Atatürk Yaşıyor Yaşayacak

İlkokul üç ve dördüncü sınıfı okutan öğretmenim Hüseyin Taşdelen, çocuklar Atatürk ne yaptı diye soran olursa, ‘’Kurtardı memleketi, kurdu Cumhuriyeti, Türk milletine sağladı ebedi hürriyeti’’ dersiniz demişti. Neredeyse yarım asır geçti bu sözü unutamıyorum ve sizlerle de sürekli paylaşmak istiyorum.

Bundan tam doksan dokuz yıl önce Cumhuriyeti kuran, seksen dört yıl önce de aramızdan ayrılan, her 10 Kasım da rahmetle andığımız Atatürk fikirleri ve yaptıkları ile yaşamaya devam ediyor.

Çok değil, birkaç yıl önce Atatürk ile ilgili bir yazının altına yapmış olduğum yorumdan sonra MK isimli bir arkadaş, ‘’Tertip okumak cahilliği alırmış ama eşeklik baki kalırmış’’ yorumunu yapmıştı. Bu yazımın başlığını okuduğu an bana yine cahil diyecek. Bırakın kitap alıp okumayı kitapçı dükkanı önünden bile geçmeyen, alfabeden başka kitap okumayan, fakat kendini her konuda uzman zannedenler olabilir. Sorun değil.

Atatürk’ün nerede ve nasıl yaşadığını güvendiğim tarihçi yazarlardan Sinan Meydan’ın Anahtar isimli kitabından yararlanarak aktarayım.

Atatürk, 1915 te Anafartalar Kahramanı olduğu Çanakkale’de, 1916 da Muş ve Bitlis’te,1918 de ilk direniş yuvalarını kurduğu, 1919 da Kurtuluş Savaşını başlattığı Samsun’da, 1919 da genelge yayımladığı Amasya’da, kongreler topladığı Erzurum ve Sivas’ta yaşıyor.

1921’de Sakarya Zaferi’ni kazanan ordunun başkumandanı olarak Haymana’da, 1922’de Büyük zaferi kazanan ordunun başkumandanı olarak Afyon Kocatepe’de 9 Eylül 1922’de İzmir’e giren vatan kurtarmış kahraman ordunun gazi mareşal komutanı olarak İzmir’de, Ege’de, Akdeniz’de yaşıyor.

6 Ekim 1923’te İstanbul’u yeniden fetheden şanlı ordunun başkumandanı olarak İstanbul’da, 13 Ekim 1923’te başkent ilan edilen Ankara’da yaşıyor.

1936’da Montrö Boğazlar Sözleşmesi’yle kontrol ettiği boğazlarda, 1938’de kurtardığı, 1939 da anavatana katılan Hatay’da yaşamaya devam ediyor. Bilindiği gibi Hatay yapılan referandum sonucuna göre Türkiye’ye katılmıştır. Bugün tekrar bir referandum yapılsa Suriye’ye katılma olasılığı yüksek gibi görünüyor. Nereden nereye gelmişiz.

Atatürk, Kurtuluş Savaşını kazanarak yeniden vatan yaptığı Misak-ı Milli sınırları içinde Edirne’den Ardahan’a her karış vatan toprağında yaşıyor. Atatürk vatan sevgimizde, bağımsızlık idealimizde, ulusal onurumuzda yaşıyor.

Atatürk, 1020’de Ankara’da açtığı TBMM de, 1923’te ilan ettiği cumhuriyette, ‘’Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’’ diyen anayasa maddesinde, ‘’ulusal egemenlik’’ düşüncemizde, demokrasi idealimizde yaşıyor.

Atatürk, Türk Medeni Kanunu’nda, mahkemede, okulda, işte, evde erkekle eşit muamele gören tüm kadınların haklarında, seçme ve seçilme hakkına sahip kadınlarımızın özgür iradesinde yaşıyor.

Atatürk, kullandığımız harflerde, rakamlarda, ölçülerde, hafta sonu tatilimizde, soyadlarımızda, çağdaş kılık kıyafetimizde, türkülerimizde, ‘’Artvin’de Atabarı’’nda yaşıyor.

Kökleri bu toprağa bağlı tüm bilim insanlarımızın, sanatçılarımızın, yazarlarımızın, aydınlarımızın bilincinde, bu ülkeye ve insanlığa katkıda bulunan her yurttaşımızın başarısında, Anadolu’nun küçük bir ilçesinden çıkıp Nobel’e uzanan Aziz Sancar’da yaşıyor.

"Üreten köylü milletin efendisidir’’ diyen Atatürk, bu topraklara atılan her tohumda, ekilen her tarlada, hasat edilen her üründe, üreten köylünün alınterinde, büyük bölümü yok edilen Atatürk Orman Çiftliğinde, Yalova’da kestirmediği çınar ağacının gölgesinde yaşıyor.

Bir önceki yazımda da bahsettiğim Sümerbank’ta ve bu ülkenin tüm fabrikalarında, demiryollarında, madenlerinde, işçinin emeğinde, 1924 te kurduğu İş Bankasında yaşıyor.

Atatürk, Türk Hava Kurumu’nun çürümeye terk edilen uçaklarında, çok önem verdiği güzel Türkçemizde, Elmalı Hamdi Yazır’a yaptırdığı ‘’Hak Dini Kur’an Dili’’ Kur’an tefsirinde, ülkesini seven her Müslümanın duasında yaşıyor.

