Yayın Tarihi:27 06 2023 11:02(1107)

Yüz Yıl önce Söylenmiş Sözler

Günümüzde çok sakıncalı gördüğüm bir durum var. Herhangi bir konuda fikir beyan ederken kimin söylediğine bakarak doğru ya da yanlış diyebiliyoruz. Hatta sevmediğimiz birinin söylediğini zannettiğimiz bir konuda yanlış dediğimizi, o değil bu söyledi dendiğinde doğru diyebiliyoruz.

Okuma, araştırma alışkanlığımız yok. Duayen bir gazetecinin kısa bir yazısı aynen şöyle. Kim olduğu bence önemli değil. Çünkü adını duyduğunuz zaman çok doğru diyenler çıkabileceği gibi gazeteciyi yerden yere vuranlar çıkabilir.

Ben doğru kabul ettiğim için, doğru olarak bildiğim için yazıyorum, sizlerle paylaşıyorum.

Bu ülke iki kitabı okumadığı için bu hale geldi.

1- Kuaran'ı okuyup anlasaydık dini kullananlara izin vermezdik.

2- Nutuk okuyup anlasaydık düşmanı tanır, vatanı satmazdık.

Bir gazeteci aynen böyle demiş.

İçinizde Nutuk'u okuyan vardır. Okuyanlara saygı ve sevgilerimi sunuyorum. Nutuk okumayanlarda hiç olmazsa Atatürk'ün 100 yıl önce söylemiş olduğu şu vecizeleri okuyun diye paylaşıyorum.

Türk Tarih Kurumu'nun "Atatürk'ün Özdeyişleri" adlı kitaptan sizler için seçtiklerim.

*Ne denli zengin ve refah içinde olursa olsun, bağımsızlıktan yoksun bir ulus, uygar uluslar karşısında uşak olmak durumundan daha yüksek bir işleme hak kazanamaz. (Mayıs 1919)

*Tam bağımsızlık denildiği zaman, doğal olarak, siyaset, para, ekonomi, adalet yönünden, askeri, kültürel ve benzeri her konuda tam bağımsızlık ve özgürlük demektir. Bu saydıklarımdan herhangi birinde bağımsızlıktan yoksunluk, ulus ve ülkenin gerçek anlamıyla bütün bağımsızlığından yoksunluğu demektir. (Ekim 1919)

*Adalet organları bağımsız olmayan bir ulusun, devlet halinde varlığı kabul olunamaz. (Nisan1920)

*Tam bağımsızlık ancak milli bağımsızlıkla mümkündür. (Mart 1922)

*Büyük başarılar, değerli anaların yetiştirdikleri seçkin evlatlar sayesinde olmuştur. (1923)

*Bir devletin dayandığı temeller "tam bağımsızlık" ve "kayıtsız şartsız ulusal egemenlik"ten ibarettir. (Şubat 1923)

*Ulusal varlığımıza düşman olanlarla dost olmayalım. (1923)

*Savaş zorunlu ve hayati olmalıdır. Ulusun hayatı tehlikeyle karşı karşıya kalmadıkça savaş bir cinayettir. (Şubat 1923)

*Ekonomi demek her şey demektir. Yaşamak için, mutlu olmak için, insanın varlığı için ne gerekse hepsi demektir. Tarım demektir, her şey demektir.  (Şubat 1923)

*Bir ulus sanattan ve sanatçıdan yoksunsa, tam bir hayata malik olamaz. Böyle bir ulus, bir ayağı topal, bir kolu çolak, sakat ve hastalıklı bir kimse gibidir. (Mart 1923)

*Ulusu yok eden, tutsak eden, yıpratan kötülükler hep din kılığı altındaki küfür ve melunluktan gelmiştir. (1923)

*Ülkenin yönetimindeki başarı, ekonomisindeki kazancın derecesiyle orantılı olur. (Ağustos 1924)

*Türkiye Cumhuriyeti yalnız iki şeye güvenir. Bir millet kararı, öbürü en üzücü ve güç koşullar içinde dünyanın taktirlerine tam olarak layik olan ordumuzun kahramanlığı; bu iki şeye güvenir. (Şubat 1924)

*Uygar olmayan insanlar, uygar olanların ayakları altında kalmaya mahkumdur. (1925)

*Benim naçiz vücudum bir gün elbet toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti sonsuza dek kalacaktır (Mayıs 1926)

Dört bine yakın kitap okuyan bir liderin daha çok ve güzel özdeyişleri vardır. Okumak lazım.

