
Günlerden 80-90 lar ne anlatayım ki o kadar çok şey varki çocukluk gözyaşı hüzün hepsi iç içe küçüktük küçücük çıkmaz bir sokakta bağlarda büyüyorduk zaman durmuş olmalı ki her gün o kadar güzel o kadar anlamlı o kadar dolu geçiyordu ki biz eve dönene kadar hiç boş vaktimiz olmuyordu.Şuradan yola çıkalım şuradan başlayalım evin dış kapısına yakın teldolabı içerisinde sakladığım kiprit kağıtları poşet içerisinde ki spor kağıtları kimseye kıyamadığım misketlerim hepsi bir birinden kıymetli değerli varlıklarım oynaması ayrı bir zevk biriktirmesi ayrı bir heyecan şimdi düşünüyorum da bir torba misket bir top spor kağıdı ve o anlamı değerli olan kiprit kağıdı için ne yapardın 80’ler 90’lar yılına koşa koşa hiç yorulmadan geri dönerdim oyun bizim en büyük heyecanımızdı ama bunun yanında en temizi saygı sevgi ve mahalle ortamında ayrıca bir yaşam tarzıydı mahallede hiçbir zaman aç kalınmaz Fadime yenge kızları için ne hazırlarsa ekmek arasında ne varsa kesinlikle ben veya orada bulunan çocuklarda aynı ekmek arasından muhakkak tadardı hüzün paylaşılmış sevinçler beraber gülüşerek kutlanmıştır küçüktüm Anam geçim derdi içerinde sabahın köründe traktöre binip orak,kazma işine gittiğinde o sokak ortasında öylece kala kalırdım kalırdım da hiçbir korkum olmazdı çünkü babam itfaiye den mesaisini bitirmiş sırtında battaniyesi ile gelirdi elinde poşette üç dört domates birkaç biber beraber yapacağımız melemenin tadını hatırlamak bile gözlerimin dolmasına o günlere dönmemi burnumun direğini sızlatmasına yetiyor gün bitmiyordu akşam annemin geri dönmesi de bir oka dar zevkliydi annem işten döner şalvarının eteğinde iki üç ceviz bir iki armut hediyesi ile gelirdi sevinç bu olsa gerek işte şimdi düşünüyorum herşeyin en iyisini yiyoruz en güzelini giyiyoruz ama hiç birşeyin tadı tuzu yok maalesef soruyorum kendi kendime eskidenmi güzeldi eskilermi güzeldi evet eskiler güzeldi rutübetli gecekonduda uyanmak zeytin ile kahvaltı yapmak tozda toprakta oynamak güzeldi ne vardı biliyormusunuz çocukluk vardı oyun vardı birliktelik vardı şimdi soruyorum hem kendime hem değerli sizlere geriye kalan ne var diye….
Saygılarımla,
Hasan HANGÜL
1980-1990’lar dan kalan anılar,
