseyi giyerken çoğu zaman altında kalan kendi bedenimizi unuturuz.

Statü, kimlik, anlamlı bir yuva... Bunlar insanın en temel arzularıdır. Ama bu arzuların peşinden giderken yolun ne kadar çetinleştiğini fark ettiğimizde çoğu zaman çok geç kalmış oluruz.

Artık yolun ortasında, hem kendi ağırlığımızı hem de dünyanın ağırlığını taşıyan biri olarak dikilip kalırız.

Peki bu yük neden bu kadar ağırdır? Çünkü tek bir kaynaktan gelmez.

İş hayatının acımasız rekabeti, aile içindeki sessiz beklentiler, sosyal medyanın yarattığı sahte vitrinler ve toplumun içimize kazıdığı “başarı” tanımları… Bunların hepsi ayrı birer ağırlıktır.

Bu ağırlıklar üst üste yığıldığında çoğu insan için görünmez bir çöküşe neden olur.

Görünmez, çünkü kimse bir sabah kalkıp “Bu yükten dolayı artık kendim olamıyorum” demez.

Bu, yavaş işleyen, sessiz seyreden bir erozyon sürecidir.

Kendi dünyamızı bulmaya çalışırken başkalarının dünyalarını da taşımak zorunda kalmak, belki de insanlık hâlinin en yalnız boyutudur.

Bir anne, çocuklarının hayallerini taşırken kendi hayallerini rafa kaldırır.
Bir genç, toplumun kalıbına sığmaya çalışırken kendi sesini giderek daha az duyar. Bu fedakârlıklar insanı hem onurlandırır hem de sessizce eritir.

Yine de şunu söylemek gerekir: Her yükü taşımak zorunda değiliz.
Kimi zaman “hayır” diyebilmek, hem kendimize hem de çevremize yapılabilecek en dürüst eylemdir.

Hangi yükler gerçekten bizimdir?
Hangilerini sevgiden taşıyoruz, hangilerini korkudan?

Bu sorular kolay cevaplar doğurmaz; ama bu soruları sormaya başlamak, kendi dünyamıza açılan kapının ilk anahtarıdır.

Belki de dünyanın yükünü sırtlanmak, insanın kaçınılmaz kaderi değil; anlam üretme biçimidir.

Asıl olan, hangi yükleri seçtiğimiz ve tüm bu ağırlığın içinde kendi sesimizi kaybedip kaybetmediğimizdir.

O ses hâlâ çınladığı sürece, bulmaya çalıştığımız dünya bir yerlerde bizi beklemeye devam edecektir.

Facebook'ta Paylaş

Yorumcuların dikkatine! Yasal Uyarı!

  1. Yorumlarınızı anlaşılır bir dille ve dilbilgisi kurallarına uygun olarak özenle yazınız. BÜYÜK HARF kullanmayınız. Tekrar okuyarak yanlışlarınızı düzeltiniz.
  2. Anlaşılmaz kısaltmalar yapmayınız.
  3. Lütfen yorumlarınızda terbiye dışı sözler kullanmayınız.
  4. Yazılan yorumların sorumluluğu yazarına aittir. Sonradan pişman olunacak hukuki sorunlarla karşılaşmamak için kişi veya kurumlara yöneltilmiş olan eleştirileriniz hakarete varmasın.
  5. Yorumlar denetlendikten sonra yayına verilecektir.
  6. Yazılarımızda yanlış ya da kusurlu bir konu bulunursa bunu lütfen bize bildiriniz.

Yukarıdaki Sözleşmeyi/Uyarıları kabul ediyorum.
'Evet' Yazın:
İsim:
E-mail: (isteğe bağlı)




Beni Unut

Dünyanın Yükünü Sırtlanmak


Boyabat Gazetesi Ramazan Bayramı Mesajı


Beko Eleman Aranıyor


Orucu Bozan 10 "Yemek"


2026- 1447 Boyabat Ramazan İmsakiyesi


Tuz Kokmuş Bir Kere, Kırklasan Nafile…..


Boyabat'ın 2025 yılı nüfusu belli oldu


Suriye'deki gelişmeleri "mal, mal" izleyen kim?


Boyabat hepimizin ortak değeridir


Devlet mi güçlü, Maden Şirketi mi?


Kalebağı'ndan Sonbahar Fotoğrafları


Kedinin Ölümüne Yazılan Bir Mersiye: Ah Pisi Vah Pisi


2024 Boyabat Yerel Seçimleri Mahalle Bazında Sonuçlar


Boyabat Dörtyol'dan Kar Manzaraları-22 Şubat 2025


Emekliler Yılı...


Medya, Tüketim ve Mutluluk


Mutlu Yıllar


AKP iktidarı, hangi ekonomik program hedefini tutturdu ki?


Türkiye'de, sosyal adalet gereği zamlar yapılıyor!


Sallım Çorba


Bazı Haramlar -2


Yılmaz Özdil şehit dedelerimizin dünyanın nerelerinde yattığını


Boyabat Ticaret ve Sanayi Odası Tanıtım Videosu


Müjde…. Hadi Hayırlı Olsun


Fevkaladenin Fevkinin de Fevkinde


Yazı ve Haberleriniz İçin:
boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com
haber@boyabatgazetesi.com
adreslerine E-posta gönderebilirsiniz.
Nisan ayı ziyaretci sayısı:

294631


Tasarım:DtGaNi