Atatürk bu ve buna benzer özdeyişleri söylemeden önce neler yaşandı? Günümüze de benzer olaylar yaşanıyor mu acaba? Bir benzerlik olabilir mi?

Osmanlının çöküş döneminde saraylar yapılmış. Dolmabahçe sarayı 1856 da, Çırağan sarayı 1867 de, Beylerbeyi sarayı 1865 de, Yıldız sarayı 1807 yılında yapılmış. Yani Osmanlı'nın çöküş döneminde.

Günümüzde de yapılan Cumhurbaşkanlığı sarayları var. İtibardan tasarruf olmaz deniyor. Umarım sonunuz Osmanlı'nın sonu gibi olmaz.

Sizi bilmem ama ben bir emekli olarak her geçen günümü mum ile arıyorum. Her geçen gün ekonomik koşullar nedeniyle aylar yıllar sonrasını değil, biz emekliler bir gün sonrasını düşünür olduk.

Nereden nereye geldik. Yazıya başlarken tarihi konulara değinecektik, ister istemez günün koşullarına girdik. Daha iyi koşullarda karşılaşmak dileği ile...

Mustafa Gürleyen (26.06.2023)

Facebook'ta Paylaş

Yorumcuların dikkatine! Yasal Uyarı!

  1. Yorumlarınızı anlaşılır bir dille ve dilbilgisi kurallarına uygun olarak özenle yazınız. BÜYÜK HARF kullanmayınız. Tekrar okuyarak yanlışlarınızı düzeltiniz.
  2. Anlaşılmaz kısaltmalar yapmayınız.
  3. Lütfen yorumlarınızda terbiye dışı sözler kullanmayınız.
  4. Yazılan yorumların sorumluluğu yazarına aittir. Sonradan pişman olunacak hukuki sorunlarla karşılaşmamak için kişi veya kurumlara yöneltilmiş olan eleştirileriniz hakarete varmasın.
  5. Yorumlar denetlendikten sonra yayına verilecektir.
  6. Yazılarımızda yanlış ya da kusurlu bir konu bulunursa bunu lütfen bize bildiriniz.

Yukarıdaki Sözleşmeyi/Uyarıları kabul ediyorum.
'Evet' Yazın:
İsim:
E-mail: (isteğe bağlı)




Beni Unut

Geleceği iyi okumak


Vatan Haini Olamaz


Hala Kış Uykusundan Uyanmayanlar Var…………


2024 Boyabat Yerel Seçim Sonuçları (31 Mart 2024)


Siyaset Kazanı Yerel Seçim 4- Mart 2024


2024 - 1445 Ramazan İmsakiyesi


Şafak Akça yazdı: Ayrıştırılan eğitim, farklılaştırılan gençler


Boyabat Gazetesi Berat Kandili Mesajı


Boyabat'ın 2023 yılı nüfusu belli oldu


Mutlu Yıllar


Hisar Tuğla Eleman Aranıyor İlanı


Burası Boyabat Göreceğiz!


Boyabat İYİ Parti İlçe Teşkilatı, Yeni Eğitim ve Öğretim Yılı Mesajı


AKP iktidarı, hangi ekonomik program hedefini tutturdu ki?


e-Seçim Sistemi


Türkiye'de, sosyal adalet gereği zamlar yapılıyor!


Vergi Bağlandı


Sallım Çorba


Bazı Haramlar -2


86 yıllık bir fotoğraf


Yılmaz Özdil şehit dedelerimizin dünyanın nerelerinde yattığını


Boyabat Ticaret ve Sanayi Odası Tanıtım Videosu


8-9 Şubat Boyabatta Kar Yağışından Görüntüler


5 bin - 30 bin TL'yi aşan faturaların GİB Portalından e-Arşiv olarak Düzenlenmesi


Müjde…. Hadi Hayırlı Olsun


Fevkaladenin Fevkinin de Fevkinde


Yazı ve Haberleriniz İçin:
boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com
haber@boyabatgazetesi.com
adreslerine E-posta gönderebilirsiniz.
Nisan ayı ziyaretci sayısı:

216878


Tasarım:DtGaNi