Türk Modeli Bir Sistem

Bundan on sekiz yıl kadar önce, bugün ki yandaş gazetelerden birinde okumuştum. O zaman not almışım. Eski notlarımı karıştırırken tekrar karşıma çıktı. O zaman aldığım not aynen şöyle.

Osmanlı imparatoru alman imparatoruna, siz hızla kalkınıyorsunuz. Her halde çok iyi büyücüleriniz var. Şunlardan bana da gönder diye mektup yazmış. Alman imparatoru da evet, üç tane büyücüm var demiş ve büyücülerin ismini sıralamış.

1- Sağlam maliye….

2- Sağlam ordu…

3- Sağlam eğitim…

Günümüzde bizim sağlam maliye nasıl işliyor dersiniz? Her şey çok güzel, hancı da memnun, yolcu da memnun diyen var mı içinizde?

Mayıs ayı ortalarında Rize-Artvin Havaalanı açılışı vardı. Açılış programını ve konuşmaları tv den dinlerken kafam karıştı. Yapım maliyetinden çok yıllık yolcu kapasitesi akıl alır gibi değil. Yıllık üç milyon yolcu kapasiteli denmesi kafamı hem de fena karıştırdı. Ya da bana öyle geldi. Benim hesabıma göre yıllık üç milyon yolcu için günlük 8219 yolcu demek. Her gün 750 yolcu kapasiteli, ful dolu on bir uçak inip kalkması demektir. Bu hesap tutar mı? Daha doğrusu sağlam maliye büyücüsü kim için çalışıyor bu durumda?

Benim gibi biri daha bu konuya kafa yorup şöyle bir hesap yapmış. Rize’nin nüfusu 345.662 kişi. Artvin’in nüfusu 169.543 kişi. Toplam 525.205 eder. Herkes yılda beş kez uçağa binse 2.576.025 yolcu yapar. Açık 423.975 kişi.

Bu açık nereden karşılanacak? Soruyu yanlış sordum galiba. Aylık yolcu sayısı 250 000 demek. Aylık 250 000 yolcu altında kaldığı zaman mı, yoksa yıllık üç milyon yolcunun altında kaldığı zaman mı birilerine arada ki fark nereden, nasıl ödenecek? Soru sorma şekli yanlış bile olsa siz ne demek istediğimi anladınız sanırım.

Benim gibi kafasına takılan başka biri de şöyle bir hesap yapmış. Rize Artvin Havaalanına yıllık üç milyon yolcu garantisi verilmiş. İç hatlardaki uçaklar genellikle 120 kişilik ve doluluk oranı da %70 dir. Yani günde 98 uçak ineceği hesaplanmış. Bu hesabı yapanların ne diploması var acaba demiş.

Buraya kadar okuyunca içinizde kızanlar da vardır, gülenlerde. Sorun ne benim nede benim gibi düşünenlerin. Sorun eğitim büyücüsünün.

Gelin bir hesap daha yapalım. Bakalım büyücüler nasıl çalışmış. Kur korumalı mevduat hesabı duymuşsunuzdur. Nedir Kur korumalı mevduat hesabı?

Türk lirasının vade sonunda dolar, Euro veya sterlin karşısında faiz oranından daha fazla artması durumunda aradaki farkın hesap sahibine ödenmesi imiş.

Diyelim ki siz Haydar’ın yanında çalışan bir işçisiniz. Asgari ücretle çalışıyorsunuz. Hatta bazı Haydar’lar bu asgari ücreti bile fazla bulup hesabınıza yatırıp bir kısmını sizden geri istiyormuş. Sizde hesabınızdan çekip geri ödüyormuşsunuz. Geri ödeme yapan biri değilseniz bile maaşım yeterli diyen biri de değilsinizdir.

Neyse biz şu hesabı bir yapalım bakalım. Patronunuz Haydar bundan 96 gün önce kur korumalı bir hesap açtırıp fazla değil 100.000 TL yatırdı ise. Yatırdığı gün dolar (15 Şubat=20 Mayıs) 13.58 TL, üç ayın sonunda da 15.95 TL olursa ve faizde %17 den hesaplanırsa sonuç ne olur?

