Yayın Tarihi:17 02 2023 13:40(3712)

Deprem bizim gerçeğimiz

6 Şubat pazartesi günü yakın tarihimizde eşi benzeri görülmemiş iki büyük depremle sarsıldık. Büyük bir felaket yaşadık. 35 bin vatandaşımızı kaybettik. Kahrolduk, yaralar sarılmaya başlandıysa da depremzedelerle beraber acılar içerisinde yüreğimiz yanıyor.

Deprem, ülkemizin bir gerçeği, dün nasıl on ilimizi vurdu ise aradan geçen onca güne rağmen artçıları sürüyor. Yarın başka illerimizi de vurmayacağından emin değiliz. Kurtuluşumuz olmayacak depremden, ama tedbir almak, can ve mal kayıplarını azaltmak bizim elimizde.

Yine “Deprem öldürmez, bina öldürür” sözünü sık sık duyuyoruz. Evet, bina öldürüyor; ancak deprem de hayatımızı etkiliyor, yaşantımızı alt üst ediyor.

Aslında bizim en büyük sıkıntımız; inşa ettiğimiz binaları güvenli yaşantı için değil de kazanç için yapmamızda yatıyor. En büyük kusurumuz ise bilimin öngördüğü koşullara uymamamız, belirlenmiş standartları ihlal etmemizde saklı.

Ülke genelinde, özellikle 1990’lı yıllarda önce şehirlerimizde sonrada köylerimizde betonlaşma, dolayısıyla inşaat sektörü hız kazandı. Daha önce 60-80’li yıllarda tarlalar üzerindeki gecekondularda yoksul bir hayat yaşayan kişiler, birbirinden etkilenerek süratle evlerini yıktı. Lüks bir hayat hayali ve daha çok kazanma arzusuyla yerine ortalama beşer katlı betonarme binalar yapmaya başladı. Ucuza mal etme telaşıyla kaçak yapıların sayısı git gide arttı. “Müteahhit” adı altında piyasaya giren ehliyetsiz kişilerin marifetiyle denetimden uzak, ruhsatsız, ucuza mâl edilen kalitesiz binalar, ilk depremde yıkılacak konutların arasına karıştı. Kimse de bu gidişata “dur” demedi.

Uzun zamandır da tarım arazileri imara açılıyor. Tarım arazilerinin imara açılmasına, betonlaştırılmasına kesinlikle izin verilmemelidir. Ovaların imara açılmaması, daha çok dağlık alanların ve orman vasfını yitirmiş bölgelerin imara açılması gerekiyor. Deprem ülkesi olduğumuz bir an bile olsa unutulmaması lazım.

Artan nüfusla beraber büyümeyen şehrimiz yok. Ranta dayalı sağlıksız yapılaşma her kentte çoğalıyor. Teşbihte hata olmazsa bazı insanlarda olduğu gibi kentlerimiz de git gide obezleşiyor. Sonra sorunlarla mücadeleye girişiyoruz. Gerekli önlemleri baştan alsak, güvenli yaşam alanlarını baştan inşa etsek, sağlıklı ve mutlu yaşamı vatandaşlarımıza sunsak daha iyi olmaz mı?

Ne yazık ki, kentleri yönetenler yanlış yönlendiriliyor. Hâlâ geleceğimiz olan tarım alanları imara açılmaya çalışılıyor. “İmar Barışı” ya da “İmar Affı” adı altında imarsız, plansız, ruhsatsız tehlike arz eden yapılar kullanıma açılabiliyor. Ovalarımız kanunlarla korunmasına rağmen, ranta yönelik adımlar atılabiliyor.

Geçtiğimiz yıl Tarım Bakanı Sayın Vahit Kirişçi tarım müdürlerinin hazır bulunduğu bir toplantıda “'Kimse mera ve ovaların imara açılması talebiyle yanıma gelmesin” diyerek uyarılarda bulunmuş, Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) başkanlarından, çiftçilerden ve depreme duyarlı vatandaşlardan Bakan beye destek gelmişti.