‘’Yurtta barış dünyada barış’’ diyen Atatürk, insanlık ve barış idealimizde yaşıyor. Daha birçok fikirde ve göstermiş olduğu medeniyet yolunda yaşamaya, bizlerde yaşatmaya devan edeceğiz.

Şunu da bilmenizi isterim. Atatürk heykelleri birilerinin dediği gibi put değildir. Bir Müslüman Türk’ün bir heykeli put olarak göreceğini tahmin bile etmiyorum. Yalnız Atatürk’ün heykelini yapmak değil, güzel heykeller yapmak hiçbir Müslümanı daha az Müslüman yapmaz.

Bu ülkede Atatürk ismini duymak istemeyen, ismini birçok yerden silmek isteyenler, üç aylık polisken şehit olan bir polis kardeşimiz kadar da mı Atatürk ismi sizce değersiz? Bu soruyu niye mi sordum?

Kırk yıldır aynı semtte oturuyorum. Az çok çevremizi tanıyorum. Benim gibi çevreyi tanıyan biri bir okul isimi sordu. Ona da sınava girmek isteyen biri sormuş, oda yaya olarak on, on beş dakika kadar ileride ki başka bir okulu tarif etmiş. Tanınmış yılların okulu Şehit A.K.A Okulu olduğu için sınava girmesine az bir zamanı kala aranan okulun önünden başka bir okula yönlendiriliyor.

Bu şehit kardeşimizin adı bu okula niye verildi demiyorum. Bize okul yapabileceğimiz, hür ve özgür yaşayabileceğimiz bir vatan bırakan, Türkiye Cumhuriyetini kuran Atatürk’ün ismini ve fikirlerini ebediyen yaşatacağımı, yaşatmak için ne gerekiyorsa yapacağımızı bilmenizi istiyorum.

Mustafa Gürleyen (30.06.2023)

Tarih:30 06 2022 20:47(365)Facebook'ta Paylaş
2. Yorum: okur 05 07 2022 15:31
tarihimize hatta dünya tarihine damga vuran cumhuriyetin kurucusu olan atatürk heykelle değil fikirle yaşatılır kurmuş olduğu partide bile yaşatılmıyorsa gerisini siz düşünün.

1. Yorum: okur 04 07 2022 23:28
bitek kurduğu partide yaşamıyor. yurdun her yerinde yaşatılıyor, gönüllerde yaşatılıyor


Yorumcuların dikkatine! Yasal Uyarı!

  1. Yorumlarınızı anlaşılır bir dille ve dilbilgisi kurallarına uygun olarak özenle yazınız. BÜYÜK HARF kullanmayınız. Tekrar okuyarak yanlışlarınızı düzeltiniz.
  2. Anlaşılmaz kısaltmalar yapmayınız.
  3. Lütfen yorumlarınızda terbiye dışı sözler kullanmayınız.
  4. Yazılan yorumların sorumluluğu yazarına aittir. Sonradan pişman olunacak hukuki sorunlarla karşılaşmamak için kişi veya kurumlara yöneltilmiş olan eleştirileriniz hakarete varmasın.
  5. Yorumlar denetlendikten sonra yayına verilecektir.
  6. Yazılarımızda yanlış ya da kusurlu bir konu bulunursa bunu lütfen bize bildiriniz.

Yukarıdaki Sözleşmeyi/Uyarıları kabul ediyorum.
'Evet' Yazın:
İsim:
E-mail: (isteğe bağlı)

| Beni Unut

Gönülden “merhaba”…


Emek Tuğla Eleman Aranıyor


Boyabat Huzurevi Huzur Veremedi..!


Belediye Başkanı Coşar alkışı hak ediyor!


30 Ağustos Zafer Bayramı Kutlu Olsun


Geçmişten Notlar


Hicri Yılbaşı 1 Muharrem 1444


Boyabat Gazetesi 17. Yaşında


Papaz Eriği


Memleket İsterim


Davulcunun Kefen Parası


Boyabat'ın 2021 yılı nüfusu belli oldu


Boyabat’tan Kar Manzaraları-2 (23 Ocak 2022)


Mutlu Eğitim


Yılmaz Özdil şehit dedelerimizin dünyanın nerelerinde yattığını


On Bin Ekmek Faturası


Boyabat Ticaret ve Sanayi Odası Tanıtım Videosu


2019 Yılı Sinop İlçeleri Belediye Başkanlığı Seçim Sonuçları


8-9 Şubat Boyabatta Kar Yağışından Görüntüler


5 bin - 30 bin TL'yi aşan faturaların GİB Portalından e-Arşiv olarak Düzenlenmesi


Müjde…. Hadi Hayırlı Olsun


Kıta sahanlığının da Yunanistan’a bırakılması da mı yalan iftira?


Teşrik tekbiri başladı


Sallım Çorba


Fevkaladenin Fevkinin de Fevkinde


Anlayamadıklarım


Yazı ve Haberleriniz İçin:
boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com
haber@boyabatgazetesi.com
adreslerine E-posta gönderebilirsiniz.
Eylül ayı ziyaretci sayısı:

416500


Tasarım:DtGaNi