Haydar dolar alsaydı 7.364 doları olacaktı. Bu gün bozdursaydı 100.000 TL 117.452 TL si olacaktı. Fakat faizden 4.250 TL alabiliyor. Fark ise 13.202 TL. Bu farkı Haydar’a nereden ödendiğini hiç düşündünüz mü?

Aldığın maaş yeterli olmadığı için, fakat okul çağındaki çocuğun için utana sıkıla bakkala yazdırarak aldığın o zeytin, peynir, yumurta var ya, çocuğum yesin ben yemesem de olur dediğin o besinlere ödediğin vergilerden ödeniyor.

Şimdi şu soruyu sorabiliriz. Başka ülkelerdeki büyücüler o ülkenin tüm halkı için çalışırken bizde ki büyücüler yalnız neden zenginler için çalışıyor? Biz zenginler için çalışan bu düzen karşısında niye susuyoruz?

Kısaca bir de geçmişimize göz atalım mı? Bu günlerde bazı siyasilerimizin de tartışma konusu yaptığı 2. Abdulhamid’in büyücüsü nasıl çalışmış?

2. Abdulhamid’in maliyeden sorumlu büyücüsü borcu borç ile kapatmaya çalışmış. Madenleri, demir yollarını, su kaynaklarını, limanları, belediye hizmetlerini yabancılara teslim etmiş.

Günümüzde de buna benzer durumlar yaşanıyor. Petkim, Tüpraş, Seka, Şeker fabrikaları ve birçok kuruluş maalesef satıldı. Şeker bulamadığımız için çayı şekersiz içmeye başladık ama çay bulamadığımız zaman ne yapacağız şimdilik onu bilmiyorum. Köyde olsak, dağdan bayırdan dağ çayı toplardık ama akaryakıta gelen zamdan sonra köyümüze de gidemiyoruz.

Günümüzde satılanları nereden mi bulduk? 2. Abdulhamid döneminde satılan bu milli varlıkları 1931: 1939 yılları arasında yabancılardan geri aldık. Büyücüde iyi çalıştı, halk için öyle çalıştı ki yeni fabrikalarda kuruldu. İşte satılanlar savaştan yeni çıkan Atatürk ve arkadaşlarının kurduğu fabrikalar.

Atatürk ve arkadaşları Kurtuluş savaşından sonra bir de Ekonomik Kurtuluş Savaşı başlatmışlar. Siyasal kurtuluş savaşı nasıl Erzurum ve Sivas kongreleri ile başlamışsa, ekonomik kurtuluş savaşı da İzmir İktisat Kongresi ile başlamıştır.

Beş Yıllık Sanayi Planı’na göre ülkenin değişik yerlerinde 20 fabrika kurulması planlanmış. Türkiye, Kemalist Ekonomi Modeli diye adlandırılan Türk Modeli sayesinde 15 yılda dışa bağımlı olmaktan kurtulmuş.

Okuduğum kaynakta, Atatürk’ün gezi notlarının önemli bölümünü ekonomi ile ilgili aldığı notlar ve çözüm önerileri oluşturuyordu. O notlardan bazıları.

- Her yerde çiftçiye traktörü için yeteri kadar "muaf rüsumlu gaz" (vergiden muaf gaz) verilmelidir.

- Hububat piyasasındaki dalgalanmaya karşı gerekli önlemler alınmalıdır. Bu işle ilgilenecek büro kurulmalıdır.

- Arazisi olmayan çiftçilere yeterli arazi dağıtılmamıştır ve arazi kayıtları da yetersizdir.

- Koyun ve keçi yetiştirme işi koruma altına alınmalıdır. Hükümet sanayiyi teşvik ettiği gibi hayvancılığı da teşvik etmelidir.

- Devlet gelirlerini artırmak için 12 seneyi kapsayan bir çalışma planı hazırlanmalıdır.