Kentlerimizin yeşil alanlara, meydanlara, erişilebilir yaya yollarına, park ve bahçelere, insanlarımızın da temiz havaya, bol oksijene ihtiyacı var. Deprem gerçeğini görmezden gelerek inşaat faaliyetleri alanına dâhil ettiğimiz imara kapalı bölgelerde kendimiz için yaşanabilir şehirler mi inşa ediyoruz, yoksa mezarımızı mı kazıyoruz belli değil.

Deprem bizim gerçeğimiz, ne zaman geleceği belli değil, ama geldiğinde tedbirsizlik nedeniyle ne yapacağı belli.

Facebook'ta Paylaş
1. Yorum: insan 17 02 2023 19:42
çayın kenarına koca koca binalar neden yapıldı?

belediye yatay mimari yerine koca binalara neden izin veriyor?

boyabat deprem riski altında değil mi?

uyan vatandaş artık.


Yorumcuların dikkatine! Yasal Uyarı!

  1. Yorumlarınızı anlaşılır bir dille ve dilbilgisi kurallarına uygun olarak özenle yazınız. BÜYÜK HARF kullanmayınız. Tekrar okuyarak yanlışlarınızı düzeltiniz.
  2. Anlaşılmaz kısaltmalar yapmayınız.
  3. Lütfen yorumlarınızda terbiye dışı sözler kullanmayınız.
  4. Yazılan yorumların sorumluluğu yazarına aittir. Sonradan pişman olunacak hukuki sorunlarla karşılaşmamak için kişi veya kurumlara yöneltilmiş olan eleştirileriniz hakarete varmasın.
  5. Yorumlar denetlendikten sonra yayına verilecektir.
  6. Yazılarımızda yanlış ya da kusurlu bir konu bulunursa bunu lütfen bize bildiriniz.

Yukarıdaki Sözleşmeyi/Uyarıları kabul ediyorum.
'Evet' Yazın:
İsim:
E-mail: (isteğe bağlı)




Beni Unut

Çeyiz Sandıkları


Boyabat'a protokol başkanı değil, hizmet eden lazım.!


Belediye İçerisinde İç Çatışma


Boyabat Gazetesi 19. Yaşında


2024 Boyabat Yerel Seçim Sonuçları (31 Mart 2024)


Şafak Akça yazdı: Yaşasın Tatil!


Doğayı Korumaya Mecburuz!


MOR Tuhafiye'de Her Türlü Sünger Yatak


Doğru Bildiğimiz Yolda


Siyaset Kazanı Yerel Seçim 4- Mart 2024


2024 - 1445 Ramazan İmsakiyesi


Boyabat'ın 2023 yılı nüfusu belli oldu


Mutlu Yıllar


Boyabat İYİ Parti İlçe Teşkilatı, Yeni Eğitim ve Öğretim Yılı Mesajı


AKP iktidarı, hangi ekonomik program hedefini tutturdu ki?


Türkiye'de, sosyal adalet gereği zamlar yapılıyor!


Vergi Bağlandı


Sallım Çorba


Bazı Haramlar -2


86 yıllık bir fotoğraf


Yılmaz Özdil şehit dedelerimizin dünyanın nerelerinde yattığını


Boyabat Ticaret ve Sanayi Odası Tanıtım Videosu


8-9 Şubat Boyabatta Kar Yağışından Görüntüler


5 bin - 30 bin TL'yi aşan faturaların GİB Portalından e-Arşiv olarak Düzenlenmesi


Müjde…. Hadi Hayırlı Olsun


Fevkaladenin Fevkinin de Fevkinde


Yazı ve Haberleriniz İçin:
boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com
haber@boyabatgazetesi.com
adreslerine E-posta gönderebilirsiniz.
Temmuz ayı ziyaretci sayısı:

177260


Tasarım:DtGaNi