Benim burada paylaştığım Atatürk’ün 1930-1931 yıllarında ki yurt gezilerinde aldığı ve uzmanlarla çözüm önerileri getirip hükümete sunduğu notlardan bazıları.

Son olarak bir soru daha sormak istiyorum. Bugün bizim kalkınma planımız var mı?

Büyücülerle değil, ayrım yapmadan bu ülkenin halkı için çalışan, Türk Modeli bir sistem temennisiyle yazıma noktayı koyuyorum. Eş dost ile de ucuz gıda bulabilmek için market, market gezerken değil, sohbet ortamında buluşmak, görüşmek dileği ile…

Mustafa Gürleyen (27.05.2022)

Tarih:28 05 2022 21:00(1460)Facebook'ta Paylaş
2. Yorum: milat 06 06 2022 16:36
yok bunlar yandaş değil candaş gazeteci. rize artvin hava alanın yolcu garanti sayısı yok, 3 milyon hava alanının yıllık yolcu kapasitesi. bakan bunu açıkladığı halde bile bile yalan yazmak nasıl bir gazetecilik

1. Yorum: okur 31 05 2022 15:58
yandaş gazeteci sözü nekadar abes sizde bir görüşe yandaş değilmisiniz sizin gibi düşünmüyorsa yaftalamakmı gerekir özgürce bir görüşü desteklemek güzel olan değilmi


Yorumcuların dikkatine! Yasal Uyarı!

  1. Yorumlarınızı anlaşılır bir dille ve dilbilgisi kurallarına uygun olarak özenle yazınız. BÜYÜK HARF kullanmayınız. Tekrar okuyarak yanlışlarınızı düzeltiniz.
  2. Anlaşılmaz kısaltmalar yapmayınız.
  3. Lütfen yorumlarınızda terbiye dışı sözler kullanmayınız.
  4. Yazılan yorumların sorumluluğu yazarına aittir. Sonradan pişman olunacak hukuki sorunlarla karşılaşmamak için kişi veya kurumlara yöneltilmiş olan eleştirileriniz hakarete varmasın.
  5. Yorumlar denetlendikten sonra yayına verilecektir.
  6. Yazılarımızda yanlış ya da kusurlu bir konu bulunursa bunu lütfen bize bildiriniz.

Yukarıdaki Sözleşmeyi/Uyarıları kabul ediyorum.
'Evet' Yazın:
İsim:
E-mail: (isteğe bağlı)

| Beni Unut

Özgürlük, gazeteciliğin oksijenidir


En uzun gündüzü yaşıyoruz


Satılık Daire


İyi ve Kötü Kullananlar…


Papaz Eriği


Memleket İsterim


Davulcunun Kefen Parası


Boyabat'ın 2021 yılı nüfusu belli oldu


Boyabat’tan Kar Manzaraları-2 (23 Ocak 2022)


Rıza Mor'u Aramızdan Ayrılışının 6. Yılında Rahmetle Anıyoruz


Mutlu Eğitim


Arefe Günü ve Ramazan Bayramı


Dualarla bayrama ulaşmak


Yılmaz Özdil şehit dedelerimizin dünyanın nerelerinde yattığını


On Bin Ekmek Faturası


Boyabat Ticaret ve Sanayi Odası Tanıtım Videosu


2019 Yılı Sinop İlçeleri Belediye Başkanlığı Seçim Sonuçları


8-9 Şubat Boyabatta Kar Yağışından Görüntüler


5 bin - 30 bin TL'yi aşan faturaların GİB Portalından e-Arşiv olarak Düzenlenmesi


Müjde…. Hadi Hayırlı Olsun


Kıta sahanlığının da Yunanistan’a bırakılması da mı yalan iftira?


Teşrik tekbiri başladı


Pirinçle meşhur olduk! Sıra domateste...


Sallım Çorba


Fevkaladenin Fevkinin de Fevkinde


Anlayamadıklarım


Yazı ve Haberleriniz İçin:
boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com
haber@boyabatgazetesi.com
adreslerine E-posta gönderebilirsiniz.
Haziran ayı ziyaretci sayısı:

345479


Tasarım:DtGaNi